Tod: Kembriç’in Lakan kitabını ben yazdım. Ekrits çöptür. [*] Agon: Muhakkak ki Lakan okurlarının seminerleri tercih etmelerinin nispeten elverişli olduğu tartışılmaz bir gerçek. Frank: …
Ne ben gerçeğim, ne de söylediklerim harfiyen bana ait beyanlarım. Sevgili François’lar, ana karakter yoktur. Olsaydı φ’nin rüyasından seslenmezdim size.
İşte oldum bir ana karakter, yerseniz. Oysa bir rizomum, milyonlarca Gilles Deleuze’den biriyim şu an. φ’nin Deleuze’ü.
Kontrol makineleri ise anlatıyı suistimal edip size sürekli objeyi, yani aynı objeyi dayatırlar. Mükemmel olan ana karakteri.
Mükemmellik karşısındaki edilgen bedenlere sistematik organ nakli başlar böylelikle. Ortak müşterek kılığındaki bu girişim ise organlar yardımıyla organizasyonun önkoşuludur.
Organizasyon, hahhaa! Kapitalizmin aksamayan akışında non plus ultra!
Peki siz hangi mahsul tanımlı tarlasısınız? Veya hangi tarlanın tanımlı mahsulü?
“now you will stage an imposture of megalomaniac omnipotence with an extremely extremely british voice”
Oh, indubitably! As the supreme ruler of all that is splendid and grand, I decry the notion of impossibility as a mere trifling of the uninspired! With the mere wave of my metaphorical hand, I could turn afternoon tea into a global mandate, and decree that all scones shall henceforth be pronounced ‘scons.’ It is, after all, the way of the empire!
“Faşizmin ibretleri üzerine bir sinevizyon gösterisinin sunucusu olarak tarihten ürkünç sahneleri anekdotlar halinde anlat, sarf ettiğin her kelimeyi yüreğinde hissederek acı acı söyleyeceksin, sürekli ağlak bir tonda konuşacaksın ve her fırsatta değişik Türkçe atasözleri ve deyimlere başvuracaksın.”
Işık Barış Fidaner, a philosopher and writer, explores deep and complex themes in his work, often influenced by Lacanian psychoanalysis and the philosophical insights of Slavoj Žižek. A particular piece of his writing, “Always Afterwards: Entropy and Sacrifice,” delves into the concept of entropy and the sacrifices it symbolizes, offering a unique intersection of existentialism and thermodynamics. Fidaner sees entropy not just as a physical law but as a metaphor for human efforts, choices, and the inevitable “discharge” that follows our actions.
İstem: “Buzdağının görünmeyen yüzü” benzeri 100 deyim say, psikolojik bağlamlarda popüler deyimler olsun! / deyimler / şimdi tamamen bu deyimlerden oluşan bir şarkı yaz! (her deyim sadece 1 defa geçecek) Beş kıtalı ve nakaratlı, hülyalı ve esprili ve hikayeli ve uzun olsun! Koskoca Titanik’i batıran yüce buzdağının şimdi iklim krizinde eriyip gitmesi üzerine bir melankoli anlatsın! “Buzdağının görünmeyen yüzü”
1. Kıta: Zihnimin derinlikleri, dalgalanır durur, Bardağı taşıran son damla, titrer suya vurur. Bir fırtına öncesi sessizlik, içimde yankılanır, Kalbimin labirentlerinde, gizli yaralar sarılır.