Monthly Archives: Şubat 2017

Muhatap

Fotoğrafta Boston Kırmızı Hat treninde bir ilan görülüyor:

“Görünüşünüzden nefret mi ediyorsunuz?

Hiç durmadan görünüşünüzü mü düşünüyorsunuz?

Endişeleriniz hayatınızı ele mi geçiriyor?

Bizimle irtibata geçerek araştırma & tedavi seçeneklerini görüşünüz.”

İlanın muhatabı kontrol grubudur, deneyler yapacaklardır, elde edilecek doğrulamaları kullanarak kendi ebeveyn mecazlarını muhtemelen getirip Freudcu Üstben’in yerine geçirmeye kalkacaklardır.

Başka bir deyişle aradıkları şey, Einziger Zug, unary trait, single stroke, özgül unsurdur.

“Kaygı belirtileri neler?”

Bir özür, bir itiraf, bir özeleştiridir.

“Olabilirliği ne?”

Aradıkları, bir gerçeklik ilkesidir.

Sosyal psikolog olup olmadıklarını merak ettim.

IBF

Not: Bu çeviri Boston Raporu B Yüzü‘nün kapanış notu olacak.

ibf adlı kullanıcının avatarıGame Dasein

Their advertisement is addressed to the control group that shall enable them to conduct experiments to obtain a series of confirmations for the possible paternal metaphors that probably have been being proposed for the proper replacement of the Freudian superego.

In other words, they are looking for Einziger Zug, the unary trait, the single stroke.

“What are the signs of anxiety?”

An apology, a confession, a self-criticism.

“What is the likelihood?”

They are looking for a reality principle.

I wonder if they are social psychologists.

IBF

(Boston Red Line)

tmp_21654-20170117_162930-1771017596

View original post

Yorum bırakın

Filed under Çeviri

“Müslüman Yasağı”ndan Etkilenen İnsanlarla Dayanışma İçinde: BE’de yapılan Uluslararası Konferanslara Akademik Boykot Çağrısı

27 Ocak 2017 günü Başkan Donald Trump bir Kanun Hükmünde Kararname imzalayarak Müslüman ağırlıklı yedi ülkeden vatandaşların, Irak, İran, Suriye, Yemen, Sudan, Libya ve Somali vatandaşlarının BE’ye girmesini yasakladı. Şu ana kadar yasak çifte vatandaşları, vize ve yeşil kart sahiplerini de içerdi, ve o ülkelerde doğmuşken oranın vatandaşı olmayanları da etkiliyor. Kararname ayrıca 120 gün süreyle BE’ye tüm mültecî kabullerini askıya alıyor ve Suriye’den gelecek tüm mülteci kabullerine süresiz olarak son veriyor. Kararnamenin başka Müslüman ağırlıklı ülkeleri de içermek üzere genişletilebileceğine dair işaretler var.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bildiri, Bilim, Şey

Quark’ın Finnegans Wake ile ne ilgisi var? — Merriam-Webster

James Joyce’un kullandığı bir kelime nasıl maddenin öğesel bir parçacığını adlandırdı

Parçacık fizikçilerini düşündüğümüzde aklımıza gelen ilk ismin James Joyce olması beklenmez. Ve fizikçi Murray Gell-Man, proton ve nötrondan küçük kendi öğesel parçacık kavramını 1963’te adlandırdığında, onun da aklında Joyce yoktu. “Quork” diye telaffuz ettiği bu terim hiç yazıya geçirilmemişti ve nasıl yazılacağı belirlenmemişti.

joyce

Proton ve nötrondan küçük bu öğesel parçacığın “quark” yazılışı, Joyce’un Finnegans Wake‘inden geliyor.

Kendi anlattığına göre acayip nesnelere “squeak” ve “squork” gibi adlar takma alışkanlığı vardı ve “quork” (pork ile kafiyeli) da o günlerde çıkmıştı. Birkaç ay sonra, Joyce’un Finnegans Wake‘inden bir satıra denk geldi:

Three quarks for Muster Mark!

Sure he has not got much of a bark

And sure any he has it’s all beside the mark.

Bu satır ona ilk bakışta münasip geldi, çünkü bu varsayımsal parçacıklar üçlüler halinde geliyordu; o da Joyce’un kullandığı yazılışı kendi “quork”u için benimsedi. Joyce’un niyeti belli ki quark’ın Mark, bark, park, vb. ile kafiyeli olmasıydı, ama Gell-Mann kendi telaffuzunu quart kelimesindeki ünlü harfle izah etti: Oxford İngilizce Sözlük araştırmacılarına anlattığı yoruma göre Joyce’un “Three quarks for Muster Mark” satırı, pub sahibinin “Three quarts for Mister Mark” talebinin bir versiyonuydu. Joyce’un kendisi belli ki süzme peynir gibi bir süt ürününe Almanca bir kelime aramıştı; bu kelimenin bir kullanımı da “önemsiz saçmalık” anlamındaki quatsch ile eşanlamlıdır.

Anlaşılan quark biraz da kulağa bilimsel gelmediği için kabul görmüştü. Nitekim quark’ların altı çeşidine yukarı, aşağı, garip, çekici, tepe ve dip adları verilmiştir.

Bir kelimenin ne şartlarda türetildiğini bilmemiz enderdir; hikayeler hep zamanın sislerine saklanır. Başka bir Amerikan bilimci, Edward Kasner, dokuz yaşındaki yeğeninden 1’in yanında yüz tane sıfırın olduğu dev sayıyı belirtecek eğlenceli bir kelime bulmasını istemişti. Yeğen Milton Sirotta (tesadüfen tam da Murray Gell-Man’ın çağdaşıdır) kendi uydurduğu kelimeyi sundu: googol, o da quork gibi yeniden yazılacak ve kendi hayatını yaşayacaktı.

Kaynak: Merriam-Webster

Türkçesi: Işık  Barış Fidaner

Bkz “Hepimiz Google’ın Palo Alto’sundan çıktık”

Ayrıca bkz.

İzdüşüm Entropisi

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim