Düşmanını Tanıyan Müsterih Tebessüm, Karı Forsunun İğret Sırıtışıdır: Tenezzülcü, Tahammülcü, Tevessülcü Varyantlar ve Tipler

(playlist)

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Sebep-Sonuç Zinciri Kırıldığında Yüz Konuşmaya Başlar

Bir olay olur. Bir söz söylenir, bir görüntü dolaşıma girer, bir açıklama yapılır, bir sahne kurulur, bir mağduriyet anlatılır, bir kadın yüzü öne çıkar, bir ses yükselir, bir dayanışma çağrısı yayılır, bir haysiyet pozu belirir. Ardından basit görünen fakat bütün sahneyi sınayan sorular gelir: Bu sonuç hangi sebepten doğdu? Hangi karar hangi işlemi başlattı? Hangi söz hangi etkiyi üretti? Hangi görüntü hangi dosyanın yerine geçti? Hangi ses hangi kaydı taşıyor? Hangi duygu hangi sorumluluğu örttü? Hangi nezaket hangi yöntemi temiz gösterdi? Hangi kadın-imge hangi kırık halkayı mühürledi?

Tam bu noktada müsterih tebessüm belirir. Yüz sakinleşir. Sahne kendinden emin görünür. “Biz kimin ne olduğunu biliyoruz” duygusu yayılır. Bu duygu, çoğu zaman hakikatin açıklığından gelmez; sebep-sonuç zincirinin kırıldığı yerde, zinciri yeniden kurmak isteyen kişinin ahlaki tipe çevrilmesinden gelir. Düşman, dışarıdaki gerçek kuvvet olarak araştırılmaz; kadın-imgeye, mağduriyete, acıya, sese, yüze, sabra, haysiyete, nezakete veya kırgınlığa yanlış temas eden kişi olarak tanınır.

Sebep-sonuç zincirinin kırılması şu anlama gelir: Bir şeyin nereden geldiği, nasıl üretildiği, hangi ara duraklardan geçtiği, kim tarafından hangi yöntemle dolaşıma sokulduğu, hangi sorumluluğu doğurduğu ve hangi sonuçla bağlandığı koparılır. Kopan yere yüz yerleştirilir. Kopan yere ses yerleştirilir. Kopan yere sabır, kırgınlık, dayanışma, kadınlık, annelik, eşlik, barış, mahremiyet, haysiyet, nezaket, ima veya tehdit yerleştirilir. Artık zinciri kurmak isteyen kişi olayın bağını arayan biri gibi görünmekten çıkar; kutsal figüre temas eden biri gibi kodlanır.

Karı forsu tam bu kırılma alanında çalışır. Karı forsu, kadınların gerçek varlığını, emeğini, acısını veya mücadelesini adlandıran basit bir ifade olarak ele alınamaz. Burada karı forsu, kadın-imgenin teyit organı gibi çalıştırılmasıdır. Kadın yüzü belge yerine, kadın sesi tutanak yerine, anne acısı süreç kaydı yerine, kırgınlık teknik açıklama yerine, dayanışma sorumluluk yerine, haysiyet program yerine, nezaket yöntem yerine geçirilir. Karı forsu kavramının önceki çerçevesi bu ikameyi, belge üretmek yerine dokunulmazlık üretme, kayıt açmak yerine aura açma, soruya dayanmak yerine soruyu ayıplama işleviyle kurar (🔗).

İğret sırıtış (abject grimace), bu yüzün altındaki harekettir. Müsterih tebessüm dışarıdan sakin, vakur, nazik, olgun, haysiyetli görünür. İğret sırıtış ise bu sakinliğin altında tiksintiyi yüceltime, utancı alacağa, kırgınlığı dokunulmazlığa, soruyu faul düdüğüne, düşmanı önceden tanınmış tipe çevirir. İğret burada kaba bir çirkinlik anlamına gelmez; sınırları bulandıran bir karışımı anlatır. Mağdur ile hükmeden, kırgın ile tehdit eden, sabırlı ile alacaklı, nazik ile susturan, kadın-imge ile teyit organı aynı yüzeyde birleşir. Yüz temiz kalır; işlem yapışkanlaşır.

Tenezzülcü, tahammülcü ve tevessülcü varyantlar bu mekanizmanın üç ana hattıdır. Tenezzülcü, sebep-sonuç zincirini üstünlük pozu ile kırar: “Bunun sebebini açıklamak zorunda kalmam; değerim zaten ortada.” Tahammülcü, zinciri zamanla kırar: “Neden-sonuç sorma; bunca zaman dayandım.” Tevessülcü, zinciri örtük manevrayla kırar: “Açıkça bir şey yapmış görünmüyorum; ama ne olacağını anlamalıydın.” Hınçlı karı varyantları taksonomisinde bu figürler, açıkça ikrar edilemeyen faydalanma, onay beklentisi, bekleyiş, ima ve tahsil alanlarında kurulur (🔗).

Bu üç varyantın tipleri zincirin farklı halkalarını kırar. Nazarcı sebep halkasını yüzle değiştirir. Sedacı kayıt halkasını sesle değiştirir. Belagatçi ara işlem halkasını kavramla değiştirir. Lagalugacı sorumluluk halkasını yazgıyla değiştirir. Şantajcı yöntem halkasını tehditle karartır. Manipülatör talep halkasını muğlaklaştırır. Daha geniş taksonomi, bu figürlerin bakış, ses, zaman, söylem, kader, ima, tehdit ve labirent hatlarında nasıl çalıştığını açar (🔗).

Düşmanını tanıyan müsterih tebessüm, karı forsunun iğret sırıtışıdır; çünkü sebep-sonuç zincirini açmak isteyen kişiyi, kadın-imgeye, mağduriyete, acıya, sese, yüze, sabra, haysiyete veya nezakete yanlış temas eden düşman olarak tanır. Zinciri kıran yüz müsterihleşir. Zinciri kurmak isteyen kişi düşmanlaşır. Bu tersine dönüş, bütün mekanizmanın merkezidir.

Zincirin Koptuğu Yer

Bir olayda sebep-sonuç zinciri kurmak, olayın yalnızca başlangıcını ve sonucunu yan yana getirmekten ibaret değildir. Aradaki işlemleri görmek gerekir. Hangi söz hangi etkiyi doğurdu? Hangi karar hangi uygulamaya yol açtı? Hangi görüntü hangi dosyanın yerini aldı? Hangi açıklama hangi sorumluluğu dağıttı? Hangi dayanışma hangi hesabı kapattı? Hangi ses hangi kaydın üstüne çıktı? Hangi nezaket hangi yöntemi görünmezleştirdi? Hangi kadın-imge hangi eksik halkaya mühür oldu?

Zincir kırıldığında olayın bağları çözülür. Sebep sorusu duygu sahasına çekilir. Ara işlem sorusu temsil sahasına çekilir. Sorumluluk sorusu kolektif ruh sahasına çekilir. Sonuç sorusu mağduriyet sahasına çekilir. Kayıt sorusu yüz ve ses sahasına çekilir. Yöntem sorusu nezaket ve hassasiyet sahasına çekilir. Böylece zincirin kopan halkası bulunmaz; kopan yere figür konur.

Bu figür bazen aile fotoğrafıdır. Hukuki dosya yerine aile acısı konuşur. Bazen kadın açıklamasıdır. Siyasi süreç yerine kadın dayanışması konuşur. Bazen genç bedendir. Strateji yerine tutulma sahnesi konuşur. Bazen temiz korodur. Sınıf verisi yerine düzenli sahne konuşur. Bazen köylü kızdır. Mülkiyet zinciri yerine toprak duygusu konuşur. Bazen bayraklı kadın yüzüdür. Program yerine haysiyet görüntüsü konuşur. Bazen Barış Annesi’dir. Süreç tutanağı yerine acı aurası konuşur. Sümüklüböcek siyaseti ve ima sporu etrafındaki analiz, dosyanın figüre yapıştırılması, figürün namus sahasına taşınması ve sorunun faul yapılması mantığını bu örnekler üzerinden açar (🔗).

Bu yapıda iğret sırıtış, sebep-sonuç zincirini açıklamak yerine zincirin koptuğu yere figür koyar. Tenezzülcü kopuşa üstünlük pozu verir. Tahammülcü kopuşu sabır ve zamanla meşrulaştırır. Tevessülcü kopuşu örtük yöntemle işletir. Karı forsu kopuşu kadın-imgeyle mühürler. Müsterih tebessüm kopuşu haklılık gibi gösterir.

Zincirin kırılması teknik bir ayrıntı değildir. Bütün duygusal ve siyasal gösterinin temelidir. Kopan halka bulunmadan düşman üretilir. Yüz konuşur, kayıt susar. Ses yükselir, tutanak geri çekilir. Nezaket parlar, yöntem karanlıkta kalır. Kadın-imge sahneyi mühürler, soru ayıp olur. Müsterih tebessüm tam bu anda belirir: “Biz meseleyi biliyoruz.” İğret sırıtış ise alttan ekler: “Zinciri kurmak isteyen kişinin ne olduğunu da biliyoruz.”

Tenezzülcü Kırılma

Tenezzülcü figür, sebep-sonuç zincirini değeri varsayarak kırar. Bir sahnenin neden değerli olduğu, bir yüzün hangi dosyayı taşıdığı, bir sesin hangi kayıtla desteklendiği, bir iddianın hangi işlemden geçtiği sorulduğunda cevap yerine üstünlük pozu gelir. “Bunu görmen gerekirdi.” “Bu zaten ortada.” “Bu yüz her şeyi anlatıyor.” “Bu ses hakikati duyuruyor.” Böylece sebep açıklanmaz; değer varsayılır.

Tenezzülcü, açık talebi sevmez. Açık talep, arzu ve eksiklik gösterir. Onay istemek yerine değerini kabul ettirmeye çalışır. Bakış beklemek yerine bakışı hak ettiğini varsayar. Sesinin duyulmasını istemek yerine duyulmamayı karşı tarafın düşüklüğü sayar. Bu yüzden tenezzülcü müsterih tebessüm üstten bakar. O yüz, değer istemiyor gibi görünür; değerini kabul etmeyen herkesi önceden tanır.

Nazarcı bu kırılmanın görsel tipidir. Yüz, sebebin yerine geçer. Kırgın bakış, mağdur kadın yüzü, aile fotoğrafı, bayraklı kadın pozu, köylü kız kadrajı, anne acısı, sahici beden, adliye önü tebessümü veya sanatçı yüzü, “olayın kendisi” gibi dolaşıma girer. Görüntü bir bağlam açabilir; fakat görüntü sebep-sonuç zincirinin yerine geçtiğinde nazarcı kırılma başlar. “Bu yüz zaten her şeyi anlatıyor” cümlesi zincirin kopuş cümlesidir. Yüz her şeyi anlatıyorsa kayıt, işlem, yetki, sorumluluk ve yöntem soruları lüzumsuzlaştırılır. O soruları soran kişi, yüzün hakikatini görmeyen düşman bakışına yerleştirilir.

Sedacı bu kırılmanın işitsel tipidir. Ses, ara işlemin yerine geçer. Ortak açıklama, slogan, ağıt, kadın sesi, anne sesi, kırgın sanatçı tonu, hashtag, kalabalık yankısı veya canlı performans tutanak etkisi üretir. Ses yükseldiğinde kaydın yeri değişir. “Bu ses zaten hakikati duyuruyor” cümlesi sedacı zincir kırılmasıdır. Sesin hangi işlemden geçtiği, kimin adına konuştuğu, hangi kararla üretildiği, hangi kayda dayandığı sorulduğunda soru, sese duyarsızlık gibi kodlanır.

Karı forsu bu tenezzülcü kırılmayı kadın-imgeyle güçlendirir. Kadın yüzü, kadın sesi, kırgınlık, sahicilik, incelik, mağduriyet ve fedakârlık sebep-sonuç zincirindeki eksik halkaların yerine yerleşir. Sebep açıklanmaz; yüz gösterilir. Ara işlem açıklanmaz; ses yükseltilir. Sonuç kanıtlanmaz; duygu dolaşıma sokulur. Zinciri açmak isteyen kişi, olayı anlamaya çalışan biri gibi değil, yüzü kirleten, sesi duymayan, kadın-imgeyi küçümseyen biri gibi görünür.

Tenezzülcü iğret sırıtış burada belirir. Onay dilenen yüz lütuf dağıtıyor gibi müsterihleşir. Yüz, değerinin sebebini açıklamadan değer ister. Ses, kaydını göstermeden kabul ister. Kadın-imge, zincirin kopuk halkasına teminat olur. Düşman, bu teminatı işlem alanına geri çağıran kişidir.

Tahammülcü Kırılma

Tahammülcü figür, sebep-sonuç zincirini zamanla kırar. Bir sonucun hangi somut işlemle doğduğu sorulduğunda cevap “bunca zamandır” diye başlar. Bunca zamandır bekledik. Bunca zamandır sustuk. Bunca zamandır katlandık. Bunca zamandır emek verdik. Bunca zamandır acı çektik. Bunca zamandır dayanıyoruz. Böylece somut işlem sorusu, birikmiş zamanın alacağına çevrilir.

Tahammülcüde sabır açık karşılıklılık içinde çalışan bir dayanma gücü olmaktan çıkar; sonradan tahsil edilecek bir hak gibi işlemeye başlar. Bekleyiş alacak defteri olur. Katlanma ahlaki kredi olur. Sessizlik borç üretir. Soru soran kişi yalnızca sebep-sonuç zincirini arayan biri gibi durmaz; bu uzun bekleyişin değerini tanımayan kişi gibi kodlanır.

Belagatçi bu kırılmayı kavramla yürütür. Somut sebep sorusu, kavramsal seviye tartışmasına çevrilir. Delil, kayıt, karar, yetki, zarar ve sorumluluk soruları tarihsel bağlam, sistemsel okuma, kadın dayanışması, beden politikası, sınıf perspektifi, barış dili veya haysiyet çerçevesi içinde boğulur. “Sebebi böyle sorman, zaten meseleyi yanlış kurduğunu gösteriyor” cümlesi belagatçi kırılmadır. Soru yanıtlanmaz; soru sahibinin konumu yargılanır.

Lagalugacı bu kırılmayı yazgıyla yürütür. Somut sebep sorusu geniş bir “zaten” alanına dağıtılır. Zaten böyle olur. Zaten sistem böyle işler. Zaten erkeklik bunu üretir. Zaten siyaset böyledir. Zaten kurumlar böyledir. Bu cümleler bazen gerçek bağlantılara temas edebilir; fakat fail, karar, işlem, zarar ve sorumluluk halkalarını dağıttığında lagalugacı kırılma çalışır. “Bu sonuç zaten bu düzenin doğasında var” cümlesi, somut zinciri geniş yazgıya teslim eder.

Tahammülcü karı forsu bu zaman kırılmasını kadın sabrı, anne acısı, kırgınlık, uzun süreli katlanma, görünmeyen emek ve sessiz dayanma ile mühürler. Kadın çok dayanmıştır, anne çok beklemiştir, eş çok taşımıştır, mağdur çok susmuştur, barış taşıyıcısı çok sabretmiştir. Bu cümleler gerçek deneyimlere dayanabilir. Fakat zincirdeki eksik halkaların yerine sabır yerleştirildiğinde, soru sahibi bunca zamandır dayanmış figürün emeğini hesaba katmayan düşman olur.

Tahammülcü iğret sırıtış, zamanı kanıt yapar. Sabır sebep yerine geçer. Bekleyiş sorumluluk üretir. Belagat soruyu küçültür. Lagaluga sorumluluğu dağıtır. Kadın-imge bu dağılmayı dokunulmaz hale getirir. Müsterih tebessüm ise “biz zaten çok dayandık” yüzüdür. Bu yüz sakin görünür; altta faizli hınç işler.

Tevessülcü Kırılma

Tevessülcü figür, sebep-sonuç zincirini örtük manevrayla kırar. Açıkça ne yaptığı belirsizdir; fakat sonuç doğmuştur. Kim ne söyledi, kim kime baskı yaptı, hangi ima hangi davranışı üretti, hangi sosyal çevre hangi suskunluğu doğurdu, hangi muğlak talep hangi suçluluğu yarattı, hangi nezaket hangi yöntemi temiz gösterdi soruları karanlıkta kalır. Yüz temizdir, yöntem görünmezdir, sonuç ortadadır.

Tevessülcü temiz yöntem iddiasıyla çalışır. “Biz böyle şeylere başvurmayız” cümlesi sahnenin ahlaki örtüsüdür. Fakat aynı anda ima, çevre baskısı, duygusal şantaj, sosyal dışlama, arabuluculuk oyunu, özel bilgi tehdidi, kırgınlık yönetimi veya muğlak beklenti devrededir. Açık sebep-sonuç zinciri görünmezleşir. Sonuç vardır; yöntemi soran kişi nezaketsiz, duyarsız veya düşmanca görünür.

Şantajcı bu kırılmayı tehditle yürütür. Açık tehdit ile sonuç arasındaki zincir görünmez bırakılır. “Sonuçları herkes bilir” cümlesi şantajcı kırılmadır. Söylenen azdır; ima edilen çoktur. İtiraz eden kişi cevaplanacak muhatap değil, açığa çıkarılacak kir gibi konumlanır. Soru sahibi, kendi hakkında doğacak sonuçları hesaplaması gereken bir figüre çevrilir.

Manipülatör bu kırılmayı muğlak taleple yürütür. Talep ile suçluluk arasındaki zincir görünmez bırakılır. Ne istendiği açık değildir. Hangi özür yeterli, hangi kayıt ikna edici, hangi davranış onarıcı, hangi mesafe saygılı, hangi yakınlık doğru belirsizdir. Karşı tarafın bunu sezmesi beklenir. “Bunu anlaman gerekirdi” cümlesi manipülatör kırılmadır. Talep açıklanmadığı halde ahlaki sınır olur. Sınırı sezemeyen düşmanlaşır.

Tevessülcü karı forsu bu örtük manevrayı kadın hassasiyeti, mağduriyet, kırgınlık, mahremiyet, dayanışma, nezaket ve acıyla temiz gösterir. “Kadınları incitmeyelim”, “mağduriyete hassas olalım”, “dayanışmayı bozmayalım”, “nezaketi koruyalım”, “özel hayat sınırına dikkat edelim” gibi cümleler güçlü ve gerekli duyarlılıklar taşıyabilir. Fakat bu duyarlılıklar yöntem sorusunu susturma, baskı zincirini gizleme, tehdidi nazikleştirme veya muğlak talebi dayatma işlevi kazandığında tevessülcü sırıtış başlar.

Tevessülcü iğret sırıtış, yöntemi görünmezleştirir. Sonucu doğuran ima zincirini saklar. Zinciri açmak isteyen kişiyi nezaketsiz düşman olarak tanır. Müsterih tebessüm burada masumiyet yüzüdür. “Biz bir şey yapmadık” der. O sırada sahne çok şey yapmıştır.

Kırık Halkaların Eşzamanlılığı

Bir sahnede zincir tek yerden kırılmaz. Sebep, kayıt, ara işlem, sorumluluk, yöntem ve talep aynı anda yer değiştirir. Nazarcı sebep halkasını yüzle değiştirir. Sedacı kayıt halkasını sesle değiştirir. Belagatçi ara işlem halkasını kavramla değiştirir. Lagalugacı sorumluluk halkasını yazgıyla değiştirir. Şantajcı yöntem halkasını tehditle karartır. Manipülatör talep halkasını muğlaklaştırır. Tenezzülcü bu kırılmaya üstünlük verir. Tahammülcü zaman verir. Tevessülcü örtük manevra verir. Karı forsu kadın-imge mührü verir. Müsterih tebessüm bütün bu işlemi sakinleştirir.

Bu eşzamanlı kırılmada soru sahibi her yönden sıkıştırılır. Yüzü anlamamıştır. Sesi duymamıştır. Kavramı kavramamıştır. Yazgıyı kabul etmemiştir. Tehdidin sınırını bilmemiştir. Muğlak talebi sezmemiştir. Kadın-imgeye hassas davranmamıştır. Nezaketi korumamıştır. Sabır alacağını tanımamıştır. Böylece sebep-sonuç zincirini açmak isteyen kişi, zincirin bütün yerine koyma figürlerine saldıran düşman gibi görünür.

Bu işleyişin gücü, her kopuşun bir başka kopuşla korunmasından gelir. Yüz sorulduğunda ses yükselir. Ses sorulduğunda kavram gelir. Kavram sorulduğunda yazgı açılır. Yazgı sorulduğunda tehdit ima edilir. Tehdit sorulduğunda muğlak talep devreye girer. Muğlak talep sorulduğunda kadın-imge kırgınlaşır. Kadın-imge sorulduğunda müsterih tebessüm belirir. İğret sırıtış bu döngünün tamamında çalışır.

Bu yüzden iğret sırıtış tek bir halkayı koparmaz; zincirin farklı noktalarına yüz, ses, kavram, yazgı, tehdit ve muğlaklık yerleştirir. Kopan halkalar görünmezleşir. Görünmezleşen halkaların yerine sahne figürleri yerleşir. Sahne figürleri kutsallaştığında soru faul olur. Faul olan soru, düşmanın kanıtı gibi dolaşıma girer.

Kadın-İmge Mührü

Sebep-sonuç zinciri kırıldıktan sonra kopan yerlerin mühürlenmesi gerekir. Karı forsu bu mühürleme işidir. Kadın-imge, mağduriyet, anne acısı, kırgın sanatçı, fedakâr eş, barış taşıyıcısı, başörtülü mağdur, Cumhuriyet kadını, köylü kız, yas tutan anne, sahici kadın sesi kırık zincirin üstüne yerleştirilir. Kadın-imge sebep açıklamaz; sebep sorusunu ayıplar. Kadın sesi kayıt sunmaz; kayıt sorusunu soğutur. Kadın acısı yöntem açıklamaz; yöntem sorusunu incitici yapar. Kadın dayanışması sorumluluk belirlemez; sorumluluk sorusunu saldırgan dile yaklaştırır.

Bu işlem gerçek acıların varlığıyla güç kazanır. Bir kadının özel hayatına saldırılmış olabilir. Bir annenin kaybı gerçek olabilir. Bir sanatçının emeği gerçek olabilir. Bir başörtülü mağduriyet tarihi gerçek olabilir. Bir köylü kadının toprakla bağı gerçek olabilir. Bir kadın dayanışması gerçek bir saldırıya karşı kurulmuş olabilir. Karı forsu bu gerçeklikleri silerek çalışmaz; bu gerçekliklerin sahne değerini sebep-sonuç zincirinin üstüne kapatarak çalışır.

Bu yüzden “saldırı gerçek” cümlesi ile “sahne mekanizması gerçek” cümlesi aynı anda tutulmalıdır. Cinsiyetçi saldırıyı reddetmek, kadın-imgenin teyit organı yapılmasını çözümlemekle birlikte yürür. Mağduriyeti görmek, mağduriyetin dokunulmazlık sermayesine çevrildiği anı görmeyi gerektirir. Kadın emeğini tanımak, kadın sesinin hangi kaydın yerine geçirildiğini sormayı engellemez. Barış istemek, süreç tutanağı sormayı gerektirir. Toprağı savunmak, mülkiyet zincirini açmayı gerektirir. Direnişi ciddiye almak, strateji sorusunu güçlendirir.

Karı forsu bu eşzamanlılığı daraltır. Sahneyi iki kutba iter. Ya kadın dayanışmasının yanındasın ya kadın düşmanlarının yanında. Ya mağduriyetin yanındasın ya saldırgan dilin yanında. Ya barışın yanındasın ya barış bozucuların yanında. Ya acının yanındasın ya duyarsızların yanında. Böylece üçüncü konum yutulur: saldırıyı reddeden ve sahne mekanizmasını çözen konum.

İğret sırıtış en çok bu üçüncü konuma yönelir. Çünkü bu konum, düşman üretim makinesini bozar. Kadın-imgeye saldırmadan karı forsunu açar. Acıyı küçümsemeden acının hangi zinciri mühürlediğini sorar. Nezaketi çöpe atmadan nezaketin hangi yöntemi gizlediğini gösterir. Müsterih tebessüm bu kişiyi hemen tanır. “Düşmanımızı biliyoruz” der. Aslında tanıdığı şey, kırık zinciri yeniden kurma girişimidir.

Zinciri Kurmak İsteyen Kişinin Düşmanlaştırılması

Düşman çoğu kez zinciri kıran kişi değil, zinciri yeniden kurmak isteyen kişidir. Tenezzülcü için düşman, varsayılan değerin sebebini soran kişidir. Nazarcı için düşman, yüzün hangi dosyanın yerine geçtiğini soran kişidir. Sedacı için düşman, sesin hangi kayıtla desteklendiğini soran kişidir. Tahammülcü için düşman, sabrın hangi somut hakka bağlandığını soran kişidir. Belagatçi için düşman, kavramın hangi işlemi örttüğünü soran kişidir. Lagalugacı için düşman, yazgının hangi sorumluluğu dağıttığını soran kişidir. Tevessülcü için düşman, imanın hangi sonucu doğurduğunu soran kişidir. Şantajcı için düşman, tehdidin hangi suskunluğu ürettiğini soran kişidir. Manipülatör için düşman, muğlak talebin hangi suçluluğu doğurduğunu soran kişidir.

Bu düşmanlaştırma işlemi, sahnenin kendi eksikliğini korur. Tenezzülcünün eksik halkası, değerin sebebidir. Nazarcının eksik halkası, yüzün dosyayla bağıdır. Sedacının eksik halkası, sesin kaydıdır. Tahammülcünün eksik halkası, sabrın somut hakka bağlanmasıdır. Belagatçinin eksik halkası, kavramın örttüğü işlemdir. Lagalugacının eksik halkası, yazgının dağıttığı sorumluluktur. Tevessülcünün eksik halkası, imanın doğurduğu sonuçtur. Şantajcının eksik halkası, tehdidin ürettiği suskunluktur. Manipülatörün eksik halkası, muğlak talebin yarattığı suçluluktur.

Zinciri kurmak isteyen kişi bu eksik halkalara dokunur. Bu yüzden düşmanlaştırılır. Soruya cevap vermek yerine soru sahibinin konumu konuşulur. “Bunu nasıl sorarsın?” cümlesi, sebep-sonuç zincirini ahlaki sahaya çeker. “Bu kadar acı varken bunu mu soruyorsun?” cümlesi, sonuçla sebep arasına mağduriyet koyar. “Bu ses yükselmişken hâlâ kayıt mı arıyorsun?” cümlesi, sesin kayıt yerine geçmesini talep eder. “Bunca sabırdan sonra hâlâ işlem mi soruyorsun?” cümlesi, zamanı sebep yapar. “Bunu anlaman gerekirdi” cümlesi, açıklanmayan talebi yasa yapar.

Müsterih tebessüm bu düşmanlaştırmanın yüzüdür. Açık öfke taşımayabilir. Kibar, sakin, ağırbaşlı, haysiyetli olabilir. Bu sakinlik, düşmanın çoktan tanınmış olmasından doğar. Fakat burada tanıma, araştırma anlamı taşımaz. Tanıma, tasnif anlamı taşır. Zinciri kurmaya çalışan kişi, yanlış figüre yanlış temas eden kişi olarak sınıflandırılır. Sınıflandırma tamamlandığında yüz rahatlar.

Tam Döngü

Bir olay olur. Sebep-sonuç zinciri sorulur. Tenezzülcü değeri varsayar. Nazarcı yüzü getirir. Sedacı sesi yükseltir. Tahammülcü zamanı kanıt yapar. Belagatçi soruyu kavrama boğar. Lagalugacı sorumluluğu yazgıya dağıtır. Tevessülcü yöntemi görünmezleştirir. Şantajcı tehdidi ima eder. Manipülatör talebi muğlak bırakır. Karı forsu kadın-imgeyle kopan halkaları mühürler. Soru faul yapılır. Düşman tanınmış sayılır. Müsterih tebessüm belirir. İğret sırıtış yüzeye vurur.

Bu döngüde en kritik an, sorunun faul yapılmasıdır. O ana kadar zinciri kurmak mümkündür. Sebep gösterilebilir. Kayıt açılabilir. İşlem anlatılabilir. Sorumluluk belirlenebilir. Yöntem üstlenilebilir. Talep açıkça söylenebilir. Kadın-imge teminat yerine özne olarak konuşabilir. Mağduriyet hesap alanına bağlanabilir. Nezaket yöntem gizleme aracı yerine karşılıklılık zemini olabilir. Fakat soru faul yapıldığında işlem alanı kapanır. Duygu sahası açılır.

İğret sırıtış, bu kapanışın yüz hareketidir. Sebep-sonuç zinciri kırıldıktan sonra ortaya çıkan boşluk yüz, ses, sabır, kavram, yazgı, tehdit, muğlaklık ve kadın-imgeyle doldurulur. Bu dolgu dışarıdan temiz görünür. İçeride ise tiksinti, ayıplama, hınç ve dokunulmazlık üretir. Tiksinti, soru sorana yönelir. Ayıplama, kayıt talebine yönelir. Hınç, sabır alacağı olarak dolaşır. Dokunulmazlık, kadın-imgeyle mühürlenir.

İğret sırıtışın çarpıcılığı, açık saldırıdan daha sakin görünmesindedir. Bağırmaz; tebessüm eder. Açıkça tehdit etmeyebilir; sonuçları hissettirir. Açıkça talep etmeyebilir; anlaman gerekirdi der. Açıkça belge yerine yüz koyduğunu söylemeyebilir; yüz zaten her şeyi anlatıyor der. Açıkça sesi tutanak yaptığını söylemeyebilir; bu kadar ses varken kayda ne gerek var duygusu kurar. Açıkça sorumluluğu dağıttığını söylemeyebilir; zaten bu düzen böyle der. Açıkça yöntemi sakladığını söylemeyebilir; nezaketi öne çıkarır.

Zinciri Kıran Yüz

Düşmanını Tanıyan Müsterih Tebessüm, Karı Forsunun İğret Sırıtışıdır. Burada mesele bir yüzün samimi olup olmadığı değildir. Mesele, yüzün hangi sebep-sonuç zincirini kırdığıdır. Tenezzülcü zinciri üstünlükle kırar. Tahammülcü zinciri zamanla kırar. Tevessülcü zinciri örtük yöntemle kırar. Nazarcı yüzü eksik halka yapar. Sedacı sesi eksik halka yapar. Belagatçi kavramı eksik halka yapar. Lagalugacı yazgıyı eksik halka yapar. Şantajcı tehdidi görünmeyen halka yapar. Manipülatör muğlak talebi sezilmesi gereken halka yapar. Karı forsu kadın-imgeyi bütün kırık halkaların mührü yapar. Müsterih tebessüm kırılmış zinciri huzur gibi gösterir. İğret sırıtış zinciri kurmak isteyen kişiyi düşman diye tanır.

Bu yüzden sahnenin hakikati, yüzün iyi niyetli görünüp görünmediğinde bulunmaz. Hakikat, hangi halkanın koptuğunda bulunur. Hangi yüz hangi sebebi örttü? Hangi ses hangi kaydı bastırdı? Hangi sabır hangi işlemi yuttu? Hangi belagat hangi sorumluluğu küçülttü? Hangi lagaluga hangi faili dağıttı? Hangi nezaket hangi yöntemi sakladı? Hangi tehdit hangi suskunluğu üretti? Hangi muğlak talep hangi suçluluğu doğurdu? Hangi kadın-imge hangi kırık zinciri mühürledi?

Düşmanını tanıyan müsterih tebessüm, bu soruları soran kişiyi tanır. Onu düşman diye tanır. Çünkü o kişi zinciri yeniden kurmaya çalışır. Karı forsu bu çabayı kadın-imgeye yanlış temas gibi gösterir. İğret sırıtış bu gösterimi müsterih yüzle taşır. Böylece kopan halka bulunmadan, düşman bulunmuş sayılır.

5 Yorum

Filed under Suni muhaberat