Eğer hiyerarşiler, bürokrasiler, fallokrasiler, gerontokrasiler “komuta kodlarını bırakmak” zorunda kalırlarsa ne olur? Toplumsal alan nasıl bir yeni istikrar edinir? Bu soru üzerinde ilerleyebilmek için, Kolektif Donanım işlevi ile kolektif düzenleme işlevi (makinesel düzenleme ve sözcelem düzenlemesi) arasında önermiş olduğumuz ayrıma tekrar dönmemiz gerekir. Bu işlevlerin işin içine katılması —özellikle Kolektif Donanım ağları düzeyinde—, toplumsal alanın istikrarının, tıpkı dil ya da libido alanının istikrarı gibi, transandantal değişmezlerin hiçbir sistemine dayanmadığını göstermemizi sağlar. Bir düzeyden diğerine —örneğin ekonomik bir düzeyden “ideolojik” bir düzeye— “geçişi” mümkün kılan şey, toplumsal yanallık [transversalité] diye adlandırdığımız şeyin garantisi, kesin olarak sınırlandırılmış ilke, kategori ve unsurlara bağımlı değildir. Her seferinde her şey yeniden yapılmalıdır. Daha kesin bir ifadeyle, verili tarihsel dönem ve koşullarda bu istikrarı ve bu yanallığı sağlamak, soyut yersizyurtsuzlaştırma makineleri sistemleri diye adlandırdığımız şeyi, az çok geçici sıfatla ortaya koyan somut makine ağlarına düşer. Somut donanım ve düzenlemelerin etrafında billurlaştığı soyut makineler —bu çalışmanın üçüncü bölümünde buna geri döneceğiz— toplumsal zamansallığın dışında değildir, bu zamansallığın içinden geçer, onu üretir ve yeniden üretirler. Her semiyotik bileşene ve her kodlandırma bileşenine özgü yersizyurtsuzlaşma katsayılarının düzenlenmesini tartışma konusu ederler. Fakat Donanımlardan Düzenlemelere geçerek, soyut bir makineler rejiminden bir diğer rejime geçilir. Donanımlarla birlikte, soyut makineler kümesi tek bir komutaya —Sermaye— bağlanır ve bu komutanın etrafında, toplumsal alanın bütün koordinat ve değerlerini ikilikçi bir tarzda bölümlendiren bütün bir genelkurmay örgütlenir: Anlamlı [gösteren] ve Anlamsız, Yararlı ve Yararsız, Akıl ve Akılsızlık, Güzel ve Çirkin, Musiki ve Gürültü vb. Düzenlemelerle, soyut makinelerle ve benzerleriyle birlikte, bunları edimselleştiren somut makineler, bilişimselleştirilebilir “içerim ağaçları” sistemlerine göre değil, köksap tarzında örgütlenmişlerdir; bu örgütlenme, ilgili ifade ve kodlandırma maddelerinin özgül niteliklerini yitirtebilecek ikili çözülmelere indirgenemeyen formüllere göre yapılmıştır. Biyolojik bir sürecin makinesel özellikleri fiziksel-kimyasal ya da astrofiziksel özelliklere “tercüme edilemez.” Bunlar karşılaştırılabilir; sayılar, topolojiler, her türden biçimlendirme, birinden diğerine geçirilebilir; ama indirgenemez haldeki süreç, makinesel mutasyonların botanik sınıflandırılışında işgal ettiği tekil konum için bu söz konusu olamaz. Değişmezlerin hiyerarşisi süreçlerin daima dışında kalır; keza donanımların kurumları ile bunlar üzerinde temellenen teoriler için de durum aynıdır. Bir yanda Yasa, Teori vardır; diğer yanda, praksis, deneyim. Ancak önceden yerleşmiş değerler hiyerarşisinden kopan toplumun canlı kısımlarında işleyen bir teori-praksis, kendi üzerinde yersizyurtsuzlaşan —dolayısıyla hiçbir biçimde ezeli olmayan—, sonsuz bir köksapsal genişleme içinde birbirine bağlanan soyut makine sistemlerini, socius‘u sabitlemek ve katmanlaştırmak için değil, fakat geçici bir düzen sağlamak için birbirine eklemleyecektir.
Kaçış Çizgileri: Başka Bir Olanaklar Dünyası İçin — Félix Guattari; TR: Işık Ergüden, s.98






























Geri bildirim: Makine ve Yapı — Félix Guattari | YERSİZ ŞEYLER