Tag Archives: Mürekkepbalığı

Mürekkepbalığı — derleme

AdsızYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Mürekkepbalığı) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Başgösteren ve Esas-İmleyen: Köstebek ve Mürekkepbalığı

— Yerli, Yersiz, Yerlenme

— Sıfırtı, İlksel Sütur, İlksel Südur

— Kainatın Ufkunu Kaplayan Gürültü: Yadigar Südur

— Hepimiz Google’ın Palo Alto’sundan çıktık

— Etkileşim Borcu ve Tepkileşim

— Duvar Kapı Duvar: Sanal Ağanın Çökmesi ve ‘Sahip Çıkmak’

Diğer derlemeler

鱿 : mürekkepbalığı

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Hepimiz Google’ın Palo Alto’sundan çıktık — Işık Barış Fidaner

Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık.

Rus edebiyatçı Gogol’un Palto eserini öven bu söz hep Dostoyevski’ye atfedilmiştir. Böylece üşümesin diye ünlü bir yazara daha ünlü bir yazarın kaliteli kumaşı giydirilmiştir.

Oysa bugün Google’a sorarsanız yaygın kabul görmüş bu verinin asılsız olduğunu ve bu sözü eden kişinin aslında Eugène-Melchior de Vogüé adında bir Fransız diplomat olduğunu öğrenirsiniz. Bu kişinin ne adını telaffuz edebiliriz ne de hakkında bir şey biliriz. Böylece bugüne dek tutunduğumuz veri ölür (geçerliğini yitirir) ve Gogol soğukta kalır. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Yerli, Yersiz, Yerlenme — Işık Barış Fidaner

Hegelci diyalektik anlatıldığı zaman şu üçlü formüle sıkça başvurulur:
1) Tez
2) Antitez
3) Sentez
Bu terimleri Hegel’in kendisi değil öğrencileri geliştirmiş olsa da bu üçlü formülün Hegel’in derdini anlamaya yardım ettiği kesindir.

Bu üçlüyü Slavoj Žižek şu üçlü ile eşleştirir [1]:
1) Hayal
2) Gerçek
3) Simgeleme
Tez hayal eder, antitez gerçek ile yüzleşir, sentez ise simgeleme yaparak hayal ile gerçek arasında dolayım kurar.

Şimdi gelin yine bunlarla örtüşen bir başka üçlü daha önerelim:
1) Yerli
2) Yersiz
3) Yerlenme Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Başgösteren ve Esas-İmleyen: Köstebek ve Mürekkepbalığı — Işık Barış Fidaner

whackamole-900px

Lacan’ın master-signifier (signifiant-maître) kavramı için Türkçede şu iki terim önerilmiştir:
1) Başgösteren
2) Esas-İmleyen
Başgösteren teriminin “zuhur etme, vuku bulma” anlamı epey çekicidir ama Esas-İmleyen terimi bu kavramı daha isabetle karşılar [1]. Başgösteren terimi tezahür ederek yorumlanmayı talep eden semptom kavramına daha uygundur.

Lacan simgesel düzeni şu formül ile tanımlar:

İmleyen özneyi bir başka imleyen için temsil eder.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Kainatın Ufkunu Kaplayan Gürültü: Yadigar Südur — Işık Barış Fidaner

Kozmologlar kainatın günümüzden ondört milyar yıl önce Büyük Patlama ile başladığını kabul ederler. İlk başta fokur fokur kaynayan evren zamanla genişledikçe soğumuştur.

Büyük Patlama’dan dörtyüzbin yıl sonraki döneme Bileşimlenme Çağı (epoch of recombination) denir. Bu dönemde pozitif yüklü protonlar ile negatif yüklü elektronlar bileşerek ilk yüksüz hidrojen atomlarını oluşturmuşlardır. O günkü bileşim olayları sonucunda beliren fotonlar evren genişledikçe kızıllaşarak (dalga boyları uzayarak) günümüze dek ulaşmıştır.

Okumaya devam et →

25 Yorum

Filed under Şey

Duvar Kapı Duvar: Sanal Ağanın Çökmesi ve ‘Sahip Çıkmak’ — Işık Barış Fidaner

Gazete Duvar hadisesine yakından bakalım: Bir yanda saygın bir gazeteci “ben bu oyundan çıkıyorum” diyor ve peşinden birçok gazeteci oyunu terk ediyor, öbür yanda gazetenin resmi sahibi “yeni atılımlarla oyuna devam edeceğiz” diyor. Peki yeni “atılım”larla Duvar’dan atılan şey tam olarak nedir? Herkes bu soruyu soruyor ama Duvar kapı duvar. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Sıfırtı, İlksel Sütur, İlksel Südur — Işık Barış Fidaner

Žižek Schelling’in fikirlerini işlediği Bölünemez Kalan (1996) kitabında Tanrı’nın üç evresini sayar:
0) Hiçbir şey istemeyen kendinden memnun irade: Saf özgürlük
1) Hiçliği isteyerek gerçelleşen irade: Kasılma
2) Bir şey isteyerek olumlayan irade: Genişleme

Sıfırıncı evre düşlemseldir: Hiçbir şey istemeyen Tanrı boşluk bile olmayan bir yersizlikte süzüldüğünü hayal eder. Sıfırdan bire geçiş varoluşu başlatan Büyük Patlama’dır: Hiçliği isteyen Tanrı yerle bir olup gerçelliğin mutlak zeminini teşkil eder [1]. Birden ikiye geçiş ise soyut varoluşu somutlaştıran bir yayılımdır: Bir şey isteyen Tanrı genişleyip somutlaşmaya kalkışır ama içinden çıktığı soyut kasılmanın etkisinden kendini kurtaramaz. Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Etkileşim Borcu ve Tepkileşim — Işık Barış Fidaner

Dijital bulutta yaşadığımız olumlu karşılaşmalara “etkileşim” adını veririz. Bu simgesel alışverişlerin sınırlarını çizen olumsuz karşılaşmalara da “tepkileşim” diyelim. Tepkileşim simgesel etkileşimin sınırlarını çizen gerçek boyutu oluşturur.

Simgesel borç sosyal medyada “etkileşim borcu” şekline bürünür. Sosyal medyanın yapıtaşı “beğendim” simgesi olduğu için etkileşim borcunun en basit şekli “beğenme” borcudur. Beğenme borcu bir iktidar aracıdır, çünkü beğenme borcunu ödemek “zıpla denince zıplamak” demektir, bu da iktidarın tanımıdır. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey