668. İşte bu kendinden emin ruh, ‘güzel can’ [ç.n. “güzel insan”] oldukça, kendine dair kendine sakladığı bilgiden feragat etme gücüne sahip olmadıkça, kovduğu bilinçle özdeşliğe ulaşamaz, dolayısıyla da kendi birliğini başkasında göremez ve nesnel bir varoluşa ulaşamaz. Neticede özdeşlik ancak olumsuzca ortaya çıkar, Ruhtan yoksun kalır. ‘Güzel can’ gerçel varoluştan yoksun halde, kendi saf benliği ile o benliğin dışlaşarak gerçel varoluş kazanma gereği arasındaki çelişkiye takılarak, ve sıkıca tutunduğu bu karşıtlığın [antithesis] dolaysızlığına yerleşmiş halde —karşıtlığı barıştıran bu tek aracıya, saf soyutlama halinde yoğuşmuş, saf oluş ya da boş hiçlik olan bu dolaysızlığa yerleşmiş halde— bu ‘güzel can’ o halde, barıştırılmamış dolaysız çelişkisinin bilinciyle, delilik kadar düzensizdir, hasret içinde kendini boşa harcar, tükenerek eriyip gider. O kadar inatla tutunduğu benliğe-göre-oluşu aslında böylece elden çıkarmış olur; ruhsal olmayan birliği ortaya koymuştur olsa olsa.
669. Sahi [true], yani özbilinçli ve varolan, bu iki yanın eşitlenmesi, önceden zaten içerilmiş ve gerektirilmişti. Katı kalbin kırılarak evrenselliğe yükselmesi, özeleştiri yapan bilinçte ifade bulmuş hareketin aynısıdır. Ruhun yarası iyileşir ve ardında hiç iz kalmaz. Amel yok edilemez değildir; Ruh onu kendisine geri çeker ve onda niyet gibi ya da varolan bir olumsuzluk ve sınırlama gibi duran bireysel yan hemen gözden kaybolur. Eylemi icra eden benlik, ediminin biçimi, bütün içinde bir uğraktan ibarettir, eylemdeki bireysel yanla evrensel yanı ayırt eden tespit edici yargıyı koyan bilgi de böyledir. Yukarıda bahsedilen kötü kalpli [evil] bilinç, kendi dışlaşmasını ya da kendisini, bir uğrak gibi koyar, başkası onda ne görüyorsa ona göre özeleştiri yapmaya ayartılır. Ama nasıl ki bunların birincisi kendi belirli benliğe-göre-oluşunun tek taraflı ve kabul görmemiş varoluşundan vazgeçmeliyse, ikincisi de kendi tek taraflı ve kabul görmemiş yargısını bir kenara koymalıdır. Ve nasıl ki bunların birincisi kendi gerçel varoluşuna Ruhun gücünü verecekse, ikincisi de kendine dair özgül Mefhuma Ruhun gücünü verecektir.
Okumaya devam et →