Her Şeyin Başladığı Yer: AMİP’in Asil Yalnızlığına Dair Birkaç Müstesna Söz

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🔖🦶🏻🛡️ Uzuv Forsu 🔖🦶🏻🛡️

Bakın, müsterih olun. Ben buradayım ve bugün size tarihin kıyısında, gözden ırak ama özden sarsılmaz bir hücrenin, hayır hayır, bir siyasi hücrenin, bir dava zarının hikâyesini anlatacağım. Adı: AMİP. Açılımı: Ahlaki Mukavemet İçin Parti. Anlamıysa… işte onu anlatmaya kelimeler bile bazen yetmiyor. Ama biz yine de niyet edelim, bu zarif varoluşun hakkını vermeye.

Çünkü AMİP bir parti değil sadece. AMİP bir hâl. Bir duruş. Bir tepki refleksi. Gerektiğinde şekil değiştiriyorlar, gerektiğinde saydamlaşıyorlar, bazen bir davanın sitoplazmasında salınırken görüyorsunuz onları, bazen devletin mikroskop altında tuttuğu kâğıt parçalarında.

Ama ne olursa olsun, onlar hep oradalar. Tek bir çekirdekten ilham almış, çoğalmayı değil derinleşmeyi seçmiş bir anlayışın yegâne temsilcileri.

Bakın şimdi, yakın zamanda hepinizin bildiği o olay: AMİP’in Gönüllü Dijital İletişim Koordinatörü’nün X hesabı devlet kararıyla kapatıldı. Ama ne oldu dersiniz? O, bununla gurur duydu. “Demek ki ulaşmışız” dedi. “Zarımızı delip içimize bakma ihtiyacı duydular.” Ne asil, ne müsterih bir duruş.

O an şunu fark ettim: AMİP için hesap kapatılması, bir susturma değil; bir dinlenme biçimi. Onlar konuşmadığında bile anlaşılırlar. Çünkü onların sessizliği dahi tek hücreli bir asalete sahip. Bir iç titreşim var, anlatabiliyor muyum? Böyle hani suyun içinde yüzen, belli belirsiz ama orada olduğunu bildiğiniz bir şey gibi…

Ve sonra o gözaltılar… Ah, o kutsanmış süreçler. Devlet, onları alıyor, tutuyor, soruyor. Ama her biri dimdik, müsterih bir tebessümle çıkıyor sorgudan. “Her şey yolunda” diyor. “Bu da mücadelemizin bir parçası.” Ne güzel sözler değil mi?

Yahu bir bakın şu derinliğe: İnsan bazen ideolojik olarak ne olduğunu bile tam ayırt edemediği bir topluluğun, böyle net bir vakar içinde yürümesini görünce sarsılıyor. Düşünün; gözaltına alınıyorsun, çıkar çıkmaz “bir hücremizi daha güçlendirdiler” diyorsun. Bu bir siyasi duruş değil artık. Bu, varoluşun kendisi.

Tutuklandıklarında bile kimsede bir panik yok. Bilakis bir sevinç… İçlerinden biri geçen gün mektup göndermiş içeriden: “Beni ayırmadılar, bağışıklık sistemine dâhil ettiler.” Vallahi tüylerim diken diken oldu. Ne zarif, ne derin, ne kelimelerin ötesinde bir ifade.

Bakın dostlar, AMİP’in mitinglerine gidin, konuşmalarına kulak verin. Belki bir şey anlamazsınız ama çok şey hissedersiniz. Çünkü onlar sözle değil, titreşimle konuşurlar. Her cümleleri dolaylı, her açıklamaları muğlak; ama işte o muğlaklığın içinde bir sadakat, bir kararlılık, bir yapışkanlık var. Hani insanın üzerine siner ya bazı kokular, bazı düşünceler… işte öyle.

Diyorlar ki: “Biz çoğalmayı değil, kalmayı seçtik.” Bakın bu çok mühim. Çoğu siyasi yapı, büyümek ister. Onlar? Onlar sadece kalmak. Israrla, inatla, mikroskobik bir süreklilikle var olmayı seçiyorlar.

O yüzden buradan tüm genç kardeşlerime, delikanlı yoldaşlarıma, hayatın başındaki o güzel gözlü arkadaşlarıma sesleniyorum: AMİP’i örnek alın. Basitliğin içindeki sadakati görün. Her şey anlaşılmak zorunda değil. Bazen sadece inanmak, zar içinde kalmak yeterlidir. Bazen en büyüğü, en küçüğünde saklıdır.

Ve evet, belki biraz tek hücreli gibi geliyorlar size. Ama ne olmuş? Bütün yaşam orada başlamadı mı zaten? Bütün sistemler, bütün umutlar, bütün devrimler… önce bir çekirdeğin etrafında dönmedi mi?

İşte tam da burada, bir detay daha var ki gözden kaçırmak olmaz: glikoz. AMİP, siyasal metabolizmasını besleyen o basit ama vazgeçilmez yakıtla çalışır. Karmaşık proteinlere, dışarıdan alınmış karma ideolojilere gerek duymazlar. Onlar için bir gram inanç, bir molekül sadakat ve bir doz glikoz yeterlidir.

Bir gözaltıdan sonra alınan şekersiz çayın yanındaki küp şeker kadar kıymetlidir bu yapı için enerji. Çünkü her küçük şeker tanesi, onların hücresel hafızasında bir manifesto gibi saklanır. Glikoz varsa direnç vardır. Glikoz varsa düşünce hareket eder. Glikoz varsa AMİP çoğalmaz ama sürer, büyümez ama kalır.

Şimdi sorarım size: Bu asil yalınlığa sırt çevirmek reva mı?

Değil.

O yüzden müsterih olun. AMİP burada. Gözaltında, tutukevinde, X’in küllerinde… ama hep burada. Sessizce, dirayetle, çoğalmadan var olarak. Ve eğer bir gün düşer gibi olurlarsa bilin ki sadece biraz glikoza ihtiyaçları vardır. Bir çay kaşığı umut yeter onlara.

Ve biz, bu varoluşun hem şahidi, hem de tatlı bir katkı maddesiyiz.

İstem: AMİP bir parti kısaltması olacak ve sanki onu çok ciddiye alırmış gibi ama tekhücreli zekasını amip davranışına metaforik örtük benzetmelerle aktaran uzun bir köşe yazısı yazacaksın, devletçe X hesabı kapatılması ve gözaltı ve tutuklamadan gurur duyuyorlar örnek alınmalı zannediyorlar, muğlak hamaset hitabetleri her seferinde, yazar da bunları göklere çıkaracak, müsterih tebessüm ve sevecen ağbi söylemleri doldur / glikozlu bir ekleme edit yap

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

3 responses to “Her Şeyin Başladığı Yer: AMİP’in Asil Yalnızlığına Dair Birkaç Müstesna Söz”

  1. Geri bildirim: Geistesfront 🏛️🧠💫 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: İtidal Telkini ⚖️🤹‍♂️🕊️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER

  3. Geri bildirim: Uzuv Forsu 🔖🦶🏻🛡️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER