Yazılım ve toplumsallaşma

Sanayi kapitalizmi verimli fabrikalarıyla alt üst etmeden önce eşya-makine üretimi atölyelerde usta-çırak ilişkileri altında yapılıyordu. Bugün fiziki ürünlerde bu üretim ilişkisi yerini büyük ölçüde fabrikalardaki patron-işçi ilişkisine bırakmıştır.

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Makale

Esneklik, yaşam, sosyalizm

Sosyalizm, patronsuz esnek çalışmadır. Esnek çalışma, üretimin toplumsallaşmasının fordist üretimden sonraki adımıdır. Çalışma koşullarının kuralsızlaştırılması, aynı zamanda burjuva hukukun geçerlilik alanlarının daralması, tek tek patronların varlıklarını ve kazançlarını sürdürmesi için patronların bütünleşmiş bir sınıf olarak yavaş yavaş üretimin iplerini elinden kaçırmasıdır.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Makale

Uzak ve yakın nesneler üzerine

Nitelikler, nesnelerin hafızamızda birbirine karışarak aldıkları biçimdir. Bu biçim, sürekli bir gelişim içindedir, yaşamımıza girip çıkan nesneler ve onlarla kurduğumuz farklı türden ilişkilerden etkilenerek zaman zaman dönüşümler geçirir. İlişkide bulunduğumuz nesnelere yönelmemizi ve uzaklaşmamızı yöneten de, esas olarak onların nesnel varlıkları değil, bizim öznelliğimizde, hafızamızda aldıkları bu biçim olan nitelikler bütünü ve onun kendi içindeki gelişim çizgisidir.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Makale

Devlet

Sistem (sermaye, neoliberalizm, vb.) bir özne olarak varolmaz, bir tek ana özne olarak kavranamaz. Kocaman bir nesnellik, dokunulmaz bir “realite”, aşılmaz sınırlar olarak yaşantımızı biçimlendirir. Onun amaçlarını tespit edip, karşımıza alıp konuşamaz, tartışamayız. Onu ancak belirli unsurları aracılığıyla kavrayabiliriz. Kendimiz de onun bir unsuru olduğumuz ve bu durumun farkına vardığımız ölçüde sistemin nesnel gerçekliğinin dayanması gereken başlıca yanılsamalarımızı tespit edip buna göre bir mücadele geliştirebiliriz.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Makale

Anti-denetim

İnsan davranışı, doğası itibariyle yapılabilir-yapılamaz davranışlara, imkanlılık-imkansızlıklara, kabul edilebilir-edilemezliklere dair ikili (boolean) bir devreyi içeren bir önseziye dayanır. İnsanın yaşantı biçimi olarak algıladığı şey, aslında bu dizgenin bir sonucudur, ve değişmesi için gereken işlem bu dizgedeki bazı değerlerin açılması-kapanmasından ibarettir.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Bildiri, Makale

Devreler

Az önce rüyamda gördüm. Ne yaptığını bilmeyen bir müzik grubu. Mesai yolundan bezip çekinerek tanıdığı insanlara katılan biri. Onun peşinde dolaşan biri. Biraz oturup aceleyle derse giden bir adam. Kapılar. Kendileri açıldıkça arkalarını kapatan kapılar. Yapılabilir, yapılamaz şeyler. Bilinen, bilinemeyen, düşünülmesi imkanlı olmayan şeyler.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Sayıların özellikleri

“bir”, kendinden emin, cismani ama ruhsuzca boşlukta salınan, renksiz, kimsesiz, cansız bir sayı

“iki”, bir’i bir’e eşleyerek yok eden, nötrleştiren ve kapatan, bölündüğü zamanlarda da hep aynı ayrıma mahkum olmuş, birbirini izleyen ayrılma ve birleşmelerin sonsuz döngüsüne hapsolmuş hüzünlü bir sayı

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Makale

Söylemleşen nefretin kaynakları — Işık Barış Fidaner

Işık Barış Fidaner

Gündelik ilişkilerde dışlama, toplumsal yapıya şekil veren bir eğilimdir. Yeni tanıştığımız insanların görünüş ve davranışlarını alışık olduğumuz biçimler ile algılayamaz, anlamlandıramazsak onlardan uzaklaşmamız, onları dışlamamız öğretilmiştir bize. Böyle böyle, bize benzeyen insanlarla kapalı bir çevre yaratır, bu insanların arasında yaşar gideriz. Bize benzemeyenleri de farklılıklarıyla dalga geçerek, kısıtlayarak, yönlendirerek kendi normlarımıza uydurmaya çalışırız. Bu davranış biçimi, bir grubun (sünni heteroseksüel türk erkekler) egemen olduğu parçalı bir toplumsal yapıya neden olur.

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Makale

Yeni Medyada Nefret Söylemi – Önsöz

Işık Barış Fidaner

Toplumsal sorunların nereden kaynaklanıp nasıl çözüleceğine dair farklı görüşler olsa da, günümüzde artık birçok siyasal yapı bu sorunların ‘demokrasi’ yoluyla çözülmesini talep ve vaat etmektedir. Toplumsal kesimler arasında derinleşen çatışmalar, ekonomik ve politik eşitsizlikler, ‘demokrasi’ sorununu sürekli yeniden gündeme taşımaktadır. Fakat demokrasi kavramının ele alınış biçimi çoğu durumda bizi çözümden uzaklaştırabilmektedir.

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Makale

Olan ve Olması Gereken üzerine

Olan ile aramızdaki kopmaz bağı gözden yitirmenin en emin yolu, Olan’ın karşısına ondan bağımsız bir Olması Gereken koymaya çalışmaktır. Bu çaba bizim Olan ile bağımızı bir olumsuzlama altında gizler.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Makale