Şili itibarı desteklemedi haysiyeti onayladı — Işık Barış Fidaner

gabriel-boric-habla-actividad-apruebo-dignidad-bella-artes-960x480

“Neoliberalizmin beşiği Şili’yi neoliberalizme mezar edeceğiz!”
Gabriel Boric

Yeni Şili başkanı Gabriel Boric’in simasına çabucak aşina olduk fakat onu iktidara taşıyan ittifakın ismiyle ilgili bir çeviri sorunu devam ediyor: Şili’de demokratik seçimi kazanan ittifakı Anadolu Ajansı “İtibarı Destekliyorum” ismiyle duyurdu ve Türkçe yayın organlarının çoğu papağan gibi bu ismi tekrarladılar. Fakat özgün İspanyolca slogan şöyle: Apruebo Dignidad (Approve Dignity). Bunun doğru Türkçe çevirisi ise şöyle: Haysiyeti Onaylıyorum.

Bu hata iki soruyu akla getirir:
A) Haysiyetin itibardan ne farkı var?
B) Onayın destekten ne farkı var?
Şimdi bunları sırayla yanıtlayalım.


A) Haysiyet-itibar ayrımı:

Bu ayrım iki yolla tanımlanabilir:

1) “Kendilik” yoluyla şöyle tanımlanır [1]:

Haysiyet: Kendine gösterdiğin saygı, özsaygı.
İtibar: Başkasının sana gösterdiği saygı.

2) “Herkes” yoluyla şöyle tanımlanır:

Haysiyet: Herkesin hak etmesi gereken genel ve asgari saygı.
İtibar: Sadece layık olanlara gösterilen fazladan saygı.

Şimdi bu iki tanım çiftinin “birleşim kümesini” ve “keşisim kümesini” alalım:

i) Birleşim kümesi (1 ∨ 2) kavramsal ayrımın soyut “insansever” ifadesidir:

Haysiyet: İnsanın hak ettiği saygı.
İtibar: İnsana gösterilen saygı.

ii) Kesişim kümesi (1 ∧ 2) ise kavramsal ayrımın dayandığı diyalektiği dile getirir:

Haysiyet: Herkes hak ediyorsa sen de hak ediyorsun (ben de ediyorum, o da ediyor). Sen hak ediyorsan (ben ediyorsam, o ediyorsa) herkes hak ediyor.
İtibar: Toplumda saygı görenler ayrıcalık sahibi olurlar, o saygıyı hak etseler de, etmeseler de.

Bu ayrıma dayanarak “haysiyetsiz itibar” ve “itibarsız haysiyet” birbirinden ayırt edilebilir [2]. Şimdi diğer konuya gelelim.


B) Onay-destek ayrımı:

Saygının temel bileşeni onaydır. İnsan özsaygı duyabilmek için başkasından alacağı onayı bekler. Ama onaylanmasını beklediği şey, kendisinin başkasına vermiş/veriyor/verecek olduğu onaydır. Böylece kendilik ve başkalık birbirine atıf yapar ve ikisi arasındaki özyineleme bir kısır döngüye neden olur. İnsanın başkasından talep ettiği onay aslında kendisine aittir; veya karşı taraftan bakılırsa: Başkasının senden talep ettiği onay ona aittir, sana ait değildir.

Nereden gelip nereye gittiği belli olmayan bu “onay beklentisi”nin neden olduğu kısır döngüden tek çıkış yolu onay işini bizzat üstlenmektir, onay vermektir, “Evet!” demektir.

“Desteklemek” ise başkasının vereceği onaya tabidir ve “onay beklentisi” açmazından kurtarmaz; aksine bu açmazı derinleştiren bir mazeret/bahanedir. “İlk üç gün ben de destekledim” sözü bunu anlatır.

Görebildiğim kadarıyla Türkçe haber kanallarından sadece birkaçı ve taksit taksit (İleri Haber, Özgür Gelecek, Sendika.org, Evrensel, Alınteri) Şili’de demokratik seçimi kazanan ittifakı “İtibarı Destekliyorum” yerine “Haysiyeti Destekliyorum” ismiyle duyurdu. Yani en azından birkaç kişi birinci ayrımı yapabildi ama neredeyse hiçkimse ikinci ayrımı yapamadı (Gerçeğin Günlüğü hariç).

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bu yolu izleyen Dücane Cündioğlu aradaki farkı şöyle tanımlar: “Şöhret halkın sana verdiği değerdir. İtibar seçkinlerin sana verdiği değerdir. Haysiyet senin sana verdiğin değerdir.”

[2] İstatistikte bunlar “birinci tip hata” (hak etmediği saygıyı görmek) ve “ikinci tip hata” (hak ettiği saygıyı görmemek) adıyla anılır. Bkz “İspat erildir, delil dişildir”; ayrıca bkz “Şey’in haysiyeti” Slavoj Žižek, “Şili’de “Haysiyeti Onaylıyorum”: Esas-İmleyen ve hegemonya” Slavoj Žižek

İmge kaynağı.

7 Yorum

Filed under Şey