
Scott Wilson — 14 Mayıs 2016 — thelacanianreviews.com
“Bilinçdışı … şifrelenecek [se chiffre] bir şey değil, şifresi çözülecek [se déchiffre] bir şeydir. Yani: keyfiyetin kendisidir.” Jacques Lacan, Televizyon. 18-19.

Scott Wilson — 14 Mayıs 2016 — thelacanianreviews.com
“Bilinçdışı … şifrelenecek [se chiffre] bir şey değil, şifresi çözülecek [se déchiffre] bir şeydir. Yani: keyfiyetin kendisidir.” Jacques Lacan, Televizyon. 18-19.
Lacancı olarak şunu öne sürelim: Lacan’ın şeytanlığı, karşısına çıkan herkesi Che vuoi? (Ne istiyorsun? Ne arzu ediyorsun?) sorusunu yanıtlamaya kışkırtmasından gelir. [*]
Sorgulayanla yüzleşince çıkan birçok seçenek vardır: 1) bütün meseleyi gözardı edip uzaklaşıp gidilebilir, 2) reddedilmiş bir nesne gibi geride bırakılabilir, büyük vaatler gibi ya da orada olduğu bilinen bir ışık gibi, diğerleriyle birlikte zamanı gelince yararlı olacağı bilinen bir ışık gibi geride bırakılabilir, 3) hayatınızı onun aydınlattığı meseleyle uğraşarak harcayabilirsiniz, ona daha yakından bakabilirsiniz.
Eş-adlı olmaları cins olan şeytanla tür olan şeytan arasındaki belirgin ayrımı örtmemeli. Şeytan, kötü ruh, kendi arzumuzla ilgili kendimizi sorgulamamıza yol açan şeytanlığın olası versiyonlarından sadece birisidir. Cins ve türün birleşeceği nokta, ancak, tarzıyla bizi maruz bıraktığı “Que vuoi?” [sic] ile yüzleşildiğinde belirebilecek tek cevapla gelir: “beni sorgulayan sen, arzumu pompalayan sen, sen kötü ruhsun: vade retro [geri git].” Böylece şeytanın gereksindiği yanıt yerine – “arzumun adlandırdığı şey budur” – bu cevap gelir: “beni sorgulayan sen kötüsün.” Böylece kötülüğün bedenlenmesi olan şeytan hatalı [wrong] zihinlerin yaratımı olur.
Ve evet, şeytan ayrıntılarda gizli olduğuna göre, Lacan’ın eleştirmenleri, ama hayranları da, şeytanı çoğu zaman tarzında ve gösterdiği şeyde – güçlü bir zihin, üstün bir analist – buluyor.
Lacan kimilerine bir deve kılığı altında gözüküyor. Ama onu olduğu gibi tanıyabilirler mi?
Lacanian Ink 39, “Lacan, Şeytan” makalesinin son kısmı, EN: Asunción Alvarez (2011)
[*] Cazotte’nin Diable amoureux’suna atıf yapılıyor, bizzat Lacan kendisinin zaman zaman bedenlendirdiği bu karakterden bahseder.
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
![]()
Tim — 10 Nisan 2016 — indiegames.com
Shardlight [Kırık Işık], son yayınlanan Wadjet Eye oyunu, ölümcül bir hastalığın dadandığı kasvetli bir gelecekte geçen bir göster-tıkla [point-and-click] macera oyunu. Öyküde anlatılan genç kadın Amy Wellard salgına yakalanmış bir tamircidir ve hayatta kalmak için bir panzehir bulmak zorundadır.
Rashmi Shivni — 19 Mayıs 2016 — symmetrymagazine.org
Planck ölçeği evrenin asgari sınırını koyar, bu sınırın ötesinde fizik yasaları çöker.
1890’ların sonunda fizikçi Max Planck fizik yasalarının ifadesini basitleştirecek birimler kümesini öne sürdü.
Yalnızca doğanın beş sabitini (ışık hızı ve yerçekimi sabiti de dahil) kullanarak, siz, ben ve hatta Alpha Centauri’li uzaylılar bile bu aynı Planck birimlerine ulaşabilirdi.
Basit Planck birimleri boy, kütle, sıcaklık, zaman ve yüktür.
Gelin Planck boyu birimini ele alalım. Proton Planck boyundan yaklaşık 100 milyon trilyon kere daha büyüktür. Şu perspektiften bakalım: Protonu gözlenebilir evren kadar büyültseydik, Planck boyu Tokyo’dan Chicago’ya bir seyahat kadar olurdu. 14 saat uçuş size uzun gözükebilir, fakat evren bunun farkına bile varmazdı.
Planck ölçeği evrensel birimler kümesi olarak icat edildiğinden, bu sınırların aynı zamanda bilinen fizik yasalarının geçerlilik sınırları olduğunu anlamak sarsıcı oldu.
Örneğin Planck boyundan daha küçük bir mesafe bir anlama bile gelmez — fizik çöker.
Fizikçiler Planck ölçeğinde fiilen ne olup bittiğini bilmez, ancak spekülasyon yapabilirler. Kimi kuramsal partikül fizikçileri dört temel kuvvetin hepsinin –yerçekimi, zayıf kuvvet, elektromanyetizma ve güçlü kuvvetin– sonunda bu enerjide tek bir kuvvette birleşeceğini tahmin ediyor. Kuantum yerçekimi ve süpersicim gibi görüngülerin de Planck enerji ölçeğinde baskın çıkması mümkün.
Planck ölçeği evrensel sınırdır, bu sınırın ötesinde halen bilinen fizik yasaları çöker. Onun ötesinde kalan şeyleri kavrayabilmek için, yeni, çökemez bir fiziğe ihtiyacımız var.

Dolu konuşma, bir kişiyi başka bir kişinin tanımasında kurulduğu haliyle hakikati hedefleyen, hakikati biçimleyen konuşmadır. Dolu konuşma, icra eden konuşmadır. Öznelerden birisi sonradan kendini, önceki olduğundan başka halde bulur. İşte bu yüzden analitik deneyimde bu boyuttan kaçınılamaz.
Analitik deneyimi yanılsamaya dayalı, telkine dayalı bir oyun, bir tuzak, bir dolap gibi düşünemeyiz. Onun meselesi dolu konuşmadır. Bu nokta belirtildikten itibaren, zaten fark etmiş olabileceğiniz gibi, bir sürü şey tasnif olur ve netleşir, fakat bir sürü paradoks ve çelişki belirir. Bu tasavvurun değeri tam olarak bu paradoksları ve çelişkileri açığa çıkarmasıdır, ki bu onları mat ya da müphem kılmaz. Aksine çoğu zaman ahenkli ve kavranabilir gözüken şeylerdir matlığı barındıran. Ve öbür yandan antinominin içinde, ayırının/çatlağın içinde, zorluğun içindeyken berraklaşma fırsatları ile karşılaşırız. İşte bu, yöntemimizin üstüne temellendiği bakış açısıdır, ve umuyorum ki ilerleyişimizdir.
Jacques Lacan 1953-1954 Seminer Kitap 1: Freud’un Teknik Makaleleri
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
İstatistiksel Kendine-benzerlik ve Fraksiyonlu Boyut
Özet. Jeografik eğriler kendi detaylarına öyle katlanmıştırlar ki uzunlukları sıklıkla sonsuzdur, ya da tanımlanamazdır. Fakat birçoğunun istatistiği “kendine-benzerdir,” yani her bir kısım, bütünün ölçeği-indirgenmiş bir imgesi gibi değerlendirilebilir. Bu durumda karmaşıklık derecesi D diye bir nicelikle tarif edilebilir, bu nicelik, “boyut”ta olabilecek birçok özelliğe sahiptir, gerçi fraksiyonludur; yani sıradan, düzeltilebilir eğrilerle ilişkilendirilen 1 değerini aşar.
… Bu tersyüz noktası Evrensel’i kuran istisnadır. [*]
Hegel’in her cinsin tek bir türü olduğu savı, öbür türün cinsin kendisi olduğu savı, aynı paradoksal tersyüz noktasına yöneliktir. Örneğin ‘Zengin insanlar parası olan fakir insanlardır’ dediğimizde, bu tanım ters çevrilemez – ‘Fakir insanlar parası olmayan zengin insanlardır’ diyemeyiz. ‘Fakir insanlar’ ve ‘zengin insanlar’ diye iki türüne ayrılan nötr bir ‘insanlar’ cinsine sahip değiliz: Cins ‘fakir insanlar’dır, bu cinsin türü olan ‘zengin insanlar’ı elde etmek için bu cinse türsel farkı [differencia specifica] (para) eklemek zorundayız. Psikanalizin cinsel fark tasavvuru da bununla homolog gibidir: ‘Kadın iğdiş edilmiş adamdır’. Burada yine bu önerme ‘Adam falluslu kadındır’ diye tersine çevrilemez. Fakat bundan adamın erkek olarak ontolojik önceliği olduğu sonucunu çıkarmak yanlış olurdu. Hegelcilikteki paradoks, türsel farkın ‘kesilmesi’nin cinsin kendisinde teşkil edici oluşudur. Başka bir deyişle iğdiş edilme, adam cinsini tanımlar; iğdişle işaretlenmemiş ‘nötr’ evrensel İnsan, olsa olsa iğdişin inkarını belirtir.
(TÜBİTAK Proje yarışmasında ikincilik aldı)
Eser Aygün, Işık Barış Fidaner
İzmir Fen Lisesi 2000-2001
Giriş:
Bilimde önem kazanan çok boyut kavramı, üç boyutlu beyinlerimiz için anlaşılırlıktan uzaktır. Çok boyutlu cisimleri ve arakesitlerini görselleştirmek, bu kavramı anlaşılır kılmak için önemli bir adım olacaktır.
Amaç:
Bu projenin amacı, Delphi programlama dilinde;
Yöntem:
Öncelikle üç boyutlu uzay analitiğini çok boyut için genelleştirdik. Cisimleri; köşe, kenar, yüzey gibi elemanları arasındaki ilişkilere dayanan bir veri yapısında tuttuk. Geliştirdiğimiz yöntemlerle, cisimlerin arakesitlerini ve izdüşümlerini aldık. İzdüşümleri Bresenham çizgi çizme algoritmasıyla çizdik.
Sonuç:
elemanlar.exe programı, her boyuttaki küp, simplex, silindir, küre, koni ve toroid cisimlerini üretebilmektedir. Ayrıca; döndürme, öteleme, izdüşüm alma, arakesit alma, görüntüleme, dosyaya yazma ve dosyadan okuma işlemlerini gerçekleştirebilmektedir.
Türkçesi: Osman Koç, Işık Barış Fidaner
(54 sayfa — gitbook)
İçindekiler
— Giriş
— Karşı argüman: İnternetten indirmek çalmak değildir.
— Jefferson: Doğa özgür olmak istiyor
— Gerilla Açık Erişim Manifestosu (IBF)
— Wikipedia’yı kim yürütüyor?
— Kod ve Wikipedia’nın diğer kanunları
— Ahmaklığın Veritabanı
— SOPA’yı nasıl durdurduk?
— Geç ve seyrek piyasaya sür
— Yazılımcı olmayan birinden özür
— Keynes’in kısaca açıklaması
— Büyüyen Sol’a doğru
— Hayatımı değiştiren kitap
— Yalanları yaymak: Beyin takımları gerçekleri nasıl göz ardı eder?
— Entellektüel ikiyüzlülük üzerine
— Ayaküstü konuşma sorunu
— John Holt’un yazıları
— Hata yapmak
— Miras
Türkçe altyazıları hazırlayan Türkiye Korsan Partisi Hareketi’ne teşekkürler.