Mevsimler Değişimi — Dream Theater

~ I. Kızılca gündoğuşu ~

(Sözsüz)

~ II. Masumluk ~

Hatırlarım bir zamanlar
İşlenmemiş kırılgan aklımla
Kızılca gündoğuşuna bakmıştım
Neler bulacağımı hayal ederek
Heyecanla dopdolu hayatta
Sıcak rüzgar yüzüme çarptı
Sınırları keşfetmem şarttı
Kar derinliğini aşmam lazımdı

Masumluk okşadığı zaman beni
Hiç o kadar genç hissetmedim ki
Ömrühayatlar doldurmuştu içimi
Daha çoğunu aramak tek özlemimdi

Ama o günler geçti gayrı
Ağaçtaki yaprak gibi aynı
Uzaklara savrularak ebediyen
Kapıldı güz meltemine aniden
Kar yağmış artık hep yerlere
Güneşim de parlamıyor işte
Tutunmaya uğraşırım
Kalan son kuvvetimle

Haksızlık sığınağımda
Hem incelik hem fenalıkla
Acıyı geçirmeye uğraşırım
Aynıyı bulmaya uğraşırım

Bilmezlik çevremi sarmış
Hiç bu kadar korkmamıştım
Ömrühayat içimden çekilmiş
Son yaklaşıyor…

~ III. Carpe Diem ~

“Carpe diem
Günü yakala”

Bende hep bir anı
Kasım’ın soğukları
Güz haberi, salonda sesleri
Duvar saati saydı saniyeleri
“Günü yakala” dedi sanki
Hayat hep böyle olmaz ki
Bakın etrafına, duy sesleri
Sarıl hayatına, ortalıktayken şimdi

“Topla gül tomurcuklarını
Eski zaman uçup gidecek;
Bugün gülümseyen çiçek
Yarın ölüyor olabilecek”

Öğrenebiliriz geçmişten
Ama o günler geçmiş zaten
Umabiliriz gelecek adına
Ama ya hiç gelip çatmazsa?

Sözler takıldıkça zihnime
Canlandım öğrendiklerimle
Günü yakalamam lazım işte
Dönüyorum evime

Hazırlanırken onun uçuşuna
Tüm gücümle sarıldım ona
En derin korkumun ardında
Geceye doğru yürüdü
Son bir kez bana döndü
Gözgözeydik ben ve yüzü
“Seni seviyorum” dedim
“Hoşçakal”

“Duyacağın en berbat şey bu”
“Eğer bana yalan söylüyorsan…”
“…gitmek lazım sadece…”
“Tüm hayatlarımız”
“Günü yakala!”
“Bir şey olmuş”
“Topla gül tomurcuklarını”
“Onu öldürmüşler”

~ IV. Kışların En Karası ~

(Sözsüz)

~ V. Başka Bir Dünya ~

Buraya kadar mıydı?
Demek herşey kayıptı
Hiçbiri karşılık bulamadan
Sayfalardan ve televizyondan
Hakikatsiz bir başka dünyadan

Dolanıyormuşum
Hayatta ne güzel
Takılıp düştüm mü
Kalkamam yerimden
Yalnız kalmışım
Soğuk boş bir bakışla
Vazgeçecek gibi olmuşum

Kör etmiş bir Cennet beni
Göklerde yükselen bir Hiçülkesi
Bu rüyada sadece boğularak
Acıya batmış ve nedenini sorarak

Ah gelin ona hayran olalım
İstismar edip onu yoksayalım
Ne olursa olsun
Müsaade yok varolmasına
Gelin beslenelim onun derdinden
Sonra asalım bir tepeye elalem görsün diye

Hasta ettiniz beni
Ey ikiyüzlü ikrar özürlüler
Beni köşeye sıkıştıranlar
Gerekmez bana
Sizin sempatiniz
Dertlerimi atlatırken

Değişiyor mevsimler benim gibi
Dur bakalım çocuk
Ağlamanın vakti mi
Çözün şu sicimleri
İniyorum aşağıya
Müsaade yok beni iteklemelerine

Ah gelin ona hayran olalım
İstismar edip onu yoksayalım
Ne olursa olsun
Müsaade yok varolmasına
Gelin beslenelim
Onun derdinden
Artık onların benimle
Baş etmesinin vakti geldi

~ VI. Kaçınılmaz Yaz ~

(Sözsüz)

~ VII. Kızılca Günbatımı ~

Çok daha bilgeyim artık
Bir ömür dolusu hatıra
Kafamın içinden geçer
Onlar öğretti bana
Hayırlıyı ve hayırsızı
Ölüyü ve diriyi
Fark ettim ki
Geri dönmek imkânsız
Hayat devam eder
Aksatılan yollardan

Oğlumla oturdum
Kızılca Günbatımını görmek için
(Topla gül tomurcuklarını)
Çok seneler geldi ve geçti
Ben yaşadım hayatımı ama an devam etmeli
(Topla gül tomurcuklarını)
O benim tek değerim
Artık vaktim geldiğine göre
Artık hayatım bittiğine göre
Birlikte güneşe bakarız
“Günü yakala
Ve ağlama
Artık vaktidir
Hoşçakal demenin
Gitmiş olacaksam da
Yaşamayı sürdüreceğim
Sürdüreceğim”

(A Change Of Seasons)

ç.n.

Anlatılan mecazlar “iklim değişimi” bağlamında okunabilir, yani gerçek fizikî mecazlar olarak okunabilir.

(“Kaçınılmaz Yaz” bu durumda pek hayırlı bir gelişme olmamış olur.)

9 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı