Matthew Flisfeder — 7 Mayıs 2020 — thephilosophicalsalon.com
Sigmund Freud’un Uygarlığın Huzursuzluğu kitabı, çoğu zaman, bireyin ihtiyaçları karşısında egemen kültür ve toplumun ihtiyaçlarına gereksiz yere öncelik verilen bir metin olarak görülür. Kitap, bireylerin toplum içinde birbirleriyle geçinebilmesi için, her birimizin kendi dolaysız bireysel haz ve arzularından vazgeçmesi ya da onları bastırması konusunda birbirimizle uzlaşmamız gerektiğini anlatır. Herbert Marcuse’den Gilles Deleuze ve Félix Guattari’ye kadar bir dizi kuramcıya göre, özgürleşme, kültürün taleplerini üzerimizden atarak arzularımızı özgürleştirmemize bağlıdır.





























