(Psikanalizin Başarısız Suikasti kitabından bir kısım)
Psikanalizin bilişsel-davranışçı terapilerle (BDT) hiçbir ortak yanı yoktur.
Psikanalize göre semptom bir “bozukluk” değildir, duyulması gereken susturulmuş bir hakikattir. Semptom aynı zamanda acı çekmeye yol açan paradoksal bir tatmini de (keyfiyet, jouissance) içerir. Tedavi, kelimelerin taşıdığı keyfiyetin ağırlığını su yüzüne çıkaran diyalektik bir yordamdır. Kelimeler hakikati çevreler, özne bunun farkına varmaz. Semptomun bu iki yüzünü –dil ve keyfiyet– kavramak öznenin kendi öyküsünü okumasını ve onu yine kendine ait kılmasını sağlar. Sonra keyfiyetinin bir kısmını geride bırakabilir ve arta kalanından sorumlu olabilir, hayatının yaygın ahlaka uyumlanması gerekmez ama bu yüzden kuralsız da olmaz. Psikanalist, kendini analiz etmiştir, ve kendini bu düşlemsel keyfiyetten koparmıştır. Önyargıdan muaftır ve danışanın kendisine uyan özel sipariş tepkisini icat etmesini sağlayabilir.





























