
Lacan’ın master-signifier (signifiant-maître) kavramı için Türkçede şu iki terim önerilmiştir:
1) Başgösteren
2) Esas-İmleyen
Başgösteren teriminin “zuhur etme, vuku bulma” anlamı epey çekicidir ama Esas-İmleyen terimi bu kavramı daha isabetle karşılar [1]. Başgösteren terimi tezahür ederek yorumlanmayı talep eden semptom kavramına daha uygundur.
Lacan simgesel düzeni şu formül ile tanımlar:
İmleyen özneyi bir başka imleyen için temsil eder.
Öznenin simgesel düzende temsil edilmesi bir sahnelemedir. Bunu resmi bir tören gibi düşünebilirsiniz; düğün, cenaze veya tiyatro oyunu olabilir. İmleyen, özne adına sahneye çıkan öğedir. Temsilde başrolü oynayan öğeye de “esas oğlan” veya “esas kız” dermiş gibi Esas-İmleyen deriz. Başgösteren semptom ise süregiden imleyişe çelme takan, hatta bazen ona tekme atan bir hadisedir; mesela düğünde çıkan aile kavgası, cenazede çıkan siyasi kavga veya tiyatroda yaşanan bir kaza gibi düşünülebilir [2]. Bu ikisini karşılaştıralım:
— Başgösteren kaza eseri vuku bulan bir olumsallıktır; Esas-İmleyen ise bir gerekliliğin öne sürülmesidir.
— Başgösteren belli bir yerde zuhur eder ve orada yersizleşme yaratır; Esas-İmleyen ise yersiz olanı alıp temsil ederek yerlendirir [3].
— Başgösteren özneyi tezahür ettirse bile kendi başına bir hadisedir, kendi ötesine atıf yapmaz; Esas-İmleyen ise öznenin delegesi veya elçisidir, kendi ötesine atıf yapar [4].
— Başgösteren mesele çıkarır, soru sorar; Esas-İmleyen ise öneri yapar, yanıt verir veya en azından karşılık verir.
Özetle bu iki kavram yerli-yersiz arasında köprü kurar: Başgösteren yersizleştirmek için mevcut yerleşime yaslanmak zorundadır. Esas-İmleyen ise yerlendirmek için yersiz olanı yakalamak zorundadır.
Bu iki terimi birer mecazla temsil ederek yazıyı noktalayalım:
Karl Marx devrimi köstebeğe benzetir: “İyi kazmışsın, ihtiyar köstebek!” Bu mecaz aslında Hamlet’ten gelir. Slavoj Žižek ise Disparities (2016) kitabında devrim mecazı olarak köstebek yerine mürekkepbalığını (squid) koymayı önerir (kapakta mürekkepbalığı resmi vardır). Çünkü kazılan ortam toprak değil, sudur. Yani sabit değil, değişkendir.
Yerleşik toprakta yersizleştirici tüneller açan devrimci köstebek, başgösterendir. Başgösteren köstebek, mevcut yerleşikliğe yaslanmak zorunda kaldığı için ölümcül bir bedel öder ve köstebek vurmaca (whack-a-mole) oyununa kurban gider, yani başgösterdiği anda indirilir.
Açık denizin derinlerinde yol alan mürekkepbalığının suda serbestçe süzülen nesnelere kollarıyla uzanıp onları yakalama çabası ise hiçbir yerleşik güvence olmadığı halde öznenin delegesi veya elçisi olmaya kalkışan Esas-İmleyen’in üstlendiği sorumluluktur [5]. Esas-İmleyen mürekkeple suya yazı yazar.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Signifier Neden Gösteren Değil İmleyen Olarak Çevrilmeli”
[2] Çelme karşı-süturdur, tekme karşı-südurdur: “Sütur-Südur Döngüsü ve İdeoloji”, “Sütur-Südur ve Yürümenin Evreleri”
[3] Yerleştirmek bir öğeye “boş yer” bulup tahsis etmektir. Yerlendirmede ise “boş yer” diye bir şey yoktur, yer yerleniş anında belirir.
[4] Mecaz öznenin delegesidir, mecaz-ı mürsel öznenin elçisidir: “Mecaz Hakikatin Köprüsüdür, Mecaz-ı Mürsel Sahiliğin Elçisidir”
[5] Bkz “Squid Game’deki misket oyunu simgesel düzenin kuruluşunu sahneler”






























Geri bildirim: Yerli, Yersiz, Yerlenme — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Mürekkepbalığı — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İmleyen ve Simleyen — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yanlı Şanlama — özel sayı | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fena Oydun İhtiyar Ben — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER