Tag Archives: Sanal Ağa

Özeleştiri Özelleştirir: Ego, Süperego, Hiperego: Sanal Ağaların İtişmesi ve Gerçek Ağaların Çekişmesi — Işık Barış Fidaner

Sigmund Freud’un ünlü sözünü hatırlayalım:

Das Ich ist nicht Herr im eigenen Haus.
Ego kendi evinde ağa değildir.
(Psikanaliz Yolunda Bir Zorluk, 1917)

Bu durum iki sorun yaratır [1]:
1) Ego barındığı evi Yuva edinemez.
2) Ego en fazla Sanal Ağa olabilir. Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Efesli Artemis: Mamilla Hasetine Kapılarak Sanal Ağa’nın Veri Memesi Olmak — Işık Barış Fidaner

Yunan mitolojisinde Artemis yabanın ve avcılığın tanrıçası olarak bilinir. Türkiye’de 65 yıl önce bulunan Efesli Artemis heykeli ise daha farklı bir tanrıça figürü sunar (Şekil 1). Efesli Artemis’in göğsünü kaplayan yumruların genelde meme olduğu varsayılır ama meyve veya yumurta olma ihtimali de vardır. Her halükarda arkeologlar Efesli Artemis’in bolluk ve bereket tanrıçası olduğu konusunda uzlaşırlar. Çok memeli (polymastros) bir Artemis fıskiyesi de 16’ncı yüzyıla ait Villa d’Este’de (İtalya) bulunur (Şekil 2).

Kleincı psikanalizde meme en temel haset/şükran nesnesidir. Bebek eğer onu sütüyle besleyen annenin memesine şükran duymayı beceremezse, “kötü anne”nin memeyi ve sütü kasten ondan esirgediği düşüncesiyle öfkeye kapılırsa, meme haseti başgösterir: Sinirlenen bebek annenin yaratıcılığını bozup tahrip etmek için eyleme geçer, nankörleşir. Melanie Klein, en üretken insanlara en yıkıcı eleştirilerin yapılmasının kaynağında meme haseti olduğunu açıklar. “Meyve veren ağaç taşlanır” atasözü bunu anlatır [1]. Okumaya devam et →

26 Yorum

Filed under Şey

“Sanal ağanın intihal hakkı” nedir? — Işık Barış Fidaner

Sanal Ağa iki sloganla tanımlanabilir:

1) “Ben böyle uygun gördüm.” [1]
2) “Akıllı adamı severim ama benden akıllısını sevmem.”

Bu ikisi Sanal Ağanın dikişi ve feyzidir. Bunları tek tek ele alalım: Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Sanal Ağanın Yüksek Mertebesi: Reziller Ağası ve Dadı Toplum — Işık Barış Fidaner

Sanal Ağa insanların gerçekleri inkar etme güdüsüne yaslanarak kendine iktidar alanı açan kişidir [1]. Temel işlevi çevresinde inkar edilen rezillikleri kendi ego inşasıyla örtmesidir. Sıradan bir Sanal Ağa kendi zümresindekiler için bir savunma mekanizması ve dengeleme unsuru olmanın ötesine geçmez. İnsanların “ayıp örtme” güdülerinin tek bir figür etrafında bir araya getirilmesidir.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Hayali Baba ve Sanal Ağanın Çelmesi — Işık Barış Fidaner

Sanal ağa ile hayali baba birbirinden kesin çizgilerle ayırt edilmelidir.

Hayali baba insan zihninin korkutucu veya merhametli bir figür, silüet ya da gölge olarak algıladığı bir izdüşümdür [1]. İnsanın dualar ettiği, bazen fedalar sunduğu, bazen de pazarlık etmeye çalıştığı Tanrı figürü, hayali babanın bir örneğidir. Saray aşkında aşık şövalyenin zihnine yansıyan Hanımefendi figürü de bir başka hayali baba örneğidir.

Sanal ağa ise insanların zihninde yer bulan hayali baba izdüşümlerine ayak basıp onların tepesine çıkarak o insanlar üzerinde yetki kullanma stratejisi uygulayan gerçek bir kişidir [2]. Tanrı’nın sözcüsü kılığında gezinen ve insanları buna inandıran bir din adamı tipik bir sanal ağa örneğidir.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Hayali baba üzerine — Jacques Lacan

Hayali babayla sürekli uğraşırız. Hayali baba, saldırganlık diyalektiğinin hepsinin, özdeşim diyalektiğinin hepsinin ve öznenin “babayla özdeşleşme” denen şeye erişmesine yol açan idealleştirme diyalektiğinin hepsinin ortak atıf noktasıdır. Bütün bunlar hayali baba seviyesinde gerçekleşir. Bu baba hayalidir deriz çünkü o “benim gibi”lerle (semblable) olan münasebetlere psikolojik destek sağlayan hayali ilişkiye entegredir; bunlar tam olarak türe dayalı münasebetlerdir, her libidinal fitnenin [1] ve her saldırgan açmazın kökeninde yatan münasebetler bunlardır. Hayali baba tipik karakter özellikleri ile ister istemez bunlara katılır. Bu hayali baba tanışık olduğumuz korkunç ve ürkünç babadır, birçok nevrotik deneyimin arkasında onu buluruz ve o çocuğun gerçek babasıyla ilişkili olmayabilir. Çocuğun düşlemlerinde bir baba figürünün filizlenmesine sıkça rastlarız – bu figür bir yüz gibi buruşur, çocuğun o anki gerçek babasından çok ayrı bir yerdedir. (…) Hayali babanın tümgüçlü baba olduğunu fark etmek kolaydır. Tanrı’nın evrensel düzenin güvencesi olduğuna dair bilindik kavrayışla dünyanın temellendirilmesidir bu. Gerçek ve fiziki olan bütün herşeyi Tanrı Ağa yaratmıştır.

[1] ç.n. “Fitne” insanı “meftun” eden herhangi bir şeydir. İngilizce karşılığı “captivation”.

Jacques Lacan’ın dördüncü seminerinden

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

3 Yorum

Filed under Çeviri

Sanal Ağa — özel sayı

AdsızYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Sanal Ağa) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

(öncesi: Yuva vs. Semptom)

İçindekiler

— En Distopik Romanımız Böyle Olsun!

— Ağbinin Gözü Üstünde (George Orwell)

— Hayali baba üzerine (Jacques Lacan)

— Dünya Kurtarıcılığı Taslayan Sanal Ağalara İtibar Etmeyelim

— Grup Adına İnsan Bloklamak Sanal Ağa Davranışıdır

— Bir hesap bloklanıyor

— Sanal Ağa Özentilerine Karşı: Kural, Kurul, Kurum, Kuram

— Ağlaşma ve Ağalaşma

— Hayali Baba ve Sanal Ağanın Çelmesi

— Sanal Ağanın Yüksek Mertebesi: Reziller Ağası ve Dadı Toplum

— “Sanal ağanın intihal hakkı” nedir?

— Efesli Artemis: Mamilla Hasetine Kapılarak Sanal Ağa’nın Veri Memesi Olmak

— Özeleştiri Özelleştirir: Ego, Süperego, Hiperego: Sanal Ağaların İtişmesi ve Gerçek Ağaların Çekişmesi

Diğer derlemeler

霸 : tiran

25 Yorum

Filed under Kitap

Ağlaşma ve Ağalaşma — Işık Barış Fidaner

Ağ kavramı ağın içi/dışı ayrımına dayanır. Bir üye ağın ne kadar içindeyse o kadar ayrıcalıklı ama tabidir (simgesel iğdiş yoluyla yer edinir) ağın ne kadar dışındaysa o kadar serbest ama yoksundur (simgelenmeye direndikçe yersiz kalır). Ağın içinde olmanın temel avantajı ağın dışındakileri (unutarak veya inkar ederek) boşverebilme lüksüdür. Ağın içi ve dışı psikanalizdeki bilinç ve bilinçdışına benzer. Ağda iç/dış sınırını çizen mekanizma (bilinçdışındaki bastırma ve inkar yerine) sosyal medyadaki bloklama yetkisidir.

Okumaya devam et →

19 Yorum

Filed under Şey

Sanal Ağa Özentilerine Karşı: Kural, Kurul, Kurum, Kuram — Işık Barış Fidaner

Türkiye’de en küçük çocuktan en tepedekine kadar az çok ego inşa eden herkeste birazcık da olsa sanal ağa özentiliği olduğunu kabul etmeliyiz. Bu öyle özel şartlar gerektiren istisnai bir durum değildir, en alelade hadisedir, kültürel bir gerçektir [1]. Bu özentilerden bir tanesinin sarf ettiği şu söz belki de bütün sanal ağa özentilerinin ölümsüz mottosudur: “Ben böyle uygun gördüm.” [2] Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Bir hesap bloklanıyor — Işık Barış Fidaner

AdsızBu yazıda Freud’un “Bir çocuk dövülüyor” formüllerini rehber alarak Sanal Ağalığın yaslandığı mazoşist düşlemi açığa çıkaracağız [1].

Sanal ağalığın mütemmim cüzü (tamamlayıcı bileşeni) grup adına insan bloklama davranışıdır [2]. Sanal ağalık kazanılmamış ve hak edilmemiş bir yetki olduğu için bu bloklama davranışının bir miktar haksızlık içerdiği kesindir. Ama haksızlığı tasvip etmeyip kaş çatmaktansa (ahlakçı üstbeni öne sürmektense) bu davranışla üretilen zevki anlamak daha önemlidir, özellikle de bloklayan sanal ağanın sadist zevkinden çok onun bu davranışına tanıklık eden diğer grup üyelerinde üretilen mazoşist zevki anlamak önemlidir. Böyle bir analiz, iptal kültürü, linç, günah keçisi gibi meselelerde de yol gösterici olacaktır [3].

Okumaya devam et →

18 Yorum

Filed under Şey