Artiz: Lacancı S1 Arıtma Tesisi

(playlist)

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞
👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Analitik söylemin küfürsel esas-imleyeni, Millerci arıtma, Žižekçi sinematik artizlik, Trumpçı ayıpçıl baba ve Legolugat’ta kanırtma adları

Bugünkü Lacancı sahne bir S1 arıtma tesisidir. Analitik söylemin üretmesi gereken kaba, tekil, kanırtıcı esas-imleyen alınır; üniversite söyleminin nezih bilgi devresinde temizlenir; sonra literatüre katkı, klinik yönelim, politik müdahale, etik okuma, yeni kavram diye dolaşıma sokulur. Lacan’ın dört söyleminde S1 esas-imleyendir, S2 bilgidir, $ bölünmüş öznedir, küçük a nesne-sebeptir; analitik söylemin hareketi de nesne-sebepten bölünmüş özneye, oradan esas-imleyene, oradan bilgiye doğru işler (🔗). Bu diziliş, analitik söylemden çıkan S1’in bilgiye eklenen parlak bir açıklama olarak alınamayacağını daha baştan gösterir. S1, bilginin etrafında dönmeye zorlandığı kanırtma odağıdır.

S1 bu yüzden küfür gibidir. Küfür bilgi vermez; bir yeri deler. Küfür muhatabı açıklamaz; muhatabın keyif aldığı, poz kestiği, saklandığı, parladığı, rezilleştiği noktaya kaba bir ad koyar. Cinsel küfürlerin cinsellik, organ, soy, anne, baba, namus, beden deliği, hayvanlaşma ve aşağılanma etrafında kümelenmesi buradan anlaşılır. Cinsellik, simgesel düzenin tam kapatamadığı jouissance düğümüdür; küfür o düğümü bilgiyle çözmek yerine kaba bir adla kanırtır. Analitik S1 de böyle çalışır. “Artiz” bu işleyişin örnek adıdır. Birini veya bir söylemi ayrıntılı kavramlarla açıklamaz; sahne alma pozunu yakalar.

Miller’den itibaren Lacancılığın tarihsel sorunu burada başlar. Lacan’ın sözlü, kesintili, klinik, performatif öğretisi korunabilir ve aktarılabilir hale geldikçe metinleşti. Metinleşme koruma sağladı; aynı hareket arıtma işlemini de başlattı. Seminer pasaj oldu, pasaj kavram oldu, kavram literatür oldu, literatür kurum oldu. Millerci Lacancılık bu arıtmayı kurumsal biçime kavuşturdu. Miller’e karşı çıkan Lacancılık da çoğu zaman aynı arıtma tesisinin muhalif bandında çalıştı. Millerci okuma, anti-Millerci okuma, klinik saflık, politik Lacan, etik Lacan, kurumsal eleştiri gibi adlar S1’in küfürsel ağızdan çıkmasını engelleyip onu S2’nin nezih dolaşımına sokan etiketlere dönüştü.

Žižek bu sahnede özel bir eşik oluşturur. Resmi yasanın arkasında işleyen ayıpçıl üstben buyruğunu, müstehcen eki, kaba kahkahayı, baba jestini, grup içi küfrü, cinsel imayı, yasa ile keyfin yapışmasını görür. Yersiz Şeyler’de çevrilen Žižek metinlerinde “ayıpçıl üstben” tam da ahlak normlarını sadist keyifle birbirine bağlayan yapı olarak görünür (🔗). Bu sezgi güçlüdür. Fakat Žižek bu sezgiyi çoğu zaman sinema sahnesinde işler. Sinema, müstehcen babayı, grotesk yüzü, cinsel imayı ve iğret sırıtışı gösterilebilir hale getirir. Gösterilebilir olan yorumlanabilir hale gelir. Yorumlanabilir olan eleştirel sermaye olur. Bu noktada küfürsel S1 sinematik artizliğe bağlanır.

Trump bu nedenle belirleyici tarihsel düğümdür. Žižek’in sinemada aradığı ayıpçıl baba, Trump’ta politik S1 makinesine dönüşür. Miting, lakap, slogan, yüz ifadesi, sosyal medya ritmi, aşağılayıcı adlandırma ve kalabalık kahkahası tek bir iletişim aygıtı halinde çalışır. “MAGA” kayıp aura etrafında kitle toplar. “Fake news” medya üzerine açıklama sunmaz; güven kırığını tek adla çiviler. “Crooked Hillary” rakibi program düzeyinde tartışmaya açmaz; eğrilik S1’iyle sabitler. “Sleepy Joe” yaş, güçsüzlük ve düşkünlük etrafında bir bağlama üretir. “Witch hunt” hukuki savunmayı saldırıya uğrayan efendi fantazisine bağlar. Žižek’in Trump üzerine yazılarında müstehcenliğin kaba sözcüklerden çok iktidarın ciddiyet gösterileriyle birlikte işlediğini vurgulaması bu düğümü açar (🔗). Sinemada teşhir edilen müstehcen baba, siyasette kendini zaten teşhir ettiğinde Lacancı ifşa jesti kendi konforunu kaybeder.

Bu bütün sahnenin teorik omurgası S1 ile S(Ⱥ) ayrımıdır. S1 kanırtma odağını adlandırır. S(Ⱥ) Öteki’nin eksikliğini gösterir. S1 “artiz” der; S(Ⱥ) garantinin çekildiği yeri gösterir. Žižek S(Ⱥ)’yı büyük bir konu haline getirdi: düzenin kendi kapanışını verememesi, yasanın kendi temelini tam kuramaması, Büyük Öteki’nin tutarsızlığı. Fakat S(Ⱥ) yüksek teori estetiğine çevrildiğinde “boşluk”, “negatiflik”, “yarık”, “eksiklik” gibi parlak sözlerin dolaşımına girer. S1 de başka bir yoldan estetikleşir: müstehcen jest, sinematik baba, grotesk yüz, iğret sırıtış, kült sahne. Böylece S(Ⱥ) da S1 de sinematik artizliğin alanına kilitlenir. Žižekian Analysis’te S1’in objet a’dan ayrıldığında S(Ⱥ)’ya dönüşmesi, bu dönüşümde yetkilendirme ile bedenlenme arasındaki farkın belirleyici olması üzerinden tartışılır (🔗). Bu ayrım korunduğunda S1’in küfürsel çivisi ile S(Ⱥ)’nın garantisizliği birbirine karışmaz.

Legolugat bu arıtma sahnesine karşı yerel S1 atölyesi gibi okunabilir. Görce Sözlüğü’nde “açükleme”, “afra”, “ağlaşma”, “ahmakina”, “kalabalık gıdıklama”, “Alay Tanrısı”, “amayurt” gibi adlar yer alır (🔗). Bunlar kavram olarak parlatıldığında gücünü kaybeder; kanırtma adı olarak kullanıldığında işler. “Açükleme” açıklamanın aydınlatma kisvesi altında üstten hizaya sokma jestini yakalar. “Afra” aura’nın yerel parıltısını indirir. “Ağlaşma” kolektif duygulanımın hakikat yerine geçirilmesini tutar. “Ahmakina” aptallığın kişisel kusurdan üretim mekanizmasına dönüşmesini adlandırır. “Kalabalık gıdıklama” influencer dilinden miting ritmine, akademik şovdan Žižekçi sahne performansına kadar uzanan bir bağlama üretimini yakalar. “Nezaket balonu” ise ayıpçıl içerikleri işlerken kendi düzgünlüğünü koruyan Lacancı kabuğun adıdır.

Arıtmanın mantığı

Lacan’ın dört söylem şeması, toplumsal bağların nasıl konuştuğunu gösterir. Efendi söyleminde S1 ön plandadır; bir ad, bir buyruk, bir kurucu işaret hareketi başlatır. Üniversite söyleminde S2 ön plana çıkar; bilgi konuşuyormuş gibi görünür. Fakat bu bilgi, perde arkasında bir S1 tarafından yönlendirilir. Analitik söylemde ise küçük a konum değiştirir; özne kendi sözünde bölünür; bu bölünmeden bir S1 çıkar. Bu S1, bilginin içinde düzgünce yerleşecek bir sonuç olarak ortaya çıkmaz. Analitik edimin değeri, öznenin kendi ağzından çıkan bu esas-imleyenin kanırtma kuvvetindedir.

Güncel Lacancı sahnenin arıtma işlemi tam burada çalışır. Analizden çıkan S1, örneğin “artiz”, “ayıpçıl”, “açükleme” veya “kalabalık gıdıklama” gibi bir ad, ilk anda bir yara açar. Arıtma tesisi bu yarayı kapatmak için devreye girer. Sözcüğü açıklamaya çevirir. Açıklamayı kavrama bağlar. Kavramı kaynakçaya bağlar. Kaynakçayı ekole bağlar. Ekolü kurumsal tanınmaya bağlar. Böylece S1’in ağızdaki kabalığı silinir; geriye akademik dolaşıma uygun bir S2 kalır.

Bu dönüşümün gündelik modeli “Ne?” ile “Efendim?” arasındaki farkta görünür. “Ne?” doğrudan, kaba, kısa, kesicidir. “Efendim?” muhataplığı nezaket içinde düzenler. Yersiz Şeyler’de bu fark, muhataplık ve dört söylem bağlamında ele alınır (🔗). Lacancı üniversite söylemi analitik “Ne?”yi akademik “Efendim?”e çevirir. Analizde beklenen kesinti, seminer nezaketine alınır. Ağızdan çıkan küfürsel S1, kavramsal terbiyeye sokulur.

Millerci tarihsel bant bu yüzden yalnız editörlük tarihi olarak kalmaz. Lacan’ın öğretisinin aktarımı, Lacan’ın konuşmasındaki kesintiyi de aktarılabilir forma çevirdi. Bu kaçınılmaz işlem, bir yandan Lacan’ın kaybolmasını engelledi; diğer yandan Lacan’ın sözünü literatür sistemine bağladı. Bugünkü sahnede Lacan’dan alınan her keskin imleyen, kendisini hemen kavramsal soy ağacına, seminer referansına, okul ayrımına, klinik prosedüre veya politik konuma bağlayan bir düzenle karşılaşır. S1’in arıtılması bu düzenin temel işidir.

Anti-Millerci hat aynı düzeni başka bir tonda sürdürür. Kuruma karşı konuşan ses, kendi karşı-kurumunu kurar. Millerci metinleştirmeye karşı gelen okuma, kendi alternatif metinleştirmesini üretir. “Hakiki klinik”, “daha politik Lacan”, “daha saf aktarım”, “kuruma karşı analiz” gibi başlıklar S1’in çarpmasını yeniden S2’ye bağlar. Böylece karşı çıkış bile arıtmanın malzemesi olur.

Küfürün yapısı

Küfür, dilin bilgi verme işlevini kenara iter ve imleyenin çarpma kuvvetini öne çıkarır. Bir küfür çoğu zaman nesnesini tarif etmez. Onu bir pozda yakalar. Birine “artiz” denildiğinde, o kişinin davranışları tek tek incelenmiş, sınıflandırılmış, açıklanmış olmaz. Buna rağmen söz iş görür. Çünkü söz, kişinin kendini sahneye koyma biçimini doğrudan tutar.

Küfürlerin cinsellikte yoğunlaşması da bu işleyişle ilgilidir. Cinsellik, yalnız biyolojik temas alanı olarak düşünülünce küfürün gücü anlaşılmaz. Cinsellik, akrabalık düzeninin, soyun, namusun, beden imgesinin, toplumsal tanınmanın ve keyfin birbirine bağlandığı yerdir. Bu yüzden anneye, babaya, organa, namusa, deliğe, dışkıya, hayvana ve aşağılanmaya giden küfürler simgesel düzenin düğümlerine yönelir. Küfür bu düğümleri çözümlemez; onları acıtan bir adla yoklar.

Analitik S1 de bu yüzden küfürsel karakter taşır. Analizde öznenin söylediği şey çoğu zaman yeni bilgi değildir. Özne kendisi hakkında zaten çok şey bilir, hatta tam da bildikleriyle kendini korur. Analitik kesinti, bu bilginin içinden bir esas-imleyenin fırlamasını sağlar. O imleyen anlamlı bir açıklama gibi değil, ağza yakışmayan bir ad gibi gelir. Kişi kendi sahne alışını, kendi keyif düzenini, kendi tekrarını o adda yakalar.

“Artiz” sözcüğü bu yüzden merkezîdir. Lacancı akademik sahnenin, Žižekçi sinema performansının, Hollywood’un iğrençliği estetikleştirme becerisinin, sosyal karı forsunun ve eleştirel pozun ortak noktasını yakalar. Artiz, yalnız gösterişçi demek değildir. Artiz, kendi eleştirelliğinden parıltı devşiren, ayıp olanı işlemeyi sosyal forsa dönüştüren, rahatsız edici şeye bakma cesaretini sahne ışığına çeviren figürdür. Bu yüzden “artiz” kavramlaştırıldığında azalır; küfür gibi söylendiğinde işler.

Nezaket balonu ve sosyal karı forsu

Lacancı sahnenin kendini ayıp, cinsellik, arzu, keyif, müstehcenlik ve travma etrafında kurması ilk bakışta sert görünür. Fakat bu sertlik çoğu zaman güvenli bir nezaket balonu içinde dolaşır. Cinsellik konuşulur, ama imayla konuşulur. Müstehcenlik işlenir, ama kültürlü işlenir. Ayıp baba figürü tartışılır, ama sinema bilgisiyle tartışılır. İğrenç yüz sahneye alınır, ama estetik malzemeye dönüştürülür. Bu düzen içinde ayıp olanı konuşabilme becerisi sosyal forsa dönüşür.

“Sosyal karı forsu” bu noktada kaba ama etkili bir S1 olarak çalışır. Burada mesele tek tek kişilerden çok bir sahne ekonomisidir. Cinsel ima, teorik cesaret, kültürel açıklık, eleştirel şıklık ve sosyal parıltı birbirine bağlanır. “Ben ayıp olana bakabiliyorum” pozu, Lacancı söylemin kendi keyif düzenine dönüşür. Bu poz, S1’in kaba gelişine alan açar gibi görünürken onu daha baştan sosyal kabul süzgecinden geçirir.

“Açükleme” bu sahnenin bilgi jestidir. Açıklayan kişi yalnız açıklama yapmaz; açıklama edimiyle konum alır. Üstten hizaya sokar. Muhatabı aydınlatma adı altında kendi S2 üstünlüğünü kurar. Üniversite söylemi burada çıplak biçimde görünür: bilgi konuşur, ama bilginin arkasındaki S1 saklanır. Lacancı açükleme, analitik kesintinin kaba “Ne?”sini kibar “Efendim?”e çevirir.

Nezaket balonu ayıpçıl içerikleri sever, çünkü onları kendisine zarar vermeyecek biçimde dolaşıma sokabilir. Küfür konuşulur, ama küfür olarak değil; obscene supplement, superego injunction, libidinal underside, jouissance economy gibi parlatılmış adlarla konuşulur. İğrençlik gösterilir, ama iğrençliğin yaralayıcı sesi yerine görüntüsü dolaşır. Sosyal karı forsu bu balonun libidinal vitrinidir. Eleştirellik de burada bir tür sahne sermayesine döner.

Žižekçi sinematik artizlik

Žižek’in gücü, yasanın temiz yüzünün arkasındaki müstehcen eklentiyi yakalamasıdır. Modern ideoloji yalnız resmi buyrukla işlemez; resmi buyruğu taşıyan gayriresmi kahkaha, kaba şaka, cinsel ima, grup içi küfür, baba jesti ve üstben baskısı vardır. Žižek’in film okumaları bu yüzden etkileyici olmuştur. Sinema, fantazinin nasıl çalıştığını, yasanın nasıl keyifle desteklendiğini, arzunun nasıl sahnelendiğini göstermek için yoğun bir malzeme sağlar.

Fakat sinema bu gücü arıtan bir alan da sağlar. Film sahnesi, küfürsel S1’i temsil edilebilir kılar. Temsil edilen şey izlenebilir, dondurulabilir, yorumlanabilir, yeniden oynatılabilir. Žižek’in Sapkın Kılavuz hattında sinema ve ideoloji, izleyiciye kurulu sahneler üzerinden gösterilir; Yersiz Şeyler’deki “Sapkın Kılavuz İdeoloji” sayfası bu çizginin Türkçe bağlamını da sunar (🔗). Žižek sahnenin dışından konuşan yorumcu olmaktan çıkar; sahnenin içinde konumlanan analizci figür olur. Bu figür, eleştirelliğin kendisini performansa dönüştürür.

Sinematik artizlik burada doğar. Müstehcen baba figürü analiz edilir, fakat analiz sinema sevgisinin güvenli alanında kalır. Cinsel ima çözülür, fakat ima olarak kalması sayesinde sosyal forsu artırır. Grotesk yüz ele alınır, fakat yüzün iğrençliği estetik nesne olur. Žižek küfrün önemini kavrar, ama küfrün doğrudan S1 oluşunu çoğu zaman filmik sahneye bağlar. Sinema, küfrün kaba ağızdan çıkışını yumuşatır; onu kültür teorisinin dolaşımına uygun hale getirir.

Bu sınır, Žižek’in başarısının yan ürünüdür. Çok iyi görülen şey, çok iyi sahnelenir. Çok iyi sahnelenen şey, kendi sahne gücüne bağlanır. Žižek’in düşüncesi burada Lacancı sahnenin genel kaderini paylaşır: Analitik kesinti, eleştirel performans olarak parlamaya başlar. “Artiz” S1’i bu yüzden yalnız Lacancı akademiye değil, Žižekçi sahne alışına da değer.

İğret sırıtış

İğret sırıtış, bu arıtma mekanizmasının estetik yüzüdür. Abject grimace diye anılan grotesk yüz buruşturma, yamuk ağız, tiksinti mimiği, ayıp gülüş, müstehcen baba yüzü ve bedensel bozulma ilk anda nezaketi bozuyor gibi görünür. Fakat Lacancı kültür teorisinde bu imgeler çoğu zaman nezaket balonunu güçlendirir. Çünkü iğrenç olan gösterilebilir hale geldiğinde, onunla kurulan ilişki de denetlenebilir hale gelir.

Hollywood bunu görüntüyle yapar. Lacancı akademi yorumla yapar. Hollywood iğrençliği kadrajlar. Lacancı akademi iğrençliği kavramlaştırır. Hollywood ayıp babayı karakterleştirir. Lacancı akademi ayıp babayı seminerleştirir. Hollywood cinsel imayı pazarlanabilir yapar. Lacancı akademi cinsel imayı eleştirel forsa çevirir. İkisinde de iğret sırıtış, gerçek bir kopuşun kendisi yerine kopuşun seyredilebilir imgesi olarak dolaşır.

Yersiz Şeyler’de çirkin, tırstıran, iğrenç ve iğreti suretler üzerine çevrilen Žižek-Krečič metni, anlamı çöken imleyenin ayıpçıl libidinal yankılarla dolmasını anlatır (🔗). Bu çizgi, iğret sırıtışın neden bu kadar güçlü malzeme olduğunu gösterir. Anlam çöktüğünde keyfiyet devreye girer. Fakat Lacancı sahne bu çöküşü imgeye çevirdiğinde, S1’in ağızdaki çarpma kuvveti azalır. Geriye iğrençliğe bakabilen kültürlü öznenin parıltısı kalır.

İğret sırıtış bu yüzden nezaket balonunu patlatmaz; onun parlak yüzeyine dönüşür. Rahatsız edici şeye bakabilme pozu, kendi başına sosyal sermaye üretir. “Ayıpçıl” sözcüğü burada devreye girer. Ayıpçıl olan, yalnız yasaklı veya müstehcen olan değildir; yasa ile keyfin birbirine yapıştığı yerdir. İğret sırıtış, ayıpçıl keyfin yüzeyde beliren mimik halidir.

Trumpçı S1 makinesi

Trump, sinematik ayıpçıl babanın politik S1 makinesine dönüşmüş halidir. Burada müstehcenlik arka odada kalmaz; sahnenin kendisi müstehcenleşir. Liderin yüzü, sesi, lakabı, jesti, kaba şakası, öfke ritmi, kalabalığı coşturma biçimi ve sosyal medya dili aynı makinenin parçaları gibi çalışır. Bu makine bilgi üretmek için değil, bağlanma üretmek için işler.

“MAGA” geçmişe dair ayrıntılı tarihsel tez sunmaz; kayıp büyüklük duygusuna esas-imleyen verir. “Fake news” medya kurumları üzerine kavramsal açıklama yapmaz; güven kırığını tek adla organize eder. “Crooked Hillary” rakibi politik tartışma içinde yenmeye çalışmaz; onu eğrilik imleyeniyle damgalar. “Sleepy Joe” karşısındaki figürü yaşlılık, yavaşlık ve düşkünlük çevresinde sabitler. “Witch hunt” soruşturma dilini mağdur efendi fantazisine çevirir. Bu sözler üniversite söylemine çevrildiğinde popülizm, kutuplaşma, otoriter iletişim ve hakikat-sonrası siyaset gibi başlıklar alır. Politik etkileri ise bu başlıklardan önce gelir; S1 olarak çalışırlar.

Žižek’in Trump karşısındaki zorlanması bu yüzden kişisel siyasi tavır meselesinden geniştir. Žižek’in teorisi Trump’ı kavramaya çok yakındır, çünkü Trump resmi ideoloji ile müstehcen ek arasındaki bağı açıkça taşır. Fakat Trump bu bağı saklamaz; doğrudan sahneler. Lacancı ifşa yöntemi genellikle “gizli müstehcen arka yüzü” göstermeye dayanır. Trump sahnesinde arka yüz öne geçer. Bu yüzden analizci, teşhir edeceği şeyi zaten teşhir edilmiş halde bulur. Geriye bu teşhirin nasıl iktidar ürettiğini göstermek kalır.

Bu nokta, sinema ile siyaset arasındaki farkı da açar. Sinemada ayıpçıl baba temsil edilir; izleyici onun keyfini güvenli mesafede seyreder. Trumpçı sahnede ayıpçıl baba temsil edilmekle kalmaz, doğrudan kalabalığı örgütler. Kalabalık gıdıklanır. Kahkaha, öfke, küçümseme, aşağılanma ve zafer duygusu aynı ritimde birleşir. “Kalabalık gıdıklama” Legolugat’taki en işlevli adlardan biridir; dijital içerik üreticisinden miting liderine kadar uzanan dikkat ve arzu yönetimini yakalar. Yersiz Şeyler’de yaratıcı ekonomi bağlamında kalabalık gıdıklama, izleyici beklentisinin ince kaymalarını sezme ve buna göre içerik üretme becerisiyle ilişkilendirilir (🔗). Trumpçı sahnede bu beceri politik S1 makinesine dönüşür.

S1 ve S(Ⱥ)

S1 ile S(Ⱥ) ayrımı korunmadığında Lacancı sahne kendi konusunu sisler. S1 esas-imleyendir. Bir yeri adlandırır, çiviler, keser, kanırtır. S(Ⱥ) Öteki’nin eksikliğinin imleyenidir. Garanti noktasının çekildiği yeri gösterir. Bu iki işlev birbirine temas eder, fakat aynı düzlemde çalışmaz. S1 “artiz” der. S(Ⱥ), bu artizlik sahnesini garanti eden Öteki’nin tutarsızlığını gösterir. S1 küfür gibi gelir. S(Ⱥ) yapının tamamlanamadığı yeri açar.

Žižek’in düşüncesinde S(Ⱥ) güçlü bir tema haline gelmiştir. Büyük Öteki’nin tutarsızlığı, düzenin kendi temelini kuramaması, öznenin garanti bulamaması, ideolojinin kapanamaması gibi hatlar buradan geçer. Fakat bu tema yüksek teori estetiğine bağlandığında, eksiklik parlatılır. Eksiklik konuşulur, ama eksikliğin etrafında kurulan pozun kaba adı söylenmez. S1’in görevi tam burada başlar. “Artiz” sözü, eksiklik üzerine konuşan öznenin kendi sahnesini kanırtır.

Žižekian Analysis’te fetişistik gizem üzerine yazı, S1, Φ, S(Ⱥ) ve objet a ilişkilerini ayırarak düşünür; S1 ile S(Ⱥ) arasında fetiş etkisinin nasıl kurulduğunu gösterir (🔗). Bu ayrım güncel Lacancı sahne için önemlidir. S1 sinematik müstehcen jest estetiğine, S(Ⱥ) yüksek teori eksikliği estetiğine bağlandığında ikisi de arıtılır. Biri sahne olur, diğeri derinlik olur. İkisi birlikte artizliğin iki yüzünü kurar.

S1’i arıtmadan tutmak, onu açıklamaya kapatmak anlamına gelmez. Açıklama yerini bilir. S1’in işlevi açıklamanın içinde eridiğinde kayıp başlar. “Artiz” üzerine uzun açıklama yapılabilir; fakat açıklama “artiz” sözünün kanırtma kuvvetini taşımak yerine onu yumuşatmaya başladığında S2 devresi galip gelir. S(Ⱥ) da aynı şekilde korunmalıdır. Öteki’nin eksikliği parlak bir felsefi söz haline geldiğinde, o eksikliğin etrafında kurulan sahne pozları görünmez hale gelir.

Legolugat’ın işlevi

Legolugat, yerel S1 üretiminin atölyesi gibi çalışır. Buradaki sözcüklerin gücü tanım vermelerinden gelmez; kanırtma noktası oluşturmalarından gelir. Görce Sözlüğü’nün malzemesi bu bakımdan kavram sözlüğü gibi değil, imleyen atölyesi gibi okunmalıdır (🔗). İyi bir Legolugat adı, akademik kavramdan çok küfürsel S1’e yakındır. Ad koyar, büker, parlaklığı indirir, pozun keyif noktasını yakalar.

“Artiz” bu makinenin ana adıdır. Lacancı sahnenin kendini eleştirel, rahatsız edici, müstehcen, cüretkâr ve derin gösterme biçimini tek kelimeyle yakalar. “Ayıpçıl” yasanın temiz yüzüyle keyfin kirli yüzünü birbirine bağlar. “İğret sırıtış” abject grimace’ın yalnız estetik tiksinti değil, nezaket balonunun maskesi olarak çalıştığını gösterir. “Açükleme” üniversite söyleminin bilgi adı altında üstten hizaya sokma jestini adlandırır. “Afra” aura’nın sosyal parıltısını yerel bir alayla indirir. “Ağlaşma” kolektif duygulanımın hakikat yerine geçirilmesini yakalar. “Ahmakina” aptallığın bireysel hata olmaktan çıkıp üretim düzenine dönüşmesini tutar. “Kalabalık gıdıklama” dijital sahneden miting sahnesine uzanan arzu yönetimini adlandırır. “Nezaket balonu” bütün arıtma tesisinin atmosferidir.

Bu adlar literatüre katkı olarak kullanıldığında arıtma tesisine geri düşer. “Artiz” üzerine akademik bir kavram dizisi kurulabilir; o zaman artiz sözü kendi hedefinden uzaklaşır. “Açükleme” açıklama teorisine çevrilebilir; o zaman açükleme sözü açüklemenin kendisi olur. Legolugat’ın gücü, sözcükleri kavrama çevirmekten çok, kavramların arkasındaki pozları yakalamasındadır.

Yerel dil burada önem kazanır. Lacancı sahne çoğu zaman Fransızca, İngilizce ve akademik çeviri dolaşımı içinde konuşur. Bu dolaşım, S1’in kabalığını kolayca soyutlar. Türkçedeki “Ne?” ile “Efendim?” farkı, “artiz”in ağız tadı, “ayıpçıl”ın yerel çarpması, “açükleme”nin sesindeki alay, “kalabalık gıdıklama”nın tuhaf somutluğu, bu soyutlamaya karşı çalışır. S1 kendi ağzını bulduğunda arıtma işlemi zorlaşır.

S1’i arıtmadan tutmak

Analitik söylem S1’i küfür gibi üretir; üniversite söylemi onu kavram gibi satar. Bugünkü Lacancı sahnenin ana işlemi bu satıştır. Millerci aktarım bu satışı kurumsallaştırdı. Anti-Millerci Lacancılık çoğu zaman aynı satışı muhalif ambalajla sürdürdü. Žižek küfürün, müstehcen ekin ve ayıpçıl babanın ideolojik gücünü gördü; fakat bu gücü sinematik artizliğin güvenli alanına bağladı. Trump, sinematik ayıpçıl babayı politik S1 makinesine çevirdi. S1 ile S(Ⱥ) ayrımı bulanıklaştığında, biri müstehcen sahne estetiğine, diğeri yüksek teori eksikliği estetiğine dönüştü. Legolugat ise “artiz”, “ayıpçıl”, “iğret sırıtış”, “açükleme”, “kalabalık gıdıklama” gibi adlarla S1’in hâlâ literatür katkısı değil, kanırtma olduğunu gösteren yerel bir hat açtı.

S1’i arıtmadan tutmak, kabalığı süs haline getirmeden taşımaktır. Küfrü yalnız kaba söz diye bırakmak da arıtmaya hizmet eder; küfrü yüksek kavrama çevirmek de aynı hizmeti görür. Analitik güç, küfrün işaret ettiği kanırtma odağını taşımakta yatar. “Artiz” dendiğinde hedeflenen şey kişinin ahlaki kusuru değil, sahne alma keyfinin çivisidir. “İğret sırıtış” dendiğinde hedeflenen şey çirkin yüz değil, çirkinliğin eleştirel sermayeye çevrilmesidir. “Nezaket balonu” dendiğinde hedeflenen şey kibar davranış değil, ayıpçıl içeriği işlerken kendi sosyal pürüzsüzlüğünü koruyan söylem düzenidir.

Lacancı sahnenin geleceği bu ayrımda düğümlenir. Analitik söylem kendi S1’ini üretmeye devam edecekse, o S1’in ağız bozmasına izin vermek zorundadır. S1’in görevi literatürü büyütmek değildir; bilginin hangi yara etrafında döndüğünü göstermektir. S(Ⱥ)’nın görevi yüksek teori derinliği sağlamak değildir; garantinin çekildiği yeri işaretlemektir. Bu iki işlev sinematik artizliğe bağlandığında, analitik söylem kendi karşıtına dönüşür.

Bugünkü Lacancı sahnenin adı bu yüzden S1 arıtma tesisidir. Bu tesis küfürsel imleyeni alır, onu temizler, parlatır, dolaşıma sokar. “Artiz” sözü bu tesisin hem ürününü hem maskesini hem de zayıf noktasını yakalar. Analitik söylemin görevi o sözü kavramlaştırıp yatıştırmak değil, onun kanırtma kuvvetini yerinde tutmaktır.

7 Yorum

Filed under Suni muhaberat