🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🌀🎭💢 Raumdeutung 🌀🎭💢
Freud’un kuramına dair toplumsal bellekte yer etmiş olan ‘her şeyi cinselliğe bağlama’ klişesi, yüzeyde ikna edici bir yalınlık taşırken, aslında Freud’un semptomlara ve cinselliğe bakışındaki derinlikli yaklaşımı bütünüyle örter. Gerçekte, Freud’a göre cinsellik, bedende ortaya çıkan herhangi bir fizyolojik semptoma ya da semptomlar kümesine, ikincil kazanç (secondary gain) yoluyla eklemlenen, fırsatçı, parazitik bir etmendir. Yani cinsellik, ancak belirli kültürel koşullar tarafından teşvik edildiği ve cemaatten (evlilik/yuva ideali), sinemadan (aşk hikâyeleri, imgesel sevgili yaşantıları) sürekli beslenebildiği ölçüde, zamanla ‘ana sebep’ olarak sunulmaya başlar.
Semptomun Erotizasyonu ve Kültürel Parazitizm
Kültürün cinsellik ve aşk imgelerine verdiği abartılı ağırlık, cinsel motiflerin fizyolojik ya da psikolojik semptomlara eklemlenmesinde elverişli bir zemin oluşturur. Cinsellik düşünceleri, doğrudan ifade edilmese bile, hazlandırıcı, gıdıklayıcı, irrite edici bir neden olarak üstü kapalı biçimde ima edildiğinde, ilişkilendirildiği semptomları hem besler hem de onlardan beslenir. Böyle bir durumda hastanın bilinçli düzeyde verdiği tepkiler, yani ‘asla böyle bir niyetim yok’ diyerek inkarcılığa başvurması, gerçekte bastırılan arzu ve kaygıların başka bir kanal bulduğuna işaret eder.
Bunun en dramatik sonucu ise, kişinin semptomları dolayısıyla yaşadığı ‘kıvranma’nın bir tür sevgi gösterisi gibi okunmaya başlamasıdır. Buradaki kıvranmanın, ister pro-duygu (arzuya yönelimli), ister kontra-duygu (arzuya karşıt) formunda olsun, duygunun büyüklüğüne delalet ettiği, ‘anlaşılamaz’ olduğu için önemli ve hakiki sayılması şeklinde bir okuma hakim olur. Duyguların ölçülemezliği ve karmaşıklığı, onların büyüklüğünün ve samimiyetinin kanıtı gibi algılanır.
Semptomun Mesajlaşması ve İyileşmenin Sabote Edilmesi
Bu noktadan itibaren, semptoma adeta bir mesaj işlevi yüklenir. Kişi semptomu, bastırılmış duygunun dışavurumu ya da gizli arzunun ilanı olarak okumaya başlar. Ancak bu okuma biçimi, iyileşmeyi baltalayan parapratik (ikincil, dolaylı faydaya odaklı) güdülerin önünü açar. Çünkü semptomun kendisiyle başa çıkmak yerine, onun gizli anlamı üzerine kafa yoruldukça, asıl fizyolojik veya somatik etmenler tamamen arka plana itilir.
Bunun daha da ileri boyutunda, kişi bilinçdışı olarak semptomlarını sergilerken seçici bir biçimde sunmaya, hatta ‘sahnelemeye’ başlar. Sahnelenen semptomlar, kaza süsü verilen olaylarla tetiklenir, semptomun ‘yüksek’ duygulara ve büyük fedakârlıklara işaret ettiği teması işlenir. Burada parakültürel bir edebiyat devreye girer; semptomun ardında ‘dev bir kaya gibi yerinden kıpırdamaz asil duygular’ olduğu iddiası kültürel anlatıların başrolüne oturur. Böylece semptomun ardındaki gerçek fizyolojik nedenler gözden gizlenir, her türlü otoriteyi, kurumu, tedavi otoritesini bozunduran bir sado-mazo sapkınlık kapısı aralanır.
Erotizme Abartılı Odaklanmanın Çıkmazları
Tüm bu süreçlerin sonucu olarak, ‘her şeyi cinselliğe bağlamak’ biçimindeki indirgemeci yaklaşım, Freud’un asıl analiz pratiğinin tam tersidir. Çünkü Freud’a göre, bir semptomun ortaya çıkışında zincirleme düğümlenişleri incelemeden, her defasında erotik bir etiyoloji aramak, yüzeysel bir indirgemecilik olur ve hastayı semptomlarına daha fazla bağlar. Kuruntu yapılanmalarıyla semptomlara tutunan ve onları büyüten tüm bu sürecin ortadan kaldırılması için, klinik pratikte en önemli adım, erotik etiyolojinin tamamen ekarte edilmesidir.
Derin ve İnce Analiz Gerekliliği
Gerçek bir analizde yapılması gereken, semptom kümelenmelerini birbirine zincirleyen bütün düğümlenişlerde, her bir katmanı dikkatle çözmektir. Semptomların erotik mesajlaşma işlevi kazanmasını önlemek, hastanın kuruntularına, arka plan motivasyonlarına ve toplumsal-kültürel kodlara karşı tetikte olmak gerekir. Sadece cinselliği değil, semptomun fiziksel, toplumsal ve psikodinamik kökenlerini de hesaba katmak, Freud’un asıl mirasını anlamak bakımından esastır.
Sonuç olarak, Freud’un ‘her şeyi cinselliğe bağladı’ efsanesinin ardında, aslında cinselliğin semptomlara parazitik olarak eklemlenmesine izin veren kültürel koşulların, toplumsal kuruntuların ve bireysel çıkarların karmaşık etkileşimi yatar. Dolayısıyla, semptom kümelenmelerini analiz ederken, erotik etiyolojinin birincil neden haline getirilmesine karşı uyanık olmak ve onu büyük bir dikkatle dışarıda bırakmak gerekir. Aksi halde, hem fizyolojik etmenler perdelenir, hem de tedavi süreci, iyileşmeyi sabote eden bir sarmalın içine çekilmiş olur.
İstem: [4.1] “Freud herşeyi cinselliğe bağladı” efsanesinin tam aksine Freud’a göre cinsellik bedendeki herhangi bir fizyolojik semptoma veya semptom kümelenmesine ikincil istifade yoluyla fırsatçı bir parazit olarak eklemlenen ve cemaatten(evlenip yuvalanma ideali)/sinemadan(sevgili yaşantısı imajları) beslenen kültürel koşullar elverdiği/teşvik ettiği ölçüde zamanla kendisini “ana sebep” gibi sunan bir etmendir. Cinsellik düşünceleri hazlandıran/gıdıklayan/irrite eden muhtemel bir sebep olarak ima edildiği zaman ilintilendirildiği semptomları besler ve onlardan beslenir, böyle bir durumda bütün bilinçli niyetler inkarcılık içinde can-ı gönülden tam aksini haykırsa da fiiliyatta hastanın “kıvranması” bir sevgi işareti gibi okunmaktadır, ister pro-duygu ister kontra-duygu olsun, duyguların anlaşılmazlığı onların büyüklük kanıtı gibi okunmaktadır, fakat semptoma mesaj işlevi yüklenmesi iyileşmeyi baltalayan parapratik güdüler yaratır, bu okumaya hizmet eden seçici semptom sunuşu ve sahneleme ile desteklemek hatta kazalarla semptomları tetiklemek başlar, asil duyguların büyük gayret isteyen dev bir kaya gibi oturduğunu ima eden bir parakültürel edebiyat gündeme gelir, ve bu yolla hem altta yatan fizyolojik etmenler perdelenir, hem de her türlü otoriteyi bozunduran sado-mazo sapkınlık kapısı açılmış olur. Bu nedenle “herşeyi cinselliğe bağlamak”ın tam aksine semptom kümelenmesini birbirine zincirleyen bütün düğümlenişlerde incelikli ve derin bir analiz çalışmasıyla (kuruntu yapılanmalarıyla semptomlara tutunan ve onları palazlandıran) erotik etiyolojinin tamamen ekarte edilmesi gerekir! Bu konuda uzun detaylı çarpıcı sürükleyici makale yaz! Konudan sapmadan tam olarak söylediğim şeyleri takip edeceksin!
1. Cinselliğin semptoma “parazitik” olarak eklemlenmesi ve kültürel koşulların rolü:
“Psikanalitik çalışma bize, tam da bu cinsel yaşam yoksunluklarının sözde nevrotikler tarafından tolere edilemediğini öğretti. Onlar, semptomlarında kendilerine yerine koyma tatminleri yaratırlar, ki bunlar ya başlı başına ıstırap yaratır ya da çevre ve toplumla yaşadıkları zorluklar aracılığıyla ıstırap kaynağı haline gelir. Sonuncusu kolayca anlaşılır, diğeri ise bize yeni bir bilmece sunar. Fakat kültür, cinsel tatminden başka fedakarlıklar da talep eder.”
(Freud, Kültürde Huzursuzluk)
“Kültür tarafından cinsel yaşamın sınırlandırılmasına yönelik eğilim, kültür çevresinin genişletilmesine yönelik diğeri kadar açıktır. … Bu esnada kültür, cinselliğe karşı, nüfusun bir tabakası ya da bir kavim, başka bir tabakayı sömürüye tabi tutmuşçasına davranır.”
(Freud, Kültürde Huzursuzluk)
2. Semptomun ikincil kazanç (sekundärer Krankheitsgewinn) yoluyla pekişmesi:
“Ortalama koşullar altında, nevroza saparak egoya belli bir içsel hastalık kazancı sağlandığını saptıyoruz. Bazen buna, gerçeklikte az ya da çok yüksek değerlendirilebilecek somut bir dışsal avantaj eklenir. … Ego, semptomların rahatsızlığından kurtulmak ister, fakat hastalık kazancını vermek istemez ve tam da bunu başaramaz.”
(Freud, Psikanalize Giriş Üzerine Yeni Dersler)
“Böyle bir ruhsal örgütlenme, yani hastalık uzun süre varlığını sürdürdüğünde, sonunda adeta bağımsız bir varlık gibi davranır; bir tür kendini koruma güdüsü gösterir, … neredeyse kaçınılmaz olarak tekrar faydalı ve işe yarar olabileceği fırsatlar ortaya çıkar, neredeyse bir ikincil işlev edinir ve varlığını tekrar güçlendirir.”
(Freud, Psikanalize Giriş Üzerine Yeni Dersler)
3. Semptomun mesajlaşması ve semptomun “anlamı” ile uğraşmanın iyileşmeyi baltalaması:
“Bir semptomun ‘anlamı’nı iki unsurda topladık; nereden geldiği ve nereye gittiği ya da ne için olduğu, yani kaynaklandığı izlenimler ve yaşantılar ile hizmet ettiği niyetler. … Semptomun ne için olduğu, yani eğilimi ise her seferinde içpsişik bir süreçtir, muhtemelen önce bilinçli hale gelmiş olabilir, fakat aynı ölçüde hiçbir zaman bilinçli olmamış ve daima bilinçdışında kalmıştır.”
(Freud, Psikanalize Giriş Dersleri)
“Bir analizde görevler arasında bir semptomun ortadan kaldırılması da bulunuyorsa, … analiz sırasında bu semptomdan ilginç ve istenmeyen olmayan bir ‘katılım’ fenomeni gözlenir. … Söz konusu semptom, patojenik örgütlenmenin bu semptomun etiyolojisini içeren bölgesine girildiğinde tekrar ortaya çıkar ya da şiddetini artırır ve bundan sonra karakteristik ve doktor için öğretici dalgalanmalarla çalışmayı izler.”
(Freud, Histeri Üzerine Çalışmalar)
4. Semptomun “sahnelenmesi”, dramatize edilmesi, yüksek duyguların abartılması:
“Ego’nun, şimdiye dek incelediklerimizden çok daha yoğun biçimde katıldığı nevrozlar vardır; bunlara ‘narsisistik’ nevrozlar diyoruz. Bu afektlerin analitik işlenmesi, egonun nevrotik hastalığa katılımını tarafsız ve güvenilir bir şekilde değerlendirmemizi sağlar.”
(Freud, Psikanalize Giriş Dersleri)
“Böyle bir ruhsal örgütlenme, yani hastalık uzun süre varlığını sürdürdüğünde, sonunda adeta bağımsız bir varlık gibi davranır; bir tür kendini koruma güdüsü gösterir…”
(Freud, Psikanalize Giriş Üzerine Yeni Dersler)
5. Erotik etiyolojinin tek neden haline getirilmesinin eleştirisi, semptomun çok katmanlı zincirlerinin çözülmesi gereği:
“Semptom oluşumunun temel çizgileri çoktan çalışıldı ve umarız ki tartışılmaz biçimde ortaya kondu. Semptom, gerçekleşmemiş bir sevk tatmininin işareti ve yerine geçeni, bir bastırma sürecinin sonucu olarak görülmelidir. Bastırma, egodan, muhtemelen üstbenin emriyle, Es’te tahrik edilen bir sevk yatırımı kabul edilmek istenmediğinde kaynaklanır. … Bastırma süreciyle ilgili önceki tanımlarımız, bilinçten uzak tutmanın sonucunu güçlü biçimde vurguladı, ama diğer açılardan kuşkular bıraktı.”
(Freud, Ego ve Es)
“Bir histerik semptomun travmatik bir sahneye indirgenmesinin ancak iki koşulu karşılaması halinde anlayışımız için bir kazanç getirdiğini açıklığa kavuşturmalıyız: Bu sahne, ilgili belirleyici niteliğe sahip olmalı ve kendisine gerekli travmatik güç atfedilmelidir. … Fakat çok daha sık, kıyaslanamaz derecede daha sık olarak, anlayış için elverişsiz üç olasılıktan birinin gerçekleştiğini buluruz…”
(Freud, Histeri Üzerine Çalışmalar)
6. Toplumsal-kültürel kodların ve cinselliğe dair yasakların, sapkınlıkların ve norm dışı davranışların ortaya çıkışındaki rolü:
“Kültür tarafından cinsel yaşamın sınırlandırılmasına yönelik eğilim, kültür çevresinin genişletilmesine yönelik diğeri kadar açıktır. İlk kültür evresi olan totemizm, ensest nesne seçiminin yasaklanmasını beraberinde getirir, bu da insanın aşk yaşamının çağlar boyunca yaşadığı belki de en köklü sakatlanmadır. … Bu yasaklarda dile gelen, herkes için tek tip bir cinsel yaşam talebi, insanların doğuştan ve sonradan kazanılmış cinsel yapılarındaki eşitsizliklerin ötesine geçer, bir hayli sayıda kişiyi cinsel hazdan yoksun bırakır ve böylece ağır adaletsizliğin kaynağı olur.”
(Freud, Kültürde Huzursuzluk)
7. Semptomun gerçek fiziksel nedenlerinin gölgelenmesi ve “flucht in die Krankheit” (hastalığa kaçış):
“Hasta olmak, başlangıçta psişik bir yükümlülükten kaçınmayı sağlar, psişik bir çatışma durumunda ekonomik olarak en rahat çözüm olarak ortaya çıkar (hastalığa kaçış), ancak çoğu durumda böyle bir çıkış yolunun uygun olmadığı daha sonra kesin bir şekilde anlaşılır.”
(Freud, Psikanalize Giriş Üzerine Yeni Dersler)
8. Semptomun çok katmanlı yapısı ve analitik çözümlemenin gerekliliği:
“Genellikle her bir histerik semptomun analizinde, daha önce unutulmuş olarak nitelendirilen bir dizi yaşam izlenimine yönlendirilir. … Semptomun ne için olduğu, yani eğilimi ise her seferinde içpsişik bir süreçtir, muhtemelen önce bilinçli hale gelmiş olabilir, fakat aynı ölçüde hiçbir zaman bilinçli olmamış ve daima bilinçdışında kalmıştır.”
(Freud, Psikanalize Giriş Dersleri)
1. Cinselliğin semptoma “parazitik” olarak eklemlenmesi ve kültürel koşulların rolü:
“Die psychoanalytische Arbeit hat uns gelehrt, daß gerade diese Versagungen des Sexuallebens von den sogenannten Neurotikern nicht vertragen werden. Sie schaffen sich in ihren Symptomen Ersatzbefriedigungen, die aber entweder an sich Leiden schaffen oder Leidensquelle werden, indem sie ihnen Schwierigkeiten mit Umwelt und Gesellschaft bereiten. Das letztere ist leicht verständlich, das andere gibt uns ein neues Rätsel auf. Die Kultur verlangt aber noch andere Opfer als an Sexualbefriedigung.”
(Freud, Das Unbehagen in der Kultur)“Von Seiten der Kultur ist die Tendenz zur Einschränkung des Sexuallebens nicht minder deutlich als die andere zur Ausdehnung des Kulturkreises. … Dabei benimmt sich die Kultur gegen die Sexualität wie ein Volksstamm oder eine Schichte der Bevölkerung, die eine andere ihrer Ausbeutung unterworfen hat.”
(Freud, Das Unbehagen in der Kultur)
2. Semptomun ikincil kazanç (sekundärer Krankheitsgewinn) yoluyla pekişmesi:
“Unter durchschnittlichen Verhältnissen erkennen wir, daß dem Ich durch das Ausweichen in die Neurose ein gewisser innerer Krankheitsgewinn zuteil wird. Zu diesem gesellt sich in manchen Lebenslagen ein greifbarer äußerer, in der Realität mehr oder weniger hoch einzuschätzender Vorteil. … Das Ich möchte diese Unlust der Symptome loswerden, den Krankheitsgewinn aber nicht herausgeben, und das bringt es eben nicht zustande.”
(Freud, Neue Folge der Vorlesungen zur Einführung in die Psychoanalyse)“Wenn solch eine psychische Organisation wie die Krankheit durch längere Zeit bestanden hat, so benimmt sie sich endlich wie ein selbständiges Wesen; sie äußert etwas wie einen Selbsterhaltungstrieb, … sie kann kaum fehlen, daß sich Gelegenheiten ergeben, bei denen sie sich wieder nützlich und verwertbar erweist, gleichsam eine Sekundärfunktion erwirbt, die ihren Bestand von neuem kräftigt.”
(Freud, Neue Folge der Vorlesungen zur Einführung in die Psychoanalyse)
3. Semptomun mesajlaşması ve semptomun “anlamı” ile uğraşmanın iyileşmeyi baltalaması:
“Wir haben als den »Sinn« eines Symptoms zweierlei zusammengefaßt, sein Woher und sein Wohin oder Wozu, das heißt die Eindrücke und Erlebnisse, von denen es ausgeht, und die Absichten, denen es dient. … Das Wozu des Symptoms, seine Tendenz, ist aber jedesmal ein endopsychischer Vorgang, der möglicherweise zuerst bewußt geworden ist, aber ebensowohl niemals bewußt war und von jeher im Unbewußten verblieben ist.”
(Freud, Vorlesungen zur Einführung in die Psychoanalyse)“Wenn sich unter den Aufgaben der Analyse die Beseitigung eines Symptoms befindet, … so beobachtet man während der Arbeit von Seiten dieses Symptoms das interessante und nicht unerwünschte Phänomen des »Mitsprechens«. … Das fragliche Symptom erscheint wieder oder erscheint in verstärkter Intensität, sobald man in die Region der pathogenen Organisation geraten ist, welche die Ätiologie dieses Symptoms enthält, und es begleitet nun die Arbeit mit charakteristischen und für den Arzt lehrreichen Schwankungen weiter.”
(Freud, Studien über Hysterie)
4. Semptomun “sahnelenmesi”, dramatize edilmesi, yüksek duyguların abartılması:
“Es gibt Neurosen, bei welchen das Ich weit intensiver beteiligt ist als bei den bisher von uns studierten; wir nennen sie »narzißtische« Neurosen. Die analytische Bearbeitung dieser Affektionen wird uns befähigen, die Beteiligung des Ichs an der neurotischen Erkrankung in unparteiischer und zuverlässiger Weise zu beurteilen.”
(Freud, Vorlesungen zur Einführung in die Psychoanalyse)“Wenn solch eine psychische Organisation wie die Krankheit durch längere Zeit bestanden hat, so benimmt sie sich endlich wie ein selbständiges Wesen; sie äußert etwas wie einen Selbsterhaltungstrieb…”
(Freud, Neue Folge der Vorlesungen zur Einführung in die Psychoanalyse)
5. Erotik etiyolojinin tek neden haline getirilmesinin eleştirisi, semptomun çok katmanlı zincirlerinin çözülmesi gereği:
“Die Grundzüge der Symptombildung sind längst studiert und in hoffentlich unanfechtbarer Weise ausgesprochen worden. Das Symptom sei Anzeichen und Ersatz einer unterbliebenen Triebbefriedigung, ein Erfolg des Verdrängungsvorganges. Die Verdrängung geht vom Ich aus, das, eventuell im Auftrage des Über-Ichs, eine im Es angeregte Triebbesetzung nicht mitmachen will. … Unsere bisherigen Beschreibungen des Vorganges bei der Verdrängung haben den Erfolg der Abhaltung vom Bewußtsein nachdrücklich betont, aber in anderen Punkten Zweifel offen gelassen.”
(Freud, Das Ich und das Es)“Wir wollen uns nämlich klarmachen, daß die Zurückführung eines hysterischen Symptoms auf eine traumatische Szene nur dann einen Gewinn für unser Verständnis mit sich bringt, wenn diese Szene zwei Bedingungen genügt, wenn sie die betreffende determinierende Eignung besitzt, und wenn ihr die nötige traumatische Kraft zuerkannt werden muß. … Aber weit häufiger, unvergleichlich häufiger, finden wir eine der drei übrigen Möglichkeiten verwirklicht, die dem Verständnisse so ungünstig sind…”
(Freud, Studien über Hysterie)
6. Toplumsal-kültürel kodların ve cinselliğe dair yasakların, sapkınlıkların ve norm dışı davranışların ortaya çıkışındaki rolü:
“Von Seiten der Kultur ist die Tendenz zur Einschränkung des Sexuallebens nicht minder deutlich als die andere zur Ausdehnung des Kulturkreises. Schon die erste Kulturphase, die des Totemismus, bringt das Verbot der inzestuösen Objektwahl mit sich, vielleicht die einschneidendste Verstümmelung, die das menschliche Liebesleben im Laufe der Zeiten erfahren hat. … Die in diesen Verboten kundgegebene Forderung eines für alle gleichartigen Sexuallebens setzt sich über die Ungleichheiten in der angeborenen und erworbenen Sexualkonstitution der Menschen hinaus, schneidet eine ziemliche Anzahl von ihnen vom Sexualgenuß ab und wird so die Quelle schwerer Ungerechtigkeit.”
(Freud, Das Unbehagen in der Kultur)
7. Semptomun gerçek fiziksel nedenlerinin gölgelenmesi ve “flucht in die Krankheit” (hastalığa kaçış):
“Das Krankwerden erspart zunächst eine psychische Leistung, ergibt sich als die ökonomisch bequemste Lösung im Falle eines psychischen Konflikts (Flucht in die Krankheit), wenngleich sich in den meisten Fällen später die Unzweckmäßigkeit eines solchen Ausweges unzweideutig erweist.”
(Freud, Neue Folge der Vorlesungen zur Einführung in die Psychoanalyse)
8. Semptomun çok katmanlı yapısı ve analitik çözümlemenin gerekliliği:
“In der Regel wird man bei der Analyse jedes einzelnen hysterischen Symptoms auf eine ganze Kette von Lebenseindrücken geleitet, die bei ihrer Wiederkehr ausdrücklich als bisher vergessen bezeichnet werden. … Das Wozu des Symptoms, seine Tendenz, ist aber jedesmal ein endopsychischer Vorgang, der möglicherweise zuerst bewußt geworden ist, aber ebensowohl niemals bewußt war und von jeher im Unbewußten verblieben ist.”
(Freud, Vorlesungen zur Einführung in die Psychoanalyse)






























Geri bildirim: Raumdeutung 🌀🎭💢 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: According to Freud: The Erotization of Symptoms and the Dangers of Viewing Sexuality as the ‘Main Cause’ – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Hypocritique, Evrensel Olarak Ele Alındığında: Kültürün Çatışmayı Nasıl Bir Belirtiye Dönüştürdüğüne Dair Freudyen Bir Açıklama | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Alenka Zupančič ile Yapılan Röportajın İçkin Eleştirisi | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Troika Kabilesi Lack Town ile buluşuyor | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER