Jacques Lacan 11’inci seminerinde arzunun görsel alanda ürettiği bozulmaya “nazar” (regard, gaze) adını verir. Bu terimin tanıtılması Lacan’a dair korkunç bir yanlış anlamaya yol açmıştır, Anglo-Amerikan film kuramı bu yüzden onlarca yıldır yolunu şaşırmıştır (bu konuda Gerçek Nazar kitabıma bakınız). Lacan’ın kuramına göre, nazar, basit bakma eylemi ve bu eylemle kurulan hakimiyet değildir (Lacan’ın İngilizce konuşan okurları böyle zannederler), daha ziyade öznenin arzusunun sebep olduğu bozunmanın görsel alanda bir bozulma olarak görünür olduğu noktadır. Kısacası, nazar, öznenin arzusunun gördüğü şeyin biçimini bozma şeklinden başka hiçbirşey değildir. Nazar, tarafsız veya doğal bir görüş alanının imkansızlığıdır. Nazar noktasında, görsel alanda bulunan namevcut bir mevcudiyet olan özne, bu alanın bozulmuş karakterinin, taraflı oluşunun sorumlusudur. Nazar siyasaldır, çünkü doğal görünen görsel dünyanın doğadışı statüsünü teşhir eder.
Nazarı gördüğümüz zaman, görsel alanın sadece görülmek için orada bulunmadığını, onu görüşümüz etrafında teşkil edildiğini, arzumuzun onu bozduğunu görürüz. Bu bozulma böylece gördüğümüz herşeyi yeniden gözden geçirmeye zorlar bizi. Joan Copjec’in nazar hakkında not düştüğü gibi, “Nazar ayırt edildiği anda, imge, görsel alanın tamamı, korkutucu bir başkalık kazanır.” (Arzumu Oku) Tarafsız görünen görsel alanın arzumuzu hesaba kattığını görürüz. Bu alanın tarafsızlığı yok olur ve bu alanı kuran siyasal karar görünür hale gelir. Nazar ile karşılaşma, öznenin gördüğü şeyi üretmekte oynadığı rolün farkına varmasını sağlayarak özneyi dönüştürür.
Tipik Hollywood filmi, görsel alanı sadece seyircinin görmesi için orada bulunan bir şey olarak sunmasıyla nazarı müphemleştirir. Aynı şekilde, kapitalizm, ekonomik alanı faaliyetleriyle onu teşkil eden öznelerin faaliyetinden ayrı olarak varolan bir şey olarak sunar. Tipik Hollywood filmi yalnızca kapitalist ideolojiyi yaymakla kalmaz; kapitalist ekonominin biçimini kullanarak kapitalizmin öznesi üzerinde uyguladığı işlemi kendi seyircisine uygular. İki durumda da kişi kendisinin sistemde oynadığı rolü hemen tanıyamaz. Nazarın müphemleştirilmesi, ekonomik ve görsel alanların öznenin faaliyeti olmadan işlediğine özneleri inandırmayı sağlar.
Nazar, tarafsız görünen görsel alanın taraflı doğasını teşhir eder: Sadece görülmek için orada bulunduğu zannedilen şeyin öznenin arzusu etrafında örülmüş bir yapı olduğu aşikar olur. Öznenin karşısında görünen şey böylece özne için taşıdığı bağımsız ve dışsal statüsünü kaybeder. Bakma eylemindeki bünyevi mesafe, nazarın belirmesi ile birlikte çöker. Bu anlamda, nazar ile karşılaşmanın travması, kişinin gördüğü şeyleri henüz görmeden önce kendi arzusu ile şekillendirmesini sağlayan teşkil edici güç ile karşılaşmasının travmasından başka hiçbirşey değildir. Arzumuza sebep olan nesne olarak nazarın en güçlü olduğu yer görsel alandır, çünkü bu alan bizden bağımsızmış gibi görünür. Nazarın tezahürü her zaman travmatik bir sarsılmaya vesile olur.
Kapitalizm ve Arzu kitabından
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Ayrıca bkz.
“Nazar noktası: Benden ne saklanıyor?” Joan Copjec
“Nazar ile özdeşleşme” Todd McGowan






























Geri bildirim: Nazar ile özdeşleşme — Todd McGowan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Harfiyet — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yuva Adam Vakası: “Yuva” Adına Semptomu İptal Etme Girişimi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Nazar ile Seda — Renata Salecl, Slavoj Žižek | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Devrim Ağbinin Devrimci Nazarı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dinler ve Ötekinin Ötekisi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dürtüsel Ettirgenlik (se faire) — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Nazar değirmeni Nazariye: Nazarı ye! Nazar değirmen lazım! — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: En Distopik Romanımız Böyle Olsun! | YERSİZ ŞEYLER