Baksana denizlere
Gidebiliriz her yere
Katıl bu tümgörüye
Günyelinin peşinde
Yaklaş yanıma şöyle
Kim olacaksın bana söyle
Bence hazırsın görmeye
Babil kapılarını Okumaya devam et
Baksana denizlere
Gidebiliriz her yere
Katıl bu tümgörüye
Günyelinin peşinde
Yaklaş yanıma şöyle
Kim olacaksın bana söyle
Bence hazırsın görmeye
Babil kapılarını Okumaya devam et
Akşam hava kararınca
O birey koşar gelir bana
Hayale dönüşüp fısıltıda
Gözlerden saklanmakta Okumaya devam et
Feleğim ben bir çarkım
Dönerim ve sesini duyarım
Kimseyi beklemez deveranım
Güneşsem sonuçta güneşsem
Yürümekle yorulmaz yörüngem
Tazyikli su bassan da sönmem
Aleve düşen şeyler
Esprileri yüceltirler
Adımı çağırmışsa birileri
Durmak yok hülyalar ileri
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı
Kayıp ve yalnız, güneş buluta girince
Dışarıda otoyolda, koş koşabildiğince
Soğuk boş geceler, şeytanlar zihnimde
Bir şey olmuş bana, canım sen ne dedin de?
Ve zordur kabullenmesi
Kıskanç aşık olduğunu herkes gibi
Çok ağır gelir düşününce
Kıskanç aşık olduğunu sahiden de
Ah kız, istemem, olmasın başkası
Gölgesi kızıl, yeşildir gözleri
Bekletiyor beni, yok arada birisi
Soru sorma ki sana yalan söylemeyeyim
Sen devam et zannetmeye cennette olduğunu
Ve zordur kabullenmesi
Kıskanç aşık olduğunu herkes gibi
Korkmuş muyum sana göre?
Bu işler böyleymiş, demek öyle!
Gündüzleri hep aynı, yüzler ve adlar
Oyuna devam ediyorum ama daha ne kadar?
Ben de gece uğruna yaşıyorum, tuz ve ışıklar
Seni hemen sevmeliyim yoksa yarın onlar…
Valla zordur yüzleşmesi
Kıskanç aşık bulamaz senin gibisini
Ve derler ki hayat böyle işte
Kıskanç aşıklarda bulunmaz benim gibisi
Kıskanç aşığım ben
Kıskanç aşık
Gerekmez hiç, gerekmez hiç
Gerekmez hiç başkası
Kıskanç aşık, evet
Kıskanç aşık, ah
Kıskanç aşık
Gün ortası, ah canımı verirdim su içmek için
Dokuz yıl kadar bükmüş belimi
Güneş yok büyücünün gölgesinde
Bak nasıl süzülüyor, havadan da hafif!
Ah onun yüzünü gördüm!
Nerde senin yıldızın?
Uzak mı, uzak mı, uzak mı?
Ne zaman çıkarız?
Hiç inanmam mı, inanmam mı?
Sıcakta yağmur altında
Kamçılar ve zincirlerle
Onun uçuşunu görmek için
Çok ölenler olur
Taştan bir kule inşa ederiz
Etimizle kemiğimizle
Sırf uçuşunu görelim diye
Nedendir bilmeyiz
Şimdi nereye gideriz?
Sıcak rüzgar, çölü hızla kateder
Vaktimizin geldiğini hissederiz
Dünya döner, biz onun hayalini toparlarız
Taştan kule onu dosdoğru göğe çıkaracak
Ah onun yüzünü gördüm!
Nerde senin yıldızın?
Uzak mı, uzak mı, uzak mı?
Ne zaman çıkarız?
Hiç inanmam mı, inanmam mı?
Sıcakta yağmur altında
Kamçılar ve zincirlerle
Sırf uçuşunu görmek için
Çok fazla ölen olur
Taştan kuleyi inşa ederiz
Etimizle kemiğimizle
Onun uçuşunu görelim diye
Ama nedendir bilmeyiz
Ya şimdi nereye gideriz?
Tüm gözler büyücünün çehresine çevrilir
Tırmanırken o dünyanın tepesine
Çıt çıkarmadan yere düşer yükseleceğine
Zaman donup kalır, ve kumlarda kan vardır
Ah onun yüzünü gördüm!
Nerdeydi senin yıldızın?
Uzak mıydı, uzak mıydı?
Ne zaman çıkmıştık?
İnandık, inandık, inandık
Sıcak ve yağmurda
Kırbaç ve zincirlerle
Uçtuğunu görmek için
Çok ölenler oldu
Taştan kule inşa ettik
Etimizle kemiğimizle
Uçtuğunu görmek için
Ama neden
O kadar yağmurda
Hep o zincirlerle
Bunca ölen oldu
Sırf uçtuğunu görmek için
Bak etime kemiğime
İşte bak, bak, bak, bak,
Bak taştan kulesine
Yükselen gökkuşağını görüyorum
İşte bak ufukta
Ve eve dönüyorum, eve dönüyorum, eve dönüyorum
Zaman donup kaldı
İrademi bana geri verdi
Ah ah ah ah
Dönüyorum
Eve dönüyorum
Gözlerim kanıyor
Kalbim de gider burdan
Evinde değil ki
Evinde değil ki
Ah
Beni geri götür
İrademi bana geri verdi
Ah ah ah ah
Dönüyorum
Eve dönüyorum
Gözlerim kanıyor
Kalbim de gider burdan
Evinde değil ki
Evinde değil ki
Ah
Beni geri götür, beni geri götür
Evime geri götür ah ah ah