Dikiliş (Doğruluk Endişesi) ve Öz-dikişleme (Sahilik Kaygısı): Evrimsel Seçilim — Işık Barış Fidaner

myceliumg

İlk bakışta simgesel düzen insanın karşısına dikilen bir şey halinde belirir. Bu şey bir kahraman, hükümdar, yönetici adına dikilen bir anıt, saray, bina da olabilir, Tabiat Ana’nın muhafaza edilebilmiş doğal mucizeleri de olabilir. İçeriği ne olursa olsun, insanın karşısına dikilen bu şey fallustur.

Fallusun dikilişi, ayakta kalmasıdır, sağ kalmasıdır. Evrim teorisindeki doğal seçilim (uyumlu olanın hayatta kalması) bu kavrama dayanır. Simgesel düzeni “ataerkil” kılan fallik imleyen de budur.

Fakat fallik dikilişin eril egemenliği sadece görünüştedir. Fallus, dikilişin nesnel yanıdır. Dikilişin öznel yanı, dişil öznenin kendini dikişlemesidir, öz-dikişlemedir.

Dişil öznenin kendisi sahidir, yani Ötekinin eksikliği ile yarılmıştır ve kaygı uyandırıcıdır. Öz-dikişleme, bu yarığın kapatılmasıdır, sahilik kaygısından kaçarak doğruluk endişesine sığınmaktır.

Doğruluk endişesi yanılma korkusudur, sahilik kaygısı ise yanılgı sezgisidir. Geçmiş yanılgılarla ilgili şimdiki sezgiler bir dikişle kapatıldığı zaman, gelebileceğinden korkulan bir yanılgı ihtimali insanın karşısına “dikilmiş” olur. İnsan daha güzel korkabilmek için felaket sanki henüz olmamış gibi yapmaya gerek duyar.

Siyasetteki genel seçim veya yerel seçim bunun örneğidir. İnsan önce sahilik kaygısı ile ülkede veya şehirde işlerin hiç yolunda gitmediğini derinden hisseder, sonra bu sıkıntılı hislerden sıyrılabilmek için “Seçimde kime oy verilecek?” sorusunu sorar, yani doğruluk endişesine sığınır. Sonuçta oy pusulasındaki falluslardan birine damgayı basar ve böylece yanılma korkusunu yanılmamış olma umuduna çevirir.

Fakat öz-dikişleme açısından bakılırsa pusuladaki fallusların dikilişi umut değil avuntudan ibarettir. Mücadele ve propaganda her zaman doğruluk endişesine dayanır, yani Ötekinin eksikliğini kapatarak sahilik kaygısından kaçmaya (öz-dikişlemeye) yönelik çırpınışlardan ibarettir.

Öz-dikişleme evrim teorisindeki cinsel seçilim (eş seçimi) ve yapay seçilime (evcilleştirilen hayvanların seçilmesi) tekabül eder: Fallik dikilişin çırpınışları öz-dikişleme yapan öznenin avuntusudur [1]. Böylece sahilik doğruluğa feda edilirken doğruluk da sahiliğe feda edilmiş olur, yani ikisi evlenmiş olurlar.

Yapay seçilim ve cinsel seçilim hayallerin gerçekler üzerindeki etkisidir, yani canlıların sinir sistemlerinin onların evrimini yönlendirmesidir. Bu etmenler belki de canlıların evriminde doğal seçilimden daha önemlidir. Hayvanlarda ve insanlarda toplumsallaşma ve simgesel düzen, yapay seçilim ve cinsel seçilimle ilgilidir. Ama bilimsel evrim anlatısında bu iki etmen her zaman doğal seçilimin gölgesinde kalır. Çünkü evrimin bilimsel ideolojik değeri sahilik kaygısından kaçmayı kolaylaştırmasından gelir, yani öz-dikişleme ile özneyi silmesinden ve hayallerin evrimdeki (simgelerle dolayımlanan) rolünü iptal etmesinden gelir.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Mücadele Umuttur veya Çırpınmak Avuntudur”

İmge kaynağı.

12 Yorum

Filed under Şey