Tag Archives: Kuzgun Tanrı

Kuzgun Tanrı — derleme

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Kuzgun Tanrı) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Lethe Nehri ve Mnemosyne Havuzu: Hakikatimsilik → Hakikatim Silik

— Politik Doğurucunun Doğurultusu

— Yorumlama ve Yorumsama: Anlama ve Anımsama

— Deli Dumrul, Kuzgun Tanrı ve Aylanu: Ayık ve Bayık

— Simgesel Dünyanın Zarı: Yadsımanın Yadsınması

— Yadsımanın Yadsınmasında Karşıllık ve (A)simetri

— Yansı ve Yankı, Koyuş ve Konuş

Diğer derlemeler

庥 : kuz, gölge, kalkan

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Deli Dumrul, Kuzgun Tanrı ve Aylanu: Ayık ve Bayık — Işık Barış Fidaner

Günümüzde medeniyeti ilerletmek için iptal edecek “toksik/yobaz” kurbanlar arayan ayık (woke) liberalleri bilirsiniz.

Aynı kökten gelen birkaç kelimeyi gözden geçirelim:
aymak: kendine gelmek, farkına varmak.
ayan: açık seçik, belli.
aylan: açıklık, meydan (kız/erkek ismi).
aylanmak: dönmek, dönüşmek, dolaşmak.

Ayrıca Aylanu antik şaman Türklerinde Tanrıyı kızdıran bir canın bağışlanması için ona bir başka canın feda edilmesi demektir [1]. Okumaya devam et →

22 Yorum

Filed under Şey

Yorumlama ve Yorumsama: Anlama ve Anımsama — Işık Barış Fidaner

Önce anlama ve anımsamayı ayıralım:
1) Anlama anları alt alta üst üste yan yana art arda dizer, onları bir şekle sokar, anlardan bilgi topakları yapar; an anlamanın atomik birimidir, en küçük yapıtaşıdır, en basit bileşenidir.
2) Anımsama ise şu an olmaktadır, anı anıdan (şimdiyi geçmişten) sentezlemektedir; an anımsama ile oluşan neticedir, kurulan bileşimdir, yaşantıdır.

An yorumu çağırır: Şu an yürüyorum, şu an düşünüyorum, şu an konuşuyorum, şu an susuyorum, vb. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Yadsımanın Yadsınmasında Karşıllık ve (A)simetri — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Simgesel Dünyanın Zarı: Yadsımanın Yadsınması)

Önceki yazıda yadsımanın yadsınması işleminin simgesel dünyayı sınırlama işlevine dikkat çektik. Şimdi bunun örneklerini sayalım:
1) Kamusal yasaları “doğru” tarzda ihlal eden kişilerin dar cemaate kabul edilmeleri. Žižek’in “bünyevi çiğneniş” dediği bu sapkınca eylem insanı o çıkar grubunu tanımlayan suç ortaklığına dahil eden bir keyif fazlasıdır, rüşvettir [1]. Lince katılmak bunun örneğidir: “Günah keçimize bir de sen vur da görelim.” Kamusal yasayı (yadsımayı) özgül ihlal tarzı (yadsıma) o özel kulüp veya zümrenin sınırlarını çizer. Ötekilerle alay etmenin havalı olması bu mekanizmadan kaynaklanır. Horgörgü hoşgörgü kılığına da girebilir (infantilize, patronize).
2) İyi niyet göstermek amacıyla geri çevrilmesi beklenen bir teklif sunarak jest yapmak. Žižek’in buna verdiği örnek şöyledir: Kabalık yaptığı için özür dileyen birisine “Yok sorun değil özür dilemene hiç gerek yoktu” denmesi yadsımayı yadsıyarak aradaki nezaketin sınırlarını çizer. Žižek’in buna önerdiği karşılık ise aradaki nezaket dengesini bozacaktır: “Tamam o zaman sorun yoksa özür dileğimi geri alıyorum!” Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Simgesel Dünyanın Zarı: Yadsımanın Yadsınması — Işık Barış Fidaner

Tek bir fosfolipit molekülünün başı hidrofiliktir yani suyu sever, kuyruğu ise hidrofobiktir yani sudan kaçar.

Canlı hücrenin içini dışından ayıran hücre zarı fosfolipitlerden oluşan ikili bir katmandır. Bu zarın hücrenin içine ve dışına bakan yüzeylerinde hidrofilik başlar dizilmiştir, ikili katmanın orta kısmında ise hidrofobik kuyruklar dizilmiştir:

zar

Her fosfolipit katmanı bir yadsıma (~) gibi düşünürsek hücrenin içini dışından ayıran iki katmanlı hücre zarı yadsımanın yadsınması (~~) olur. Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey

Yansı ve Yankı, Koyuş ve Konuş — Işık Barış Fidaner

Konuşma kavramını harfiyen okuyarak iki boyuta ayıralım [1]:
— Koyuş: Konum almanın arzu ve dürtü boyutudur, bir işe koyulmaktır.
— Konuş: Konum almanın simgesel dolayım boyutudur, bir yere konulmaktır.

Bu süreçleri besleyen iki malzemeyi ayırt edelim:
— Yansı: Yinelendikçe yenilenen görüntüdür. Aynadaki yansımadır.
— Yankı: Yinelendikçe yenilenen duyumdur. Duvardan gelen yankıdır.

Bunları bileştirerek dört süreç tanımlayalım:
1) Yansı-koyuş
2) Yankı-koyuş
3) Yansı-konuş
4) Yankı-konuş
Şimdi bunları tek tek ele alalım. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Politik Doğurucunun Doğurultusu — Işık Barış Fidaner

Politik doğrucu gözüne çarpan bariz hatalarla mücadele eden duyarlı bir vatandaş gibi davranır, o sanki toplumsal hayatımızı ustalıkla elden geçiren değerli ve duayen bir editördür; oysa onun asıl derdi kendi dünyasına giren semptomatik doğurganlık kaynaklarını zaptetmektir, yani onun rahatsızlığı, çektiği yetersizlik, politik doğurucuya bir türlü hakim olamamaktır [1]. Bir ucunda dünyadaki bütün insanları doğuran annelik, öbür ucunda dünyadaki bütün anlamları doğuran histeri (şaka, rüya, sakarlık, typo gibi parapratikler) olan bu doğurgan kaynak, kadınlar onunla mesafeli kalmak isteseler de, dişildir. Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey

Lethe Nehri ve Mnemosyne Havuzu: Hakikatimsilik → Hakikatim Silik — Işık Barış Fidaner

Untitled

“Dante ve Lethe Nehri”, Gustave Dore

The Matrix‘te (1999) Morpheus’a adını veren antik Orfizm öğretisinin insanlara nasihati şöyledir:

Canını kaybetmek istemiyorsan sakın unutkanlık nehri Lethe’nin suyunu içme! Onun yerine bilgi havuzu Mnemosyne’in suyunu iç!

Filmle bağlantısını kurarsak, Lethe nehri mavi haptır (simülasyonun hayali zenginliğine kapılıp gitmek), Mnemosyne havuzu ise kızıl haptır (acı gerçeğin çölüne bakmaya cesaret etmek).

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey