Squid Game’deki misket oyunu simgesel düzenin kuruluşunu sahneler — Işık Barış Fidaner

vlcsnap-2021-10-09-04h35m50s182

Squid Game (Mürekkepbalığı Oyunu) dizisinin misket oyunu bölümü (altıncı bölüm) simgesel düzenin kuruluşuna dair dört varyasyonu sahneler. Okumadan önce bölümü izlemeniz önerilir.

Önce bütün varyasyonların ortak dinamiğini dört maddede özetleyelim:

1) Simgesel düzenin görünür hakimi Esas-İmleyen S1, misket oyununu kazanan taraftır. Oyunu kaybeden taraf ise Esas-İmleyen’in alt yüzüdür, yani Ötekinin eksikliğinin imleyeni S(Ⱥ)’dır. İkisi arasındaki kopmaz bağ, bölümdeki dramanın temelidir.

2) Kaybetme olmadan kazanma olamayacağı için S1‘in niteliğini S(Ⱥ) belirler. Kazanmak kaybettirmektir ama kaybeden taraf tamamen edilgen olamaz. Kazanmanın temel şartı, kaybedecek tarafı oyuna katılmaya ikna etmektir. Oyunda şiddetle alt etmenin yasak olması bu özelliği sahneler.

3) Oyunu kazanmadan simgesel düzene ayak basılamadığı için oyun bitince S(Ⱥ) “diskalifiye” olur. Yani S(Ⱥ) S1‘in niteliğini belirlerken kendisi nitelikler alanının dışına düşer, simgelenemez ve silinir. Oyunda kaybeden oyuncunun öldürülmesi bunu sahneler.

4) Ortak dinamiğin en özet ifadesi şudur: Oyunda kaybeden taraf kazanan taraf için feda edilir, yani S(Ⱥ) S1 için feda edilir, semptom simgesel düzen için feda edilir, dişil sahilik eril doğruluk için feda edilir.

Şimdi dört varyasyonu tek tek ele alalım:

A) İki kızdan birinin diğeri için kasten ve açıkça kendisini feda etmesi. Bu varyasyonda kaybeden tarafın kazanan tarafı belirlemesi (semptomun simgesel düzeni belirlemesi, dişil sahiliğin eril doğruluğu belirlemesi) açıkça sahnelenir. Böylece misket oyununu kazanan kız aslında başka bir oyunu kaybetmiş olur: Simgesel borçla yüklenir ve “Hayır sana minnet duymayacağım!” diye itiraz eder. Ortak dinamiğin en yalın halini (dördüncü madde) öne çıkaran bu varyasyon iki kız arasında sahnelenir çünkü sahilik dişildir.

B) Yerli adamın göçmen adama önce yenilmesi, sonra onu dolandırarak galip gelmesi. Bu varyasyonda yenilen göçmen adam (yine A’daki gibi) eril doğruluk için feda edilen dişil sahiliktir. A’da kendini feda eden kızdan farkı, kendini feda ettiğinin tam olarak bilincinde olmamasıdır. Üstlenemediği bu bilgi gizemli bir sırra dönüşür ve boynunda asılı duran fetiş nesnesinde cisimleşir: Misketleri boşaltılıp taşlarla doldurulmuş kese, göçmen adamın inkar ettiği Ötekinin eksikliğinin (dişil sahiliğin, “annenin penissiz olduğu”nun) üzerini örter. Yerli adam eril doğruluk taslama timsali olduğu için göçmen adamı ancak kandırarak yenebilir, kandırmadan yenmesi imkansızdır. Yerli adamın prestijli bir üniversiteden mezun olup sonunda dolandırıcı olduğunu öğreniriz. Göçmen adam eril doğruluk taslamanın prestijine önce meftun olur (captivated) sonra kurban gider. Bu varyasyonda “oyuna ikna etme” (ikinci madde) öne çıkar.

C) İki genç adamdan birinin misket kazası ile galip gelmesi. Bu varyasyonda iki taraf eşdeğer olduğu için sonuç kaza eseridir. Adeta iki genç arasındaki “al birini vur ötekine” hali bir misketin öbürüne çarpması ile sahnelenmiştir. Burada “kazananla kaybeden arasındaki kopmaz bağ” (birinci madde) öne çıkar.

D) Yaşlı adamın önce kanıyormuş gibi yaparak genç adama yenilmesi ama son misketi cebinde saklaması, sonra aslında hiç kanmadığını bildirmesi, “kankayız” demesi ve elindeki son misketi ona vermesi. Diğer varyasyonlarda işlenen bütün öğeler bu varyasyonda bir araya toplanır:

— En sonunda yaşlı adamın kendini genç adama feda etmesi A’daki kızın fedasını (dördüncü madde) yankılar.

— Yaşlı adamın kanıyormuş gibi yapması B’deki göçmenin kandırılmasını (ikinci madde) yankılar.

— “Kanka olmak” kazananla kaybedenin kopmaz bağıdır, C’deki gençlerin eşdeğerliğini (birinci madde) yankılar.

— Cepte kalan son misket, kaybeden ile kazananı, yani S(Ⱥ) ile S1‘i köprüleyen öğedir. Bu öğe şunların hepsini birden yankılar: A’da feda edilen misket, B’de oyunu döndüren misket, C’de kaza çıkaran misket. Bu öğe niteliklenme ile niteliksizleşme arasındaki köprüdür (üçüncü madde). S(Ⱥ)’den gelip S1‘e ulaşırken niteliği silimlenen (silinen-imlenen, temsil edilerek görünmez olan, dikişlenen) öğedir. Yani öznedir.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

5 Yorum

Filed under Şey