🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
👻🪸🐈⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈⬛
Brave ile Horizon arasındaki bağlantı, kızıl saçlı iki okçunun benzer görüntüsünden başlayıp iki dünyanın bütün kuruluşuna yayılıyor. Brave’de Merida’nın yayı, annesi Elinor’la çatışması, kraliyet soyu, evlilik yarışması, kaderini değiştirme arzusu, wisplerin rehberliği, insanların ayıya dönüşmesi, eski bir krallığın harabesi ve yırtılmış aile bağının onarılması tek masalın parçalarıdır. Horizon bu parçaları çok daha geniş bir dünyaya dağıtır: Merida’nın bedensel konumu Aloy’da belirir; Brave bir Nora savaşçı statüsüne dönüşür; Merida adı Meridian’da yankılanır; Elinor’un anne, yasa koyucu ve düzen koruyucu işlevleri Elisabet, Nora ve GAIA arasında açılır. Kraliyet soyuyla gelen hak DNA tarafından açılan kapılara, büyülü hayvanlaşma Machines’e, wispler Focus’a, cadının hayvan biçimleri üreten atölyesi HEPHAESTUS ile Cauldron’lara, yırtılan tapestry parçalanan GAIA düzenine, eski prens Mor’du ise HADES ve Ted Faro çevresindeki eski felaket hattına doğru genişler.
Adlar da aynı dönüşümü taşır. Brave → Braves, Merida → Meridian, ELINOR → ELIsabet + NORa biçimleri anlatının işlevleriyle aynı doğrultuda ilerler. Elisabet adının içinde ayrıca Elizabeth → Eliza → Eliza Doolittle → ELIZA → ELISA-BET zinciri açılır: kraliçe adı Eliza’ya, Eliza bir toplumsal dönüşüm üzerine kurulan bahse, ardından erken bilgisayar tarihinin ELIZA programına ulaşır; Horizon’da Elisabet ise bütün canlı dünyanın geleceğini GAIA adlı yapay zekânın başarısına bağlayan kişidir. Anne, kraliçe, soy, makine ve bahis böylece aynı isim alanında birbirine yaklaşır.
Bu benzerliklerin ortaya çıktığı üretim dönemi de önemlidir. Pixar, The Bear and the Bow adıyla geliştirdiği projede Merida’yı 2008’de dağınık saçlı genç bir İskoç prenses ve güçlü bir okçu olarak kamuya tanıttı. Horizon’un ilk çekirdeği birkaç yıl sonra kızıl saçlı bir kadın, yeniden büyümüş doğa ve robotik yaratıklar çevresinde şekillendi. Guerrilla’nın Angie Smets’i, Aloy’un erken tasarımının bir aşamada “Disney princess, miss-perfect” niteliği taşıdığını ve karakterin saçından kıyafetine kadar yaklaşık iki yıl yeniden işlendiğini anlatıyor. (🔗) John Gonzalez’ın geliştirme anlatısı da Aloy’un temel görüntüsü ile dünyanın büyük görsel fikirlerinin, karakterin kişisel hikâyesinden ve Nora–Elisabet–GAIA düzeninden önce oluştuğunu gösteriyor. Bu yüzden iki eser arasındaki en verimli bağlantı, hazır bir Merida görüntüsünün Aloy’a geçirilmesinden çok, Brave’de bir araya gelmiş masal işlevlerinin Horizon’un yıllar boyunca kurulan anlatısında teknolojik karşılıklar kazanmasıdır.
Bütün çizgi ilk bakışta şöyle görünür: Merida ve Aloy kızıl saçlı okçulardır; Fergus ile Rost onları çocukken yayla tanıştırır; Angus’un açık arazide sağladığı hareket Horizon’un geliştirme sürecindeki gerçek attan machine mount’a uzanır; Merida firstborn soy hakkını kullanarak bir yarışmaya girerken Aloy Proving’e girip Brave olur; Merida’nın kaderi kan bağıyla, Aloy’un kaderi genetik kimlikle açılır; Elinor’un anneliği Elisabet’e, yasası Nora’ya, dünya düzenleyiciliği GAIA’ya yayılır; wisplerin açtığı gizli yol Focus’un açtığı bilgi katmanına dönüşür; ayıya dönüşüm hayvan biçimli Machines dünyasına büyür; Crafty Carver’ın küçük üretim alanı Cauldron’ların endüstriyel üretimine genişler; eski prens Mor’du’nun felaketi HADES ve Faro’nun eski dünyadan kalan felaketine dönüşür; yırtık aile kumaşını onarma emri GAIA’nın parçalarını yeniden bir araya getirme görevine ulaşır. Makalenin bütün bağlantıları bu tek hareketin farklı yüzleridir: Brave’in masalsı dünyasında soy, büyü ve kader üzerinden çalışan şeyler, Horizon’da DNA, veri, yapay zekâ ve makine ekolojisi üzerinden çalışır.
Kızıl okçu, yay ve hayvan dünyası
Brave’in çalışma adı The Bear and the Bow idi. Mark Andrews, yapım sırasında çeşitli adların dolaştığını ve ekibin filmi kendi içinde kısa biçimde Brave diye andığını anlatır. (🔗) Bu eski başlık filmin en temel görüntüsünü daha hikâye ayrıntılarına girmeden yakalar: bir tarafta yay, diğer tarafta olağanüstü önem kazanmış hayvan bedeni vardır. Horizon’un temel oynanış görüntüsü de aynı iki öğeyi yan yana getirir; Aloy’un yayı, karşısındaki hayvan biçimli makinelerle sürekli aynı kadrajı paylaşır.
Merida’nın yayı çocukluğuna kadar uzanır. Küçük Merida, babası Fergus’un büyük yayına ilgi gösterir; Fergus ona kendi kullanabileceği bir yay verir. Yıllar sonra Merida’nın saraydan uzaklaştığı anların dili hâlâ aynı üç şeyle kurulur: atı Angus, yayı ve açık İskoç arazisi. Merida’nın özgürlüğü soyut bir fikir olarak kalmaz; atın hızı, okun menzili ve sarayın duvarlarından uzaklaşan beden üzerinden görünür hale gelir.
Aloy’un yetişmesinde Rost aynı konuma yerleşir. Aloy’un çocukluğundan gençliğine uzanan eğitim yayı, avcılığı, tırmanmayı, iz sürmeyi ve doğadaki tehlikeyi okumayı içerir. Bu nedenle iki karakterde de okçuluk yetişkin kahramana sonradan eklenmiş estetik bir aksesuar gibi durmaz; çocukluk, ebeveyn figürü ve bedensel eğitim üzerinden kurulmuş bir kimliktir. Fergus’un Merida’ya açtığı alan ile Rost’un Aloy’a açtığı alan farklı toplumsal koşullarda aynı temel hareketi üretir: genç kız dünyayı uzaktan görmeyi, hedef seçmeyi ve kendi bedenini hedefe göre ayarlamayı öğrenir.
Angus bu eşleşmeyi daha da somutlaştırır. Brave’de Merida’nın açık dünyadaki hareket biçimi ata binmektir. Horizon’un geliştirme tarihinde de Aloy uzun süre gerçek bir atla düşünülmüştür. Angie Smets, geliştirmenin ilk üç yılında Aloy’un ata bindiğini; büyük hayvanların dünyadaki yeri yeniden düşünülünce bu hareket işlevinin makinelerle kurulan ilişkiye geçtiğini anlatır. (🔗) Bu üretim ayrıntısı, Merida + Angus ile Aloy + machine mount arasındaki bağı özellikle dikkat çekici kılar: organik at gerçekten Horizon’un ara biçiminde bulunmuş, ardından dünyanın teknolojik doğasına uyarlanmıştır.
Kızıl saç aynı bedensel paketin en görünür işaretidir. Brenda Chapman, Merida’nın kıvırcık ve dağınık saçını karakterin içindeki “wild fire”ın parçası olarak düşündüğünü anlatır. (🔗) Saç Elinor’un düzenlediği prenses bedenine sürekli taşan bir güç gibi davranır. Merida’nın okçuluk yarışmasında saçın ve bedenin törensel giysinin baskısından çıkması da bu nedenle güçlü bir sahnedir.
Aloy’un saçı da karakterin uzaktan okunabilen ana işaretlerinden biridir. Guerrilla’nın erken tasarımı “Disney princess” sözcükleriyle değerlendirmesi, kızıl saçın içinde bulunduğu estetik alanı yapım sürecinin kendi diliyle görünür hale getirir. Aynı dönem, Aloy’un yaşı, yüzü, kıyafeti ve saçının yıllarca yeniden işlendiği dönemdir. Merida’nın çoktan kamuya çıkmış kızıl okçu görüntüsü ile Horizon’un kendi “Disney princess” diye tarif ettiği erken Aloy görüntüsü aynı yıllarda kültürel dolaşım içindedir.
Bu görsel yakınlık, iki eserin hayvan dünyalarıyla birleştiğinde daha geniş bir dönüşüme açılır. Brave insanı hayvan bedenine geçirir. Elinor ayıya dönüşür; eski prens Mor’du da aynı büyünün kalıcılaşmış sonucudur. Horizon ise makineyi hayvan bedenine geçirir. Strider, Grazer, Sawtooth, Stormbird ve diğer türler teknolojik parçalarla kurulmuş olmalarına rağmen bir fauna gibi hareket eder. Böylece iki dünyanın ortak sabiti hayvan biçimi olur: Brave büyü yoluyla insanı hayvana yaklaştırır; Horizon teknoloji yoluyla makineyi hayvana yaklaştırır.
Yarışma, soy ve bedenin açtığı kapı
Merida ile Aloy arasındaki asıl dramatik yakınlık, ikisinin de toplumun kendi geleceklerini belirlemek için kurduğu bir yarışmaya girmesinde belirginleşir. Brave’de Elinor’un temsil ettiği hanedan düzeni, Merida’nın evliliğini klanlar arasındaki bağın parçası olarak düzenler. Klan liderlerinin ilk doğan çocukları yarışmaya katılır. Merida bu kuralın içinde kendisine ait bir alan bulur: o da Clan DunBroch’un firstborn descendant’ıdır. Yarışmanın silahını okçuluk olarak seçer ve kendi eli için kendi adına yarışır.
Buradaki önemli nokta yarışmanın kazanılmasından önce gelir. Merida kendisine uygulanmak üzere kurulmuş soy hukukunu, kendi bedenini o hukukun içine yerleştirerek kullanır. Kraliyet kanı ona konuşma hakkı, yarışma hakkı ve düzenin içinden hareket etme imkânı verir. Onun özgürlüğü soy bağından ayrı bir yerde kurulmaz; tam tersine, soyun verdiği yetkiyi başka yönde kullanmasıyla ortaya çıkar.
Aloy’un Proving’i aynı hareketi farklı bir toplumda tekrar kurar. Nora düzeninde Aloy’un kökeni büyük bir sorun olarak yaşanır; annelik kutsal bir toplumsal değer olduğu için annesinin kimliği Aloy’un statüsünü doğrudan etkiler. Rost onu yıllarca Proving için yetiştirir. Aloy yarışmayı kazanarak Nora’nın Braves sınıfına girecek ve kazanana verilen boon aracılığıyla kendi doğumunun gerçeğini öğrenme imkânı elde edecektir.
Burada Brave adı ile Horizon’daki Brave statüsü aynı dramatik noktaya yerleşir. Pixar’ın hikâyesinde kızıl okçu, geleceğini belirleyen yarışmayı kendi iradesine çevirir; Horizon’da kızıl okçu, geleceğini ve köken bilgisini belirleyecek yarışmayı kazanarak Brave olur. John Gonzalez, Nora savaşçıları için bu kelimeyi ekip içinde özellikle seçtiklerini, savaşçı ile avcı yeteneklerini aynı terimde birleştirmek istediklerini anlatır. (🔗) Kelimenin işlevi bu yüzden karakter tasarımına kadar iner: Aloy’un Brave olması, yayı ve avcılığıyla toplumsal statü kazanmasının adıdır.
Brave finalinde Merida kaderin insanın içinde yaşadığını söyler. Film boyunca kader, soy ile iradenin kesiştiği yerde bulunur; Merida hem DunBroch’un kızıdır hem de o soyun kendisine hazırladığı yolu değiştiren kişidir. Horizon bu “içeride yaşayan kader” fikrini neredeyse maddi bir kurala çevirir. Aloy’un bedeninde taşıdığı DNA, eski dünyanın kapalı sistemlerinde gerçek bir anahtar gibi çalışır.
Aloy’un Elisabet Sobeck’in genetik kopyası olması bu nedenle yalnız köken sırrının cevabı değildir. Eski Dünya tesisleri Aloy’un bedenini tarayabilir, onu Elisabet’in genetik devamı olarak tanıyabilir ve Elisabet’in yetkilerine bağlı kapıları açabilir. Merida’nın “firstborn descendant” kimliği nasıl kraliyet düzeninde yetki üretiyorsa Aloy’un genetik kimliği de makine düzeninde yetki üretir. Masaldaki hanedan kanı, geleceğin dünyasında biyometrik erişim haline gelir.
Bu karşılık Nora’nın Aloy’a bakışıyla daha da çarpıcılaşır. John Gonzalez, Nora kültürünü kurarken anneliği ve yaşam dünyaya getirmeyi kutsal bir toplumsal merkez yaptıklarını; bunun Aloy’un karakterini doğrudan biçimlendirdiğini anlatır. (🔗) Aloy kendi yaşadığı toplum içinde köken arayan kızdır; eski makinelerin gözünde ise dünyanın en önemli genetik kimliklerinden birinin devamıdır. Aynı beden bir toplumda annelik sorusunu, diğerinde en yüksek eski-dünya yetkisini taşır.
Merida’da kraliyet soyu doğrudan görünürdür; Aloy’da soy önce gizli kalır, ardından makineler tarafından okunur. Bu fark iki eserin masal ile bilimkurgu arasındaki temel geçişini çok açık gösterir. Brave kan bağını gelenek ve hanedan diliyle anlatır; Horizon aynı şeyi genom, tarama ve kimlik doğrulama diliyle maddileştirir.
Elinor’un Elisabet, Nora ve GAIA’ya açılması
Brave’in gerçek merkezi Elinor’dur. Brenda Chapman filmin çıkış noktasını kendi kızıyla ilişkisine bağlar; Merida’nın karakterinin kızından doğduğunu, Elinor’da ise kendi annelik deneyiminin bulunduğunu anlatır. (🔗) Mark Andrews’ın Elinor tanımı da karakterin kapsamını gösterir: Elinor kraliçedir, diplomat ve yasa koyucudur; kalenin toplumsal düzeni onun etrafında kurulur. (🔗)
Elinor bu nedenle tek bir kişide üç ayrı gücü birleştirir. Merida’nın annesidir ve onun geleceğini şekillendirmeye çalışır. Kraliçedir ve klanlar arasındaki düzeni yönetir. Aynı zamanda aile ile krallığın sürekliliğini taşıyan merkezdir. Büyü Elinor’un bedenini değiştirdiğinde bu üç alanın hepsi aynı anda sarsılır: anne-kız ilişkisi, hanedan geleceği ve krallığın düzeni aynı krizin içine girer.
Horizon aynı üç işlevi üç farklı düzleme yayar. Elisabet Sobeck, Aloy’un genetik kökeni ve GAIA’nın yaratıcısı olarak annelik ile yaratıcı aklı taşır. Nora, anneliği toplumsal yasa ve statü düzenine çevirir. GAIA, yaşamın devamını bütün gezegen ölçeğinde örgütleyen anne-merkez haline gelir. Brave’de Elinor’un bedeninde birleşen işlevler Horizon’da insan, toplum ve yapay zekâ arasında dağıtılır.
Adların yapısı bu dağılımla şaşırtıcı ölçüde uyumludur:
ELI | NOR → ELI-sabet | NOR-a.
Elinor’un ilk yarısı Elisabet’in başında, ikinci yarısı Nora’nın adında büyür. İşlevsel bölünme de aynı çizgide ilerler. Elisabet anne ve köken tarafını, Nora gelenek ve toplumsal düzen tarafını taşır. GAIA ise Elinor’un aileyi ve krallığı birlikte tutan düzenleyici rolünü bütün biyosferin yaşam sistemi haline getirir.
Brenda Chapman’ın kullandığı Merida ve Elinor adlarının kendi geçmişi de bu yönü açıklaştırır. Chapman, çocukluğunda tanıdığı Merida Drake ve Elinor Keyes adlı iki kadının isimlerini İskoçya’da geçen hikâyesine uygun bulduğunu anlatır. Bu isimler Brave’in geliştirilmesinin başından itibaren anne ile kızın üzerine yerleşmiştir. (🔗) Horizon’un daha sonra kurduğu Meridian, Elisabet ve Nora ad kümesi bu yüzden kronolojik olarak Brave tarafındaki adlardan sonra gelir.
Merida’nın kendi adı Horizon’da başka bir yere taşınmış görünür: Meridian. İki kelimenin ilk beş harfi aynıdır ve iki anlatıdaki kraliyet alanını birbirine bağlayan işlevsel bir yakınlık da taşırlar. Brave’de Merida sarayın kendisi için hazırladığı evlilik ve hanedan geleceğinden açık dünyaya doğru hareket eder. Horizon’da Aloy, Carja’nın büyük kraliyet merkezi Meridian’a girer, Sun-King Avad’ın çevresindeki saray düzeniyle karşılaşır ve yolculuğunu yine daha uzak dünyalara doğru sürdürür.
Meridian adı Horizon’un kendi Güneş dünyasına da çok güçlü biçimde yerleşir. Carja toplumu Güneş çevresinde örgütlenir; hükümdar Sun-King’dir ve Meridian bu düzenin merkezidir. Meridian sözcüğünün gün ortası ve göksel meridyenle ilişkisi bu Güneş kültürüne doğrudan anlam verir. Böylece Merida’dan çağrışım taşıyan ses yapısı, Horizon’un kendi dünyasında bağımsız bir siyasal ve kozmolojik işleve kavuşur.
Elinor’un anneliğinin GAIA’ya kadar genişlemesi de bu ad örgüsünü dünya ölçeğine taşır. Brave’de anne ile kız arasındaki ilişkinin durumu krallığın geleceğini etkiler. Horizon’da Elisabet’in yarattığı GAIA ile dünyanın ilişkisi bütün biyosferin geleceğini etkiler. Anne fikri kişisel aile bağından yaşamın kendisini yeniden üreten sisteme kadar büyür.
Elizabeth, Eliza, ELIZA ve Elisabet’in bahsi
Elisabet adının içinde ikinci bir çağrışım ağı açılır. Eliza, Elizabeth adının uzun tarih içinde kullanılan biçimlerinden biridir; erken modern İngiliz kültüründe Kraliçe Elizabeth de Eliza/Elisa adıyla şiirsel olarak temsil edilmiştir. Bu ad daha sonra George Bernard Shaw’ın Pygmalion oyunundaki Eliza Doolittle’da başka bir anlam kazanır. Shaw’ın metni Eliza’yı Elizabeth ad ailesinin içine açıkça yerleştirir. (🔗)
Pygmalion’ın hikâyesi aynı zamanda bir bet, yani bahis üzerine kuruludur. Higgins, Eliza’nın konuşmasını değiştirerek onu üst sınıftan bir kadın gibi tanıtma gücünü kanıtlamaya girişir. Eliza’nın kimliğinin nasıl algılanacağı, eğitim ve dil yoluyla nasıl yeniden biçimleneceği bir iddianın ve bahsin merkezine yerleşir. Böylece Eliza + bet birleşimi kelime oyununun ötesinde, Eliza karakterinin kendi hikâyesinde zaten mevcut bir ilişki taşır.
Joseph Weizenbaum 1960’larda geliştirdiği konuşma programına ELIZA adını bu karakterden verdi. Kendi anlatımında ad seçimini Eliza Doolittle’ın dil yoluyla dönüşümüyle ilişkilendirir. (🔗) ELIZA kısa sürede insanın makineyle konuşurken makineye ne kadar kolay niyet, anlayış ve kişilik yükleyebildiğinin simgelerinden biri oldu.
Horizon’daki ELISABET adı bu iki alanı yan yana getirir: ELIZA + BET. Elisabet’in dünyadaki temel eylemi de insanlığın geleceğini bir yapay zekâ sistemine bağlamaktır. Project Zero Dawn bütün biyosferin yeniden kurulmasını GAIA’nın başarısına teslim eder. İnsan türü, hayvanlar, bitkiler ve gelecek kuşaklar ancak bu makine yüzlerce yıl boyunca doğru kararlar verirse yeniden dünyaya dönecektir.
Elisabet’in GAIA için özellikle care kavramını önemsemesi ELIZA bağlantısını daha da yoğunlaştırır. GAIA’nın yaşamı yalnız hesaplanacak bir kaynak gibi görmesi yeterli değildir; yaşamın kaybına değer vermesi, türlerin yok oluşunu önemsemesi ve kendi göreviyle gerçek bir bağ kurması gerekir. Elisabet’in “skin in the game” düşüncesi bu noktaya gelir. Yapay zekânın başarısı matematiksel yeterlilikten yaşamla kurduğu ilişkiye genişler.
Burada Pygmalion’daki yaratıcı–yaratılan ilişkisi de Horizon’da döngüsel hale gelir. Higgins Eliza’yı biçimlendirir. Weizenbaum ELIZA’yı programlar. Elisabet GAIA’yı yaratır. GAIA ise yüzyıllar sonra Elisabet’in genetik kopyasını Aloy olarak dünyaya getirir. Yaratılan sistem kendi yaratıcısının bedenini yeniden üretir ve bu yeni beden, sistemi kurtaracak anahtarı taşır.
Bu hareket, Elinor ile başlayan anne temasını daha geniş bir daireye dönüştürür. Elinor Merida’yı yetiştirir; Elisabet GAIA’yı yetiştirilecek bir zihin gibi tasarlar; GAIA Aloy’u doğurtur; Aloy da GAIA’yı yeniden kurmaya girişir. Anne ile kız arasındaki bakım ilişkisi sürekli yön değiştirir. Brave’in iki kişilik aile bağı, Horizon’da insan, klon ve yapay zekâ arasında dolaşan bir yaratma ve bakım zinciri haline gelir.
Wispler, Focus ve geçmişin gerçeği
Brave’de wispler yalnız yol gösteren fantastik ışıklar olarak kalmaz. Merida çocukken onların insanı kaderine götürdüğü fikrini öğrenir; daha sonra gerçekten wispleri izleyerek cadıya, eski krallığın kalıntılarına ve Mor’du’nun geçmişine ulaşır. Işığın işlevi böylece yön göstermenin ötesine geçer: Merida’nın normal bakışla ulaşamadığı bilgiye giden yolu seçer.
Horizon’da Focus aynı işi teknolojik biçimde üstlenir. Aloy çevresine baktığında taş, metal, ot ve makine görür; Focus açıldığında bu dünyanın üzerinde ikinci bir katman belirir. İzler görünür olur, makinelerin parçaları ayrılır, veri kayıtları okunur, eski sesler duyulur ve harabeler geçmişin bilgisine açılır. Aloy’un üstünlüğü yalnız iyi ok atmasından kaynaklanmaz; önce dünyanın içinde başka insanların göremediği bilgiyi görür, sonra okunu o bilgiye göre kullanır. Bu ilişki Aloy’un yay ile Focus arasında kurduğu temel oyun döngüsünü de açıklayan önemli bir bağdır. Kadın okçunun “görme üstünlüğü” üzerinden gelişen bu çizgi ayrı olarak da incelenmiştir. (🔗) Türkçe paralel bağlam için aynı okçu kadın hattının daha geniş tarihsel çerçevesi burada bulunabilir. (🔗)
Wispler ile Focus arasındaki asıl yakınlık, ikisinin de kahramanı harabedeki gerçeğe götürmesinde belirir. Elinor Merida’ya eski bir kral ile dört oğlunun hikâyesini anlatır. Oğullardan biri kendi gücünü büyütmek ister; aile bağı parçalanır ve krallık yıkıma sürüklenir. Merida daha sonra wispleri takip ederek eski taht salonuna ulaşır ve annesinin anlattığı efsanenin gerçek izlerini taşlarda görür. Mor’du’nun eski prens olduğunu da burada çözer.
Horizon’un dünya anlatısı aynı yöntemi sürekli kullanır. Nora’nın All-Mother inancı, dağın içindeki eski tesisle karşılaşınca başka bir tarihsel katman kazanır. Metal Devil adı verilen dev yaratıklar eski savaş makinelerinin donmuş bedenleri olarak manzarada durur. Aloy kabilelerin efsanelerini dinler, ardından Focus aracılığıyla aynı efsanelerin arkasındaki eski teknolojiye ulaşır. John Gonzalez da kabilelerin kendi çevrelerindeki kalıntıları mitlere ve hikâyelere dönüştürecek biçimde tasarlandığını anlatır. Brave’de Elinor’un “Legends are lessons” fikriyle kurulan efsane–hakikat ilişkisi, Horizon’da bütün dünya kurma yöntemine yayılır.
Dört prens hikâyesi de bu noktada GAIA’nın parçalarıyla ilginç biçimde çakışır. Brave’de tek krallık dört oğul arasında bölünür; içlerinden birinin bütün üzerinde güç istemesi birliği bozar. Horizon’da GAIA’nın dünyayı yöneten büyük işlevleri farklı alt sistemlere bölünmüştür; HADES bu sistemin parçalarından biridir ve bağımsızlaştığında bütün yaşam düzeninin karşısına geçer. İki hikâyede de merkezden dağılan parçalar arasındaki ilişkinin bozulması, dünyayı yıkıma götüren temel olaydır.
Bu bozulmanın başlamasında dışarıdan gelen müdahale de ortak bir şekil taşır. Brave’de Merida cadıdan aldığı büyülü yiyeceği Elinor’a verir ve annenin bedeni başka bir düzene geçer. Horizon’da bilinmeyen dış sinyal GAIA’nın alt işlevlerini bağımsızlaştırır ve sistemin ilişkileri yeni bir duruma geçer. Masaldaki büyü ile bilimkurgudaki sinyal aynı anlatısal yerde çalışır: merkezdeki düzenin parçaları arasındaki ilişkiyi değiştirir.
Crafty Carver, Cauldron ve hayvan bedeninin üretimi
Brave’de dönüşümü başlatan cadının aynı zamanda Crafty Carver olması küçük görünen, fakat Horizon’la yan yana geldiğinde çok verimli hale gelen bir ayrıntıdır. Kulübesi ahşaptan yapılmış ayı figürleriyle doludur. Cadı cansız malzemeden sürekli hayvan biçimleri üretirken büyüsü de yaşayan insan bedenini hayvan biçimine geçirir. Üretim ile dönüşüm aynı küçük atölyede buluşur.
Horizon’un Cauldron’ları bu fikri kıta ölçeğine büyütür. Yeraltındaki otomatik tesisler malzemeyi işler, makine parçalarını üretir ve hayvan biçimli makineleri dünyaya çıkarır. HEPHAESTUS bu üretimin zekâsıdır. Brave’in woodcarver’ı küçük ölçekte ayı suretleri üretirken Horizon’un yapay zekâsı endüstriyel ölçekte yeni bir fauna üretir.
Cadının kullandığı kazan ile Horizon’un Cauldron adı arasındaki yakınlık da aynı alanda yer alır. Brave’de kazan büyülü dönüşümün üretim aracıdır; Horizon’da Cauldron makine bedenlerinin üretim merkezidir. Cadının kulübesindeki mekanik düzenekler ve önceden kaydedilmiş mesaj sistemi, masal dünyasında bile bu alanı yarı otomatik bir üretim mekânı gibi gösterir. Horizon bu komik ve küçük ölçekli atölye mantığını devasa, kendi kendine çalışan fabrikalara genişletir.
Elinor ile Mor’du’nun ayıya dönüşmesi burada machine dünyasının iki davranış yönünü de düşündürür. Elinor’un ayı bedeni Merida’nın hâlâ iletişim kurabildiği, birlikte yaşayabildiği bir hayvan bedenidir. Mor’du ise aynı dönüşümün saldırgan, yıkıcı ve kalıcı hale gelmiş biçimidir. Horizon’da da makinelerin hayvan bedenleri farklı davranış durumlarına sahiptir; ekolojik görev yapan makine ile insanlara yönelen saldırgan makine aynı hayvan-teknoloji temelinden çıkar.
Bu nedenle Machines, Brave’deki tek bir figürün karşılığı olmaktan çok filmin hayvanlaşma fikrinin çoğaltılmış hali olarak anlaşılır. Brave birkaç insanı büyüyle hayvan bedenine geçirir. Horizon bütün dünyayı makine ile hayvan arasındaki biçimlerle doldurur. Masaldaki olağanüstü dönüşüm, bilimkurguda gezegenin normal ekolojisi haline gelir.
Mor’du, Faro ve eski felaketin bedende kalması
Mor’du’nun gerçek kimliği ortaya çıktığında Brave’in eski krallık efsanesi bir anda bugünkü tehlikeye bağlanır. Mor’du, bir zamanlar daha fazla güç isteyen prenstir. Ailesinin bağını parçalamış, krallığın düzenini yıkmış ve kendi bedenini de geri dönüşü olmayan bir dönüşüme sokmuştur. Eski uygarlığın yıkıntıları içinde hâlâ dolaşan canavar, geçmiş kararın canlı kalıntısıdır.
Ted Faro Horizon’da benzer bir tarihsel ağırlık taşır. Faro’nun teknoloji imparatorluğu ve kararları Eski Dünya’nın yok oluşuna giden sürecin merkezindedir. İnsanlığın eski uygarlığı yıkılır; yüzyıllar sonra Aloy o uygarlığın yeraltı tesislerine girerek kararların kayıtlarını tek tek bulur. Forbidden West bu çizgiyi Faro’nun kendi bedenine kadar götürür: Thebes içinde yaşamını uzatmaya çalışan Faro, yüzyıllar süren hücresel değişimlerin sonunda insan biçiminin çok ötesine geçen bir varlığa dönüşür.
Mor’du ile Faro bu noktada aynı eski felaket tipini temsil eder. İkisi de büyük güce sahip erkek figürleridir. İkisinin kararı kendi dünyalarının düzenini parçalar. İkisi de uzun zaman sonra eski düzenin kalıntıları arasında canavarlaşmış beden olarak bulunur. Kahraman bu bedene ulaştığında geçmiş artık anlatılan bir tarih olmaktan çıkar ve fiziksel olarak karşısına dikilir.
HADES aynı yapının başka bir katmanıdır. Mor’du’nun eski prens olarak taşıdığı “parçalardan birinin bütünü ele geçirme arzusu”, Horizon’da GAIA sisteminin alt işlevlerinden HADES’in bağımsız hareketine dağılır. Faro insan iradesi ve kibir tarafını, HADES sistemin kontrolsüz devam eden yıkıcı işlevini taşır. Brave’de tek prens-canavar üzerinde birleşen işlevler, Horizon’da insan, yapay zekâ ve eski savaş sistemi arasında paylaştırılır.
Bu karşılaştırma iki eserdeki harabe kullanımını da açıklar. Merida eski taşların arasında geçmişin hikâyesini çözer. Aloy da beton, metal ve veri kayıtları arasında kendi dünyasının geçmişini çözer. Her iki kahraman için geçmiş bilgisi, bugünkü felaketi durdurmanın aracıdır.
Yırtılan bağdan GAIA’nın yeniden kurulmasına
Brave’in bütün hikâyesini tek nesnede görmek mümkünse bu nesne Elinor’un aile tapestry’sidir. Merida ile annesi aynı kumaş üzerinde aile düzeninin parçaları olarak işlenmiştir. Büyük kavga sırasında Merida kumaşı iki figürün arasından yırtar. Anne-kız ilişkisindeki kopuş, fiziksel biçimde kumaşa geçer.
Cadının verdiği çözüm de doğrudan bu bağı hedefler: mend the bond torn by pride. Merida bu sözü önce kumaş üzerinden anlar ve yırtığı dikmeye çalışır. Hikâyenin çözümü ise dikiş ile anne-kız ilişkisinin aynı anda onarılmasıyla tamamlanır. Kumaşın bütünlüğü, aile düzeninin bütünlüğüyle birleşir.
GAIA Horizon’da aynı fikri gerçek bir dünya ağı olarak gerçekleştirir. GAIA farklı alt işlevleri, makineleri ve terraforming süreçlerini tek amaç altında bir arada tutar. Sistem parçalandığında yalnız bir bilgisayar zarar görmez; makinelerin davranışı, biyosferin dengesi ve gelecekteki yaşamın koşulları birlikte değişir. Aloy’un giderek büyüyen görevi de bu parçaları yeniden bir merkeze bağlamaktır.
Bu nedenle Elinor’un Brave’deki GAIA karşılığı tek bir noktadan kurulmaz. Elinor anne-merkezdir; tapestry bağın görünür biçimidir; toprak yaşamın alanıdır; wispler sistemi anlamaya götüren işaretlerdir. Horizon bu ayrı masal öğelerini tek teknik dünyaya toplar: GAIA merkez, biyosfer yaşam alanı, Machines çalışan fauna, Focus bilgi katmanı ve yeniden birleştirilecek alt işlevler parçalanmış düzen haline gelir.
İki hikâyenin hareketi böylece aynı fiilde buluşur: onarmak. Merida annesiyle bağını, aileyi ve krallığın geleceğini onarır. Aloy GAIA’yı, kaybolmuş bilgiyi ve gezegenin yaşam düzenini yeniden birbirine bağlar. Brave’in aile ölçeğindeki dikişi Horizon’da gezegen ölçeğindeki restorasyona büyür.
Bu bağlantının merkezinde “pride” da tekrar görünür. Brave’de eski prensin güce yönelen gururu bir krallığı parçalar; Merida’nın annesiyle çatışmasındaki gurur aynı eski kalıbı yeniden harekete geçirir. Horizon’da Faro’nun kendisini insanlığın merkezine koyan kararları Eski Dünya’nın felaketiyle birleşir. Her iki hikâye de eski düzeni parçalayan büyük karar ile daha sonraki genç kadının onarım hareketini karşı karşıya getirir.
Merida, Meridian ve ufka doğru hareket
Merida’nın adıyla Meridian’ın adı arasındaki yakınlık, iki anlatının sonunda mekânsal bir anlam da kazanır. Brave’de saray Merida’ya yerleşik bir gelecek sunar: evlilik, hanedan devamı ve kraliyet görevi. Merida’nın en canlı görüntüleri ise saraydan çıktığı, Angus’a bindiği ve açık arazide yayıyla hareket ettiği anlardır. Onun kader meselesi bu yüzden aynı zamanda merkezde kalmak ile ufka doğru hareket etmek arasındaki seçimdir.
Horizon’da Meridian dünyanın büyük siyasal merkezlerinden biridir. Sun-King Avad, Aloy’un yeteneğini ve önemini görür; onun Meridian’la daha kalıcı bir bağ kurabileceği ihtimali birkaç kez açılır. Aloy’un yolu ise her defasında başka bir coğrafyaya, başka bir tehdide ve kelimenin tam anlamıyla yeni bir horizon’a uzanır. Merida’nın saraydan araziye doğru hareketi, Aloy’un Meridian’dan daha uzak ufuklara doğru hareketinde başka biçimde sürer.
Bu noktada ad ağı, karakterlerin hareketiyle birleşir. Brave Merida’nın hikâyesinin adı olur; Brave Aloy’un toplum içindeki savaşçı statüsü olur. Merida kızıl okçunun adı olur; Meridian başka kızıl okçunun karşılaştığı kraliyet merkezinin adı olur. Elinor anne, yasa ve düzeni tek kişide taşır; Elisabet, Nora ve GAIA bu üç işlevi daha büyük bir dünyaya dağıtır.
Elizabeth–Eliza–ELIZA–BET hattı da aynı merkezde tamamlanır. Elinor’un kraliçeliği, Elizabeth/Eliza adının kraliçe tarihine; Eliza Doolittle’ın dönüşümü bahse; ELIZA programı insan ile makine arasındaki ilişkiye; Elisabet ise makine ile yaşam arasındaki büyük bahse açılır. GAIA sonunda Elisabet’in bedenini Aloy’da yeniden üretir ve bütün sistem yeniden kızıl saçlı genç kadının bedenine bağlanır.
Brave finalinde kaderin insanın içinde yaşadığı söylenir. Horizon bu fikri somutlaştırır: Aloy’un dünyanın en eski ve en güçlü kapılarını açan yetki hücrelerinin içindedir. Merida soyunu ilan ederek yarışmaya girer; Aloy’un bedeni tarandığında sistem onun genetik soyunu kendisi okur. Bir masalda kan bağı toplumsal hukuk olarak konuşur; diğerinde aynı bağ makine tarafından veri olarak okunur.
Bu yüzden Brave ile Horizon arasındaki asıl yakınlık kızıl saç ve yay üzerinde başlayıp bütün bir dünya düzenine ulaşır. Brave’de soy, anne, kader, hayvan, büyü, efsane, harabe ve onarım aynı masal içinde birbirine bağlıdır. Horizon bunları DNA, Nora, Elisabet, GAIA, Machines, Focus, Eski Dünya kayıtları ve yeniden kurulacak bir yaşam sistemi halinde genişletir. Masalın unsurları bilimkurguda isimlerini değiştirir; işlevleri ise birbirini izlemeye devam eder.
The Bear and the Bow’daki ayı, Horizon’da hayvan biçimli makine dünyasına yayılır. Fergus’un verdiği yay Rost’un eğitiminde tekrar belirir; Angus machine mount’a dönüşen hareketi taşır; firstborn hakkı genetik yetkiye geçer; Elinor Elisabet–Nora–GAIA üçgenine açılır; wisp Focus olur; Crafty Carver’ın atölyesi Cauldron ölçeğine büyür; eski prens Mor’du, Faro ile HADES arasında dağılan eski felakete dönüşür; yırtılan tapestry GAIA’nın parçalanmış düzeninde gezegen ölçeğine ulaşır. Merida’nın düzeltmesi gereken bağ aileyi ve krallığı kapsarken Aloy’un yeniden kurduğu bağ bütün yaşam dünyasını kapsar.
İki anlatının ortak hareketi böyle tamamlanır. Kızıl okçu önce kendisine verilmiş kaderi görür, ardından o kaderi taşıyan düzenin nasıl çalıştığını öğrenir. Brave bunu kraliyet, büyü ve aile üzerinden anlatır; Horizon aynı hareketi genetik, yapay zekâ ve makine ekolojisi üzerinden büyütür. Merida’nın masalında kader insanın içindedir; Aloy’un dünyasında kader gerçekten hücrenin içinde okunabilir hale gelmiştir.






























Geri bildirim: How Brave’s Fairy Tale Becomes Horizon’s System: From Merida to Aloy, from Elinor to Elisabet–Nora–GAIA – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Phantomoperand 👻🪸🐈⬛ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER