Bilme öznesi ya da zulmün tanığı — Dany Nobus

11’inci seminerde Lacan psikanalizdeki aktarımı sujet suppose savoir işlevinin yerleştirilmesine dayandırdı, yani ‘bildiği varsayılan özne’ye, belki daha iyi bir ifadeyle, ‘varsayılan bilme öznesi’ne dayandırdı. Lacan şöyle dedi: ‘Ne zaman ki bu işlev özneye göre bir bireyde bedenlenir … o zaman aktarım kurulur’. Buna göre, kendi bilmezliğinden yola çıkan nevrotik hastanın analiste gelmesi, onu varsayılan bilme öznesi olarak sorgulamak içindir, bu da aktarımın başladığına işaret eder. Psikotik hastaların ise analiste –ya da başka herhangi birine– varsayılan bilme öznesi işlevi yüklemek için hiçbir nedeni yoktur, çünkü onlar zaten bilinecek tüm bilgiye sahiptirler (bu bilgi onları ele geçirmiştir). Nevrotikler kendilerinde eksik olan bilgiye hakim olan birini bulmak ve ondaki bilgiyi sınamak için herşeyi göze alırken, psikotikler zaten bildikleri şeylerden başka keşfedilecek hiçbirşey olmadığında inat ederler. Bir analisti muhatap aldıkları zaman, onun bilme öznesi olduğunu varsaymazlar, daha ziyade onların deneyimlerini anlayıp geçerleyecek birisi olduğunu varsayarlar. Kısacası, ‘zulmün tanığı’ olacak birini bulmaya çalışırlar.

Dany Nobus (2000) Jacques Lacan ve Freudcu Psikanaliz Pratiği

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

2 Yorum

Filed under Çeviri

2 responses to “Bilme öznesi ya da zulmün tanığı — Dany Nobus”

  1. Geri bildirim: Nazar Noktası — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: Ignorance’a Cehalet Değil Bilmezlik Denmelidir — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER