Kaybolmuşsan sen ve
Ben gelip seni bulmuşsam
Kaybolmuşum ben de
Bir yol bulmuş olacaksın
Karanlıkta bir ışık belirecek
Ve işte o entropi
Getirecek seni bana geri
Çünkü beraberiz kaybolduğumuzda da
Ve biz aynıyız kaybolmuş olsak da
Ve beraber olacağız kaybolmuşsak da
Ve benim adımı çağıracaksın sen
Ve bir gün eğer
Gözlerimi yok etseler
Ve hiçbir şey göremesem
Gene de ister miydin beni?
Çünkü bin gün sonra sonsuz bir uzamda
Kalabalık bir yerde senin yüzünü tanırım
Çünkü beraberiz kaybolduğumuzda da
Ve biz aynıyız kaybolmuş olsak da
Ve beraber olacağız kaybolmuşsak da
Ve benim adımı çağıracaksın sen
Taşıdığım acı ve dert
Ne olursa olsun
Aramızda hiçbir uzam olmayacak
Ve karanlığa doğru
Yahut aydınlığa doğru
Aramızda hiçbir uzam olmayacak
Ve düşmanımın masasında
Sen yanımda ol isterim
Ki herkes görebilsin
Ve adımı ilk çağırdığın gün bilir miydin
Aynı olduğumuzu?
Bilir miydin ki?
Bilir miydin?
Çünkü beraberiz kaybolduğumuzda da
Ve biz aynıyız kaybolmuş olsak da
Ve beraber olacağız kaybolmuşsak da
Ve benim adımı çağıracaksın sen
Benim adımı çağıracaksın sen
Benim adımı çağıracaksın sen
Benim adımı çağıracaksın sen
Uuuu, bana lazım
Uuuuuu
Uuuuuu
Vay evet evet
Uuuuuuu
Hep lazımdı bana
Uuuuuuu
Monthly Archives: Mart 2017
Entropi — Walk The Moon
Ormanların İnterneti — Ed Yong
Yeni çalışma farklı türlerden ağaçların köklerini bağlayan mantar interneti yoluyla bol bol karbon alışverişi yaptıklarını gösterdi.
Ed Yong — 14 Nisan 2016 — theatlantic.com
1999’da bir grup bilimci Christian Körner‘in öncülüğünde her Noel’de binlerce kişinin yaptığını yaptı: Norveç alaçam ağaçlarını tüplerle sardılar. Ama bunu Mart ayında yaptılar, Aralık ayında değil. Ve ağaçlar İsviçre’nin bir ormanındaki 40 metrelik devlerdi, oturma odasındaki 2 metrelik tıfıllar değil. (Ekibin vinç kullanması gerekti.) Ve tüplerin üzerinde lambalar ve ıvır zıvır şeyler yoktu. Bir dizi minik delik vardı, o deliklerden karbondiyoksit pompalanıyordu.
Ekip, yabanî alaçamlardan dört tanesini yıllarca böyle ilaçladı. Havaya pompalanan yüksek atmosferik karbondiyoksit seviyeleriyle ağaçların nasıl baş edeceğini görmek istediler. Ama süreç içinde, ve adeta bir kaza eseri, köklerini gizlice bağlayan mantar interneti yoluyla, “ormanların interneti” yoluyla, farklı türlerden ağaçların bol bol karbon alışverişi yaptıklarını gösterdiler.
Öbekle Geç — derleme
İçindekiler
— İkili bir değişkenin Bayesian modellenmesi
— Entropi (Todd Rundgren)
— COD matrix nedir? (Işık Barış Fidaner, Uğur Güney)
— Hata olmanın iki şekli (IBF)
— Türkçeye çevirdiğim şarkıların Entropi Toplaşması ağaçları
— Türkçeye çevirdiğim şarkı sözlerinde 100+’dan 60+’ya kadarki bozunumlar
— İhtimâl Kuramının Sözde “Üçüncü Aksiyomu” Foldur (Dr. Işık Barış Fidaner)
— Boston Raporu Gizlilik Kararı Sona Ermiştir (IBF)
— Millî Marş (Radiohead)
Entropi — Todd Rundgren
İnsan denen bilmeceyi düşün
Tünemiş tepede Darwin’in merdiveninde
Kurallarını anlayamadığı halde
Oynar hayatını sanki önemliymiş gibi
Ama gözlerimizin önünden
Törenle geçer yalanlar
Ve gerçeklik sıçratılır
Rüyalarımız varken, harika rüyalar da
Yaşarız rüyalarda, berbat rüyalarda
Bir tek onu bekleriz, onu bekleriz
Entropi, akılsız entropi
Yalvarma ona
Düşünmez ki o hiçbirşeyi
Herşey eşittir ona göre
Entropi, kalpsiz entropi
Sevgiyi bilmez, sevgi göstermez
Hiçbirşeye, hiçbirşeye
Orada soluk alan öyle yavan bir can ki
Hiç gayret etmemiş biraz anlam katmaya
İnsan kafatasını istila eden kargaşaya
Müdahaleci bir kuvvet tasavvuruyla
Ve tanrı denen bu tasavvurla
Çubuk gibi dümdüz oluruz
Geri kalan herşey yalpalarken
Rüyalarımız varken, güzel rüyalar da
Yaşarız rüyalarda, sapkın rüyalarda
Onu beklerken
Hiç duramayız
Entropi, pusuda entropi
Şehvetsiz tecavüzcü tohumunu eker
Herşeye, herşeye, herşeye
Evet, bilgelik diye bir şey var
Ama bizde hiç olmadı
Fazlaca meşgulüz biz
Onu zırha bürümekle
Hiç olmadı şansımız
Hiç olmadı şansımız
Başlasın dansımız!
Peki ya korkusuz önderlerimiz?
Peki ya boyunlarımız?
Peki ya İsa’nın kilisesi?
Peki ya haplar ve seks?
Peki ya kıymetli özgürlüğümüz?
Peki ya özgür irade?
Peki ya kıymetli özgürlüğümüz?
Peki ya özgür irade?
Peki ya kıymetli özgürlüğümüz?
Entropi kazanacak!
Peki ya aklın hükmü?
Entropi kazanacak!
Peki ya kıymetli özgürlüğümüz?
Peki ya özgür irade?
Peki ya kıymetli özgürlüğümüz?
Peki ya özgür irade?
Entropi!
Hepimiz onun karşısında
Entropi
Hepimiz onun karşısında
Entropi özgürlüğü elimizden alamaz
Kıymetli özgürlük
Yok ki özgürlük
Yok ki barınak
Yok ki sığınacak gökyüzü
Entropi ezer herşeyi
Entropi mahveder herşeyi
Entropi temizler herşeyi
Herşeyi!
İhtimâl Kuramının Sözde “Üçüncü Aksiyomu” Foldur — Dr. Işık Barış Fidaner
14 Mart 2017, EN
1. Bir mümkün neticenin hem gerçellenmesine [actualization] hem de gerçellenmemesine katkı yapan faktörler vardır.
Bir zarın atılmasında altı sayısının gelmesinin hem gerçellenmesine hem de gerçellenmemesine katkı yapan faktörlerden bazıları:
i) Gerçel atma işi. Atmanın kendisi olmadan altı sayısı ne gelebilir ne de gelmeyebilir.
ii) Attıktan sonra geçen süre. Attıktan sonra yeterli zaman geçmeden altı sayısı ne gelebilir ne de gelmeyebilir.
iii) Görüşün engellenmemesi. Atılan zarı netlikle görebilen bir gözlemci olmadan altı sayısı ne gelebilir ne de gelmeyebilir.
iv) Güvenilir bir gözlemci. Güvenebileceğimiz en azından bir gözlemci olmadan altı sayısı ne gelebilir ne de gelmeyebilir.
v) Düz bir zemin. Düz bir zemin olmadan altı sayısı ne gelebilir ne de gelmeyebilir.
vi) Dünya üzerinde yerçekimi. Dünya üzerinde yerçekimi olmadan altı sayısı ne gelebilir ne de gelmeyebilir.
vii) Sayılar için simgeleri de içeren ortak bir dil. Ortak bir dilde kaydını düşme yetisi olmadan altı sayısı ne gelebilir ne de gelmeyebilir.
Bu faktörlere mümkün bir neticenin paylaşılan faktörleri diyeceğim.
2. Böyle faktörleri belirtmek için, mümkün neticenin gerçellenme ihtimâlinin hesaplandığı toplam ile aynı mümkün neticenin gerçellenmeme ihtimâlinin hesaplandığı toplam arasında bazı terimlerin ortak olması gerekir.
Mümkün bir neticenin paylaşılan faktörleri, o netice ve ilişkili diğer neticeler açısından hayatîdir: Baştaki impuls, geçen zaman, görünürlük, güvenme, zemin, yerçekimi ve neticeyi ifade edecek simgeler. İlgili mümkün neticeyle ilgili hesaplama yapan her algoritmanın bu faktörleri hesaba katması gerekir.
Mümkün neticenin gerçellenmesi ve gerçellenmemesine verilecek ifadenin mümkün neticenin her iki tarafında da bulunan paylaşılan faktörleri içerecek şekilde olması gerekir.
3. Bir imkânın gerçellenmesini bildiren terimler kümesi ile o aynı imkânın gerçellenmemesini bildiren terimler kümesi birbirlerini dışarıcı olamaz.
Bir neticenin gerçellenmesini ve gerçellenmemesini ifade eden terimler şayet birbirlerini dışarıyorlarsa, neticeye ifade veren terimlerin her birisi şayet söz konusu imkânın sadece tek bir tarafında gözüküyorsa, o halde bu terimler neticenin belirleniminde paylaşılan hayatî faktörleri gözardı eder ve ona ifade vermeyi beceremez.
4. İhtimâl Kuramının sözde “Üçüncü Kanunu” ya da “Üçüncü Aksiyomu” foldur.
Dr. Işık Barış Fidaner
Millî Marş — Radiohead
Herkes
Buralarda herkes
Herkes çok yakın
Ne oluyor?
Ne oluyor?
Herkes
Herkes çok yakın
Herkeste korku var
Tutunuyor
Tutunuyor
Tutunuyor
Tutunuyor
Tutunuyor
COD matrix nedir? — Işık Barış Fidaner, Uğur Güney
Eylül 2013
Barış: Selam Uğur, bunları okudun mu? Jorge Cham’ın CERN ziyareti. Okumadıysan oku, devrime hazırlanıyoruz :)
Uğur: Zamanında çok yazı var diye okumamıştım. :-) Eğlenceli bir seyahat olmuş. Proton buch‘larının serçe parmak büyüklüğünde bir alana odaklandığını bilmiyordum, ben o alanı daha küçük sanıyordum. Lakin, belirsizlik ilkesi aynı anda yapılan konum ve momentum ölçümlerinin sonuç dağılım genişliklerinin çarpımlarının belli bir limitten küçük olamayacağını söylüyor. LHC’deki deneylerde parçacıkların yörünge (konum) ve momentumları ölçülüyor ama belirsizlik ilkesince konulan hassasiyet limitinin onları ırgaladığını hiç zannemiyorum. Belirsizlik ilkesi biraz bağlam dışı. Keza, ‘kuantum fiziğinde her şey mümkün’ gibi laflardan sakınmamız lazım. :-) Laylay… Higgs bulunmadan önce Higgs’e dair yapılmış muhabbetleri okumak da ilginç. :-) Devrimden sonra ne yapacağız? :-)
Bozulan Sondalarla Fukuşima Robot Mezarlığına Dönüyor — Tom Hale
Tom Hale — 6 Mart 2017 — iflscience.com
Fukuşima’da 4 trilyon yen’lik (35 milyar $) temizlik pek iyi gitmiyor. Eski nükleer santral, içeri gönderilip her seferinde bozulan uzaktan kumandalı sondalar yüzünden hızla robot mezarlığına dönüyor.
Fukuşima Daiichi nükleer santral reaktörlerinin üç tanesinde 2011’deki deprem ve tsunamiyi müteakip erimeler oldu. Altı senedir Tokyo Elektrik Enerjisi Şirketi (TEPCO) hâlâ yayılımdan etkilenen harabenin enkazları arasında 544 tonne‘luk (600 BE tonu) erimiş nükleer yakıt çubuklarını bulup ortadan kaldırmaya çalışıyor. Fakat bu tehlikeli gayretle görevlendirilen uzaktan kumandalı robotlar her seferinde bozuluyor.
Türkçeye çevirdiğim şarkı sözlerinde 100+’dan 60+’ya kadarki bozunumlar
Belirlenim : sen // ben
Belirsizlik : ne // ama
Benzetim : gibi // hiç
Bilinmeyen : ama // ki
Bulum : o // bu
Gelim : de // bana
Mazeret : sen // Belirsizlik
Muhatap : sen // Yönelim
Olan : ve // bir
Olum : yanlış // var
Özdeşim : ben // ki
Ünlem : işte // ah
Yönelim : seni // beni
“//” işareti Kantçı geçersizleme işlecidir, Hegelci kapsayarak aşma işlecinin (Γ) karşıtıdır. Bu ikililerin her birisinin adeta true // false gibi aşkınsal bir eksen oluşturduğunu belirtir.
Önceki bir yazıda yer verdiğim iki grafik arasındaki geçişi incelemek istiyorum. Sözcük çiftlerini belirtmek için sembolik kelimeler kullandım. Hangi kelimenin hangi sözcük çiftini (ya da üçlüsünü) belirttiğini sağ yandaki Lejand’da görebilirsiniz.

Bu grafiği (100+) Lejand’a göre şöyle yazmalıyız:
100+ : (Belirlenim // Bulum) // Olan
Ama incelemeyi basitleştirmek için Olan terimini gözardı edeceğim. Çünkü 100+ ile 60+ arasında sadece Belirlenim // Bulum kısmı değişiyor. Olan kısmı değişmiyor.
100+ : Belirlenim // Bulum
Olan kısmı 60+’dan 50+’ya geçilmesiyle birlikte (aşağıdaki son iki grafik arasında) tam ortasından yarılıyor. Aynı anda Bulum da tam ortasından yarılıyor. O konuyu bu yazının dışında bırakıyorum. Okumaya devam et
hacker ve bug
bir zamanlar bir hacker varmış. bir ekip arkadaşı arıyormuş. hakiki bir hacker bulabilmek için bütün dünyayı dolaşmış ama karşısına çıkan her programcıda eksik bir şeyler oluyormuş. o da umutsuzca hackerspace’e dönmüş.
fırtınalı korkunç bir gece, hackerspace’in kapısı çalınmış. furkan kapıyı açmış, fakat o da ne? kapıda yağmurdan perişan zavallı bir öğrenci duruyormuş, üstelik bu arkadaş gerçek bir hacker olduğunu söylüyormuş.
“eh anlarız bakalım” deyip, gizlice bilgisayarındaki işletim sisteminin kerneline bir bug saklamışlar, üstünde de 20 tane API, 20 tane GUI koymuşlar.
ertesi sabah “nasıl gidiyor, bilgisayardan memnun musun?” diye sormuşlar, o ise “ah korkunç bir şeydi! allah bilir ne var bu makinede dedim… bütün gece uğraştım… ama sonunda buldum” deyip önce bug’ın ne olduğunu, sonra da 20 tane API ve 20 tane GUI’nin nasıl işlediğini anlatmış.
böylece anlaşılmış ki hem bu kadar nazlı ve narin hem de bu kadar inatçı ve sabırlı olduğuna göre bu arkadaş gerçek bir hackerdır! böylece bizim hacker da onu ekibine almış, dillere destan projeler yapmışlar. bulduğu bug’ı da hackerspace’in web sitesindeki sanal müzeye koymuşlar…
Nisan 2012’de yazıp list@istanbulhs.org’ye gönderdiğim bir masal.
Işık Barış Fidaner































