Avrupa’nın Klima Krizi: Berlaymont’un Serin Katları ve Klimanın Yeni Günah Nesnesi Oluşu

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

(İngilizcesi ve Almancası)

Avrupa’nın klima krizi, sıcak bir yazda serinletici cihazlara yönelen tüketici kalabalığından çok daha derin bir sahne açtı. Bu kriz, bedeni koruyan sıradan bir nesnenin Avrupa’da nasıl yargılandığını gösterdi. Klima odadaki havayı soğutur. Uykuyu mümkün kılar. Hastayı korur. Yaşlı bedeni sıcak çarpmasından uzaklaştırır. Sınav salonunu, hastane odasını, çocuk odasını, tren vagonunu ve çalışma alanını yaşanabilir tutar. Buna rağmen Avrupa’nın doğrucu iklim dili bu koruyucu nesneyi hemen enerji tüketimi, karbon hedefi, pik elektrik talebi, dışarı atılan sıcak hava, soğutucu gaz, gürültü, cephe estetiği, tüketici paniği, konfor bağımlılığı, pasif önlemlerin ertelenmesi, yanlış uyum ve eşitsizlik dosyasına yerleştirir. Böylece klima, odadaki havayı değiştiren cihaz olmanın ötesinde, günahı azaltılacak, etiketlenecek, doğru kullanılacak, sınırlanacak, gerekçelendirilecek ve rütbeye göre tahsis edilecek bir koruyucu nesneye dönüşür.

Bu hikâyenin merkez sahnesi Brüksel’deki Berlaymont binasıdır. Avrupa Komisyonu’nun yürütme merkezi olan bu bina, eski Dames du Berlaymont manastır-okul arazisinin üzerinde yükselir. Taşıdığı ad, Avrupa bürokrasisini eski bir kapalı disiplin mekânına bağlar. Berlaymont 1960’ların idari modernizmini, 1990’ların amiante/asbest travmasını, 2000’lerin enerji-verimlilik vitrinini, cam cepheyi, güvenlikli girişleri, buz depolamalı soğutma sistemini, tavan soğutmasını, pencere açılınca devreye giren otomasyonu ve 26 Haziran 2026’da alt katların klimasız kalmasını aynı gövdede taşır. O gün Berlaymont’ta 1–7. katların hava soğutması “aşırı hava koşulları” gerekçesiyle kapatıldı. Ursula von der Leyen’in 13. kattaki ofisinin de bulunduğu üst katlar serin kaldı. Üst katlarda soğutma sürerken bile içeride 25.7°C ölçüldüğü aktarıldı. İçeriden gelen “feodalizm gibi” sözü olayın ağırlığını yakaladı: serinlik teknik hizmet olmaktan çıktı; makam, kat ve korunmaya layıklık meselesi haline geldi (🔗).

Aynı hafta Avrupa Komisyonu, klima kurulum tekliflerinde tüketiciye enerji verimliliği bilgisinin gösterilmesini zorunlu kılacak yeni kural önerdi. İnsanlar sıcak dalgasında aceleyle klima ararken AB’nin kurumsal dili, serinliği ürün etiketi ve doğru seçim rejimine taşıdı (🔗). Bu eşzamanlılık bütün düğümü açar. Avrupa’nın kendi merkez binası serinliği katlara göre dağıtırken, aynı siyasi yapı yurttaşa serinliği enerji sınıfı ve kurulum teklifi üzerinden anlatır. Berlaymont’taki alt-üst kat ayrımı, Fransa’da klima raflarına hücum, hastaların klimalı bekleme odasına taşınması, 40 dereceye yaklaşan sınıflarda sınavların sürmesi, hapishane koridorlarının fırın gibi ısınması, kanala ve suya kaçış, sıcak arabada çocuk ölümleri, tren ve otobüs aksaklıkları, nükleer santrallerin ısınan nehir suyuna bağlı üretim kısıntısı, kümes hayvanı ölümleri ve fazla ölüm bilançosu tek bir soruya bağlanır: Avrupa’da kim serinliğe layık görülür, hangi koruma suçlanır, hangi koruma sayılır, hangi koruma rütbeye bağlanır?

Bu sorunun eski bir Avrupa geçmişi var. Ocak evi soğuktan korurken Hearth Tax ve chimney money ile sayılabilir vergi nesnesi haline geldi. Pencere ışık ve hava verirken impôt sur les portes et fenêtres ve Fenstersteuer ile servet göstergesine dönüştü. Étuve, Badstube ve bain public bedeni temizleyip rahatlatırken ahlaki gevşeme kuşkusuyla sarıldı. Lit à courtines ve Himmelbett yatağın çevresinde küçük bir sıcak mikro-iklim kurdu. Kachelofen, kakelugn ve poêle de faïence konforu yakıt tasarrufuyla akladı. Amiante, Asbest ve asbeste yangına karşı koruyucu mucize malzemeyken iç-hava zehrine dönüştü. Witch bottle, bouteille de sorcière ve Hexenflasche evi görünmeyen kötülüğe karşı savunduğu için pis, batıl ve kuşkulu göründü. Scapulaire ve Agnus Dei bedende taşınan koruyucu nesneler olarak doğru kullanım şartı istedi. Haussegen evi kutsadı. Wettersegen havaya karşı koruma aradı. Klima bu dizinin çağdaş adıdır. Gösterişsizdir. Beyaz kutudur. Dış ünitedir. Uzaktan kumandadır. Odaya yerleşir, duvarı deler, dışarıya ısı atar, içeriye serinlik verir. Bedeni doğrudan koruduğu için Avrupa’nın eski koruyucu nesne mahkemesine çıkar.

Berlaymont: manastırdan enerji-verimli serinlik rejimine

Berlaymont’un adı, bugün Avrupa Komisyonu’nun karar mekânı olarak bilinen binayı eski bir manastır-okul düzenine bağlar. Bu tarihsel bağ kapalı kurum, disiplin, iç hava, beden düzeni ve korunma istisnası hattını taşır. Ortaçağ manastırlarında calefactorium, Wärmestube veya salle chauffée, sınırlı ısıtılmış odaydı. Bu oda bütün binayı sıcak kılan genel bir konfor düzeni kurmazdı. Belirli zamanda, belirli gerekçeyle, belirli bedene verilen disiplinli bir koruma sağlardı. Hasta için infirmarium veya infirmerie vardı. Misafir ve mutfak gibi özel alanlar ayrıca korunurdu. Koruma, manastır düzeninin içinde dağıtılan istisnai bir iç-iklim olarak çalışırdı.

Berlaymont’un 2026 sıcak dalgasındaki davranışı bu eski mantığı ters iklimde canlandırdı. Modern bina artık soğuktan çok sıcaktan korur. Calefactorium’un sıcak odası, sıcak dalgası çağında serin kata dönüşür. Berlaymont enerji-verimli bir bina olarak yenilenmişti. Çift cephe güneşi yönetmek için kuruldu. Hareketli cam lameller ışık ve ısı girişini ayarladı. Buz depolama sistemi gece düşük enerji talebi saatlerinde soğuk üretip gündüz soğutmaya destek verdi. Tavan soğutması, odaları görünür klima üflemesi yerine bina kabuğuna gömülmüş bir sistemle serinletmeyi hedefledi. Pencere açıldığında soğutmayı kesen otomasyon, kullanıcının basit pencere hareketini enerji düzeninin parçası haline getirdi. Çalışma saatlerine göre konfor sağlayan bina yönetimi, serinliği takvime ve programlamaya bağladı. Fraunhofer’in enerji sertifikasyonu raporu bu sistemleri ayrıntılı biçimde anlatır (🔗).

Berlaymont bu yüzden Avrupa’nın klima krizinde sıradan bir ofis binası gibi davranmaz. Bina, enerji doğruluğuyla tasarlanmış bir iç-iklim makinesidir. Aşırı sıcak altında bu makine serinliği bütün binaya eşit biçimde yaymak yerine zonlara ayırdı. Zon teknik bir kelime gibi durur; Berlaymont’ta rütbeyle çakıştı. Alt katlar sıcakla baş başa kalırken üst katlar serin kaldı. Böylece bina, eski lois somptuaires ve Kleiderordnung mantığının iklimlendirilmiş biçimine döndü. Eski tüketim yasaları kimin hangi kumaşı, hangi kürkü, hangi konforlu malzemeyi kullanabileceğini rütbeye bağlardı. Berlaymont’ta kürkün yerini soğuk hava aldı. Feodal sezginin çarpıcılığı burada yatar: rütbe kumaşta, kılıçta veya sofrada değil, solunan havanın derecesinde belirdi.

Aynı düzen okul, hastane, hapishane ve ulaşımda başka biçimlere girer. Okulda serinlik sınıf ile koridor, sınav salonu ile ev, gölgeli bina ile ısı kapanı arasında bölünür. Hastanede bakım, klimalı bekleme odası ile sıcak hasta odası arasında yeniden organize edilir. Hapishanede kapatılmış bedenin iç havası güvenlik, bütçe ve görünmezlik diline bağlanır. Trende ve otobüste klimalı araç ile klimasız filo ayrımı çalışır. Her yerde aynı eski soru döner: korunacak alan hangisi, dayanacak beden hangisi?

Ocak, pencere ve etiket: koruyucu nesnenin sayılması

AB’nin klima dilinde ilk güçlü unsur ürün düzenlemesidir. Klima, oda havasını serinleten koruyucu nesne olarak yaşanmadan önce enerji verimliliği, ecodesign, maksimum ses seviyesi, ürün bilgisi ve enerji etiketiyle tanımlanır. Avrupa Komisyonu’nun ürün sayfası, kapsamı bile sınırla kurar: soğutma kapasitesi 12 kW ve altında olan klimalar, elektrik fan gücü 125 W ve altında olan comfort fan’lar (🔗). Bu ayrıntı absürt göründüğü için önemlidir. Sıcak odada uyuyamayan bedenin sorusu teknik bir formla karşılanır: kaç kWh, hangi verimlilik sınıfı, hangi ses gücü, hangi soğutucu gaz, hangi etiket?

Bu mantığın eski adı Hearth Tax’tir. Ocak, soğuk Avrupa evinin en temel koruyucu nesnesiydi. Evdeki ateş yaşamı taşırdı. Devlet bu ateşi sayılabilir hale getirdi. Kaç ocak varsa o kadar vergi, kaç baca varsa o kadar servet izi. Koruyucu ateş, evin yaşama koşulu olarak kalırken idari okuma nesnesine dönüştü. Window tax ve impôt sur les portes et fenêtres aynı işlemi ışık ve hava için yaptı. Pencere, yaşam koşuluydu. Vergi mantığında servet göstergesine dönüştü. Bazı evlerde pencerelerin kapatılması, koruyucu açıklığın mali yük yüzünden bastırıldığı en çarpıcı ayrıntı olarak kaldı (🔗).

Klima bu eski sayım mantığının elektrikli biçimidir. Ocak ateşi ve ısıyı saydırdı. Klima serinliği sayaçtan geçirir. Pencere ışığı ve havayı idari nesne haline getirdi. Klima iç mekânı enerji etiketiyle okunur hale getirir. Teknik düzenleme burada güçlü bir doğruluk kurar: verimsiz cihaz daha yüksek fatura ve daha fazla şebeke yükü üretir. Aynı doğruluk, korumayı önce ölçülebilir kılar. Sıcak dalgasında yurttaşın aceleyle klima aradığı anda kurulum teklifine enerji etiketi eklenmesi bu yüzden absürt görünür. Bedensel panik ile idari doğruluk aynı anda sahneye çıkar.

Fransa’daki market sahnesi bu sayım mantığını piyasaya taşır. Carrefour’un bir günde on binlerce soğutma cihazı satması, rafların koruyucu nesne pazarına dönüştüğü anı gösterdi. Kışın ocak neyse yazın klima o hale geldi. Ev halkı artık ateşin etrafında değil, soğuk üreten cihazın çevresinde toplanır. Bu sahnede klima modern bir muska gibi davranır: satın alınır, eve taşınır, koruma vaat eder, doğru seçilmediğinde suçlanır.

Scapulaire bu noktada eski bir anahtar sunar. Küçük kumaş parçası bedende taşınır, koruma umudu verir. Kilise onu tılsım gibi kullanma eğilimini doğru bağlılık ve doğru kullanım diliyle denetler. Klima da aynı kaderi yaşar. Cihaz serinlik verir. AB onu doğru etiket, doğru kurulum, doğru verimlilik ve doğru kullanım rejimine sokar. Koruma meşrudur; meşruiyeti prosedürle kurulur.

Hamam, dış ünite ve sokağa atılan sıcak hava

Klima iç mekânı serinletirken dışarıya sıcak hava atar. Avrupa’daki klima kuşkusunun en keskin taraflarından biri burada yoğunlaşır: içerideki rahatlık sokağa, avluya, komşu cepheye ve şehir ısı adasına yük bindirir. Avrupa Çevre Ajansı, yoğun klima kullanımını elektrik tüketimi, pik talep, ekipmanın ürettiği ısı ve şehir ısı adası etkisiyle bağlantılı bir yanlış uyum riski olarak ele alır (🔗). Klima böylece iki yüzlü koruma olarak görülür. İçerideki bedeni savunur. Dışarıdaki ortak havayı ısıtır.

Bu suçlama eski étuve, Badstube ve bain public kuşkusunu hatırlatır. Kamusal banyo bedeni temizler, ısıtır, gevşetir ve rahatlatırdı. Aynı mekân çıplaklık, karışma, haz ve ahlaki çözülme kaygılarını çağırırdı. İçerideki bakım dışarıdan bakıldığında kuşku üretirdi. Klima da aynı yapıyı taşır. Oda içindeki serinlik yaşam koşuludur. Dışarıdan bakıldığında komşuya sıcak üfleyen bencil kapsül gibi görünür.

Dış ünite bu kuşkuyu görünür hale getirir. Eski Avrupa’da Hexenzeichen, marques apotropaïques veya witch marks kapı, pencere, ocak ve baca gibi eşiklere çizilen koruyucu işaretlerdi. National Trust bu işaretlerin kötü etkilerin girebileceği açıklıklarda yoğunlaştığını anlatır (🔗). Concealed shoe, yani chaussure cachée veya verborgener Schuh, duvar boşluğuna, baca yakınına, eşiğe saklanan eski bir gündelik koruma nesnesiydi. Eski koruma saklanırdı. Modern klima koruması cepheye asılır. İşaretin yerini motor alır. Saklı eşik büyüsü, duyulur ve görülebilir dış üniteye dönüşür.

Berlaymont’un pencere açılınca soğutmayı kesen otomasyonu bu eşik mantığını teknikleştirir. Eski ev kapı ve pencereden kötü ruh girmesin diye işaretlenirdi. Modern enerji-verimli bina, pencere açıldığında enerji düzeni bozulduğu için sensörle tepki verir. Eşik hem büyüsel hem teknik bir sınırdır. İçerinin korunması, dışarıyla ilişkinin düzenlenmesiyle başlar.

Doğru koruma mahkemesi: Agnus Dei, scapulaire ve yanlış uyum

AB’nin klima karşısındaki doğrucu dili klimayı doğru koruma mahkemesine çıkarır. Pasif soğutma önce gelir: gölge, kepenk, dış panjur, ağaç, yeşil alan, açık renk yüzey, gece havalandırması, bina renovasyonu, bölgesel soğutma. Aktif soğutma gerektiğinde yüksek verimli cihaz, düşük karbon elektrik, sınırlı kullanım ve kırılgan grup önceliğiyle meşrulaşır. Avrupa Çevre Ajansı’nın “Nature is our best air conditioning” başlığı bu doğrucu çizginin temiz ifadesidir: doğa en iyi klima olarak sunulur (🔗). Kentte beton, cam ve asfalt gece boyunca ısı salarken bu cümle, serinliği ağaç ve su altyapısına bağlayan doğru hedefi ifade eder. Aynı anda sıcak odadaki aciliyeti geleceğe havale eden bir güzelleme tadı taşır.

Agnus Dei burada eski paraleli verir. Kutsanmış balmumu disk, doğru dinsel bağlamda sakramental işlev görür. Otomatik koruma tılsımı gibi kullanıldığında kuşkuya girer. Scapulaire de aynı sınırda durur: bedende taşınır, korur, fakat “büyü” gibi kullanılmaması için sürekli doğru bağlılık diline bağlanır. Klima bu eski sınırı günceller. Doğru bağlamda adaptasyon olur; yanlış bağlamda maladaptation adıyla suçlanır. Nesne aynıdır; meşruiyet kullanım rejiminden doğar.

Bu yüzden hastane, bakım evi ve okul için klima meşruiyeti daha rahat kurulur. İnfirmarium mantığı çalışır: hasta, yaşlı, bebek ve kırılgan beden korunmaya layık sayılır. Aynı serinlik sağlıklı yetişkinin evinde konfor bağımlılığı, tüketim ve enerji yükü diline çekilir. Bu ayrım, modern Avrupa’nın iklimlenmiş merhamet rejimini açığa çıkarır. Serinlik önce kırılganlık belgesi ister. O belge varsa bakım olur. Belge yerine sağlıklı yetişkinin sıradan serinleme arzusu geldiğinde lüks kuşkusu doğar.

Fransız okullarındaki sınav sahnesi bu mahkemenin gündelik biçimidir. Sınıf ısınır. Sınav takvimi sürer. Su ve oturma düzeni gibi tedbirler devreye girer. Eğitim eşitliği kâğıt üstünde aynı kalır; bedenler farklı sıcaklıklarda sınava girer. Hastanede klimalı bekleme odası sığınak haline gelirken hasta odaları cam yüzeyler ve sıcaklık birikimiyle zorlaşır. Hapishanede koruma dili daha da sertleşir: devlet bedeni kapalı hacme yerleştirir, iç havanın korunması güvenlik, bütçe ve görünmezlik içinde dağılır.

Amiante’den soğutucu gaza: koruma nesnesinin zehirlenmesi

Berlaymont’un eski büyük iç-hava olayı amiante, Asbest veya asbeste adıyla bilinen koruyucu malzemeydi. Asbest yangın ve ısıya karşı modern bir mucize madde gibi kullanıldı; sonra lifleriyle iç-hava zehrine dönüştü. Berlaymont 1991’de asbest nedeniyle boşaltıldı. Yıllarca süren renovasyonun merkezinde bu koruyucu maddenin çıkarılması vardı. Avrupa Komisyonu’nun eski açıklamaları renovasyonun asbest temizliğiyle bağlantısını açıkça taşır (🔗).

Bu tarih klima krizine doğrudan bağlanır. Amiante binayı yangından korumak için içeri alındı; sonra bina ondan korunacak nesneye dönüştü. Klima sıcaktan korumak için içeri alınır; sonra enerji, gaz, dış ısı ve bağımlılık sakıncalarıyla yargılanır. İki durumda da koruyucu teknik nesne görünmez ortam riski üretir. Birinde lif, diğerinde gaz ve ısı akışı çalışır. İkisinde de iç hava siyasi hale gelir.

Kapalı hacimlerin bugünkü krizleri bu eski hafızayı çoğaltır. Araba camlı ve klimalı bir koruma kapsülüdür; klima çalışmadığında çocuklar için ölümcül sera haline gelir. Kümes kapalı üretim hacmidir; havalandırma ve soğutma dengesi bozulduğunda canlı kütlesi toplu ölüme sürüklenir. Hastane tedavi hacmidir; iç hava bozulduğunda bakım kapasitesi zayıflar. Okul eşitlik mekânıdır; sınıf sıcaklığı farklılaştığında sınav ritüeli termal eşitsizlik taşır. Hapishane kapatma hacmidir; serinlik sağlanmadığında ceza sıcaklıkla birleşir. Amiante hikâyesi geçmişte kalmış bir skandal olmanın ötesinde, koruyucu maddenin iç mekânda nasıl başka krize döndüğünü gösteren Berlaymont hafızasıdır.

Cadı şişesi, portatif klima ve özel serinlik

Witch bottle, bouteille de sorcière veya Hexenflasche, Avrupa’nın en çarpıcı gösterişsiz koruyucu nesnelerinden biridir. Duvar boşluğuna, ocak altına veya eşiğe saklanır. İçinde bükülmüş iğneler, çiviler, saç, tırnak, idrar gibi kişisel ve delici maddeler bulunur. Ev halkını görünmeyen kötülükten korumak için pis, gündelik ve gizli bir nesne çalışır. Historic England bağlantılı bir yazı, Greenwich’te bulunan bir örneğin röntgeninde iğneler, çiviler, insan saçı, tırnak kırpıntıları ve kalp biçimli izler görüldüğünü anlatır (🔗).

Portatif klima bu eski cadı şişesinin elektrikli kuzenidir. O da gösterişsizdir. Bazen çirkindir. Odanın kenarında durur. Hortumla dışarı bağlanır. Sıcak tehdidini özel hacimden kovar. Cadı şişesi kötülüğü kendi içine çekerdi; klima sıcaklığı dışarı pompalar. İkisi de ortak düzen kurmak yerine evi veya odayı savunur. Bu yüzden bireysel klima alımı Avrupa’nın doğrucu dilinde hemen ortak hava, ortak şebeke, ortak cephe ve ortak iklim sorununa bağlanır.

Fransa’daki klima raflarına hücum bu özel koruma refleksini açık hale getirdi. İnsanlar teorik enerji planı için değil, o gece uyuyabilmek için cihaz aradı. Market rafı modern muska pazarına döndü. Doğru etiketli cihaz, yanlış cihaz, pahalı portatif ünite, verimli split sistem, kurulum izni, kiracı çaresizliği, fatura korkusu ve bedensel panik aynı anda çalıştı. Klima burada yalnız ürün olarak durmaz; evin yaz Haussegen’i, yani özel serinlik kutsaması haline gelir.

Aynı özel koruma arayışı kanalda, parkta ve otelde başka biçime girer. Güvenli kamusal serinlik ağı zayıf kaldığında kişi suya, gölgeye, alışveriş merkezine, otel odasına veya gece parkına yönelir. Eski Badstube’nin kamusal banyo-serinleme işlevi parçalanmış halde geri döner. Su korur; denetimsiz su boğar. Otel serinlik verir; serinlik ücretli hale gelir. Park gölge sağlar; gece güvenliği ve beden kırılganlığı sorusu açılır. Ortak serinlik altyapısı zayıfladığında koruma kişisel rotaya dönüşür.

Hava duasından enerji sistemine

Wettersegen, bénédiction contre les orages, fırtına, dolu, yıldırım ve mahsul kaybına karşı söylenen koruyucu dua geleneğidir. Eski Avrupa havayı dua, kutsama ve ritüelle yönetmeye çalışırdı. Modern Avrupa sıcaklığı uydu verisi, kırmızı alarm, iş sağlığı tavsiyesi, enerji fiyatı, soğutma stratejisi ve şebeke yönetimiyle düzenler. Koruma dili sekülerleşir; hava yine kader belirleyen güç olarak kalır.

Klima krizi bu eski hava koruma rejimini enerji sistemine taşır. Klima elektrik ister. Elektrik sistemi sıcak dalgasında pik talep, düşük rüzgâr, dağıtım yükü ve üretim kısıtlarıyla karşılaşır. Nükleer santral en güçlü modernlik imgesi gibi durur; soğutma suyu ısındığında Wassermühle, moulin à eau veya su değirmeni gibi doğa ritmine bağlanır. Eski değirmen suyun akışına bakardı. Modern santral nehrin sıcaklığına bakar. Serinlik talebi, serin suya bağlı enerji sistemine dayanır.

Ulaşım da aynı kapalı hacim mantığını taşır. Tren ve otobüsler hareketli odalardır. Klima çalıştığında modern hareket güvenli ve sessiz görünür. Klima çalışmadığında vagon sınıfları, filo yaşı, sürücü sağlığı, yolcu kırılganlığı ve sefer saatleri termal hiyerarşiye dönüşür. Berlin’de polis su toplarının insanları serinletmek için kullanılması bu hattın en absürt sahnesidir: bastırma aracı bakım aracına döner. Eski Wettersegen’de koruma yukarıdan, kutsama diliyle gelirdi. Bu sahnede koruma devlet aracından, basınçlı suyla gelir.

Fazla ölüm ve infirmerie’nin taşması

Sıcak dalgası sonunda fazla ölüm bilançosu serinlik meselesini istatistik haline getirir. Fransa 2026 sıcak dalgası sırasında yaklaşık 1.000 fazla ölüm bildirdi. Yaşlı bedenler, evde kalanlar, bakım evleri ve sağlık sistemi baskısı bu sayının çevresinde toplandı (🔗). Ölüm sayısı havanın şiddetini gösterir; daha derin düzeyde serinliğin dağılımını gösterir. Hangi ev serin kaldı? Hangi bakım odası korundu? Hangi hastane alanı soğutuldu? Hangi okul dayanma rejimine bırakıldı? Hangi mahkûm hücresinde kapalı kaldı? Hangi çocuk camlı arabada sıkıştı? Hangi yaşlı gece boyunca sıcak duvarlarla yaşadı?

Eski infirmerie mantığı burada taşar. Manastırda hasta odası istisnaydı; koruma hasta için meşruydu. Modern sıcak dalgasında kırılganlık istisna olmaktan çıkar, geniş nüfus biçimi haline gelir. Yaşlılar, çocuklar, kronik hastalar, yalnız yaşayanlar, kiracılar, çatı katında oturanlar, klimasız okulda sınava girenler, hastane personeli, mahkûmlar, açık havada çalışanlar ve kötü yalıtılmış evlerde yaşayanlar aynı termal düzenin içine girer. Serinlik yalnız hasta odasına ayrılabilecek bir iyilik olmanın ötesinde, bütün iç mekân rejiminin temel koşulu haline gelir.

AB’nin “cooling as social right” diline yaklaşması bu dönüşümün göstergesidir. Avrupa Sürdürülebilir Enerji Haftası bağlamında yayımlanan bir metin, soğutmanın konfordan güvenlik meselesine geçtiğini ve AB hanelerinin önemli bir bölümünün yazın evini yeterince serin tutamadığını aktardı (🔗). Bu ifade, eski doğrucu dilde büyük kaymaya işaret eder. Yine de klima hemen koşullara bağlanır: verimli, adil, düşük karbonlu, pasif önlemlerle birlikte, şebeke dostu. Serinlik hak olurken bile günahı azaltılmış koruma şeklinde konuşulur.

Avrupa’nın yeni apotropaion’u

Apotropaion, apotropaïque veya apotropäisch, kötülüğü savuşturan koruyucu nesne demektir. Eski Avrupa’da kötülük cadı, nazar, fırtına, hastalık, yangın, kötü hava, kötü bakış ve görünmeyen uğursuzluk biçiminde düşünülürdü. Koruyucu nesne eşiğe, pencereye, bacaya, yatağa, göğse, duvar boşluğuna, kapı üstüne, şişeye veya balmumu diske yerleşirdi. Bugünün kötülüğü sıcak hava, gece ısısı, nem, uykusuzluk, kapalı hacim çöküşü, şebeke baskısı, hastane kapasitesi ve ölüm fazlası biçiminde çalışır. Klima bu yeni kötülüğü savuşturan modern apotropaion’dur.

Avrupa’nın uzun tarihinde bedeni koruyan nesneler sürekli aynı işlemden geçti. Ocak sayıldı. Pencere vergilendi. Hamam kuşkuya alındı. Yatak perdesi mahrem iklim kurdu. Kachelofen konforu verimlilikle akladı. Amiante koruma vaadinden zehre döndü. Witch bottle evi savunurken pis ve batıl göründü. Scapulaire ve Agnus Dei doğru kullanım mahkemesinden geçti. Haussegen özel evi korudu. Wettersegen havaya karşı ritüel kurdu. Klima bu zinciri tek cihazda toplar.

Berlaymont bu zincirin çağdaş sahnesidir. Eski manastır arazisinde yükselen AB yürütme binası, enerji-verimli otomasyonuyla, amiante geçmişiyle, serin üst katlarıyla, sıcak alt katlarıyla, pencere sensörleriyle, kurum hiyerarşisiyle ve aynı hafta gelen enerji etiketi düzenlemesiyle Avrupa’nın klima ideolojisini tek yerde yoğunlaştırdı. Serinlik yazın doğal arka planı olmaktan çıkarak ölçülen, yargılanan, dağıtılan, rütbeyle çakışan ve doğru kullanım şartıyla aklanan bir koruyucu nesne haline geldi.

Avrupa’nın klima krizi, modern çevre politikasının teknik açmazı kadar eski Avrupa’nın koruyucu nesne korkusunun geri dönüşüdür. Bedeni koruyan şey günahlaştırılır; sonra etiket, prosedür, rütbe, verimlilik, kutsama ve doğru kullanım şartıyla affedilir. Klima bugün bu eski Avrupa refleksinin en güncel biçimidir: odadaki havayı soğutur, fakat soğuttuğu anda enerji sayacına, bina cephesine, şebekeye, ahlaka, hiyerarşiye ve ortak havaya bağlanır. Serinlik artık yazın arka planı değildir; Avrupa’nın yeni siyasi nesnesidir.

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat

2 responses to “Avrupa’nın Klima Krizi: Berlaymont’un Serin Katları ve Klimanın Yeni Günah Nesnesi Oluşu”

  1. Geri bildirim: Europe’s Air-Conditioning Crisis: Berlaymont’s Cool Floors and the Making of Air Conditioning as a New Object of Sin – Žižekian Analysis

  2. Geri bildirim: Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER