Rüyalar ve Çince üzerine — Sigmund Freud

Çok çok eski olmasına rağmen hala 400 milyon kişinin kullandığı bir dil ve yazı Çincedir. Çinceyi anladığımı düşünmeyin, Çinceyle ilgili biraz bilgi topladım çünkü rüyaların tanımsızlığı ile Çince arasında bir analoji bulmayı umdum, ve beklentim karşılıksız kalmadı. Çin dili bizde telaş yaratabilen tanımsızlık örnekleriyle doludur. Bilindiği gibi Çince bir dizi hece sesinden oluşur, bunlar ya tek başına ya da çiftler halinde telaffuz edilirler. Temel lehçelerden birinde bu seslerden 400 tane vardır. Fakat bu lehçenin kelime haznesi tahminen 4000 sözcükten oluştuğuna göre bu seslerin her birinin ortalama on farklı anlama gelmesi gerekir – bazı sesler daha az anlama gelir, bazı sesler daha çok anlama gelir. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Gerçek her zaman yerindedir — Jacques Lacan

Bir şey nasıl yerinde olmaz, olmadığı bir yer nasıl onun yeri olur? Gerçeğin bakış açısına göre bu kesinlikle anlamsızdır. Gerçek olan her şey her zaman ve ister istemez yerindedir, ona müdahale edildiğinde dahi. Gerçeğin en başat özelliği kendi yerini ayakkabısının topuğunda taşımasıdır. Gerçeği istediğiniz kadar bozun, bedenlerimiz paramparça olsa bile, o parçalar yerlerinde olmayı sürdüreceklerdir, her parça kendi yerinde olacaktır.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Öyle ya da böyle — Blondie

Öyle ya da böyle seni bulacağım
Seni kapıcam kapıcam kapıcam kapıcam
Öyle ya da böyle seni kazanacağım
Seni kapıcam kapıcam kapıcam kapıcam
Öyle ya da böyle seni göreceğim
Seni bulucam bulucam bulucam bulucam
Bir gün, belki haftaya
Seni bulacağım, seni bulacağım, bulacağım

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

‘Hudut namustur’ sloganının asıl anlamı — Işık Barış Fidaner

Mülteci sorunu ile gündeme gelen ‘Hudut namustur’ sloganında sinsice gizlenen ideolojik tuzakların bir bir ortaya serilmesine karşı çıkacak halimiz yok ama bu sloganda nihai ifadesini bulan duygunun da gerçek ve haklı bir korku olduğu inkar edilmemeli.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Sağlıklı sağduyunun okullu mantığı horgörmesi üzerine — G. W. F. Hegel

Bilimin başlangıcını oluşturduğunu belirttiğimiz ve hem kendi başına hem de sahi bilginin koşulu olarak büyük değer taşıdığını kabul ettiğimiz şeyin – yani kavramların ve kavram uğraklarının genel olarak ele alınmasının, düşünce belirlenimlerinin başlangıçta malzemeden farklı olup ona sadece iliştirilen biçimler olarak ele alınmasının – mantığın nesnesi ve amacı olan sahiliğin edinilmesi konusundaki bünyevi yetersizliği çabucak ortaya çıkar. Zira bu kavramlar ve uğrakları, içerikten ayrık salt biçimler olarak, onları sonlulukla damgalayan ve kendi içinde sonsuz olan sahiliği tutmaya elverişsiz kılan bir belirlenim içine girerler. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Doğa ve Bata — Işık Barış Fidaner

Doğanın doğmakla ilgisi olduğu gibi kültürün de batmakla ilgisi var. O zaman Doğa-Kültür ikilisine Doğa-Bata diyelim. Kültüre Bata demenin birçok çağrışımı var:

1) Mevcut dünyada hegemonik kültür Batılıdır.

2) Her kültürel hegemonyanın ömrü sınırlıdır, her İmparatorluk eninde sonunda geriler ve Batar.

3) En temel ritüel cenazedir, kayıpların (en başta Ataların) yasını tutarak insani kültür şekillenir, bunun ezeli-ebedi simgesi de günbatımıdır (bu anlamda Bata Doğa’nın ardından gelir ve ona özlem duyar).

Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Şey

Dünya Kurtarıcılığı Taslayan Sanal Ağalara İtibar Etmeyelim — Işık Barış Fidaner

İnternette entelektüel faaliyet yürüttüğünüz zaman garip durumlara düşebiliyorsunuz. Mesela çevirmen olarak emeğine ve çabasına saygı duyduğunuz için çeşitli konularda fikir alışverişi yaptığınız ve yazılarınızı paylaştığınız birisi bir gün şöyle bir deklarasyonla karşınıza çıkabiliyor:

“Artık ben Dünyanın Kurtuluşu sitesinin Editörü’yüm, yazılarınıza orada yer verebiliriz. Amacımız dünyayı kapitalist felaketlerden kurtarıp mutlu yarınlara taşımaktır.” Böyle bir heves ve iddia karşısında ne denebilir, “Peki ben de size yardım edeyim, dünyayı birlikte kurtaralım”dan başka?

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Başka(sı)nın hayali ve Fallokristal — Işık Barış Fidaner

Bireysel idealler çıkmaza girmeye mahkumdur çünkü “Başkasının hayali beni bağlamaz, ben kendi hayalimi kurarım” denemez. Sizin hayaliniz de başkasına göre “başkasının hayali”dir [1]. Öyle olmasa nasıl anlam kazanacaktı? Bireysel olarak sizin, benim, onun, bunun hayalinin kimseyi bağlaması gerekmez ama:

Başkasının hayalinin bağlamadığı hiçkimse yoktur.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Hayaletin Hayaleti — derleme

AdsızYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Hayaletin Hayaleti) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Hayal gücü hayaletin hayaletidir

— Başka(sı)nın hayaline uyma mesuliyeti

— Salımlı Uyumlanma Ölüm Dürtüsüdür

— Aşının Koruması ve Bilimsel Yaklaşım

— Bir Soruyu Cevaplamak: Talep ve Arzu

— Ruhsal iklim değişimi ve fallus

— Fallokristal

— Felaketlere karşı yaratıcı çözümler

Diğer derlemeler

鬼 : hayalet

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Ruhsal iklim değişimi ve fallus — Işık Barış Fidaner

Ülkenin en yetkili makamının mutlak kudretini temsil eden bir uzantıyla Boğaziçi’ni (ikinci kez) penetre etmesi elbette üniversiteler için epey sıkıntılı bir durum yaratıyor. Bugüne dek Boğaziçi bir başarı simgesiydi, her şeye rağmen kalemin kılıca üstün gelebildiğinin en azından izafi bir deliliydi. Ülkede etki gösteren kalemlerin çoğu yine kalemşörlük yapsa da, yani aslında kalem kılığına girmiş kılıç veya kılıca hizmet eden kalem olsa da, Boğaziçi penetre edilene kadar hala kalemin kılıcı yenebildiği istisnai yerler olduğuna inanabiliyorduk. Belki kulislerde yine entrikalar dönüyordu, belki güç yine aklı felce uğratarak kendi boşbeleş keyfini sürüyordu, ama en azından bunu göstere göstere yapmıyordu. Kamuoyu nezdinde hala aklın yolu ile başarıya ulaşılabilen bir güzergah vardı. Şimdi ise güç alenen akılcı yolun önünü kesmiş ve başarının tanımını değiştirmiştir. Başarının ölçüsü artık teori ve pratik değil, uzantılarla penetre etmektir, yani fallustur.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey