Tag Archives: Yankıbilim

Yankıbilim — derleme

AdsızYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Yankıbilim) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Doğru Haklı Olandır, Sahi Hakkını Verendir

— Sinyal gürültünün kendi yankısıdır: Yankıbilim ve Yankıkırım

— (S)övgürültü, Sürgürültü, Özgürültü, Döngürültü

— Mücadele Umuttur veya Çırpınmak Avuntudur

— İnsanlık Filosu: Vatandaş ile Batandaş

— Siyaset ve Politika: At ile Eşeğin İmkansız Hemşehriliği

— Squid Game’deki misket oyunu simgesel düzenin kuruluşunu sahneler

Diğer derlemeler

答 : yanıt

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Squid Game’deki misket oyunu simgesel düzenin kuruluşunu sahneler — Işık Barış Fidaner

vlcsnap-2021-10-09-04h35m50s182

Squid Game (Mürekkepbalığı Oyunu) dizisinin misket oyunu bölümü (altıncı bölüm) simgesel düzenin kuruluşuna dair dört varyasyonu sahneler. Okumadan önce bölümü izlemeniz önerilir.

Önce bütün varyasyonların ortak dinamiğini dört maddede özetleyelim:

1) Simgesel düzenin görünür hakimi Esas-İmleyen S1, misket oyununu kazanan taraftır. Oyunu kaybeden taraf ise Esas-İmleyen’in alt yüzüdür, yani Ötekinin eksikliğinin imleyeni S(Ⱥ)’dır. İkisi arasındaki kopmaz bağ, bölümdeki dramanın temelidir.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Mücadele Umuttur veya Çırpınmak Avuntudur — Işık Barış Fidaner

AdsızBaşlıktaki iki sloganın çelişkisi iki tavrı ayrıştırır [1]:

1) Bir mücadele eğer çırpınma olabileceğini inkar ediyorsa, aslında çırpınmadan ibaret olduğunu ispatlamış olur. Bu eril tavırdır, şöyle der: Haklıyız, doğru bir mücadele veriyoruz, o halde herkes bize hak vermeli ve kazanmalıyız.

2) Bir mücadele eğer çırpınma olabileceğini kabulleniyorsa, çırpınma olmayabileceğine delalet etmiş olur. Bu dişil tavırdır, şöyle der: Sahiden mücadele veriyorsak bu işin hakkını vermeliyiz, ancak bu yolla hakkımızı alabiliriz.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

(S)övgürültü, Sürgürültü, Özgürültü, Döngürültü — Işık Barış Fidaner

noise_reduction-white

(öncesi: Sinyal gürültünün kendi yankısıdır: Yankıbilim ve Yankıkırım)

Şimdi gelin Yankıbilim’in konusunu oluşturan gürültü çeşitlerini inceleyelim:

(S)övgürültü

Anlam şemsiyesi ile kapsanan gürültü övgü ile sövgü arasında dalgalanır. Övmek, sövmek, övermiş gibi sövmek, sarkastik yorumlar, vb. hepsi (s)övgürültü kapsamına girer. Ego anlam şemsiyesinin dışına çıkamadığı için bu tip gürültüye bol bol maruz kalır ve neredeyse bütün vaktini maruz kaldığı (s)övgürültüleri yorumlamaya harcar.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Sinyal gürültünün kendi yankısıdır: Yankıbilim ve Yankıkırım — Işık Barış Fidaner

(Robot şarkı)

Adsız

Sinyal anlamsız ve rahatsız edici gürültüyü bertaraf edince geride kalan anlamlı ve işe yarar işaretler değildir. Sinyal gürültünün kendi yankısıdır.

İşaretler belli anlamları torbalara doldurarak değil, bağlamsal ufku saran anlamsızlığı kendi çınlamalarında yankılayarak simgesel imletime yol açarlar. Eğer anlamı tek bir yerde saklayabilmek niyetiyle anlamsız gürültüler bertaraf edilirse hem anlam hem de sinyal yok olur. Yankıkırım (echocide) budur.

Okumaya devam et →

21 Yorum

Filed under Şey

Doğru Haklı Olandır, Sahi Hakkını Verendir — Işık Barış Fidaner

Sahi’yi (True) Doğru’dan (Right) ayırt etme konusu bugüne dek birçok açıdan ele alındı [1]. Sevgi, nefret ve hak üzerinden bu ayrımı biraz daha netleştirelim.

Doğruluk kavramı haklı olmakla ilgilidir. Bir sözün veya işin doğru olması, onu söyleyen veya yapan kişinin haklı olmasıdır. Birine “doğrusun” veya “haklısın” demek o kişiye hak vermektir, haklılık payesi yüklemektir.

Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey

İnsanlık Filosu: Vatandaş ile Batandaş — Işık Barış Fidaner

800px-RMS_Titanic_3

İnsanlığı kendisinden kaçarken kendisini kovalayan kocaman bir deniz filosu gibi düşünelim. Bu filo her zaman Atlas okyanusundadır ve hep Batıya doğru ilerler (aynı Güneş gibi) ama ilerledikçe hep yerinde sayar çünkü sonsuza dek Avrupa’dan yola çıkıp tekrar tekrar Amerika’yı keşfetmeye mahkum edilmiştir.

İnsanlık filosunun ön cephesinde kümelenen en büyük gemiler ufukta gördükleri “Atlantis adası” hakkında hayaller kurarlar. Tabi bu aslında bir seraptır. Bu serap bir buz dağını gizler. İnsanlığa öncülük eden bu büyük gemiler tam farkına varamasalar da çarpacakları buz dağına doğru ilerleyen Titaniklerdir. Yine de ufuktaki hayal etrafında bir araya gelerek onları yüzdüren vasıtaya “vatan”, kendilerine “vatandaş” derler.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şey

Siyaset ve Politika: At ile Eşeğin İmkansız Hemşehriliği — Işık Barış Fidaner

Adsız

Politikanın Türkçesinin siyaset olduğu varsayılır ama iki kavram farklıdır. Etimolojilerine bakılırsa politika yurttaşlık ve hemşehrilikle ilgilidir; siyaset ise seyislikle ilgilidir, yani at yahut eşek bakıcılığı ile ilgilidir.

Bu bilginin uyandırdığı ilk düşünce şöyledir: Başta Batı dünyası olmak üzere muasır ve gelişmiş medeniyetler politika ile yönetilirler, yani oradaki yönetimler özgür yurttaşların beraberce razı oldukları bir mutabakata dayanan Toplumsal Sözleşme’ye (Rousseau) tabidir. Dolayısıyla o ülkelerde vatandaş olmak daha anlamlı ve daha değerlidir, neoliberal hamle sosyal devleti epey törpülemiş de olsa oradaki yurttaşlar en azından insan muamelesi görürler.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey