Tag Archives: İmleten

İmleten — derleme

AdsızYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (İmleten) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Sol ve Sağ

— İmleyen ve Simleyen: Çaba ve Emek

— İmlendiren ve İmleten: Kısır Sonsuz ve Nostaljezik

— Filozof ve Sefeci, Feleğin Silsillesi: Yerindelik → Yerin Delik

— Duvar ve Eduvar: Kendindar Zayıf Halka

— İçerikleri İçeren Bilirbilmezlik Balonu: Yazılama ve Yazıklanma

— Üstben Üniforması ve İd Kostümü

Diğer derlemeler

词 : söz

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Üstben Üniforması ve İd Kostümü — Işık Barış Fidaner

Kimi Netflix dizileri mem gibi yayılan kurgusal modalara ev sahipliği yapmaktadır. Böyle iki tane kılık tespit edip sunacağız:

1) Üstben Üniforması: Maske + Kızıl Tulum + Tüfek + Kod Ad

Üstben Üniformasının amacı kapalı bir mekanda toplanmış belli bir grup insana komutlar verip belli şeyleri cebren yaptırmaktır. La Casa De Papel‘de Üstben Üniforması giyen soygun çetesi üyeleri rehin aldıkları kişileri denetlerler, rehinelere de kamuflaj amacıyla aynı üniforma giydirilmiştir. Bu dizide üstben karakterlerin ancak kısmi bir yanıdır. Soyguncular sık sık maskelerini çıkarıp dramaya katılırlar.

meme1 Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Sol ve Sağ — Işık Barış Fidaner

solsag

Boğazınıza bıçağı dayayıp “Ya paranı ya canını!” diyen bir soyguncuya cebinizdeki parayı verip canınızı kurtarsanız bile bu tecrübe size eski canlılığınızı kaybettirir [1]. Toplumsal yabancılaşmayı kuran bu ikilemde seçeneklerden bir tanesi mecburidir: Bedeninizin iyiliğini ve sağlığını korumak için canınızdan bir parçayı feda etmeniz şarttır. Bu ikilem insan boğazının yerine getirdiği iki işlevin darboğazıdır: Toplumsallaşan birey kontrollü sindirim yapmak için nefesini (nefsini) tutmayı öğrenmiş bireydir. Bu sağlık-soluk ikileminin politik-siyasal yansıması Sağ-Sol ikilemidir.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Filozof ve Sefeci, Feleğin Silsillesi: Yerindelik → Yerin Delik — Işık Barış Fidaner

Felsefe yerindelik duygusundan yola çıkar ama anlam çerçevesini kırıp ötelere doğru yayılacaktır [1]. Yerindelik duygusunu ötelere doğru yönelten eksiklik hissine yerin delik duygusu diyelim. Psikanalizin konusu bu ikinci duygudur.

Yerindelik duygusu hayallere tutunarak dikkatle adım adım ilerler, yerin delik duygusu ise gerçekle yüzyüze gelip kaygıya kapılır. Bu ikisini gül ve dikenine benzetebiliriz. Felsefenin amacı güle kavuşmaktır, psikanalizin derdi ise gülden çok dikenledir [2].

Yerindelik hayali ile yerin delik gerçeği arasında kurulan her simgesel dolayım bir bilgidir. Gerçeği örterek hayali destekleyen bilgi rahatlatıcıdır. Çarpıcı bilgi ise hayal kıran bir gerçektir. Bu ikincisine silsille diyelim; bu terim bilginin imletim silsilesinin (zincirinin) muhatabına çarptığı silleyi (tokadı) ifade eder. Yerindelik duygusu yaşayan birisi silsille yediği zaman yerin delik kaygısına düşer. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Duvar ve Eduvar: Kendindar Zayıf Halka — Işık Barış Fidaner

Gelin Duvar kavramını biraz soyutlaştıralım ve bu terimle herhangi bir dijital yayın organını kastedelim [1]. Duvar aslında bir imleyenden ibarettir, yani o yayın organını adlandıran ve onun internet adresini belirleyen kelimedir. Bu isim bazen marka gibi algılanır, bazen kurum gibi algılanır. Her halükarda bu ismin asıl işlevi belli bir simgesel yapıyı çıpalayan Esas-İmleyen olmaktır. Kendine dair algılara kayıtsız kaldığı ölçüde bu imleyen Duvar adını hak eder.

Şöyle diyelim: Her Duvar’ın arkasında bir Eduvar bulunur. Eduvar “servet muhafızı” anlamına gelen Eduard isminin Türkçe okunuşudur. Ona kısaca Edi de diyebilirsiniz. Eduvar Duvar’da barınan simgesel servetin muhafızıdır. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

İmlendiren ve İmleten: Kısır Sonsuz ve Nostaljezik — Işık Barış Fidaner

İmleyen üç bileşenden oluşur: Hayali bileşeni simleyen, simgesel bileşeni imlendiren, gerçek bileşeni imletendir. Simleyeni önceki yazıda ele aldık, şimdi diğerlerini tanıyalım [1]:

İmlendiren, öznenin başka imleyenlerdeki söylentisidir.

İmleten, öznenin başka imleyenlerdeki yankısıdır.

İmlendirme, imrendirmeyi ve iğrendirmeyi yankılar. İmletme, inletmeyi ve çınlatmayı yankılar. 

Türkçede “Söyleyene değil söyletene bak” diye bir özdeyiş vardır. Bu söz dikkati simgeselden alıp gerçeğe doğru yöneltir. “Sergilenen meşkin büyüsüne kapılma, asıl kime ilan-ı aşk edildiğine bak” anlamına gelir. Dikkat çekilen maşuk mesela bir kadın veya Tanrı olabilir. Bunun yankıbilime uyarlaması şöyledir: İmleyene değil imletene bak! [2] Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

İmleyen ve Simleyen: Çaba ve Emek — Işık Barış Fidaner

Simgesel düzenin genel tanımı şöyledir:

İmleyen özneyi başka imleyenlere temsil eder.

Gelin bu tanımı biraz değiştirerek yeni bir kavram türetelim:

Simleyen özneyi başka imleyenlere metheder.

Burada simleme hem allayıp pullamak hem de simülasyon anlamındadır. Bu tanımlara dayanarak iki farklı merkez çeşidini ayırt edebiliriz:

— Esas-İmleyen evrensel yerçekiminin yerine geçen bir uzakınlık merkezidir, sahilik kaygısına dayanır [1].

— Esas-Simleyen evrensel yerçekimine karşı tedbir alan bir “platform”dur, doğruluk endişesine dayanır. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

İçerikleri İçeren Bilirbilmezlik Balonu: Yazılama ve Yazıklanma — Işık Barış Fidaner

Okuryazarlık yazının aracı olduğu ve yol açtığı bütün işlemlerle ilgilidir. İçerik üretimi/tüketimi ise bu işlemlerin sadece “içerilen” kısmıdır. İçerik üretmek/tüketmek okuryazarlıktan sadece kapsam değil nitelik bakımından da farklılaşır: Yazı “içerilip” içerik olduğu zaman bir renge boyanır ve okuryazarlığı hal değişikliğine uğratır. İçeriğin girdiği rengi ve düşürdüğü hali inceleyelim.

İçerik “içerilmiştir” yani onun bilindiği zannedilir. Peki içeriği “içeren” varlık nedir? Bu varlık bildiğini zannetme halidir, bilgi kılığına girmiş bilmezliktir. Bu varlığa bilirbilmezlik adını verelim ve onu kocaman bir balon gibi düşünelim. Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Şey