Tek bir fosfolipit molekülünün başı hidrofiliktir yani suyu sever, kuyruğu ise hidrofobiktir yani sudan kaçar.
Canlı hücrenin içini dışından ayıran hücre zarı fosfolipitlerden oluşan ikili bir katmandır. Bu zarın hücrenin içine ve dışına bakan yüzeylerinde hidrofilik başlar dizilmiştir, ikili katmanın orta kısmında ise hidrofobik kuyruklar dizilmiştir:

Her fosfolipit katmanı bir yadsıma (~) gibi düşünürsek hücrenin içini dışından ayıran iki katmanlı hücre zarı yadsımanın yadsınması (~~) olur.
Bu işlem eğer düz mantıkla uygulanırsa hücrenin içiyle dışı aynı olur ve hücre canlı kalamaz [1]:
~~P = P
Diyalektik mantıkta ise hücrenin içi/dışı arasındaki nitel fark korunur ve hücre sağ kalır:
~~P = P’
O halde diyalektik mantığın inceliğini düz mantığın kabalığından korumak hayat memat meselesidir.
Aynı hücre zarı gibi simgesel dünyamızın sınırları da yadsımaları yadsıyarak çizilir. Birkaç örnek:
1) Ondan bana zarar gelmez.
2) Dostum beni terk etmez.
3) Düşman yenilmelidir.
Şimdi bunları tek tek ele alalım.
1) Ondan bana zarar gelmez: İnsan dünyada kendi sağkalımını yadsımakla (“zarar”) tehdit eden birçok şeyle karşılaşabilir. İç huzurunu korumak için dünyasına sınır çizmeye, yani karşılaştığı bu yadsıyıcı öğelerin her birini simgesel olarak yadsımaya (“gelmez”) gerek duyar. Bu sınır esasında sezgiyle çizilir yani bilebilgiye dayanır [2], sorgulandığı takdirde ise:
— ya boşa düşer: “Ya zarar gelirse?”
— ya da ussallaştırıcı bilgi üretimi ile desteklenir: “Ondan bana zarar gelmez çünkü…”
Bu tip bir sorgulama “riskten kaçınma” mazeretine sığınsa da tam da kuşku düşürme eyleminin kendisi (elde olmayan bir “bilgi”yi edinme ihtimali adına) elde bulunan sezgisel bilebilgiyi iptal ettiği ölçüde tehlikelidir.
2) Dostum beni terk etmez: İnsanın diğer insanlarla kurduğu bağları kaybetme ihtimali (“terk”) onun sağkalım imkanlarını yadsıma tehdidi oluşturur. İç huzurunu korumak için onu ilgilendiren bu ihtimalleri simgesel olarak yadsımaya gerek duyar (“etmez”). Bu işlem de esasında sezgisel bilebilgiye dayanır, sorgulandığı takdirde ise yine aynı şekilde boşa düşebilir (“ya terk ederse?”) ya da ussallaştırıcı bilgi üretimi ile desteklenebilir (“terk etmez çünkü…”). Bu örnekte yine insanın dostluğunu savunmak ve kanıtlamak adına temelsiz “bilgi”ler üretmeye kalkışması elinde bulunan geçerli bilebilgileri iptal ettiği ölçüde tehlikelidir. Hücreyi canlı tutan zarı korumak istiyorsak bazen yapılan “gereksiz” sorgulamaları yok saymak daha uygun düşer.
3) Düşman yenilmelidir: Bu örnekte dünyada bulunan bir öğenin (“düşman”) bizzat insanın sağkalımını yadsıdığı kabul ediliyor. Bu öğeyi yadsımak (“yenilmelidir”) savaş başlatmak anlamına geldiği için (ve dolayısıyla sağkalıma doğrudan tehdit yarattığı için) önceki örneklerin aksine burada kalkışılan işin hakikaten gerekli olup olmadığını sorgulamak için çok iyi nedenler vardır. Bu sorgulama düşmanlığı boşa düşürmediği takdirde kimi zaman ussallaştırıcı bilgi üretimi ile sonuçlanabilir: “yenilmelidir çünkü…” Kimi zamansa düşmanlık hissine yol açan öfkenin işlenmesi ile sonuçlanabilir. Eğer öfkenizi sezgisel bilebilgi şeklinde algılayabilirseniz (yani içerdiği sahiliği duyabilirseniz [3]) onu işleyebilirsiniz (yani kapsayarak aşabilirsiniz: Aufhebung/sublation).
(sonrası: Yadsımanın Yadsınmasında Karşıllık ve (A)simetri)
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Düz Mantık ve Diyalektik Mantık: Yuva ve Semptom”
[2] Bkz “Bilgi ve Bilebilgi: Bilen Bilemez Ancak Bilmeyen Bilebilir”, “Doğruyu Bilme İsteği ve Sahiyi Bilebilme Arzusu”, “Aklın Kurnazlığı: Aklın Kuru ve Aklın Nazı: Edilgileşim ve Etkileşim”
[3] Bkz Doğru (özel sayfa)






























Geri bildirim: Yadsımanın Yadsınmasında Karşıllık ve (A)simetri — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kuzgun Tanrı — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Postmodern Polis: Burada Soruları Ben Sorarım! — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sevginin Sevgisiz Kalbi: Beni bana hediye et! Beni bana iade et! — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Na-zar ve Naz-ar — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Quentin Meillassoux: Dört Dünya ve Komünizm — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Adalet bir mukabeledir — Friedrich Nietzsche | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Loveless Heart of Love: Bestow me to me! Repay me to me! — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: The Postmodern Police: I ask the questions around here! — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Ritüel, Kural, Plan — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İnkârcı Katlanma ve İkrar Zarı: Baş-kası, Ar-kası, Hır-kası (2) — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Symbolic World Membrane: Negation of Negation — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Yoldaş Mı Yoltaş Mı? Evet, Hakikaten, Gerçekten, Sahiden — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Oya işleyen Gülizar: 🌹🦠🧵 — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Bulut — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Zümrüt Levha: Satır Satır Tefsirli Meali — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER