Douglas Heaven
22 Mayıs 2014, New Scientist > ButtonMasher
ButtonMasher dijital oyunlar ve oyun kültürü üzerine köşemizdir —sıradışı kıyılardan son moda oyunların ardındaki son moda yeniliklere kadar
Douglas Heaven
22 Mayıs 2014, New Scientist > ButtonMasher
ButtonMasher dijital oyunlar ve oyun kültürü üzerine köşemizdir —sıradışı kıyılardan son moda oyunların ardındaki son moda yeniliklere kadar
Filed under Çeviri, Oyun, Programlama
David Harvey
Mayıs 2014, davidharvey.org
Thomas Piketty’nin yazdığı Kapital adlı kitap oldukça heyecan yarattı. Piketty, “korkunç” zenginlik ve gelir eşitsizlikleri dediği özelliği taşıyan “patrimonyal” kapitalizm biçiminin yaratılması trendine karşı koymanın tek yolunun tedrici vergilendirme ve küresel bir zenginlik vergisi olduğunu savunuyor. Ayrıca hem zenginlik hem de gelirdeki toplumsal eşitsizliğin son iki yüzyıldır nasıl evrimleştiğini, özellikle zenginliğin rolüne vurgu yaparak, acı verici ve reddedilemez detaylarıyla belgeliyor. Serbest pazar kapitalizminin zenginliği yaygınlaştırdığına dair, bireysel serbesti ve özgürlüklerin savunusunda bunun büyük bir siper olduğuna dair yaygın görüşü yerle bir ediyor. Serbest-pazar kapitalizmi, devlet tarafından büyün yeniden-dağıtıcı müdahalelerin yokluğunda, Piketty’nin tanıtlamasına göre, anti-demokratik oligarşiler yaratır. Bu tanıtlama serbestici öfkeye güç verirken Wall Street Journal’ı felce uğratmakta.
Dave Lee
12 Mart 2014, BBC Teknoloji
Dijital oyunlar eğer bir kaçışçılık biçimi olarak tasarlandıysa, insan neden bir çıkmaza, ömür törpüsü bir işe kaçmayı tercih etsin?
“Tartışmalı bir denetim noktasında bir gümrük denetçisini oynuyorsunuz,” diyor Lucas Pope, 36, büyük ses getiren oyunların en alışılmadık olanından sorumlu olan geliştirici.
“İnsanlar kulübenize geliyor ve bir taraftan diğer tarafa geçmek istiyorlar. Geçmelerine izin vermeden önce belgelerini denetlemeniz ve her şeyin usule uygun olduğuna emin olmanız gerekiyor.
“Oyunu tarif ederken eğlenceli izlenimi vermek zor.”
Oldukça.
Filed under Çeviri, Görüşme, Oyun, Programlama
Today programı pazartesi sabahı dijital oyunların* kültürel değerine bakmak için sanat eleştirmeni Sarah Kent’i Media Molecule kurucularından Alex Evans’ın karşısına çıkardı. Hoş olmadı.
Keith Stuart
12 Mayıs 2014, theguardian.com

Journey, Media Molecule kurucularından Alex Evans’ın Today programındaki tartışmada bahsettiği sessiz ve güzel bir oyun
1826’da sanat eleştirmeni ve koleksiyoncu Robert Balmanno, o günkü JMW Turner sergisini iğneleyen bir değerlendirme yazmıştı. Sanatçıyı doğalcılıktan “aşırı renkliliğe” alçaldığı için azarlıyordu —gökyüzü ve yeryüzünün o dev tuvallerinde yalnızca kaos görmüştü. Ve yalnız değildi. Turner çağdaş eleştirmenlerce yaygın olarak alaya alınıyordu; girdap gibi dönen ürkütücü manzaraları —bugün kurucu empresyonizm olarak değer görse de— doğaya bir hakaret sayıldılar; sanat değillerdi.
Bölünmüş ve tehlikeli bir dünyada, yeni güçlere biraz terbiye öğretmemiz lazım
Slavoj Žižek
6 Mayıs 2014, The Guardian

Başkan Putin ve Başkan Obama. ‘Bugün eski ve yeni süpergüçler birbirlerini test ederek küresel kurallara dair kendi versiyonlarını dayatmaya çalışıyorlar.’ Fotoğraf: Jason Reed/Reuters
Bir toplumu bilmek yalnızca aleni kurallarını bilmek değildir. Bu kuralların nasıl uygulanacağını da bilmek gerekir: ne zaman kullanılacakları, ne zaman ihlal edilecekleri, teklif edilen bir tercihin ne zaman geri çevrileceği, ne zaman etkin olarak mecbur kılındığımız bir şeyi özgür bir tercihmiş gibi yapmamız gerekeceği… Örneğin reddedilmek-üzere-yapılan-teklif paradoksuna bakalım. Zengin bir dayım beni bir restorana çağırmışsa, hesabı onun ödeyeceğini ikimiz de biliriz, ama yine de paylaşmakta biraz ısrar etmem gerekir —dayım “Tamam o zaman sen öde!” deyiverse nasıl da şaşırırdım.
McKenzie Wark
3 Nisan 2014, publicseminar.org
Buna neden hala kapitalizm diyoruz bilmiyorum. Eleştirel düşüncenin şiirsel işlevinde bir nevi arıza ya da blokaj olmuş sanki.
Takipçileri bile kapitalizm demekte sorun görmüyor artık. Eleştirmenleri ise niteleyiciler eklemeye indirgenmiş görünüyor: postfordist, neoliberal, veyahut alımlı ve iyimser ‘geç’ kapitalizm. Buruk bir terim; kapitalizm hepimizi gömmeye yazgılı görünüyor.
Bir rüyadan uyanırken düşündüm ki buna thanatisizm demek daha anlamlı olabilir. İsmin kaynağı, Homeros ve Hesiod’un az çok hemfikir olduklarına göre, Nyx (gece) ve Erebos’un (karanlık) oğlu, Hypnos’un (uyku) ikizi olan Thanatos.
Filed under Çeviri, Bilim, Programlama
McKenzie Wark — 5 Aralık 2013 — publicseminar.org
Herhangi bir işi tamamlamak genelde farklı tür işler yapan insanların işbirliğini gerektirir, ki bu insanların yaptıkları iş çeşitleri, türlü düşünme çeşitlerini de biçimlendirmiştir. Bir tür çeviri ya da kod ayarlaması gereklidir. Farklı entelektüel emek türleriyle uğraşan insanları ortak bir görev için hizaya getirmek bile yeterince zor olabilir. Zihin emeği ve kol emeği arasında, ve tabi bunlarla afektif emek arasında işbirlikleri, bu çabayı bütünüyle karmaşıklaştırır.
Filed under Çeviri, Bilim, Programlama
McKenzie Wark
30 Nisan 2014, publicseminar.org
‘Kapitalizm’ şu an başat olan üretim şeklini tarif etmeye uygun bir terim midir? Bence bunun böyle olduğuna dair geniş bir uzlaşma var, en azından Toplumsal Araştırma için Yeni Okul’da. Ama ‘kapitalizm’ üretimin öncü cephesine uygun bir tarif midir? Sanıyorum ki kapitalizmin sosyal bilimini isteyenlerle (Ott ve Milberg) onun anti-kapitalist alternatiflere işaret eden bir eleştirisini isteyenler (Boehm ve Arruzza) bir konuda gerçekten anlaşabilirler: mevcut hegemonik güçler baskınlıklarını sürdürürse gezegeni bekleyen şey daha-çok (1) kapitalizmdir. İkisine de sorum şu: yeni ve mümkün bir üretim şeklinin işaretleri sayılacak şeyler nelerdir?
Filed under Çeviri, Bilim, Programlama
Slavoj Žižek, 8 Mayıs 2014
London Review of Books Vol. 36 No. 9
Yanukoviç hükümeti karşısında Kiev’de yapılan kitlesel protestoların televizyon haberlerinde, sürekli olarak Lenin heykellerini yıkan protestocu imgeleri gösterildi. Öfkeyi dışavurmanın kolay bir yoluydu bu: heykeller Sovyet zulmünün bir simgesi işlevindeydi ve Putin Rusyası, komşular üzerinde Rus hakimiyeti kuran Sovyet politikasının devamı olarak algılandı. Fakat unutulmamalıdır ki Lenin heykellerinin Sovyetler Birliği sathında çoğalması ancak 1956’da olmuştur: o zamana kadar Stalin heykelleri çok daha yaygındı. 20. Komünist Parti Kongresi’nde Kruşçev’in Stalin’e yaptığı ‘gizli’ suçlama ardından Stalin heykelleri topyekün olarak Lenin heykelleriyle değiştirildi. Lenin, Stalin’in tam anlamıyla yerini tutmuştu. 1962’de Pravda künyesinde yapılan bir değişiklik de bunu açık etmekteydi. O güne kadar ön sayfanın sol üst köşesinde iki profil çizimi Lenin ve Stalin yan yana bulunuyordu. 22. Kongre’nin Stalin’i kamusal olarak reddetmesinden kısa süre sonra Stalin profili çıkarılmak yerine ikinci bir Lenin profiliyle değiştirildi: artık yan yana basılan birbirinin aynısı iki tane Lenin vardı. Bu garip tekrarlama sayesinde Stalin bir şekilde yokluğunda varlığından daha mevcut oldu.