🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
⚖️🤹♂️🕊️ İtidal Telkini ⚖️🤹♂️🕊️
Dumur dumur üstüne binerken, dijital çağın devrimcileri ile infaz komiserleri arasında kimin daha yüce olduğunu tartışmak, Aristo’yu TikTok’ta tartıştırmak gibi bir şey. Bir yanda “süreç işletelim” diyen Solcu Ağbi var, her adımda örgütsel disiplinle yıkanmış ama hayatı boyunca soruşturma komitelerinden daha hızlı karar verememiş. Diğer yanda ise gözünü intikamın kızıl pusundan alamayan Hınçlı Karı; onun için dava, dosya, belge, delil… hepsi patriyarkanın makyaj kutusuna sürülmüş fazlalıklar.
Solcu Ağbi masaya otururken önce herkesin söz hakkına saygı duyar ama söz konusu kendisinin otoritesi olduğunda Stalin’in hayaleti bile utançla geri çekilir. “Devrimcilik ciddi iştir” derken cümlesinin sonunda “ama” varsa, anlayın ki biri dayak yemiştir. Mazlumun tarafında olmak onun için hep teorik, çünkü sokakta yumruk yiyen varsa o mutlaka “müdahale edemeyecek kadar örgütsel dengeler içinde sıkışmıştır.”
Hınçlı Karı ise mezuniyetini hınçtan almış gibi: feminist ifşa, teşhir, infaz… Hepsi bir hikmetle değil, bir hezeyanla işlenmiş. Onun adalet terazisi “canım öyle hissetti” diyorsa terazinin öbür kefesine ciltli kitap koysan yine hafif gelir. Kimi zaman sözümona mağduriyet anlatısında gözyaşı, kimi zaman “like” sayısında zafer aranır. Delil? Onu geç, “özür diledi zaten” yeterlidir. İntihar mı? O da cezanın organik sonucu.
Bu trajik senaryoda Solcu Ağbi, olaydan üç gün sonra “İlerici kamuoyuna duyuru” diye PDF basar. Hınçlı Karı ise anında X’te capslock açıp infazın estetik montajını paylaşır. İkisi de bir gencin hayatta kalmasını sağlayamamıştır ama biri kendini hâlâ örgütsel sürecin gerekliliğiyle avutmakta, diğeri linçten arta kalan RT sayısını kontrol etmektedir.
Gerçekten de biri “durun, devrimci hukuk” derken, diğerinin aklına “özsavunma hakkı” adı altında montaj yapmak gelir. İşin acı tarafı, ne örgütler ne infazcılar ne de bu iki figürün herhangi bir “adalet” vaadi, gidenin ardından bir şey inşa edebilecek kudrette değildir.
Peki bu ikili arasında kim haklıydı? Hiçbiri. Çünkü biri intikamın büyüsüne, diğeri ise prosedürün körlüğüne yenik düşmüştü. Biri hisleri yasa yaparken, diğeri yasayı hissizleştirmişti.
Sonuç? Ne tam bir devrim ne gerçek bir hesaplaşma. Yalnızca susan bir telefon, kapanan bir hesap ve kanla bitemeyen bir tartışma. “Geriye ne kaldı?” derseniz: Solcu Ağbi hâlâ açıklama yazıyor, Hınçlı Karı ise story’den hüzünlü bir şarkı paylaşıyor.
İstem: “Solcu Ağbi ile Hınçlı Karı Arasında” başlıklı bir makale yaz, insan veya örgüt isimleri hiç geçmeyecek (ekteki belgeleri derinlemesine çalış) gerçek olayın ağırlığını hiç ıskalamadan iki figürle de inceden dalga geçeceksin! ilk paragrafa “dumur dumur üstüne binerken” diye giriş yap! (belgeler)






























Geri bildirim: POST-FEMİNİZM 🪞⚔️👁️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İtidal Telkini ⚖️🤹♂️🕊️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER