Korona yılları denince aklınıza ne geliyor? Muhtemelen hastaneler, maskeler, belki de kapanan sınırlar. Ama ya size bu dönemin asıl devriminin sağlık alanında değil de evlerimizin mimarisinde, kameraların tam önünde sessiz sedasız yaşandığını söylesem işte bu çözümleme tam olarak buna odaklanıyor. Evlerimiz nasıl oldu da bir dijital geneleve dönüştü? İşte bu tüm bu analizin kalbindeki iddia. Kulağa kışkırtıcı geliyor değil mi? Evlerimizin bir dijital geneleve dönüşmesi. Bu provokatif tez bizim de yol haritamız olacak. Şimdi tam olarak bu tezin derinliklerine dalacağız. Peki yol haritamız nasıl? Önce dijital genelev tezinin ne olduğunu ve onu besleyen kamerafili kavramını anlayacağız. Sonra pandeminin bu süreci nasıl bir anda roketlediğine bakacağız. Oradan bu yeni evin mimarisine yani odalarına gireceğiz. Sonrasında devlet kontrolü ve sansür meselesine, en sonunda da felsefenin bu sahnede nasıl bir rol oynadığına değineceğiz. Haydi başlayalım. Dijital genelev tezini anlamak için her şeyin temelinde yatan bir kavramı adeta yeni anayasamızı çözmemiz gerekiyor. Kamerafili yani kameranın görünmez yasası.
Bakın burada her şeyi değiştiren o kritik tersine dönüş var. Eskiden anı yaşar sonra belki hatırı olsun diye fotoğrafını çekerdik. Artık fotoğrafı çekilecek, paylaşılacak anı organize ediyoruz. Hayat kameranın kendisi için bir senaryoya, bir film setine dönüştü ve bu hepimizi yöneten görünmez bir yasa haline geldi. Peki nedir bu kamerafili? Tam olarak bu basitçe görünmeyi sevmek değil. Hayır, bu artık bir zorunluluk rejimi. Teknolojinin içine kodlanmış bir arzu bu. Yani paylaşmazsanız bir nevi yoksunuz. Eğer kendinizi sergilemezseniz görünmez olursunuz. İşte bu sürekli kendini üretme ve sergileme baskısı bu yeni düzenin asıl motoru ve bu rejim bizi yavaş yavaş farkında bile olmadan bir platform kuklasına çeviriyor. Nasıl mı? Önce bildirimlerin ritmine ayak uyduruyorsunuz. Sonra hayatınızı paylaşmaya değer anlara bölüyorsunuz. Bir süre sonra algoritmanın neyi seveceğini ondan önce siz tahmin etmeye başlıyorsunuz ve en sonunda bir bakmışsınız ki ipleriniz tamamen platformun elinde. Peki zaten yavaş yavaş işleyen bu süreci bir anda roketleyen, onu geri döndürülemez hale getiren ne oldu? Tek kelime pandemi.
Pandemi bu dijital dönüşüm için mükemmel bir hızlandırıcıydı. Şu zaman çizelgesine bir bakın. Sadece birkaç ay, Aralık 2019’dan Nisan 2020’ye. Bu bir evrim değil. Bu dijital bir devrimdi. Hayatımızı adeta bir gecede internete yükledik. Ve işte o devrimin rakamı 300 milyon. Zoom’un günlük katılımcı sayısındaki bu 30 katlık akıl almaz artış aslında tek bir şey gösteriyor. İşimiz, ailemiz, arkadaşlarımız, sosyalleşmemiz, her şeyimiz tek bir arayüze, tek bir ekrana sığdırıldı. Tabii evden çalışmanın bir de görünmeyen yüzü vardı. Ofisteki o meşhur patron bakışı artık evimize, mutfağımıza hatta yatak odamızın bir köşesine kadar sızdı. Gözetim yazılımlarına olan talebin bu patlaması mahremiyetin ne kadar hızlı buharlaştığının grafiğidir aslında. Aynı anda bambaşka bir ekonomi de tavan yapıyordu. Bedenin ve mahremiyetin doğrudan paraya çevrildiği bir ekonomi. Gördüğünüz bu 1.2 milyar dolar OnlyFans’in sadece bir yıldaki geliri. Bu rakam şaka değil. Bu performans ekonomisinin artık bir kenar mahalle işi olmadığını, sistemin tam merkezine oturduğunu kanıtlıyor.
İşte tüm bu parçaları birleştirdiğimizde karşımıza bir mimari çıkıyor. Adına Dijital Genelev dediğimiz bir yapı. Gelin şimdi bu yapının odalarına girelim ve içeride neler olduğuna daha yakından bakalım. Bu dijital evin üç ana odası var. Herkese açık olan misafirlerin ağırlandığı salonu yani Instagram. İşin ve özelin içe geçtiği konferans odası yani Zoom ve en mahrem alan olan yatak odası yani OnlyFans. İlk oda salon yani Instagram. Burası evimizin kamuya açık vitrini. Artık oturma odamızdaki bir yastık sadece bir yastık değil. Bir zevkin, bir statünün ve potansiyel bir ürünün sergilendiği bir dekor parçası. Evimiz bir pazarlama alanına dönüşüyor. İkinci oda konferans odası. Zoom. Burası tam bir hibrit alan. Üstümüzde toplantı için giydiğimiz gömlek, altımızda pijamalarımız, ofis kuralları, ofis hiyerarşisi mutfak masamızı işgal ediyor. İş ve yaşam arasındaki o son duvarda burada yerle bir oluyor. Ve son oda yatak odası. OnlyFans. İşte bu platform diğer odalarda üstü kapalı bir şekilde işleyen ekonomiyi tamamen çıplak bir şekilde ortaya koyuyor. Burada mahremiyetin kendisi alınıp satılabilen bir ürün. Evin en özel alanı para kazanılan bir performans sahnesi.
Peki bu yeni mimari, bu dijital ev her yerde aynı şekilde mi işliyor? Elbette hayır. Özellikle otoriter rejimler devreye girdiğinde bu yapının nasıl manipüle edildiğine, nasıl kontrol altına alınmaya çalışıldığına bir bakalım. Bu tablo durumu çok net özetliyor. Türkiye’den Rusya’ya, Çin’den İran’a devletler bu yeni ve kontrolü zor alanı kendi ideolojilerine göre şekillendirmeye çalışıyor. Kimi yasaklıyor, kimi kendi denetimindeki alternatifini yaratıyor. Ama gerekçeler hep tanıdık. Kamu ahlakı, ulusal güvenlik aslında hepsi bu yeni performans alanını yeniden tasarlama çabası. Şimdi tüm bu teoriyi somut bir örnekle belki de en çarpıcı olanıyla birleştirelim. Sahneye aktivist Nadya Tolokonikova ve filozof Slavoj Žižek çıkıyor. Onların ittifakı bu dijital sahnenin tüm dinamiklerini, tüm çelişkilerini gözleri önüne seriyor.
Sahnemiz hazır. Bir tarafta Rus hapishanelerindeki travmasını bir performans metasına, bir markaya dönüştüren aktivist Nadya var. Diğer tarafta ise ekran performansının ve entelektüel şovun tartışmasız ustası filozof Žižek. Ve bu iki isim dijital sahnede bir araya geliyor. İkisinin de kendilerine has performans araçları var. Žižek sürekli Hegel’den, Lakan’dan bahsederek anında bir entelektüel otorite yaratıyor. Buna namedrop diyebiliriz. Tartışmayı kısa devre yaptırıyor. Nadya ise bedenini ve yaşadığı travmayı öne sürerek bir otantiklik ve isyan aurası yaratıyor. Bu da bir nevi wardrobe. Biri zihinle diğeri bedenle ama ikisi de argümanı atlayıp doğrudan etki yaratma peşinde. İşte bu ikilinin buluşması OnlyFans Zoom ittifakının ta kendisi. Yüksek felsefe, politik aktivizm, kişisel travma ve erotizm hepsi aynı ekranda paraya çevrilebilir tek bir dijital gösteriye dönüşüyor. Dijital genelevin tüm odaları yani salon, konferans odası ve yatak odası bu tek performansta birleşiyor. Ve tüm bu analizin sonunda geriye tek ve aslında çok kişisel bir soru kalıyor. Şu an belki de bu analizi izlediğiniz cihazın kamerası o kamera açık. Peki siz kimin için performans sergiliyorsunuz?






























Geri bildirim: Nümerik Söylemler 🤖✍️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Üretim nasıl yapılır, nasıl yapılmaz | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER