Tag Archives: Hüray Fidaner

İntihar Yazıları 1988 — Dr. Hüray Fidaner, Dr. Caner Fidaner

sayfa00

(49 sayfa — CBZ [*] — tam metin aşağıda )

İçindekiler

— Sunuş

— İntihar: Çok Yönlü Bir Sosyal Psikiyatri Sorunu

A. İntihar ve Sosyo – Demografik Eksenler

B. İntihar ve Ruhsal Hastalıklar

C. Öteki Etkenler

D. İntihar İçin İpuçları

E. İntiharların Önlenmesi

— Türkiye’de İntihar Epidemiyolojisi

A. Gereç ve Yöntem

B. Yıllara Göre İntihar Hızı

C. Demografik Özellikler

D. Sonuç

— Türkiye’de Uygulanan İntihar Yöntemleri

I. Giriş

II. İntihar Yöntemleri

A. Cinse Göre İntihar Yöntemleri

B. Yıllara Göre İntihar Yöntemleri

C. Eğitime Göre İntihar Yöntemleri

III. Sonuç

— Türkiye’de Coğrafî Etken ve İntihar Hızları

A. Giriş

B. Şehir ve Köylerde İntihar Hızı

C. İllerde İntihar Hızı

D. Sağlık Bölgelerinde İntihar Hızı

E. Sonuç

[*] CBZ ve CBR, ZIP ya da RAR hâlinde sıkıştırılmış resim dosyalarından oluşan e-kitap formatlarıdır. Genellikle çizgi romanların (Comic Book) saklanmasında kullanılırlar. CBZ ve CBR formatlarında saklanan e-kitapları okumak için Windows işletim sisteminde CDisplay programı, Macintosh işletim sistemindeyse Comic Reader PDF programı kullanılabilir. GNU/Linux işletim sisteminde CBR-CBZ okuyabildiğiniz bir program bulursanız söyleyin, buraya ekleyeyim.

Diğer kitaplar


İNTİHAR YAZILARI-1988

Dr. Hüray FİDANER
Ruh Sağlığı Uzmanı

Dr. Caner FİDANER
Halk Sağlığı Uzmanı

ANKARA
Eylül, 1988

İNTİHAR YAZILARI-1988

Dr. Hüray FİDANER
Ruh Sağlığı Uzmanı

Dr. Caner FİDANER
Halk Sağlığı Uzmanı

ANKARA
Eylül, 1988

İÇİNDEKİLER

SUNUŞ 3

İNTİHAR: ÇOK YÖNLÜ BİR SOSYAL PSİKİYATRİ SORUNU 4
A. İntihar ve Sosyo – Demografik Etkenler
B. İntihar ve Ruhsal Hastalıklar
C. Öteki Etkenler
D. İntihar İçin İpuçları
E. İntiharların Önlenmesi

TÜRKİYE’DE İNTİHAR EPİDEMİYOLOJİSİ 16
A. Gereç ve Yöntem
B. Yıllara Göre İntihar Hızı
C. Demografik Özellikler
D. Sonuç

TÜRKİYE’DE UYGULANAN İNTİHAR YÖNTEMLERİ 29
I. Giriş
II. İntihar Yöntemleri
A. Cinse Göre İntihar Yöntemleri
B. Yıllara Göre İntihar Yöntemleri
C. Eğitime Göre İntihar Yöntemleri
III. Sonuç

TÜRKİYE’DE COĞRAFİ ETKEN VE İNTİHAR HIZLARI 40
A. Giriş
B. Şehir ve Köylerde İntihar Hızı
C. İllerde İntihar Hızı
D. Sağlık Bölgelerinde İntihar Hızı
E. Sonuç

SUNUŞ

“Anam, bacım, dostlarım… Bağışlayın beni. Biliyorum, intihar bir çözüm yolu değil, biliyorum ve kimseye salık vermiyorum. Ama benim yapacak başka bir şeyim yoktu.”

14 Şubat 1930’da intihar eden ozan Mayakovski’nin yanında bulunan mektuptan.

“İntihar özgürlüğünün düşüncesi bile kesilmiş bir ağaç gibi düşüyor. İntiharımın ne zamanını, ne yerini, ne de koşullarını yaratan ben değilim. İntihar düşüncesini bulan bile ben değilim, koparılmayı duyacak mıyım bu durumda?”

Yazar Antonin Artaud, 4 Mart 1948’de tedavi gördüğü psikiyatri kliniğinden çıktıktan kısa bir süre sonra öldü. Bir yazısından.

“Bu eylem, toplumsal açıdan uygun bir yol değildir. Ancak sanıyorum ki bu işi yaptığım gün, onu yapmaya yetenekli olduğum son gündür.”

1946’da fizik alanında Nobel alan, geçirdiği Paget hastalığı sonucu tüm fiziksel işlevlerini yitiren ve 1961’de intihar eden bilim adamı Percy Bridgman’ın bıraktığı mektuptan.

Gerek bu yola başvuran kişileri, gerekse çevrelerindekileri en olumsuz biçimde etkileyen intihar olgusuna nesnel bir yaklaşımı hedefleyen bu çalışma, ülkemizde konunun epidemiyolojik yönlerine ilişkin bir eksikliği giderebilirse sevineceğiz.

Kişinin ve toplumun ruh sağlığının korunması gereği, bu konuda verilen her ürünün ilk tümcesi olmaktadır. Yaşamı noktalamanın en acı yolu olan intiharların ülkemizdeki durumunu saptamayı amaçlayan bu araştırmayı da aynı ilkeden yola çıkarak yürüttük.

Bu derlemede, birbirinden görece bağımsız dört yazı yer alıyor. İlk yazıda intiharın genel bir tanımlaması ve klinik yönleri üzerinde duruluyor. İkinci yazıda ise, Türkiye’de intihar epidemiyolojisi üzerine kısa saptamalar bulacaksınız. Türkiye’de intihar yöntemleri ve coğrafi etkenlerle ilgili kimi kısa çözümlemeler ise son iki yazıda yer alıyor.

Sunulan veriler, sınırlı klinik gözlemlerden kaynaklanan kimi yerleşik kanılara her zaman uymayabilir. Ancak kamuoyunda da ilgiyle izlenen bir konu olan intihar alanında sağlıklı kararlar verebilmek için ülke çapında rakamların (ve hızların!) bilinmesi gerekiyor. Öte yandan, bu çalışmada kullanılan verilerin daha ayrıntılı, daha kapsamlı biçimde araştırılmasıyla intiharın toplumdaki seyri daha doğru olarak saptanabilir.

Bu çalışmanın küçük bir kitap biçimini almasında emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

Hüray – Caner FİDANER
Eylül 1988

BİR

İNTİHAR: ÇOK YÖNLÜ BİR SOSYAL PSİKİYATRİ SORUNU

İntihar olgusu, klinik yanlarıyla ruh hekimliğinin, epidemiyolojik özellikleriyle halk sağlığının, cana kastın suç oluşuyla hukukun, dinin, felsefenin… kısaca toplumun ilgi alanına girer.

İntiharlar yüzyılımızın en önemli sağlık sorunları arasındadır, bu önem belki de önümüzdeki yıllarda daha da artacaktır. İntiharlar, bütün yaşlar için Avrupa’da sekizinci, ABD’de onuncu ölüm nedenidir.

İntihar hızlarına bakıldığında yüz binde 25’in üzerindeki hızlarla Japonya, Macaristan, Federal Almanya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya ve İsviçre ön sıralarda yer almaktadır. ABD ve İngiltere’de intihar hızları yüz binde 10-12 arasında değişmektedir. Yüz binde 10’un altındaki intihar hızlarıyla Yunanistan, İtalya, Hollanda, İspanya, Nijerya, Uganda, Singapur son sıralardadır. Türkiye de yüz binde 2.1 (1986) olan intihar hızıyla bu gruba girer (1-4). Ülkeler arasındaki bu farklılıkların nedeni çok açık değildir. Metodolojik farklılıklardan söz edilebilir, ancak bu etken bütün farkları açıklamaya yetmez.

A. İNTİHAR VE SOSYO-DEMOGRAFİK ETKENLER

İntihar hızlarının pek çok sosyal ve demografik etkenle ilişkili olduğu bulunmuştur. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

  1. Tarihsel Olaylar

Birinci ve ikinci dünya savaşları sırasında, erkeklerde daha belirgin olmak üzere intihar hızları azalma göstermiştir. Bazı yazarlara göre kargaşa sırasındaki kayıt yetersizliklerinden kaynaklanan bu azalmaları kimi yazarlar da kişinin düşmanca duygularını kendine değil karşı tarafa yöneltmesine bağlamaktadır. Ekonomik kriz dönemlerinde ise intiharların arttığı bilinmektedir (5-7).

  1. Mevsimler

Gerek kuzey, gerekse güney yarımkürede aylar farklı olsa da açıklanamayan nedenlerden ilkbaharda ve yaz başında intihar hızlarının arttığı gözlenmiştir (6, 7).

  1. Dinsel İnançlar ve Gelenekler

İntiharların dine aykırı olduğu toplumlarda intihar hızlarının düşük olduğu bilinmektedir. İslam dini intiharı açıkça yasaklamaktadır. Katolik toplumlarda da intiharların az görüldüğü bilinir. Farklı etnik grupların bir arada yaşadığı toplumlarda bu ayrım daha belirgin olarak görülür (2, 8). Gelenekler de intiharı etkiler. Örneğin 1939’dan önce Japonya’daki toplumsal ve kültürel düzen, yaşlıları stresten bağışık tutarak sorumlulukların tümünü gençlere yüklüyordu. Bu dönemde Japonya’da intihar hızı 20 yaş dolayında tepe noktasına ulaşıyor ve orta yaşlarda azalıp sonra hafifçe yükseliyordu. Oysa savaş sonrası, yaşlıları koruyan gelenekler ve ekonomik yapı tümden değişti. Bu değişim, yaşa bağlı intihar hızlarına da yansıdı ve yaşın ilerlemesiyle artış gösteren ABD tipi bir intihar hızı grafiği ortaya çıktı (6, 9).

  1. Yaşam Biçimi ile İlgili Özellikler

İntiharlar genel olarak kentlerde kırsal kesime göre sık görülmektedir. Yabancı ülkelerde doğan göçmenlerde de intihar hızları yüksek bulunmuştur. Kurumlarda ya da yalnız yaşayanlarda, evde ve aile ortamında yaşayanlara göre intihar hızları yüksek bulunmuştur. İş rekabeti ve sosyal baskıların da intihar hızlarını etkilediği belirtilmektedir (6, 8 – 11).

  1. Sosyal Sınıf ve Ekonomik Koşullara Bağlı Özellikler

Sosyal sınıflara ilişkin çalışmalar çoğunlukla İngiltere’de yapılmış ve intihar hızlarının, yüksek sosyal sınıflar (I) ve kalifiye olmayan işçilerde (V) yüksek olduğu görülmüştür. Bu etken erkeklerde daha belirgin olarak bulunmuştur. İşsizlik ve düzensiz iş yaşamı, gelir düzeyine iniş çıkışlar da intiharı etkileyen faktörler arasında sayılmaktadır (9, 12, 23).

  1. Eğitim ve Meslek

İntiharlar yükseköğrenim görmüşlerde daha az eğitimlilere göre sık görülmektedir. Birçok ülkede giderek önem artan öğrenci intiharlarının, akademik sorunlardan çok izolasyon ve uyum güçlükleriyle ilişkili olduğu gösterilmiştir. İntiharların en sık görüldüğü meslek grubu hekimlerdir. Uzmanlık dallarına göre intihar hızlarına bakıldığında başta anestezistler ve psikiyatristler gelmektedir. Bu özelliğin ilaçların kolay bulunur olması, özellikle ruh hekimleri için mesleki stres ve ruhsal bozukluğun güç kabullenilmesiyle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Ülkemizde 1980 ve 1985 verilerine göre intihar hızı diplomasızlara göre yükseköğrenimlilerde dört kez fazladır (1, 3, 6, 14).

  1. Medeni Durum

Çalışmalar, intihar hızının sırasıyla boşanmış, ayrı yaşayan, dul ve bekarlarda evlilere göre daha yüksek olduğunu gösterir. Çocuk sahibi olmak, çevresel korunma ve destek görmek intihar hızını azaltır. Dullarda dulluğun ilk yılı en riskli dönemdir ve risk azalarak dört yıl devam eder. Ülkemizde dul kadınlarda ve boşanmış erkeklerde intihar hızı evlilere göre belirgin ölçüde yüksektir (3, 15, 16).

  1. Yaş

Hem kadın, hem de erkekler için 15 yaş altındaki intiharlar ender görülür. Yaşlılara kıyasla ergenlerin intiharları yüksek olmamakla birlikte son yıllarda çeşitli ülkelerde bu gruptaki intihar hızlarında görülen artış, ilgililerin bu grup intiharlarına yönelmesine neden olmuştur. Kimi ülkelerde 55 yaş ve üzerindeki grupta intihar hızlarının arttığı gözlenmiştir. Bu artışın bir nedeni, yaşam sürelerinin uzamasıyla yaşlı nüfus sayısının artması ve bunun sonucunda intiharların 1970’li yıllara göre daha ileri yaşlara kaydığıdır. Bunun olası sonucu, gelecekte intihar eden kişi sayısının çok yüksek rakamlara ulaşması ve yaşlı intiharlarının diğer yaş gruplarını da etkilemesi olacaktır. Çünkü intiharlarla ilgili risk oluşturan önemli etkenlerden biri de çevrede intihar etmiş bir kişinin varlığıdır (9, 11, 17 – 19). Yaşlıların intiharlarındaki artışın, yaşam süresinin uzamasıyla yalnız kalınan dönemin uzaması, kronik hasta yaşam süresinin uzaması, değişen dünyaya uyum sorunları sorumlu tutulmaktadır (11, 20, 21). Türkiye’de de 1974 – 1985 yılları arasında 55+ yaş grubu intihar hızı iki kat kadar artmıştır.

B. İNTİHAR VE RUHSAL HASTALIKLAR

Ruhsal bozukluklar intiharları etkileyen önemli etkenler arasında sayılmakla birlikte, bugün artık 25 – 30 yıl öncesinde olduğu gibi intiharların % 90’ının ruhsal bozukluklardan kaynaklandığı düşünülmemektedir (22). Şimdiki görüşe göre intihara kalkışan kişi, bu eylemi gerçekleştirdiği anda mutsuz olabilir, ancak bu mutlaka hasta olduğu anlamına gelmez. Ruhsal bozukluklarla intiharın ilişkisine ait çalışmalar, başta geriye dönük tanı koyma olmak üzere birçok metodolojik zorluğu içermektedir. Bazen kişinin klinik tanısı onun neden intihar ettiğini açıklamaya yetmemekte, ayrıca onun aynı tanıyı almış iki kişiden biri bu eylemi düşünmezken ötekisinin neden intihar ettiği anlaşılamamaktadır. İntihara yol açan başlıca ruhsal bozukluklar, duygulanım bozuklukları ve depresyon, alkolizm, şizofreni, psikonörozlar ve kişilik bozuklukları olarak sıralanabilir.

  1. Duygulanım Bozuklukları ve Depresyon

Duygulanım bozukluğu olan kişilerde intiharın, olmayanlara göre 30 kez daha sık görüldüğü saptanmıştır. Duygulanım bozukluğu olan kişilerde intihar riskini arttıran etmenler bozukluğun ağırlık derecesinden daha önemli bulunmuştur (12, 22). Bu etmenler Tablo I’dedir.

Yinelemek gerekir ki, neden depresyonu olan bazı hastalar intihar ettiği halde bazılarının etmediği sorusunun yanıtı henüz yeterince açık değildir. Bu alanda yoğunlaşan çalışmalar depresif olan ve olmayan kişilerdeki saldırgan tutumlar ile intihar ilişkisine ağırlık vermektedir. Bu çalışmaların ulaştığı en önemli sonuç şudur: Depresif olsun olmasın, bütün intihar edenlerin beyinlerindeki serotonin aktivitesinin azalmış olduğu gözlenmektedir. İntihar girişiminde bulunanların BOS incelemelerinde, serotonin bir intihar indikatörü olarak kullanılabileceği görüşü ortaya çıkmıştır (22, 23).

  1. Alkolizm

Yüksek intihar riski açısından ikinci sıradaki ruhsal bozukluktur. ABD’de yapılan bir çalışmada alkoliklerdeki intihar hızının, alkolik olmayanların 10 katı olduğu bulunmuştur. İntiharlarda ise alkolizm öyküsü % 25 dolayındadır. Aynı toplumdaki eroin bağımlıları da intihar açısından normal populasyona göre 20 kez daha fazla risk altındadır. Alkolizmde intihar riskini arttıran başlıca etmenler Tablo – II’de gösterilmiştir (12, 16, 22).

  1. Şizofreni

Şizofrenik bozukluklarda da intiharlara sık rastlanır. Şizofrenik hastalarda intihar riskini arttıran etmenler Tablo – III’de gösterilmiştir (12).

  1. Psikonörozlar

Psikonörotik bozukluklarda girişimlerin başarılmış intiharlara göre daha sık olduğu bilinir. İntihar açısından en riskli durumlar depresif dönemlerde panik bozukluklarıdır (12).

  1. Kişilik Bozuklukları

İntihar açısından, kişilik özelliklerinin diğer risk faktörleriyle birlikte önem taşıdığı bilinir. İntihar açısından risk taşıyan kişilik özellikleri Tablo – IV’dedir.

C. ÖTEKİ ETKENLER

Bu grupta fiziksel hastalıklar, yaş, ailede intihar öyküsü, hastaneye yatış, eski intihar girişiminin varlığı, cinayet işlemeye eğilim sıralanır.

  1. Fiziksel Hastalıklar

Fiziksel hastalıklar göreceli olarak daha çok ileri yaşlarda ve erkeklerde risk oluşturmaktadırlar. En çok intihar riski taşıyan hastalıklar kalp – damar sistemi hastalıkları, kanserler ve epilepsidir. Burada güncel önemi nedeniyle AİDS’den de söz etmek gerekir. Kronik intihar sayılan intravenöz ilaç kullanımı ve cinsel eylemleri sürdürme dışında ciddi intihar niyetleri AİDS’in önde gelen komplikasyonlarından sayılmaktadır. Batıda HTLV – III (Human T – cell Lymphotropicvirus) incelemesi pozitif bulunanların ya yakınlarına, ya da bir psikiyatra koştukları bildirilmektedir (1).

Özellikle fiziksel hastalıklarda intihar, gelişen tıbbi teknolojinin kişilerin yaşamını yapay yollarla uzatması ile daha da önem kazanmıştır. Bugün, bu çevrede akla uygun intihar kavramı tartışılmaktadır. Hastalığın prognozunun gerçekçi bir şekilde değerlendirilmesi, karar veren kişinin ruhsal sağlığının yerinde olması ve verilen kararın çevresindekilerce anlaşılabilir olması halinde batı toplumu % 39 – 50 oranında rasyonel intiharı onaylamaktadır (24).

  1. Yas

Yas, uzun süreli etkilerini çocukluk dönemlerinde anababa kaybına uğrayanlarda göstermektedir. Yakın geçmişteki yas deneyimi ise özellikle ilk iki yılda en yoğun olmak üzere 4 – 5 yıl süreyle intihar açısından risk oluşturmaktadır. Yetişkinleri en çok etkileyen eş kaybıdır (12).

  1. Ailede İntihar Öyküsünün Varlığı

Bu etkenin birincil olarak depresyon ve duygulanım bozukluklarının genetik geçişi ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Aile bireylerinde intihar eden kişi varsa diğer bireyler için intihar hızı 1.7 kat yükselmektedir. İkinci olarak da kalıtım dışı etkilenmeden söz edilir. Gençlerle yapılan bir araştırmada arkadaşları intihar etmiş bir grubun izlenmesiyle bu kişilerin normal populasyona göre 181 kere fazla intihar riski taşıdıkları saptanmıştır (25). Kalıtıma ağırlık veren çalışmalar, intiharın başlıbaşına psikiyatrik bir olgu olduğunu kanıtlama çabasındadırlar (24).

  1. Hastaneye Yatış

Özellikle psikiyatrik hastalar açısından bir risk etkenidir. En yüksek risk hastaneye yatışın ilk haftası ve çıkıştan sonraki ilk ay içinde bulunmuştur (27).

  1. Eski İntihar Girişimlerinin Varlığı

Bu açıdan girişimden sonraki bir yıl özellikle önemli bulunmuştur. Eski girişimleri bulunan kişiler intihar açısından normal populasyona göre 100 kat daha fazla risk altındadırlar. Risk, girişimi izleyen 8 yıl boyunca yüksek kalmaktadır (12). Eski intihar girişiminin bulunması halinde riski arttıran etmenler Tablo – V’tedir. Bu listedeki etkenlerin bir arada bulunması oranında intihar riski artmaktadır (12, 28).

  1. Cinayete Eğilim

İntihar eğilimlerinin cinayet eğilimleriyle ters orantılı olduğu klasik bilgi olmakla birlikte, ülkelerin intihar istatistikleri bu alanda değişiklik göstermektedir. Eldeki bilgilere göre intihar ve cinayetin tek başına birbirlerini etkileyemeyecekleri düşünülmektedir (22).

D. İNTİHAR İÇİN İPUÇLARI

İntiharlarla yapılan geriye dönük araştırmalar, intihara kalkışan kişilerin, özellikle son birkaç ay içinde bir hekimden yardım istediklerini ve son 24 saat içinde kendilerini seven kişilere başvurduklarını göstermiştir. Bu çalışmalarla saptanan ve intiharın önceden anlaşılmasına yardım edecek bazı ipuçları Tablo – VI’dadır (6, 7, 9).

E. İNTİHARLARIN ÖNLENMESİ

İntihar konusunda en iyi önlem, kişileri intihara iten nedenler bilinerek alınır. Bunun en pratik yolu risk faktörlerinin saptanmasıdır. Hekimlerin bu faktörleri ve intihar için ipuçlarını iyi değerlendirmeleri, ölümcül ilaçları reçeteye birkaç günlükten fazla yazmamaları, kolay ve etkili yöntemlerdir. Özellikle ilk müdahaleyi yapan acil servis hekimlerinin varolan soruna odaklanmak üzere durumu değerlendirmek ve ilk müdahaleyi yapmak üzere eğitilmeleri gerekir. İntihar girişimiyle başvuran her hastanın önemli olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Aile bireylerinden birinin intiharında, diğer kişilerin yasına müdahale ve bu kişilerin izlenmesi de önerilen koruyucu yöntemlerdendir. Genel sağlık eğitimi çerçevesinde, intihara başvurulmaması gerektiği, başvurulursa dönüşün olmadığı konuları vurgulanmalıdır. İntihar ipuçlarının bilinmesi uyanık bir çevre oluşturmada işe yarar.

Alınmasında yarar görülen diğer önlemler arasında, basının kışkırtıcı yayınlarının önlenmesi, intihar için sık seçilen yerlerde önlem alınması, intihar araçlarının güç elde edilir hale getirilmesi ve ölümcül ilaçların supposituvar formlarının piyasaya çıkarılması sayılmaktadır (29).

Ayrıca sanayi bölgelerindeki izole yaşam koşulları için önlem alınması, göçü, boşanma hızlarını azaltmaya, akrabalık ve öteki sosyal bağları güçlendirmeye yönelik çabalar harcanması düşünülebilir. Bu arada bazı batı ülkelerinde uygulanan yardım telefonlarının yararlarını da hatırlamak gerekir.

KAYNAKLAR

  1. Trend, B: Suicide: Questions but no Easy Answers, Canadian Med. Ass.J. Oct. 1, 1986, 801-806.
  2. Mengech, H.N.K., Dhadphale, M.: Attempted Suicide (Parasuicide) in Nairobi, Kenya, Acta Psychiatr. Scand., 1984: 69: 416-419.
  3. Fidaner, C., Fidaner, H.: Türkiye’de İntihar Epidemiyolojisi, 1987, XXIII. Ulusal Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Kongresi’nde (İstanbul) sunuldu.
  4. Changing Patterns in Suicide Behaviour, Report on a WHO Working Group, EURO Reports and Studies No. 74, Kopenhag, 1982.
  5. Holinger, P.C.: Adolescent Suicide: An Epidemiological Study of Recent Trends, Am.J.Psychiatry, July 1978, 135: 6, 754-756.
  6. Suicide, Homicide and Other Psychiatric Emergencies, Roland Levy MD, in REVIEW OF CLINICAL PSYCHIATRY, Ed. By H.H.Goldman, Los Al-

tos, California, 1984. 10

  1. Suicide and Deliberate Self Harm in OXFORD TEXTBOOK OF PSY-
    CHIATRY, Michael Gelder, Dennis Gath, Richard Mayou, Oxford University
    Press, 1983.
  2. Kua, E.H., Tsoi, W.F.: Suicide in the Island of Singapore, Acta Psychi-
    at. Scand., 1985, Vol: 71, 227-229.
  3. Murphy, G.E., Wetzel, R.D.: Suicide Risk by Birth Cohort in the Unit-
    ed States 1949 to 1974, Arch. Gen. Psychiatry, May 1980, Vol. 37, 519-523.
  4. Murphy, G.E., Robins, E.: Social Factors in Suicide, JAMA, Jan. 30,
    1967, Vol. 199, 303-308.
  5. Blazer, D.G., Bacher, J.R., Manton, K.G.: Suicide in Late Life: Review
    and Commentary, J.Am. Geriatric Society, 1986, 34: 519-525.
  6. Hawton, K.: Assessment of Suicide Risk, Brit. J.Psychiatry, 1987, 145-
    153.
  7. Social and Clinical Aspects of Suicide and Attempted Suicide,
    N.Kreitman in COMPANION TO PSYCHIATRIC STUDIES, VOL. I, Ed.
    By.ALISTAIR FOREST, Churchill – Livingstone, Edinburgh and London,
    1973.
  8. Platt, S.D.: Suicide and Parasuicide Among Further Education Stu-
    dents in Edinburgh, Brit. J.Psychiatry, 1986, 150: 183-188.
  9. Mc.Mahon, B.Pugh, T.: Suicide in widowed, Am.J. Epidemiology,
    1965, 81: 23-31.
  10. Monk, M.: Epidemiology of Suicide, Epidemiologic Reviews –
    Vol.9, 51-67, 1987.
  11. Goldney, R.D., Kotsikits, M.: Cohort Analysis of Suicide Rates in
    Austria, Arch.Gen. Psychiatry, Jan 1983, Vol. 40, 71-74.
  12. Hellon, C.P., Solomon, M.I.: Suicide and Age in Alberta-Canada 1951
    to 1977, The Changing Profile, Arch.Gen. Psychiatry, May 1980, Vol. 37,
    511-513.
  13. Solomon, M.I., Hellon, C.P.: Suicide and Age in Alberta-Canada,
    1951 to 1977: A Cohort Analysis, Arch.Gen. Psychiatry, May. 1980, Vol. 37,
    505-510.
  14. Helsing, K.J., Monk, M.: Dog ant Cat Ownership Among Suicide and
    Matched Controls, Am. J. Public Health, Oct.1985, Vol. 75, No.10,
    1223-1224.
  15. Mc Clure, G.M.: Suicide in England and Wales, 1975-1984, Brit.J. Psy-
    chiatry, 1987, 150: 309-314. 11
  16. Hendin, H.: Suicide: A Review of New Directions in Research,
    Hosp. and Comm. Psychiatry, Feb. 1986, 37:2, 148-153.
  17. Mann, J.J., Stanley, M., Mc Bride, A., Mc Ewen, B.S.: Increased Serot-
    onin 2 and β-Adrenergic Receptor Binding in the Frontal Cortices of Suicide
    Victims, Arch.Gen. Psychiatry, 1986, 43: 954-959.
  18. Siegel, K.: Psychosocial Aspects of Rational Suicide. Am.J. Psycho-
    therapy, Vol. XL, No.3, July 1986, 405-418.
  19. Werry, J.S.: Handling Suicide Threats in Children and Adolescents,
    Am.J. Psychiatry, Sep. 1986, 143: 9.1193.
  20. Roy, A.: Family History of Suicide, Arch.Gen. Psychiatry, Sep. 1983,
    Vol. 40, 971-974.
  21. Pfeffer, C.R., Plutchick, R., Mizruchi, M.S., Lipkins, R.: Suicidal Be-
    havior in Child Psychiatric Inpatients and Outpatients and in Nonpatients.
    Am.J. Psychiatry, June 1986, 143: 6, 733-738.
  22. Robins, E., Murphy, G.E., Wilkinson, R.H., Gassner, S.: Some Clini-
    cal Considerations in the Prevention of Suicide Based on a Study of 134 Suc-
    cessful Suicides, Am.J. Public Health, July 1959, Vol 49, 7: 888-889.
  23. Smith, C.W. Bope, E.T.: The Suicidal Patient: The Primary Care Phy-
    sicians Role in Evaluation and Treatment, Postgraduate Medicine, June
    1986, Vol. 79, No.8, 195-202.

Tablo – I. Depresyonda İntihar Riskini Arttıran Etkenler 12

a. Depresyonun erken dönemleri,
b. Erkeklerde genç, kadınlarda ileri yaşlar,
c. Bekar ve yalnız yaşayanlar (6 kez fazla),
d. Eski intihar girişiminin varlığı (7 kez fazla),
e. Delirlerin varlığı (5 kez fazla),
f. Umutsuzluk,
g. Yüksek agressivite düzeyi.

Tablo – II. Alkolizmde İntihar Riskini Arttıran Etkenler

a. Depresyonla birlikte giden olgular,
b. İleri yaşlar,
c. Kötü fizik sağlık,
d. Son dört yıl içinde kötü iş uyumu,
e. Yakın dönemde bir yakından ayrılma deneyimi.

Tablo – III. Şizofrenik Hastalarda İntihar Riskini Arttıran Etkenler 13

a. Hastalığın erken dönemleri,
b. Erkekler,
c. Göreceli olarak daha genç yaşlar,
d. Relaps ve remisyonlarla giden kronikleşme,
e. Muayene ya da kontrolde depresyon ve intihar
düşünceleri saptanması,
f. Özellikle non-psikotik dönemde hastalığın acı bir
şekilde farkında olma,
g. İyi eğitim görmüş olma, yüksek verim beklentileri,
h. Yalnız yaşama,
i. Antipsikotik ilaçları bırakma
(çoğunlukla akatizi nedeniyle).

Tablo – IV. İntihar Riskini Arttıran Kişilik Özellikleri

a. Çocukluk dönemlerinde evden kaçma öyküsü,
b. Madde ve alkol kötüye kullanımı,
c. Alt kültür grubu özellikleri,
d. Çevresine ve arkadaşlarına yabancılaşma,
e. Labil duygu durumu,
f. Agressivite,
g. İmpulsivite.

Tablo – V. Eski İntihar Girişimi Bulunanlarda İntihar Riskini Arttıran 14
Öteki Etkenler

a. 45 yaşın üzerinde olma,
b. Erkek cinsiyet,
c. İşsizlik,
d. Ayrı, boşanmış, dul olma,
e. Yalnız yaşama,
f. Kötü fizik sağlık,
g. Son 6 ay içinde tıbbi tedavi için hekime başvurma,
h. Bir ruhsal bozukluk varlığı,
i. Girişimde saldırgan yöntem kullanmış olma,
j. İntihar notu bırakmış olma,
k. Eski girişim varlığı.

Tablo – VI. İntiharın Önceden Anlaşılmasına Yönelik İpuçları 15

1) Yaşama biçimiyle ilgili ve durumsal ipuçları

a. Yaşamın erken dönemlerinde evden ve okuldan kaçma, dürüst olmayan davranışlar.
b. Baba tarafından erken reddedilme,
c. Yineleyen ve başarısız olmuş evlilikler,
d. Alkolizm,
e. Düzensiz iş öyküsü, gelirde iniş çıkışlar,
f. Hırs ve başarı arasında çelişki,
g. Kronik ölümcül hastalık tanısı alma ve yaklaşan cerrahi girişim,
h. İş, evlilik ve yakın dostlarla ilgili kayıplar veya sorunlar,
i. İntihara kararlı olma, impulsif yaşam deneyimleri,
j. Büyük zorlamalar getiren yaşam deneyimleri.

2) Davranışsal İpuçları

a. Bir ruhsal bozukluğun belirtilerini gösterme,
b. Doğrudan ölüm riski olan ilaçları küçük dozlarda kullanma,
c. Son altı hafta içinde duygusal ilişkilerde kesilme,
d. Cinsellikle ilgilenmeme,
e. Günlük rol ve sorumluluklara ilgisizlik,
f. Sosyal etkileşimlerden geri çekilme,
g. Sevdiği eşyaları eşe dosta dağıtma,

3) Sözel İpuçları

a. Doğrudan, yineleyerek, ölüm isteğini belirten konuşmalar,
b. Dolaylı olarak mutsuz, olumsuz, karamsar düşünce içeriği, umutsuz konuşmalar.

İKİ 16

TÜRKİYE’DE İNTİHAR EPİDEMİYOLOJİSİ

Bu çalışmada Türkiye’de çeşitli nüfus gruplarındaki intihar hızları incelenerek, intiharların artmasıyla ilgili olabilecek çeşitli sosyodemografik etkenler araştırılmıştır.

A. GEREÇ VE YÖNTEM

  1. Kaynaklar: Türkiye’de intihar sayıları için iki kaynak vardır: Birincisi il ve ilçe merkezlerinden toplanan ölüm nedenleri istatistikleri (1 – 4), diğeri ise adli makamların derlediği ve Devlet İstatistik Enstitüsünün yayınladığı “İntihar İstatistikleri” (5 – 20). Bu iki kaynak karşılaştırıldığında, ikincisinin daha sağlıklı olduğu görülüyor. Bu nedenle Türkiye’de intihar hızlarını bulmak için yıllık “İntihar İstatistikleri” kullanıldı.
  2. Değişkenler: Belli bir nüfusta bir yıl içinde görülen intihar sayısını o nüfusa bölerek bulunan rakam, intihar hızı (= kaba intihar hızı, intihar mortalitesi) olarak tanımlandı. Bu hız, yüzbin nüfusta görülen intihar sayısı olarak, yani “yüzbinde” olarak ifade edildi.

Özel grupların intihar hızları da aynı biçimde, belli bir yıl içinde o grupta görülen intihar sayısı, o grubun o yılki nüfusuna bölünerek elde edildi. Nüfuslar için Devlet İstatistik Enstitüsünün nüfus sayımlarında bulunan rakamlar kullanıldı (21 – 26). Sayım olmayan yılların alt grup nüfusları enterpolasyon ve ekstrapolasyonla tahmin edildi.

  1. Yöntem: Bulgular, tablo ve grafikler halinde sunuldu. Sonuçlar başka ülkelerde elde edilmiş rakamlarla karşılaştırıldı ve yorumlandı.
  2. Kısıtlayıcı Faktörler: Kullanılan istatistiklerdeki rakamlar, ölümün hemen ardından yapılan bildirilere dayanmaktadır. Bu nedenle sonradan intihar olmadığı anlaşılmış olgular varsa, bunlar kayıttan çıkmamış olacaktır. Yine başlangıçta başka bir nedene bağlı olduğu düşünülen ölümler arasında, sonradan intihar olduğu kanısına varılanlar varsa, bunlara ilişkin bilgi de kayda girmemiş olacaktır.

Öte yandan, intiharın tanımı konusunda hekimlerle, adli yetkililer arasında farklı yaklaşımlar söz konusu olabilir. Örneğin ölen kişinin bile bile yol açtığı bir ölüm, savcı açısından kaza, hekim tarafından intihar davranışı sayılabilir. Ancak böyle farklı tanımlamaların hekimlerin kendi aralarında da varolabileceği dikkate alınmalıdır.

B. YILLARA GÖRE İNTİHAR HIZI

Türkiye’de 1974’ten bu yana saptanan intihar hızlarının yüzbinde 2.0 –
2.5 dolayında olduğu anlaşılıyor (Tablo – I, Grafik – 1). Buna göre Türkiye, intihar hızı düşük olan ülkeler arasında yer alıyor. Örneğin yüzbinde olarak, Macaristan’da 45’e (1980), Danimarka’da 32’ye (1980) çıkan intihar hızı İngiltere ve Hollanda’da 10 dolayındadır. Avrupa’da, Türkiye’den sonra en düşük hız, yüzbinde 3 (1979) ile Yunanistan’dadır (28). 17

1974 – 1986 dönemi için yeni bir yöntemle hesaplanan hızların önceki yıllara ilişkin yayınlara göre daha sağlıklı olduğu kabul edilebilir. 1974 yılı yeni yöntemle veri toplamanın ilk yılı olduğu için saptanan hız (yüzbinde 1.6) gerçeği tam olarak yansıtmayabilir. Nitekim daha sonraki üç yıl 1975 – 1977 için intihar hızı eşit olarak (yüzbinde 2.0) hesaplanmıştır. Bu durumda 1974’deki hafif düşüklük kayıt eksikliğine bağlanabilir. 1962 ve 1963’de kaydedilen intihar hızlarının sırasıyla yüzbinde 1.6 ve 2.0 olması da bu görüşü desteklemektedir.

1978, 1979 ve 1980 yıllarında intihar hızlarının düştüğü, 1981’de eski düzeye çıktığı gözlenmektedir. 1978 – 1980 döneminde görülen çökme, o yıllarda Türkiye’de yaşanan terör ortamıyla ilişkili olabilir. Değişik ülkelerde yapılan çalışmalarda, savaş yıllarında intihar hızlarında düşme gözlenmiştir (28). Bu düşmeyi, toplumdaki düşmanca duyguların kişilerin kendilerine değil, karşı tarafa yönelmesiyle açıklayanlar vardır (29, 30). Türkiye’de 1978 – 1980 döneminde intihar hızındaki düşme de aynı şekilde açıklanabilir.

Ancak daha sonra 1981’de 1975 – 1977 düzeyine yükselmiş olan intihar hızının bu düzeyde kalacak yerde, 1982 – 1985 döneminde yüzbinde 2.5 dolayında sürdüğü, 1986’da 2’ye düştüğü görülüyor. Bu artış dönemi, son yıllarda Türkiye’de geleceğe karşı umutsuzluk, geleceğini güvence altında görememe gibi duyguların arttığı anlamına da gelebilir. Bu artışın nedenlerini çok yönlü araştırabilmek için başka bulguları da dikkate almak gerekir.

C. DEMOGRAFİK ÖZELLİKLER

  1. Cins

Erkeklerde ve kadınlarda 1974 – 1985 dönemindeki intihar hızları benzer bir eğilim göstermektedirler (Tablo – II, Grafik – 2). Ancak erkeklerde hızlar her zaman için kadınlardan fazladır. İntihar hızları için erkek/kadın oranı son yıllarda yaklaşık 1.5 olarak hesaplanmıştır. Bir başka deyişle erkeklerde intihar hızı kadınlardan 1.5 kat fazladır.

  1. Yaş

15 – 34, 35 – 54 ve 55+ yaş grupları için intihar hızları hesaplanmıştır (Tablo – III ve Grafik – 3). 55+ yaş grubunda intihar hızının öteki gruplara göre daha fazla yükseldiği dikkat çekmektedir. Buradan 1982 – 1985 dönemindeki artışın özellikle bu yaş grubunu etkilediği anlaşılıyor. Eldeki verilerle çok kesin bir sonuca varılamasa da, bu durum son yıllarda özellikle ileri yaş gruplarında umutsuzluk ve güvensizliğin arttığı anlamını taşıyabilir. Devlet İstatistik Enstitüsü yayınlarında verilerin sunuluş biçimi, iki cins için ayrı ayrı yaş gruplarına göre hızları hesaplamaya olanak vermemektedir. 18

  1. Eğitim Durumu

Çeşitli nüfus sayımlarında eğitim durumunu saptamak için veri toplanırken farklı yöntemler kullanıldığı için, her yıllık veriler yerine yalnızca sayım yıllarına ilişkin veriler kullanılmış ve yöntem farklılıkları giderilmeye çalışılmıştır. Böylece hesaplanan intihar hızları, eğitim düzeyi yükseldikçe artmaktadır (Tablo – IV, Grafik – 4). Bir başka deyişle eğitim düzeyinin yüksekliği intihar riskini arttırmaktadır. Diplomasızlarla karşılaştırıldığında, intihar hızı ilköğrenim görmüşlerde ortalama 2 kat, ortaöğrenim görmüşlerde ise ortalama 2.5 kat daha fazladır. Bu rakam yükseköğrenim görmüşlerde 4 – 5 kata çıkmaktadır.

  1. Medeni Durum

Medeni duruma göre intihar hızı önemli farklar göstermektedir. (Tablo – V, Grafik – 5). Erkeklerde, evlilere hiç evlenmemişlerin intihar hızları birbirine yakınken, eşi ölmüş erkeklerde intihar hızı, ilk gruptakilerin 4 katı, boşanmış erkeklerde ise 5 – 6 kat bulunmuştur.

Kadınlarda ilginç bir değişiklik gözlenmektedir: Hiç evlenmemişlerde intihar hızı, evlilerden biraz daha yüksektir, ancak eşi ölmüş olanlarda intihar hızı evlilerin ancak 1.5 kat fazladır. Boşanmış olanlarda ise bu hız evlilerin 4 katıdır.

Burada boşanmış olan kadın ve erkeklerde gözlenen artışın bu grupta ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabileceği, boşanmanın neden ve sonuçlarının ruhsal sağlık ve intiharlarla bağlantılı olabileceği düşünülebilir. Bir başka deyişle bu gruplardaki intihar artışı belki de doğrudan boşanmanın yarattığı sorunlardan çok, kronik alkolizm gibi boşanmayı sonuçlayan etkenlerle ilişkili olabilir. Bu alanda ayrıntılı ve ileri çalışmalar gerekir.

Eşi ölmüş olanlar grubunda ise eş ölümünün yarattığı toplumsal etkenler önde gelebilir. Bu durumda, eş ölümüne erkeklerin kadınlardan daha duyarlı olduğu da akla gelmektedir. Evli gruba göre eşi ölmüş erkeklerde risk faktörü 4 iken, eşi ölmüş kadınlarda sadece 1.5 olarak hesaplanmaktadır.

D. SONUÇ

Türkiye’de kaba ölüm hızı % 9.4 olarak bildirilmektedir (31). Buna göre Türkiye’de yılda beşyüz bine yakın ölüm olmaktadır. İntihara bağlı ölümler, toplam ölümlerin binde 2 gibi düşük bir bölümünü oluşturmaktadır. Yine de korunabilir oldukları için halk sağlığı yönünden intiharların üzerinde durmak gerekmektedir. 19

Türkiye’de yüzbinde 2 olan intihar hızı, Avrupa’daki en düşük rakamdır. Türkiye’deki intiharlar, erkeklerde, 55 yaş üstü grupta ve eğitim düzeyi yüksek olanlarda daha sık görülmektedir. Boşanmış ve eşi ölmüş olanlarda da intihar hızı evlilere göre daha yüksektir.

Bütün bu bulgular, intihar ölümlerini azaltmaya yönelik önlemler için yol gösterici olacaktır.

KAYNAKLAR

  1. Türkiye Sağlık İstatistik Yıllığı, 1968 – 1972, SSYB Yay. No: 444, Ankara 1975,
  2. Türkiye Sağlık İstatistik Yıllığı, 1973 – 1974, SSYB Yay. No: 456, Ankara 1977,
  3. Türkiye Sağlık İstatistik Yıllığı, 1975 – 1978, SSYB Yay. No: 476, Ankara 1980,
  4. Türkiye Sağlık İstatistik Yıllığı, 1979 – 1981, SSYB Yay. No: 498, Ankara 1983,
  5. Adalet İstatistikleri: 1960 – 1965, Başbakanlık Devlet İstatistik Ens.
    Yay. No: 528, Ankara 1967,
  6. Adalet İstatistikleri: 1960 – 1968, Başbakanlık Devlet İstatistik Ens.
    Yay. No: 601, Ankara, Tarihsiz.
  7. Adalet İstatistikleri: 1967 – 1968, Başbakanlık Devlet İstatistik Ens.
    Yay. No: 630, Ankara, 1972.
  8. Adalet İstatistikleri: Trafik ve İntihar Bölümü, 1/7/1962 – 31/12/1962,
    Başbakanlık Devlet İstatistik Ens. Yay. No: 449, Ankara, 1963.
  9. İntihar İstatistikleri, 1974, Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü
    (BDİE), Yay. No: 791. Ankara, Şubat 1977.
  10. İntihar İstatistikleri, 1975, BDİE, Yay. No: 793, Ankara, Şubat 1977.
  11. İntihar İstatistikleri, 1976, BDİE, Yay. No: 822, Ankara, Ağustos 1978.
  12. İntihar İstatistikleri, 1977, BDİE, Yay. No: 849, Ankara 1978.
  13. İntihar İstatistikleri, 1978 – 79, BDİE, Yay. No: 911, Ankara 1980.
  14. İntihar İstatistikleri, 1980, BDİE, Yay. No: 952, Ankara, Ağustos 1980.
  15. İntihar İstatistikleri, 1981, BDİE, Yay. No: 994, Ankara 1982. 20
  16. İntihar İstatistikleri, 1982, BDİE, Yay. No: 1044, Ankara 1984.
  17. İntihar İstatistikleri, 1983, BDİE, Yay. No: 1089, Ankara 1984.
  18. İntihar İstatistikleri, 1984, BDİE, Yay. No: 1169, Ankara 1986.
  19. İntihar İstatistikleri, 1985, BDİE, Yay. No: 1193, Ankara 1986.
  20. İntihar İstatistikleri, 1986, BDİE, Yay. No: 1242, Ankara 1987.
  21. 23 Ekim 1960 Genel Nüfus Sayımı – Türkiye Nüfusu, BDİE, Yay. No: 452, Ankara, Tarihsiz.
  22. Genel Nüfus Sayımı – Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri – 24/10/1965, BDİE, Yay. No: 568 Ankara, 1969.
  23. Genel Nüfus Sayımı – Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri – 25/10/1970, BDİE, Yay. No: 756, Ankara, 1977.
  24. Genel Nüfus Sayımı – Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri – 26/10/1975, BDİE, Yay. No: 788, Ankara, 1982.
  25. Genel Nüfus Sayımı – Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri – 12/10/1980, BDİE, Yay. No: 1072, Ankara, 1984.
  26. Genel Nüfus Sayımı – İdari Bölünüş – 20/10/1985, BDİE, Yay. No: 1211, Ankara, 1986.
  27. Türkiye İstatistik Yıllığı 1987, BDİE, Yay. No: 1250, Ankara, 1988.
  28. Changing Patterns in Suicide Behaviour, Report on a WHO Working Group, EURO Reports and Studies No: 74, Kopenhag, 1982.
  29. Suicide, Homicide and Other Psychiatric Emergencies, Roland Levy, in Review of Clinical Psychiatry, Ed. by H.H. Goldman, Los Altos, California, 1984.
  30. Suicide and Deliberate Self Harm in Oxford Textbook of Psychiatry, Michael Gelder, Dennis Gath, Richard Mayou, Oxford University Press, 1983.
  31. Population and Vital Statistics Report, Data available as of 1 October 1987, United Nation – Statistical Papers, Series A, Vol. XXXIX, No: 4, Newyork, 1987.

Tablo – I. Türkiye’de İntihar Hızı 21

Yıllar | İntihar Sayısı | İntihar Hızı (Yüzbinde)
1974 | 618 | 1.58
1975 | 788 | 1.97
1976 | 829 | 2.03
1977 | 824 | 1.97
1978 | 633 | 1.49
1979 | 766 | 1.76
1980 | 750 | 1.69
1981 | 876 | 1.92
1982 | 1105 | 2.37
1983 | 1149 | 2.40
1984 | 1273 | 2.59
1985 | 1187 | 2.36
1986 | 1068 | 2.07

Tablo – II. Türkiye’de Cinse Göre İntihar Hızı

Yıllar | İntihar Hızı (yüzbinde) Erkek (a) | İntihar Hızı (yüzbinde) Kadın (b) | Cins oranı (a/b)
1974 | 1.84 | 1.32 | 1.4
1975 | 2.15 | 1.78 | 1.2
1976 | 2.32 | 1.72 | 1.4
1977 | 2.27 | 1.67 | 1.4
1978 | 1.80 | 1.16 | 1.6
1979 | 1.94 | 1.58 | 1.2
1980 | 1.89 | 1.48 | 1.3
1981 | 2.45 | 1.40 | 1.8
1982 | 2.86 | 1.90 | 1.5
1983 | 2.97 | 1.87 | 1.6
1984 | 3.13 | 2.12 | 1.5
1985 | 2.92 | 1.88 | 1.6
1986 | 2.66 | 1.57 | 1.7

Tablo – III. Türkiye’de Yaş Gruplarına Göre İntihar Hızı 22

İntihar Hızı (yüzbinde) | Risk Faktörü
Yıllar | 15-34 yaş (a) | 35-54 yaş (b) | 55+ yaş (c) | 15-34 yaş (a/b) | 55+ yaş (c/b)
1974 | 2.83 | 2.07 | 2.46 | 1.4 | 1.2
1975 | 3.45 | 2.38 | 3.19 | 1.5 | 1.3
1976 | 3.32 | 2.55 | 3.50 | 1.3 | 1.4
1977 | 3.49 | 2.60 | 3.15 | 1.3 | 1.2
1978 | 2.35 | 1.97 | 2.76 | 1.2 | 1.4
1979 | 3.01 | 2.05 | 3.06 | 1.5 | 1.5
1980 | 2.61 | 2.15 | 3.33 | 1.2 | 1.6
1981 | 2.98 | 2.84 | 3.53 | 1.1 | 1.2
1982 | 3.56 | 3.59 | 4.35 | 1.0 | 1.2
1983 | 3.88 | 3.03 | 5.04 | 1.3 | 1.7
1984 | 3.95 | 3.22 | 5.20 | 1.2 | 1.6
1985 | 3.41 | 3.14 | 4.86 | 1.1 | 1.6
1986 | 2.98 | 2.67 | 4.15 | 1.1 | 1.6

Tablo – IV. Türkiye’de Eğitim Durumuna Göre İntihar Hızı

Eğitim Durumu | İntihar Hızı (Yüzbinde) 1975 | 1980 | 1985(*) | Risk Faktörü 1975 Baz: 1.4 | 1980 Baz: 1.5 | 1985 Baz: 2.2
Diplomasız | 1.4 | 1.5 | 2.2 | 1 | 1 | 1
İlköğrenim | 2.9 | 2.7 | 3.7 | 2 | 2 | 2
Ortaöğrenim | 5.1 | 2.4 | 4.6 | 4 | 2 | 2
Yükseköğrenim | 9.6 | 5.7 | 8.8 | 7 | 4 | 4
Toplam | 2.0 | 1.7 | 2.4 | | |

(*) 1985 Yılına ait alt grup nüfusları ekstrapolasyonla tahmin edilmiştir.

Tablo – V. Türkiye’de Medeni Durum ve Cinse Bağlı İntihar Hızları 23

(İntihar hızı bölümü okunabildiği kadar tam verilmiştir; sağ taraftaki risk faktörü sütunlarındaki bazı rakamlar görüntüde net seçilemediği için burada boş bırakılmıştır.)

Medeni Durum | İntihar Hızı 1975 (E K) | İntihar Hızı 1980 (E K) | İntihar Hızı 1985(+) (E K) | Risk Faktörü 1975 (E K) | Risk Faktörü 1980 (E K) | Risk Faktörü 1985 (E K)
Hiç Evlenmemiş | 3.3 3.2 | 2.5 2.3 | 3.5 2.5 | | |
Evli | 2.8 2.2 | 2.2 2.4 | 3.6 2.2 | | |
Eşi Ölmüş | 11.1 3.4 | 10.3 4.2 | 15.0 3.4 | | |
Boşanmış | 14.4 10.3 | 9.4 9.8(x) | 9.8 5.2 | | |
Toplam | 2.1 1.8 | 1.9 1.5 | 2.9 1.8 | | |

(+) 1985 Yılına ait alt grup nüfusları ekstrapolasyonla tahmin edilmiştir.
(x) 1979 – 1980 – 1981 Yıllarının ortalaması alınmıştır.

Grafik – 1. Türkiye’de İntihar Hızı (1974-1986) 24

(Y ekseni: İntihar Hızı (Yüzbinde); X ekseni: Yıllar 1974, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86.)

İntihar Hızı (Yüzbinde) 25

[Grafikte iki eğri vardır: üstte “ERKEKLER”, altta “KADINLAR” olarak gösterilmiştir.
Yatay eksen: Yıllar 1974, 1975, 1976, 1977, 1978, 1979, 1980, 1981, 1982, 1983, 1984, 1985, 1986.]

Grafik – 2. Türkiye’de Cinse Göre İntihar Hızı (1974 – 1986)

İntihar Hızı (Yüzbinde) 26

[Grafikte üç eğri vardır ve sağ tarafta etiketlenmiştir:
“55+ yaş”, “15-34 yaş”, “35-54 yaş”.
Alt kısımda gösterge:
— 15-34 yaş grubu

  • * * 35-54 yaş grubu
  • . – . – 55+ yaş grubu
    Yatay eksen: Yıllar 1974, 1975, 1976, 1977, 1978, 1979, 1980, 1981, 1982, 1983, 1984, 1985, 1986.]

Grafik – 3. Türkiye’de Yaş Gruplarına Göre İntihar Hızı (1974-1986)

27

[Grafikte dört sütun grubu vardır; x eksenindeki başlıklar soldan sağa:
“Diplomasız”, “İlköğrenim görmüş”, “Ortaöğrenim görmüş”, “Yükseköğrenim görmüş”.
Gösterge:
boş sütun: 1975
noktalı taralı sütun: 1980
koyu taralı sütun: 1985
Y ekseni: İntihar Hızı (Yüzbinde).]

Grafik – 4. Türkiye’de Eğitim Durumuna Göre İntihar Hızı

28

[Grafikte üst bölümde erkekler, alt bölümde kadınlar için sütunlar vardır.
Üst kısımda:

ERKEKLERDE
İntihar Hızı
(yüzbinde)

Alt kısımda:

KADINLARDA
İntihar Hızı
(yüzbinde)

Her iki bölümde x ekseni başlıkları soldan sağa:
“Hiç evlenmemiş”, “Evli”, “Eşi ölmüş”, “Boşanmış”.

Sağ tarafta gösterge:
boş sütun: 1975
noktalı taralı sütun: 1980
koyu taralı sütun: 1985.]

Grafik – 5. Türkiye’de Medeni Durum ve Cinse Göre İntihar Hızları

ÜÇ 29

TÜRKİYE’DE UYGULANAN İNTİHAR YÖNTEMLERİ

I. GİRİŞ

Çağımızın önemli bir sosyal psikiyatri sorunu olan intihar, son yıllarda daha çok yazarın dikkatini çekmektedir. Dünyada, özellikle genç yaş gruplarında gözlenen intihar hızı artışı yakından izlenmektedir. Türkiye’de ise intiharlar, toplam ölümlerin ancak binde ikisini oluşturmaktadır. Çeşitli Avrupa ülkelerinde yüzbinde 20 ve daha yüksek olarak hesaplanan kaba intihar hızı, Türkiye’de yüzbinde 2 dolayındadır (1, 2). 1974’ten beri yayınlanan veriler Türkiye’de özellikle ileri yaş gruplarında intihar hızının arttığını göstermektedir (3 – 15).

İntiharın önlenmesinde kişilerin kullandığı intihar yöntemlerinin değerlendirilmesi büyük önem taşır. Seçilen yöntemler, toplumsal ve demografik değişkenlere göre, yıldan yıla değişiklikler gösterir. Bu yazının amacı, 1974 – 1986 yılları arasında Türkiye’de saptanan intiharlarda hangi yöntemin ne ölçüde uygulandığını saptamaktır.

Araştırmada kullanılan intihar hızı değişkeni, belli bir nüfus grubundaki intihar sayısı o grubun nüfusuna bölünerek elde edilmiştir.

II. İNTİHAR YÖNTEMLERİ

A. Cinse Göre İntihar Yöntemleri

1986 yılında Türkiye’de saptanan 1068 intihar olgusunda uygulanan en önemli yöntemler Tablo – I’de, aynı verilerin cinse göre dağılımı ise Tablo – II’de gösterilmiştir.

Tablolarda görüldüğü gibi, Türkiye’de her iki cinste de başarılmış intiharların yarıdan çoğu ası ile gerçekleştirilmektedir. Erkek intiharlarında ikinci sırada olan ateşli silahlar, kadın intiharlarında dördüncü sıraya düşmektedir. Bu durum erkeklerin ateşli silahları daha kolay bulabilmeleri ile açıklanabilir. En sık rastlanan öteki üç yöntemin sırası her iki cinste de aynıdır: İlaç – kimyasal madde, yüksekten atlama ve suya atlama.

İntihar için seçilen yöntemler, ülkelere göre değişmektedir. Örneğin Hollanda’da ilk iki sırayı ası ve suda boğulma alırken, İngiltere’de ilaç – kimyasal madde ve ası en çok uygulanan intihar yöntemleridir (16).

B. Yıllara Göre İntihar Yöntemleri 30

En çok kullanılan intihar yöntemleri, çevrede en kolay bulunabilen olmaktadır. Örneğin 1960’larda İngiltere ve Hollanda’da en sık görülen intihar yöntemi havagazı idi. Havagazından karbon monoksitin çıkarılmasından sonra 1970’lerde havagazıyla intiharlar yıldan yıla azaldı (16).

Türkiye’de de 1974 – 1986 yılları arasında, kullanılan yönteme göre intihar hızlarının incelenmesiyle ilginç sonuçlar elde edilmektedir.

Son on üç yılda erkeklerin yönteme göre intihar hızları Tablo – III’te ve Grafik – 1’de görülmektedir. Burada yönteme göre intihar hızı, o yıl o yöntemle intihar eden erkek sayısı, aynı yılki erkek nüfusuna bölünerek elde edilmiştir. Tablo ve grafiklerde görüldüğü gibi, 1981 sonrasında, erkeklerde ateşli silahla intihar hızı üçte bir oranında azalmıştır. Bu azalmanın 1979’da başlayan sıkıyönetimle birlikte ruhsatsız olarak bulundurulan ateşli silahların toplatılmasıyla ilgili olduğu anlaşılmaktadır (Ek Tablo – 1, 17). Özellikle 1981’de çok miktarda silah ve mermi toplatılması, ateşli silahlarla intiharı azaltmıştır. Ancak, toplam intihar hızı bu yıllarda azalmamış, öteki yöntemlerle başarılmış intiharlarda artış görülmüştür. Bu değişiklikleri karşılaştırabilmek için, 1976 verileri ile 1986 verilerini daha yakından incelemek yararlı olabilir (Tablo – III). Bu karşılaştırmayla, ateşli silahla intiharlarda azalmanın özellikle ası ve yüksekten atlama ile intiharların artmasıyla karşılandığı anlaşılmaktadır.

Kadınlarda 1974 – 1986 dönemi için yönteme göre intihar hızları, Tablo V, Grafik – 2’de görülüyor. Kadınlarda da ateşli silahla intihar 1980 sonrasında azalmış, ancak toplam intihar hızı artmıştır. 1976 – 1986 verilerinin karşılaştırılmasından bu azalışın, yüksekten atlamayla gerçekleşen intihar hızındaki artışla karşılandığı anlaşılmaktadır (Tablo – VI).

Öte yandan 1.2.1986 tarihinden başlayarak psikotrop ilaçların ancak yeşil reçeteyle satılabildiği bilinmektedir. Kadınlarda 1986’da ilaç ve kimyasal madde ile intihar hızı % 15 kadar azalmıştır. Ancak erkeklerde 1985 – 1986 arasında toplam intihar hızı % 10 kadar azalırken, ilaç ve kimyasal madde ile intihar hızındaki azalma % 35 olmuştur. İlaç ve kimyasal madde dışındaki intiharların toplam hızı 1985’ten 1986’ya ancak % 5 düşmüştür. Eğer ilaç ve kimyasal maddeyle intihar hızı da % 5 düşseydi, bu hız 1985’te yüzbinde 0.34’ten 1986’da 0.32’ye düşecek ve bu yöntemle intihar eden erkek sayısı da 1986’da 82 olacaktı. Oysa gerçek rakam 56’dır. Aradaki 26 fark, yeşil reçete uygulanmasına bağlıdır. Bir başka deyişle yeşil reçete sınırlandırılması 1986 yılında 26 intiharı engellemiştir.

Bu farkın erkeklerde gözlenmesi, kadınlarda gözlenmemesi şöyle açıklanabilir: Erkeklerde madde kötüye kullanımı kadınlardan daha fazladır. Buna karşılık kadınlarda psikonörotik tip bozuklukların yoğun oluşuna bağlı olarak psikotrop ilaçlar tıbbi nedenle daha çok kullanılmaktadır. Bu ilaçları kolayca bulabilen kadınlarda ilaç ve kimyasal madde ile intihar hızı erkeklerden daha yüksektir, bu hız yeşil reçete uygulamasından etkilenmemiştir. Erkeklerdeki tıp dışı ilaç kullanımı ise yeşil reçete kısıtlamasından daha çabuk etkilenmiş olmalıdır.

C. Eğitime Göre İntihar Yöntemleri 31

Farklı eğitim gruplarında yönteme göre intihar hızları değişiklik göstermektedir (Tablo – VII). Yüksek öğrenimlilerde toplam intihar hızı, diplomasızların dört katıdır (Risk faktörü: 4). Buna karşılık yüksek öğrenimlilerde yüksekten atlayarak intihar hızı, diplomasızlarda aynı yöntemle intihar hızının dokuz katıdır. Aynı oran, ateşli silahlar için ondört kata çıkmaktadır. Ortaokul – lise bitirmişlerde ateşli silahla intihar hızı, diplomasızlarda aynı yöntemle intihar hızının sekiz katıdır. Oysa ortaokul – lise bitirmişlerdeki toplam intihar hızı, diplomasızların yalnızca iki katı olmaktadır.

Bu değişiklikleri daha iyi gözlemek için, eğitim durumuna göre intihar yöntemlerinin yüzde dağılımını gösteren Tablo – VIII düzenlenmiştir. Bu tabloya bakıldığında, eğitim düzeyi yükseldikçe ası ile intihar yüzdesinde düşme olduğu, buna karşılık ateşli silahla ve yüksekten atlayarak intihar yüzdelerinde ise yükselme olduğu görülmektedir.

III. SONUÇ

Türkiye’de en sık uygulanan intihar yöntemleri erkekler için ası, ateşli silah ve ilaç – kimyasal madde olurken, kadınlar için ilk üç sırayı ası, ilaç – kimyasal madde ve yüksekten atlama almaktadır.

1980 sonrasında özellikle 1981 yılında ruhsatsız silahların toplanması, her iki cinste de ateşli silahlar kullanarak intihar hızını azaltmış, ancak toplumdaki intihar hızı azalmadığı için başka yöntemlerle intihar hızlarında artış olmuştur.

İntihar amacıyla kullanılabilecek hipnotik – sedatif ilaçların satışı 1986 yılı başında yeşil reçeteye bağlanarak kısıtlanmıştır. Erkeklerdeki intihar hızında, bu uygulamayla ilişkili olduğu düşünülen bir düşme gözlenmiş ancak kadınlarda böyle bir düşme saptanmamıştır. Yapılan hesaplar yeşil reçete uygulamasıyla 1986’da 26 erkeğin intiharının önlendiğini göstermektedir.

Bu konuda Avusturalya’da yaşanan benzer bir örnek de ilginçtir. Bu ülkede, 1967’de bir tek reçeteye yazılabilecek barbuturat miktarı kısıtlanmıştır. 1967 sonrası dönemde ilaç ile intihar hızında düşme gözlenmiş, öteki yöntemlerle intihar hızları ise artmamıştır. Bu sonuçlar Türkiye’de yaşanan deneyim ile koşutluk göstermektedir (18).

Eğitim düzeyi yükseldikçe, ateşli silah ve yüksekten atlama yönteminin intiharlar içindeki yüzdesi artmakta, asının yüzdesi ise azalmaktadır. Yine de her eğitim grubunda en yüksek hız ası ile intiharlarda gözlenmektedir.

KAYNAKLAR 32

  1. FİDANER, H., FİDANER, C.: İntihar: Çok Yönlü Bir Sosyal Psikiyatri Sorunu, XXIII. Ulusal Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Kongresi’nde (İstanbul) sunuldu. 1987
  2. FİDANER, C., FİDANER, H.: Türkiye’de İntihar Epidemiyolojisi, XXIII. Ulusal Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Kongresi’nde (İstanbul) sunuldu. 1987
  3. İntihar İstatistikleri 1974, Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü (BDİE), Yay. No: 791, Ankara, Şubat 1977.
  4. İntihar İstatistikleri 1975, BDİE Yay. No: 793, Ankara, Şubat 1977
  5. İntihar İstatistikleri 1976, BDİE Yay. No: 822, Ankara, Ağustos 1978
  6. İntihar İstatistikleri 1977, BDİE Yay. No: 849, Ankara, 1978
  7. İntihar İstatistikleri 1978-79 BDİE Yay. No: 911 Ankara, 1980
  8. İntihar İstatistikleri 1980, BDİE Yay. No: 952, Ankara, Ağustos 1981
  9. İntihar İstatistikleri 1981, BDİE Yay. No: 994, Ankara, 1982
  10. İntihar İstatistikleri 1982, BDİE Yay. No: 1044, Ankara, 1983
  11. İntihar İstatistikleri 1983, BDİE Yay. No: 1089, Ankara, 1984
  12. İntihar İstatistikleri 1984, BDİE Yay. No: 1169, Ankara, 1986
  13. İntihar İstatistikleri 1985, BDİE Yay. No: 1193, Ankara, 1986
  14. İntihar İstatistikleri 1986, BDİE Yay. No: 1242, Ankara, 1987
  15. Türkiye İstatistik Yıllığı 1987, BDİE Yay. No: 1250, Ocak 1988
  16. Changing Patterns in Suicide Behaviour, Report on a WHO Working Group, EURO Reports and Studies No. 74, Kopenhag, 1982.
  17. Terör ve Terörle Mücadele-Durum Değerlendirmesi, Başbakanlık Basımevi, 1983, Ankara.
  18. MONK, M.: Epidemiology of Suicide, Epidemiologic Reviews, Vol. 9, 1987, 51-67.

Tablo – I. Türkiye’de En Sık Uygulanan İntihar Yöntemleri (1986) 33

Sıra | Yöntem | İntihar sayısı | %
1 | Ası | 614 | 57.5
2 | İlaç-kimyasal madde | 161 | 15.1
3 | Ateşli silah | 105 | 9.8
4 | Yüksekten atlama | 80 | 7.5
5 | Suya atlama | 49 | 4.6
| Öteki yöntemler | 59 | 5.5
TOPLAM | | 1068 | 100.0

Tablo – II. Türkiye’de Cinse Göre En Sık Uygulanan İntihar Yöntemleri (1986)

ERKEKLER

Sıra | Yöntem | İntihar sayısı | %
1 | Ası | 409 | 60.1
2 | Ateşli silah | 88 | 12.9
3 | İlaç – Kim. madde | 56 | 8.2
4 | Yüksekten atlama | 46 | 6.8
5 | Suya atlama | 35 | 5.1
| Başka | 47 | 6.9
TOPLAM | | 681 | 100.0

KADINLAR

Sıra | Yöntem | İntihar sayısı | %
1 | Ası | 205 | 53.0
2 | İlaç – Kim. madde | 105 | 27.1
3 | Yüksekten atlama | 34 | 8.8
4 | Ateşli silah | 17 | 4.4
5 | Suya atlama | 14 | 3.6
| Başka | 12 | 3.1
TOPLAM | | 387 | 100.0

Tablo – III. Türkiye’de Erkeklerde Yönteme Göre İntihar Hızları (1974 – 1986) 34
(Yüzbinde)

Yıl | Toplam | Ası | Ateşli Silah | İlaç-Kimyasal madde | Yüksekten Atlama | Suya atlama
1974 | 1.84 | 0.90 | 0.35 | 0.29 | 0.10 | 0.07
1975 | 2.15 | 0.96 | 0.45 | 0.36 | 0.14 | 0.07
1976 | 2.32 | 1.04 | 0.54 | 0.36 | 0.14 | 0.08
1977 | 2.27 | 1.02 | 0.55 | 0.42 | 0.11 | 0.07
1978 | 1.80 | 0.93 | 0.41 | 0.26 | 0.10 | 0.05
1979 | 1.94 | 0.96 | 0.42 | 0.26 | 0.11 | 0.08
1980 | 1.89 | 0.92 | 0.41 | 0.22 | 0.12 | 0.08
1981 | 2.45 | 1.32 | 0.37 | 0.33 | 0.22 | 0.08
1982 | 2.86 | 1.46 | 0.37 | 0.42 | 0.22 | 0.18
1983 | 2.97 | 1.68 | 0.38 | 0.30 | 0.27 | 0.15
1984 | 3.13 | 1.40 | 0.30 | 0.64 | 0.34 | 0.25
1985 | 2.92 | 1.64 | 0.35 | 0.34 | 0.28 | 0.12
1986 | 2.66 | 1.60 | 0.34 | 0.22 | 0.18 | 0.14

Tablo – IV. Erkeklerde 1976 ve 1986 Yıllarındaki İntihar Yöntemlerinin
Karşılaştırılması.

İntihar Hızı (Yüzbinde) | 1976 | 1986 | Fark Puanı | Artış Yüzdesi
Toplam | 2.32 | 2.66 | + 0.34 | + 15
Ateşli silah | 0.54 | 0.34 | – 0.20 | – 37
Ateşli silah dışı | 1.78 | 2.32 | + 0.54 | + 30
Ası | 1.04 | 1.60 | + 0.54 | + 52
İlaç-kimyasal madde | 0.36 | 0.22 | – .14 | – 39
Yüksekten atlama | 0.14 | 0.18 | + 0.04 | + 29
Suya atlama | 0.07 | 0.14 | + 0.07 | + 100

Tablo – V. Türkiye’de Kadınlarda Yönteme Göre İntihar Hızları (1974 – 1986)
(Yüzbinde) 35

Yıl | Toplam | Ası | Ateşli Silah | İlaç-Kimyasal madde | Yüksekten Atlama | Suya atlama
1974 | 1.32 | 0.68 | 0.05 | 0.35 | 0.06 | 0.09
1975 | 1.78 | 0.80 | 0.15 | 0.52 | 0.07 | 0.10
1976 | 1.72 | 0.88 | 0.17 | 0.47 | 0.07 | 0.10
1977 | 1.67 | 0.72 | 0.17 | 0.58 | 0.07 | 0.07
1978 | 1.16 | 0.56 | 0.10 | 0.32 | 0.06 | 0.08
1979 | 1.58 | 0.72 | 0.15 | 0.44 | 0.09 | 0.08
1980 | 1.48 | 0.74 | 0.14 | 0.44 | 0.13 | 0.06
1981 | 1.40 | 0.69 | 0.08 | 0.37 | 0.13 | 0.06
1982 | 1.90 | 0.97 | 0.09 | 0.46 | 0.16 | 0.09
1983 | 1.87 | 1.01 | 0.10 | 0.37 | 0.16 | 0.10
1984 | 2.12 | 0.99 | 0.09 | 0.53 | 0.28 | 0.16
1985 | 1.88 | 0.94 | 0.07 | 0.50 | 0.17 | 0.12
1986 | 1.57 | 0.83 | 0.07 | 0.43 | 0.14 | 0.06

Tablo – VI. Kadınlarda 1976 ve 1986 Yıllarındaki İntihar Yöntemlerinin
Karşılaştırılması.

İntihar Hızı (Yüzbinde) | 1976 | 1986 | Fark Puanı | Artış Yüzdesi
Toplam | 1.72 | 1.57 | – 0.15 | – 9
Ateşli silah | 0.17 | 0.07 | – 0.10 | – 59
Ateşli silah dışı | 1.55 | 1.50 | – 0.05 | + 3
Ası | 0.88 | 0.83 | – 0.05 | – 6
İlaç-kimyasal madde | 0.47 | 0.43 | – 0.04 | – 9
Yüksekten atlama | 0.07 | 0.14 | + 0.07 | + 100
Suya atlama | 0.10 | 0.06 | – 0.04 | – 40

Tablo – VII. Türkiye’de Farklı Eğitim Gruplarında Yönteme Göre İntihar
Hızı (1985)
(Yüzbinde) 36

Yöntem | Diplomasız Sıra | Diplomasız Hız | İlkokul bitirmiş Sıra | İlkokul bitirmiş Hız | Ortaokul-Lise bitirmiş Sıra | Ortaokul-Lise bitirmiş Hız | Yüksek öğrenimli Sıra | Yüksek öğrenimli Hız
Ası | 1 | 1.34 | 1 | 1.96 | 1 | 1.77 | 1 | 3.02
İlaç-kimyasal madde | 2 | 0.32 | 2 | 0.73 | 2 | 0.96 | 4 | 1.10
Yüksekten atlama | 3 | 0.19 | 4 | 0.32 | 4 | 0.57 | 2 | 1.65
Suya atlama | 4 | 0.13 | 5 | 0.12 | 5 | 0.19 | 5 | 0.55
Ateşli silah | 5 | 0.10 | 3 | 0.34 | 3 | 0.82 | 3 | 1.37

TOPLAM | | 2.17 | | 3.70 | | 4.56 | | 8.79

Tablo – VIII. Türkiye’de Farklı Eğitim Gruplarında İlk Beş İntihar Yönteminin
Yüzde Dağılımı (1985).
(Yüzbinde)

Yöntem | Diplomasız Sıra | Diplomasız % | İlkokul bitirmiş Sıra | İlkokul bitirmiş % | Ortaokul-Lise bitirmiş Sıra | Ortaokul-Lise bitirmiş % | Yüksek öğrenimli Sıra | Yüksek öğrenimli %
Ası | 1 | 61.8 | 1 | 53.0 | 1 | 38.8 | 1 | 34.4
İlaç-kimyasal madde | 2 | 14.8 | 2 | 19.7 | 2 | 21.1 | 4 | 12.5
Yüksekten atlama | 3 | 8.8 | 4 | 8.7 | 4 | 12.5 | 2 | 18.8
Suya atlama | 4 | 6.0 | 5 | 3.2 | 5 | 4.2 | 5 | 6.3
Ateşli silah | 5 | 4.6 | 3 | 9.2 | 3 | 18.0 | 3 | 15.6

TOPLAM | | 100.0 | | 100.0 | | 100.0 | | 100.0

Ek Tablo – 1. 1979 – 1983 Döneminde Türkiye’de Toplatılan Ruhsatsız Silahlar 37

Yıl | Toplatılan Silah Sayısı | Toplatılan Mermi Sayısı
1979 | 12 546 | 1 573 081
1980 | 16 980 | 580 284
1981 | 735 925 | 2 974 437
1982 | 57 181 | 327 123
1983- İlk 4 ay | 9 554 | 108 578

[Sayfa 38, sol üstte lejant:] 38

Ası ———
Kim. Madde – – – –
Yüksekten Atlama – . – . –
Suya Atlama + + + +
Ateşli Silahlar · · · ·

Y ekseni: İntihar Hızı (yüzbinde)
X ekseni: Yıllar (1974, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86)

Grafik – 1. Erkeklerde Yönteme Göre İntihar Hızı (İlk 5 yöntem)

[Sayfa 39, sol üstte lejant:] 39

Ası ———
Kim. Madde – – – –
Yüksekten Atlama – . – . –
Suya Atlama + + + +
Ateşli Silahlar · · · ·

Y ekseni: İntihar Hızı (yüzbinde)
X ekseni: Yıllar (1974, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86)

Grafik – 2. Kadınlarda Yönteme Göre İntihar Hızı (İlk 5 yöntem)

DÖRT 40

TÜRKİYE’DE COĞRAFİ ETKEN VE İNTİHAR HIZLARI

A. GİRİŞ

İntihar hızları ülkeden ülkeye değiştiği gibi aynı ülke içinde, bölgeden bölgeye de değişir. Bu farklılıkların nedenlerini inceleyerek, yani ara değişkenleri bularak, intihar hızını yükselten toplumsal etkenler konusunda daha çok bilgi edinilebilir. Böylece intihar hızını düşürmek için neler yapılması gerektiğine de daha sağlıklı karar verilebilir.

Çeşitli çalışmalarda, özellikle şehirlerde intihar hızları yüksek bulunmuştur. Örneğin, Amerika Birleşik Devletlerinin batı eyaletlerinde intihar hızı, doğu eyaletlerindeki hızın iki katı kadardır (1). Kanada’da da batıya doğru intihar hızının arttığı saptanmıştır (2). Yugoslavya’nın sanayi yönünden en gelişmiş bölgesi olan kuzeyinde intihar hızının yüksek olduğu, ancak Makedonya gibi kırsal bir bölgesinde bu hızın çok düştüğü belirtilmektedir (3).

Yazarlar, şehirleşmeyle birlikte intihar hızlarının da artmasının çeşitli etkenlerle ilişkili olduğunu düşünmektedirler. Bu etkenlerin başında şehirlerde daha çok ortaya çıkan kimi toplumsal sorunlar (alkolizm, madde bağımlılığı, suç işlemenin artması, boşanmalar gibi) sayılmaktadır. Ancak şehirlerde önem kazanan sorunlar içinde işsizlik ve yalnızlık üzerinde özellikle daha çok durmak gerekmektedir. Kırsal bölgede insanları birarada tutan bağların şehirlerde ortadan kalkması ya da giderek zayıflaması, bir kısım kişilerin, kendilerini “kalabalık içinde yalnız kalmış” olarak hissetmelerine yol açmaktadır.

Bunun yanında, kadının eğitim ve iş yaşamına girmesiyle kadın intiharları arasında istatistiksel bir bağ olduğu savunulmaktadır. Avrupa ülkelerinde son otuz yılda kadın intiharlarında görülen artış bu toplumsal değişkenle açıklanmaktadır (3).

Bu çalışmada, Devlet İstatistik Enstitüsünün yayınları kaynak alınarak Türkiye’de intihar hızlarının coğrafi etkenlere bağlı olarak nasıl değiştiği araştırılacak ve saptanan farklılıklar açıklanmaya çalışılacaktır (4 – 19).

B. ŞEHİR VE KÖYLERDE İNTİHAR HIZI

Türkiye’de şehirlerde ve köylerde intihar hızları 1974 – 1986 yılları için hesaplanmış ve Tablo – I, Grafik – 1’de gösterilmiştir. Burada “şehir” deyiminden “il ve ilçe merkezleri”, “köy” deyiminden ise “köy ve bucak merkezleri” anlaşılmalıdır. Buna göre on üç yıllık dönem boyunca şehirlerdeki intihar hızı, sürekli olarak kırsal bölgeden fazla olmuş, intihar hızlarının şehir/köy oranı ortalama iki olarak saptanmıştır. Son yıllarda bu orandaki azalma eğilimi şehirlerdeki intiharların azalmasından değil, kırsal bölgelerdeki intiharların artmasından kaynaklanmaktadır. Bu artış, gençlerin büyük şehirlere göç etmesi yüzünden yaşlıların köyde yalnız kalmalarına bağlanabilir. 41

C. İLLERDE İNTİHAR HIZI

Her ildeki intihar hızı, nüfus sayımlarının yapıldığı 1975, 1980 ve 1985 yılları için hesaplanmıştır. Bu üç yıl için intihar hızının en yüksek olduğu iller birbirinden farklıdır, ancak İzmir ilinin her üç listede de ilk altı sıra içinde olduğu görülmektedir. 1985 yılında ilk on sırada bulunan iller Tablo – II’de sunulmuştur.

1975 – 1985 arası on yıllık dönemde her ildeki intihar hızının nasıl değiştiği de incelenmiştir. Her ilin 1985 intihar hızı, 1975 yılı hızına bölünerek illerin artış katsayıları bulunmuştur. Bu katsayıların en yüksek olduğu on il, Tablo – III’de görülmektedir.

D. SAĞLIK BÖLGELERİNDE İNTİHAR HIZI

İllerin nüfusları arasında, sağlıklı bir eğilim elde etmeye izin vermeyecek ölçüde farklar olduğu düşünülerek iller gruplanmış ve bölgelerde intihar hızları hesaplanmıştır. Gruplandırma için, Devlet İstatistik Enstitüsünün çeşitli yayınlarda “Sağlık Bölgeleri” olarak tanımlanan il kümeleri kullanılmıştır. Sözü geçen onaltı bölgedeki intihar hızları 1975, 1980 ve 1985 için hesaplanmıştır. Bölgelere giren iller ve intihar hızları Tablo – IV’de sunulmuştur. Bulguların daha iyi incelenebilmesi için Harita – 1, 2 ve 3 düzenlenmiştir.

Tablonun ve haritaların incelenmesinden, her üç yıl için de intihar hızlarının batıya doğru gidildikçe arttığı anlaşılmaktadır. Özellikle kuzeydoğudan güneybatıya doğru intihar hızı artmakta, bölgeler arası farkın açıldığı gözlenmektedir.

İntihar hızına göre 1975, 1980 ve 1985 yılları için on altı sağlık bölgesinin nasıl sıralandığına bakılmış ve ikişer ikişer Sperman’ın Rank Korelasyonu testi uygulanmıştır. Korelasyon katsayısı, 1975 ve 1980 için +0.91, 1980 ve 1985 için +0.78, 1975 ve 1985 için ise +0.86 olarak bulunmuştur. Bu rakamlar on yıllık dönemde bölgelerin intihar hızına göre sıralanmasında önemli bir fark olmadığını göstermektedir.

Batıya doğru intihar hızının artışını açıklayabilecek ara değişkenler aranmıştır. İşsizlik hızının bu farkı ortaya çıkarabileceği düşünülerek bunu test etmek için 1985’te yapılmış olan “Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçları”nda yer alan veriler kullanılmıştır (19). Bu yayında, Türkiye beş bölgeye ayrılmış ve işsizlik hızları buna göre verilmiş olduğu için, intihar hızları da bu bölgelere göre yeniden düzenlenmiştir (Tablo – V). Burada sözü geçen beş bölgede yer alan iller şunlardır: Birinci Bölge: Aydın, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Denizli, Edirne, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Manisa, Sakarya, Tekirdağ; İkinci Bölge: Adana, Antalya, Burdur, Gaziantep, Hatay, Isparta, İçel, Muğla; Üçüncü Bölge: Afyon, Ankara, Bilecik, Bolu, Çankırı, Çorum, Eskişehir, Kayseri, Kırşehir, Konya, Kütahya, Nevşehir, Niğde, Tokat, Uşak, Yozgat; Dördüncü Bölge: Amasya, Artvin, Giresun, Kastamonu, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Trabzon, Zonguldak; Beşinci Bölge: Adıyaman, Ağrı, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Siirt, Sivas, Tunceli, Şanlıurfa, Van. 42

Tablo – V’in incelenmesinden, batıya doğru intihar hızının artmasını işsizlik hızının açıklayamayacağı, çünkü işsizlik hızlarının doğuya doğru arttığı anlaşılmaktadır. İşsizliğin yükselmesiyle birlikte intiharların arttığını birçok yazar saptamıştır (1). Bu durumda, Tablo V’teki ters ilişki şöyle açıklanabilir: Batıya doğru gidildiğinde ortaya çıkan daha önemli toplumsal etkenler, işsizlik hızının azalmasını ikinci öneme itmektedir.

Türkiye’de batıya doğru intihar hızının artışı ile yalnız yaşayanların artışı arasında bir ilişki olabileceği düşünülmüştür. Bu ilişkiyi aramak için, 1975 ve 1980 nüfus sayımlarında her sağlık bölgesinde “tek kişilik hane” olarak tanımlanan sayılar, “toplam hane sayısı”na bölündü ve sağlık bölgelerinde yalnız yaşayanların toplam ailelere oranı bulundu. Bu iki diziye Sperman’ın Rank Korelasyonu testi uygulandı, korelasyon katsayısı +0.79 olarak bulundu. 1980 için aynı hesaplar yapıldı, korelasyon katsayısı +0.52 olarak saptandı.

Bu rakamlar, intihar hızı ile yalnız yaşayanların oranı arasında 1975 yılında güçlü, 1980’de ise orta derecede bir korelasyon bulunduğunu göstermektedir. Yalnız yaşayan kişilerin çok olduğu bölgelerde intihar hızları da yüksek olmaktadır. 1985 nüfus sayımı hane halkı verileri yayınlandığında, aynı hesaplar bu yıl için de yapılarak daha sağlıklı sonuçlar bulunabilecektir.

Bunların dışında, intihar hızının batıya doğru artmasının başka etkenlerle ilişkisi de araştırılmalıdır. Bu etkenler arasında, bölgelere göre boşanmış nüfusun oranındaki değişmeler, alkolizm ve başka ruhsal hastalıkların sıklığı, yaşlı nüfusun geliri ve sosyal güvencesi, köyden kente göçün ruhsal etkileri sıralanabilir.

E. SONUÇ

Türkiye’de kentsel bölgelerde intihar hızı kırsal bölgelerin iki katı kadardır. Bölgelere bakıldığında, intihar hızının doğudan batıya doğru arttığı saptanmıştır. Bu artış çeşitli sosyoekonomik ve kültürel değişkenlerle ilgili olabilir. Yalnız yaşayan kişilerin bölgedeki oranı, önemli bir toplumsal değişken olarak seçilmiş ve bu değişkenle intihar hızı arasında korelasyon bulunduğu saptanmıştır. Türkiye’de intiharın epidemiyolojisini daha kesin ve ayrıntılı biçimde tanımlamak için bu konuda yeni çalışmalar yapılması gerekmektedir.

Toplumun intiharlardan nasıl korunabileceğine ilişkin kararlar ancak bu verilere dayanırsa sağlıklı olabilir. 43

KAYNAKLAR

  1. MONK, M.: Epidemiology of Suicide, Epidemiologic Reviews, 9: 51 – 69, 1987.
  2. DYCK, R.J., NEWMAN, S.C., THOMPSON, A.H.: Suicide Trends in Canada, 1956 – 1981, Acta Psychiatr. Scand., 77: 411 – 419, 1988.
  3. Changing Patterns in Suicide Behaviour, Report on a WHO Working Group, EURO Reports and Studies, No: 74, Kopenhag, 1982.
  4. İntihar İstatistikleri, 1974, Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü (BDİE), Yay. No: 791, Ankara, 1977.
  5. İntihar İstatistikleri, 1975, BDİE Yay. No: 793, Ankara, 1977.
  6. İntihar İstatistikleri, 1976, BDİE Yay. No: 822, Ankara, 1978.
  7. İntihar İstatistikleri, 1977, BDİE Yay. No: 849, Ankara, 1978.
  8. İntihar İstatistikleri, 1978-19 79, BDİE Yay. No: 911, Ankara, 1980.
  9. İntihar İstatistikleri, 1980, BDİE Yay. No: 952, Ankara, 1980.
  10. İntihar İstatistikleri, 1981, BDİE Yay. No: 994, Ankara, 1982.
  11. İntihar İstatistikleri, 1982, BDİE Yay. No: 1044, Ankara, 1984.
  12. İntihar İstatistikleri, 1983, BDİE Yay. No: 1089, Ankara, 1984.
  13. İntihar İstatistikleri, 1984, BDİE Yay. No: 1169, Ankara, 1986.
  14. İntihar İstatistikleri, 1985, BDİE Yay. No: 1193, Ankara, 1986.
  15. İntihar İstatistikleri, 1986, BDİE Yay. No: 1242, Ankara, 1987.
  16. Genel Nüfus Sayımı – Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri – 26/10/1975, BDİE, Yay. No: 988, Ankara, 1982.
  17. Genel Nüfus Sayımı – Sosyal ve Ekonomik Nitelikler, 12/10/1980, BDİE, Yay. No: 1072, Ankara, 1984.
  18. Türkiye İstatistik Yıllığı, 1987, BDİE Yay. No: 1250, Ocak 1988.
  19. Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçları, 1985, BDİE, Yay. No: 1274, Mayıs 1988.

Tablo – I. Türkiye’de Şehir ve Köylerde İntihar Hızı (1974 – 1986) 44

Yıllar | İntihar Hızı (yüzbinde) Şehirde (a) | İntihar Hızı (yüzbinde) Köyde (b) | Risk Faktörü (a/b)
1974 | 2.41 | 1.01 | 2.4
1975 | 3.18 | 1.10 | 2.9
1976 | 3.13 | 1.22 | 2.6
1977 | 2.86 | 1.31 | 2.2
1978 | 2.31 | 0.86 | 2.7
1979 | 2.73 | 1.02 | 2.7
1980 | 2.37 | 1.16 | 2.0
1981 | 3.09 | 0.94 | 3.3
1982 | 3.26 | 1.56 | 2.1
1983 | 3.18 | 1.64 | 1.9
1984 | 3.14 | 2.02 | 1.6
1985 | 2.93 | 1.71 | 1.7
1986 | 2.60 | 1.44 | 1.8

Tablo – II. Türkiye’de İntihar Hızının En Yüksek Olduğu On İl (1985)

Sıra | İlin Adı | İntihar Hızı (Yüzbinde)
1 | Bilecik | 8.70
2 | Antalya | 5.05
3 | İzmir | 4.36
4 | Kastamonu | 4.19
5 | Aydın | 4.15
6 | İçel | 4.10
7 | Edirne | 3.86
8 | Çankırı | 3.75
9 | Nevşehir | 3.58
10 | Malatya | 3.49

TÜRKİYE | 2.36

Tablo – III. Türkiye’de İntiharın En Hızlı Arttığı On İl (1975 – 1985) 45

Sıra | İlin Adı | İntihar Hızı (yüzbinde) 1985 (a) | İntihar Hızı (yüzbinde) 1975 (b) | Artış (a/b)
1 | Kastamonu | 4.19 (+) | 0.46 (-) | 9.1
2 | Van | 1.39 (-) | 0.26 (-) | 5.4
3 | Eskişehir | 2.35 (-) | 0.51 (-) | 4.6
4 | Rize | 1.32 (-) | 0.30 (-) | 4.4
5 | Bilecik | 8.70 (+) | 2.19 (+) | 4.0
6 | Çorum | 2.81 (+) | 0.73 (-) | 3.9
7 | İçel | 4.10 (+) | 1.12 (-) | 3.7
8 | Hatay | 1.35 (-) | 0.40 (-) | 3.4
9 | Isparta | 2.04 (+) | 0.62 (-) | 3.3
10 | Kocaeli | 2.66 (+) | 0.84 (-) | 3.2

TÜRKİYE | 2.36 | 1.97 | 1.2

(+) O yılki Türkiye ortalamasının üstünde.
(-) O yılki Türkiye ortalamasının altında.

Tablo – IV. Türkiye’de Sağlık Bölgelerine Göre İntihar Hızları

BÖLGE | İntihar Hızı (yüzbinde) 1975 | 1980 | 1985

I (Edirne, İstanbul, Kırklareli, Tekirdağ) | 2.9 | 2.6 | 3.0
II (Bolu, Kocaeli, Sakarya, Zonguldak) | 1.3 | 1.5 | 2.4
III (Balıkesir, Bursa, Çanakkale) | 2.6 | 1.8 | 3.0
IV (Aydın, Denizli, İzmir, Manisa, Muğla) | 3.5 | 3.0 | 3.2
V (Afyon, Bilecik, Eskişehir, Kütahya, Uşak) | 3.2 | 2.7 | 2.7
VI (Antalya, Burdur, Isparta) | 2.2 | 2.3 | 3.5
VII (Ankara, Çankırı, Kastamonu, Kırşehir, Nevşehir, Yozgat) | 1.8 | 1.0 | 2.0
VIII (Konya, Niğde) | 1.7 | 1.0 | 1.9
IX (Amasya, Çorum, Ordu, Samsun, Sinop) | 1.0 | 0.8 | 1.5
X (Kayseri, Sivas, Tokat) | 1.4 | 1.3 | 2.0
XI (Adana, Gaziantep, Hatay, İçel, K. Maraş) | 1.2 | 0.9 | 1.5
XII (Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize, Trabzon) | 0.8 | 0.9 | 0.5
XIII (Adıyaman, Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli) | 2.2 | 2.1 | 1.9
XIV (Diyarbakır, Mardin, Siirt, Urfa) | 1.0 | 1.1 | 1.2
XV (Ağrı, Erzincan, Erzurum, Kars) | 1.7 | 1.6 | 1.1
XVI (Bitlis, Hakkari, Muş, Van) | 0.9 | 0.6 | 1.1

TOPLAM | 2.0 | 1.8 | 2.3

Tablo – V. Türkiye’de Beş Bölgede İntihar Hızı ile İşsizlik Hızlarının 46
Karşılaştırılması

Bölge (*) | İntihar Hızı (yüzbinde) (1985) | İktisaden Faal Nüfusta İşsizlik Hızı (%)

I. Batı | 3.0 | 9.0
II. Güney | 2.5 | 11.2
III. Orta | 2.3 | 12.3
IV. Kuzey | 1.6 | 14.7
V. Doğu | 1.7 | 17.0

TOPLAM | 2.3 | 12.3

(*) Bölgelerin tanımlanması için metne bakınız.

[Sayfa 47] 47

Y ekseni: İntihar Hızı (yüzbinde)
X ekseni: Yıllar (1974, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86)

Düz çizgi: Şehir
Kesik çizgi: Köy

Grafik – 1. Türkiye’de Şehir ve Köylerde İntihar Hızı, 1974-1986

[Sayfa 48, üst harita] 48

İntihar Hızı (yüzbinde)

Açık alan: < 1.0
Noktalı alan: 1.0 – 1.9
Taralı alan: 2.0 – 2.9
Koyu alan: ≥ 3.0

Harita – 1. Türkiye’de Sağlık Bölgelerine Göre İntihar Hızı – 1975

[Sayfa 48, alt harita]

İntihar Hızı (yüzbinde)

Açık alan: < 1.0
Noktalı alan: 1.0 – 1.9
Taralı alan: 2.0 – 2.9
Koyu alan: ≥ 3.0

Harita – 2. Türkiye’de Sağlık Bölgelerine Göre İntihar Hızı – 1980

[Sayfa 49] 49

İntihar Hızı (yüzbinde)

Açık alan: < 1.0
Noktalı alan: 1.0 – 1.9
Taralı alan: 2.0 – 2.9
Koyu alan: ≥ 3.0

Harita – 3. Türkiye’de Sağlık Bölgelerine Göre İntihar Hızı – 1985

6 Yorum

Filed under Kitap

Paskalya Adasının Esrarı — macera tüneli kitabı

paskalya-adasinin-esrari-kapakDosya tarihlerine bakılırsa 1996’da yazılmış. İzmir’de bir belediyenin düzenlediği öykü yarışmasına gönderilmiş ve Türk yetkililerce tarihte emsali görülmüş bir janra ait olması nedeniyle ödül verilmeye layık bulunmamıştı.

(57 sayfa — PDF — LaTeX — Twine)

DİKKAT!

Bu kitap genel macera kitabı anlayışının dışında yazıldı. Kitabı okurken karşınıza sık sık seçenekler çıkacak; siz de yaptığınız seçimlere göre kendi maceranızı oluşturacaksınız. Yani maceranın kahramanı bir başkası değil, SİZSİNİZ!..

Bu kitabın tam on tane ‘son’u var, macera farklı farklı şekillerde bitebiliyor. Her seferinde başka seçenekleri deneyerek macerayı çeşitli şekillerde yaşayabilirsiniz.

Zaten, gerçek yaşamda da kişiler yaptıkları seçimlerle yollarını belirliyorlar. Kitabın hayal sınırları içinde de olsa gerçek bir macera yaşamak umarım size ilginç gelir.

Haydi, şimdi birinci sayfadan kitabı okumaya başlayın. Daha sonra hangi sayfalara gideceğinizi siz belirleyeceksiniz…

Diğer kitaplar

anahtar

4 Yorum

Filed under Kitap, Kurgu, Oyun

Barış ve Bilgisayar — derleme

baris-ve-bilgisayar-kapakCaner Fidaner

(54 sayfa — PDF — LaTeX)

İçindekiler

— Redundancy üzerine bir not (IBF)

— Sınırı nerede koymalıyım?

— Barış’ın artık bir Amiga’sı vardı

— Niçin çocuklarımızın kitap okumasını istiyoruz?

— Okulun yaşamımızdaki rolünü çok abartmayalım

— “Bu konuyu okullarda ders olarak okutalım!”

— Bilgisayar insan ilişkilerini öldürmeyecek

— Barış’ın Norveçli oyun arkadaşı

— İngilizce öğrenmek

— Bilgisayarcı nasıl birisi?

— Kadınlar ve bilgisayar

Diğer kitaplar

6 Yorum

Filed under Kitap

Barış’ın başka biri olması

Annemin notlarından bir alıntı.

“Other”ı karşılayan “Öteki” ile “Başkası” arasındaki farkı gösteren bir örnek olsun.

Başkası’nda Öteki’nde olmayan bir izafiyet var.

IBF

8.2.87. / 11.45 Muayenehane

…

Dış dünyaya merakını gözlemliyorum. Son zamanlardaki esprin çaylarda Çernobil sonrası radyasyon çıkınca cetvelle radyasyon ölçmeye kalkışman oldu.

Geçende babayla bir diyaloğunuz olmuş: Dinlediğim kadarıyla aktarıyorum

“Ben bu çikolatalı keki severim”

“Başkaları da sever”

“Ben başkalarıyım. Birisi bana sen babana benziyorsun diyince Hayır diyorum ben başka biriyim”

Ne güzel seni böyle kimlik sahibi “BAŞKA BİRİ” olarak görmek!

2 Yorum

Filed under Şey

Korkma Evladım — derleme

korkma-evladim-kapak(71 sayfa — PDF — LaTeX)

Hüray ve Caner Fidaner: 1987-1988 yıllarında Bilim ve Sanat dergisinde yayınlanmış yazılar (pdf arşiv, Çatma Evladım).

İçindekiler

— Belinda’nın Büyüsü

— “Çağdaş Zamanlar”: Çağdaş Şarlo

— Güneye Giden Yollar

— Suskunluk mu, Türkü mü?

— Bir Çöküşün Filmi

— Kahraman Fotoğrafçı Örgütçülere Karşı

— “Gülün Adı”ndaki Çatışmalar

— Bana da Bir İş: Koro Çizgisi

— Aşkın Toplumsallığı

— 40 Metrekare Almanya ve Başka Tanrının Çocukları

— Geçmiş Yinelenebilir mi?

— Anayurt ve Oteli

— Kuşaklar da Yanar…

— Gölge Savaşçı

— Her Gece Bir Yolculuktur

— “Her Şeye Rağmen”

— İstanbul Sinema Günlerinden Bir Demet

— Eskimeyen “Arkadaş”

— İçimizden İnsanlar

— Sağlık Hizmetleri – Doğrular ve Yanlışlar

Diğer kitaplar

29 Yorum

Filed under Dergi, Kitap

Hüray Fidaner’e Dair

10 Eylül 1952 – 3 Ağustos 2002

~~~

Antipsikiyatri reklamı mı? — Hüray Fidaner

Bilim ve Sanat yazıları — Hüray-Caner Fidaner

5 Yorum

Filed under Şey

Antipsikiyatri reklamı mı? — Hüray Fidaner

(İngilizcesi ve Almancası)

Hüray Fidaner* — 7 Nisan 2002 — Radikal İki

Şizofreni her yüz kişiden birine rastlayan bir hastalık. “A Beautiful Mind/Akıl Oyunları”nda izlendiği biçimde algı ve düşünce bozuklukları, toplumla iletişimde güçlükler, önceden öngörülemeyen davranışlarla giden bir beyin hastalığı. Filmden, konudan çıkarılması gereken önemli bir mesaj, psikiyatrik rahatsızlıklardan en azından bir bölümünün, hipertansiyon gibi, diyabet gibi, ne denli yetkin beyin donanımında olursa olsun kişilerin yaşamına, onların iradeleri dışında yön verebileceği. Nash’in hastalandığı yılların psikiyatri tarihi açısından önemli bir dönem olduğunu okurlar bilmeyebilir. 1950’lerde şizofreni tedavisinde kullanılan ilk ilaç olan, yeni ilaçların ağabeyi sayılan Klorpromazin molekülünün keşfedilmesi, hem sağaltımdaki başarıları sonuçladı hem de bu hastalığın doğasını tanımlayan bir dizi düşüncenin ortaya çıkmasına yol açtı. 1950’lerden önce şizofreninin oluşumu hakkında öne sürülen görüşlerin çoğu bugün geçersiz. O yıllarda anne-babaların çocuklarına yönelik tutumlarının bu hastalığa yol açtığı gibi varsayımlar öne sürülüyordu, bugün ise artık yapısal ve işlevsel bir beyin hastalığı olduğu biliniyor. Şizofreni bugün ilaçların psikoterapiler ve rehabilitasyonun yanı sıra kullanım gerekliliğinin en tartışılmadığı birkaç durumdan biri.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Dergi, Makale, Programlama

İçimizden İnsanlar — Bilim ve Sanat

Biri ve Diğerleri, Yön: Tunç Başaran, Oyn: Aytaç Arman, Meral Oğuz

Sinemamızda artık kişilerin iç dünyaları, tedirginlikleri, zaafları da işlenmeye, hatta geleneksel “mevzu”nun yerini almaya başladı. Biri ve Diğerleri de, klişeleri yıkan, özgün ve insancıl yanı ağır basan bu yeni tip filmlerden birisi.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Makale

Bilim ve Sanat yazıları

Sayı 73 (Ocak 1987): Belinda’nın Büyüsü

Sayı 74 (Şubat 1987): “Çağdaş Zamanlar”: Çağdaş Şarlo

Sayı 75 (Mart 1987): Güneye Giden Yollar

Sayı 76 (Nisan 1987): Suskunluk mu, Türkü mü?

Sayı 77 (Mayıs 1987): Bir Çöküşün Filmi

Sayı 78 (Haziran 1987): Kahraman Fotoğrafçı Örgütçülere Karşı

Sayı 79 (Temmuz 1987): “Gülün Adı”ndaki Çatışmalar

Sayı 80 (Ağustos 1987): Bana da Bir İş: Koro Çizgisi

Sayı 81 (Eylül 1987): Aşkın Toplumsallığı

Sayı 82 (Ekim 1987): 40 Metrekare Almanya ve Başka Tanrının Çocukları

Sayı 83 (Kasım 1987): Geçmiş Yinelenebilir mi?

Sayı 84 (Aralık 1987): Anayurt ve Oteli

Sayı 85 (Ocak 1988): Kuşaklar da Yanar…

Sayı 86 (Şubat 1988): Gölge Savaşçı

Sayı 87 (Mart 1988): Her Gece Bir Yolculuktur

Sayı 88 (Nisan 1988): “Her Şeye Rağmen”

Sayı 89 (Mayıs 1988): İstanbul Sinema Günlerinden Bir Demet

Sayı 90 (Haziran 1988): Eskimeyen “Arkadaş”

Sayı 91 (Temmuz 1988): İçimizden İnsanlar

Sayı 91 (Temmuz 1988): Sağlık Hizmetleri – Doğrular ve Yanlışlar

1 Yorum

Filed under Dergi

Eskimeyen “Arkadaş” — Bilim ve Sanat

Arkadaş: Yön: Yılmaz Güney, Oyn: Yılmaz Güney, Kerim Afşar, Azra Balkan, Melike Demirağ, Semra Özdamar, 1974 yapımı.

Eğer bir yaz günü Kumburgaz’ın “Kıyıkent”ine giderseniz, çevrenizde dolaşan, denize giren insanlara bakarken Yılmaz Güney’i anımsayın. Çünkü o da 1974 yılının yazında oralarda dolandı, çevresini inceledi, gördüklerini film şeridine geçirdi. Arkadaş’ın jeneriği yıllardır görmediği arkadaşı Cemil’e (Kerim Afşar) gelen Azem’in (Yılmaz Güney) gözünden bu çevrenin gözlemlenmesiyle başlar. Azem, bu çevrede temel insani değerlerin nasıl ortadan kalkmakta olduğunu izler. Yazlıktaki işçiler dışında, bu çevreden sağlıklı ilişki kurabildiği tek kişi Cemil’in baldızı olan ve bu çevredeki ilişkilerden dolayı huzursuzluk duyan Melike (Melike Demirağ) olacaktır. Filmin “olumlu kahramanı” ise Azem’in pansiyon sahibinin kızı olan Semra’dır (Semra Özdamar). Azem’in Cemil’i “kurtarmak” istediğini anlayan Semra elinde sandviçiyle bir kitapçıda Azem’i uyarır: “Bakalım o kurtulmak istiyor mu?”. Yine de Azem’in gelişi Cemil’in yaşam dengesini etkilemiştir, kırlara doğru koşarak kendi adını göklere haykırır: “Cemil, Cemil…”. Azem, bu çabanın boşluğunun farkındadır. “Sen kendini burada mı kaybettin ki, burada arıyorsun?” der. Finaldeki tabanca sesiyle Cemil, belki gerçek, belki düşsel anlamda intihar eder ve Azem’in yaşamından çıkar. Geride Azem’in gerçek ilişkileri kalır, yazlıktaki işçilerle, özellikle genç Halil’le kurduğu yeni arkadaşlıklar…

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Makale