Sanayi kapitalizmi verimli fabrikalarıyla alt üst etmeden önce eşya-makine üretimi atölyelerde usta-çırak ilişkileri altında yapılıyordu. Bugün fiziki ürünlerde bu üretim ilişkisi yerini büyük ölçüde fabrikalardaki patron-işçi ilişkisine bırakmıştır.
Esneklik, yaşam, sosyalizm
Sosyalizm, patronsuz esnek çalışmadır. Esnek çalışma, üretimin toplumsallaşmasının fordist üretimden sonraki adımıdır. Çalışma koşullarının kuralsızlaştırılması, aynı zamanda burjuva hukukun geçerlilik alanlarının daralması, tek tek patronların varlıklarını ve kazançlarını sürdürmesi için patronların bütünleşmiş bir sınıf olarak yavaş yavaş üretimin iplerini elinden kaçırmasıdır.
Uzak ve yakın nesneler üzerine
Nitelikler, nesnelerin hafızamızda birbirine karışarak aldıkları biçimdir. Bu biçim, sürekli bir gelişim içindedir, yaşamımıza girip çıkan nesneler ve onlarla kurduğumuz farklı türden ilişkilerden etkilenerek zaman zaman dönüşümler geçirir. İlişkide bulunduğumuz nesnelere yönelmemizi ve uzaklaşmamızı yöneten de, esas olarak onların nesnel varlıkları değil, bizim öznelliğimizde, hafızamızda aldıkları bu biçim olan nitelikler bütünü ve onun kendi içindeki gelişim çizgisidir.
Devlet
Sistem (sermaye, neoliberalizm, vb.) bir özne olarak varolmaz, bir tek ana özne olarak kavranamaz. Kocaman bir nesnellik, dokunulmaz bir “realite”, aşılmaz sınırlar olarak yaşantımızı biçimlendirir. Onun amaçlarını tespit edip, karşımıza alıp konuşamaz, tartışamayız. Onu ancak belirli unsurları aracılığıyla kavrayabiliriz. Kendimiz de onun bir unsuru olduğumuz ve bu durumun farkına vardığımız ölçüde sistemin nesnel gerçekliğinin dayanması gereken başlıca yanılsamalarımızı tespit edip buna göre bir mücadele geliştirebiliriz.
Olan ve Olması Gereken üzerine
Olan ile aramızdaki kopmaz bağı gözden yitirmenin en emin yolu, Olan’ın karşısına ondan bağımsız bir Olması Gereken koymaya çalışmaktır. Bu çaba bizim Olan ile bağımızı bir olumsuzlama altında gizler.





























