Tag Archives: “Arap baharı”

Cesur Yeni Medya — Alternatif Bilişim

Alternatif Bilişim Derneği
Nisan 2011, ekitap.alternatifbilisim.org

PDF İndir | LaTeX İndir

cesur-yeni-medya-b

Alternatif Bilişim tarafından derlenen elektronik kitap “Cesur Yeni Medya”, üç bölümden oluşuyor.

İlden Dirini‘nin giriş ve değerlendirme yazısının devamında başlayan birinci bölüm, Tunus’ta başlayıp Mısır’a ve diğer birçok Arap ülkesine sıçrayan ve Libya’daki gelişmelerle süregiden Arap isyanlarında yeni medyanın oynadığı rolü tartışıyor. Konuyu farklı açılardan ele alan İsmail Hakkı Polat, Ayşe Kaymak, Barış Engin, Koray Löker ve Işık Barış Fidaner‘in yazılarını içeren bölümdeki tartışmalar, Alternatif Bilişim‘in Ocak ayında Elektrik Mühendisleri Odası’nda düzenlediği Wikileaks konulu toplantıda ortaya atılan konuların genişletilmesi ile oluştu.

İkinci bölüm, Wikileaks’i gazetecilik ve yeni medya bağlamında inceliyor. Özgür Uçkan, Mete Çubukçu, Noyan Ayan, Başar Başaran ve Gülseren Adaklı‘nın yazılarının yer aldığı bu bölüm, Wikileaks ve sızıntı gazeteciliğinin toplumsal bilgi ve iktidar değişimi açısından sağladığı olanaklar, siyasal konumlanışı gibi tartışmaları içeriyor.

Üçüncü bölümde, Wikileaks’i oluşum halindeki ve sonuçlarına götürülen bir fikir olarak anlamaya çalışıyoruz. Julian Assange‘dan çevirdiğimiz üç yazının ardından Işık Barış Fidaner, Burçe Çelik ve Andreas Müllerleile‘nin yazıları Wikileaks’in fikirsel temelleri, imkanları ve sonuçlarını ele alıyor.

Cesur Yeni Medya
Wikileaks ve 2011 Arap isyanları üzerine tartışmalar
Derleme, Nisan 2011, 164 Sayfa
Derleyen: Mutlu Binark, Işık Barış Fidaner
Yayına hazırlayan: Işık Barış Fidaner
Kapak tasarımı: Babür Sağlam
Yazıların hakları yazarlara aittir.
Kitabın LaTeX kodları CC Attribution-NonCommercial 3.0 Unported License altındadır.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Kitap, Programlama

Yeraltı’na Bir Giriş – Julian Assange

(2014)

Julian Assange / #ungovForum, 2014

<

‘İnsan şahsen konuştuğu zaman en az kendisi olur. Ona bir maske verin ve size hakikati söyleyecektir’
– Oscar Wilde

‘Özsel olan şey göze görünmezdir’
– Antoine de Saint-Exupery

‘Fakat bunun böyle gerçekleştiğini nereden biliyorsun?’
– Okuyucu

Yeraltı‘nın pürüzsüz doğasından dolayı yukarıdaki soruyu sormak makul olacaktır, buna dair ipuçları kitabın arkasındaki Kaynakça ve Notlar’da bulunabilirse de. Bu sorunun basit yanıtı, 100’den fazla görüşme gerçekleştirmiş ve yaklaşık 40 bin sayfa birincil belgeleme toplamış olmamızdır; telefon dinlemeleri, veri dinlemeleri, log dosyaları, tanık bildirimleri, itiraflar, muhakemeler. Telefon diyalogları ve çevrimiçi tartışmalar doğrudan doğruya bu son saydıklarımdan çıkarılmıştır. Bu kitapta bahsi geçen bütün belirgin hackleme hadiselerinin arkasında yığınla birincil belgeleme bulunmaktadır. System X de buna dahil.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Deneyim, Programlama

İnternet ulusu? – Milton Müller

Milton Müller
5 Eylül 2014, internetgovernance.org

milton

9. İnternet Yönetişim Forumu’nun kapanış töreninde IGP’den Milton Müller’in yaptığı konuşma:

Ev sahibi ülkemize ve IGF Sekretaryamıza mükemmel tesisleri ve iyi örgütlenmiş faaliyetleri için teşekkür ediyorum. Ayrıca harekete geçirdikleri Ungovernance Forum‘daki cesaretleri ve bağlılıklarından dolayı Türkiye’den alternatif bilişim aktivistlerine de buradan seslenmek istiyorum.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri, Bildiri, Programlama

Silah ticareti ve İsrail’in Gazze saldırısı – Kolektif

18 Temmuz 2014, theguardian.com

gary kempston

İsrail, insanlık dışı ve yasadışı bir askeri saldırganlıkla, Filistin’in tutsak nüfusu üzerinde, özellikle de kuşatma altındaki Gazze Şeridi’nde, ordusunun tüm kuvvetlerini bir kez daha tasmasız bıraktı. İsrail’in böylesine yıkıcı saldırılar başlatıp cezasız kalabilmesinin altında yatan esas olarak uluslar arası muazzam ordusal ittifak ve buna paydaş dünya hükümetleriyle sürdürülen ticarettir. ABD İsrail’e 2008-19 süresince 30 milyar $ kıymetinde ordusal yardım sağlamayı planlarken İsrail’in dünyaya yaptığı yıllık ordusal ihraçlar milyarlarca dolara ulaşmıştır.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bildiri

Hiçbir şey olmuyorken ne olmaktadır? — Slavoj Žižek

Slavoj Žižek
2012 tarihli “The Case For Sanctions Against Israel” derlemesinden, versobooks.com

WestBankBarrier443

2 Ağustos 2009’da Doğu Kudüs’teki Arap mahallesi Sheikh Jarrah’ın bir kısmını kuşatan İsrail polisi iki Filistinli aileyi (50’den fazla kişiyi) evlerinden çıkartarak boşalan evlere hemen Yahudi yerleşimcilerin girmesini sağladı. İsrail polisi ülkenin Yüksek Mahkeme’sine ait bir karara atıf yapmışsa da, evinden çıkartılan Arap aileler orada 50 yıldan uzun süredir yaşamaktaydılar. Dünya medyasının dikkatini çeken —ki bu oldukça istisnai bir durum— bu olay, kendisinden çok daha büyük ve çoğunlukla görmezden gelinen bir sürecin parçasıdır.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

WikiLeaks özgürlük yanılsaması karşısında nasıl gözlerimizi açtı – Slavoj Žižek

İki yıl önce Ekvador büyükelçiliğinde sürgün edilen Julian Assange batının liberté mitini paramparça etti

Slavoj Žižek
19 Haziran 2014, theguardian.com

WikiLeaks kurucusu Julian Assange batı Londra'da Ekvador büyükelçiliğinin dışında bulunan medyayla konuşuyor, Ağustos 2012. Fotoğraf: Olivia Harris/Reuters

WikiLeaks kurucusu Julian Assange batı Londra’da Ekvador büyükelçiliğinin dışında bulunan medyayla konuşuyor, Ağustos 2012. Fotoğraf: Olivia Harris/Reuters

Çağımızın önemli olaylarını işaretleyen yıldönümlerini hatırlarız: 11 Eylül (sadece 2001 İkiz Kuleler saldırısı değil, aynı zamanda Şili’de Allende’ye karşı 1973 askeri darbesi), Normandy çıkarması, vb. Belki bu listeye şu tarihi de eklemek lazım: 19 Haziran.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Programlama

Dünyanın merkezi

Nasreddin hocaya sormuşlar:
– Hoca efendi, dünyanın merkezi neresidir?
– İşte tam burasıdır!
Bunu derken eşeğinin ön ayağını bastığı yeri göstermiş.

Sonra aradan aylar, yıllar, yüzyıllar geçmiş. Günler geceleri, geceler günleri kovalamış. Güneş kah doğmuş kah batmış, dolanmış durmuş. Gel zaman git zaman, eşekler, katırlar, kervanlar, tüccarlar, ülkeden ülkeye taşıdıkları mallarla ve karşılığında taşıdıkları altınlarla hakikaten dünyanın merkezi olmuşlar. Deniz yolları, tren yolları, karayolları, şehirler, metropoller derken, önlerine gelen her şeyi silip süpürmüşler. Eski dünya gitmiş, eşeğin ayağını bastığı yerden yeni bir dünya doğmuş.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Makale

Bulutta Özgürlük – Slavoj Žižek

Hepimiz hatırlıyoruz: Başkan Obama yüzündeki umut ve güven dolu gülücükle ilk kampanyasının sloganını sürekli tekrarlıyordu “Evet, yapabiliriz!” —Bush döneminin alaycılığından kurtulabilir, Amerikan halkına adalet ve refah getirebiliriz. Şimdiyse örtülü operasyonlarına devam eden Birleşik Devletler, genişlettiği istihbarat ağıyla kendi müttefiklerini bile gözetlerken Obama’ya karşı bir protesto hayal edebiliriz: “Dronlarla nasıl cinayet işlersiniz? Müttefiklerimizi nasıl gözetlersiniz?” Alaylı bakışıyla Obama kötücül bir gülümseme ile mırıldanır: “Evet yapabiliriz…”

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Programlama

duran insan ve direnen insan

arşimet’in “bana bir dayanak noktası verin, dünyayı yerinden oynatayım” sözünü biliriz.

işte direniş bu sözde olduğu gibi iki temel bileşenden oluşuyor: “duran insan” ve “direnen insan”. hareketin bütününde de, her birimizin kişiliğinde de bu iki temel bileşen mevcut.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şey

karınca devrimi

(dün akşamdan notlar)

gezi parkında karınca sürüsü gibi insan vardı. sürekli bir festival gibiydi.
çevredeki inşaat asfaltın altından çıkan bir kumsal olmuştu.
parkın ön tarafında ters çevrilip boyanmış araba cesetleri sergileniyordu.
arka tarafında birkaç iett cesedinin yanına büyük bir ateş yakılmıştı.
caddelere barikatlar kuruyordu gençler ve çocuklar. davul zurna dolaşıyordu.
çevredeki otellere girip çıkan, dolaşan, gezinen bir sürü yaya, karınca sürüsü.
havaya sinmiş ince bir gaz kokusu. sadece orada bulunmak insanda fizyolojik değişiklik yaratıyor, insanın ayağı, kolu ağrıyor, uçurumdan bakıp başının dönmesi gibi yani.
bir karınca devrimi başlamış.
okul öncesi karınca refleksleri, ilkokul düzeyinde sembolizm, ve suçluluk duygusundan arınma.
merkezde yani parkta karıncalar, onları çevreleyen örgütleyiciler, onları çevreleyen izleyiciler-yansıtıcılar, onları çevreleyen kornacılar, gürültücüler, bayrakçılar, onları çevreleyen… öylece durduğu yerde üzerinden büyük bir yük kalkanlar… kolu bacağı karıncalananlar… uyuşukluğu silinenler…

barış

1 Yorum

Filed under Deneyim