Şaşırma üzerine — Jacques Lacan

Arzu nedir? Arzunun karakteri yalın ve basitçe hayali ihtiyaç duyusu düzenine ait olan herşeye ilişkin özsel bir kaymadır – talep bu ihtiyacı başka bir düzene –simgesel düzene– taşır ve bu süreç birçok bozulmaya gebedir.

Bu ilk efsaneye başvurmanızı istememin nedeni gelecek kavramları bunun üzerine inşa edecek olmamızdır, aksi halde Freud’un şakaların haz mekanizması özelinde formülleştirdiği herşey kavranamaz halde kalacaktır. İmleyenlerin tanıtılması yoluyla imlenenlerin özsel boyutu olarak beliren yenilik her yerde bulunur. Freud bilinçdışının tezahürleri üzerine attığı her adımda bunu vurgular.

Freud zaman zaman bilinçdışı oluşumlar düzeyinde şaşırma diye bir şeyin belirdiğini söyler. Bunu keşfe özgü bir tesadüften ziyade onun özüne ait temel bir özellik saymalıyız. Şaşırma fenomeninde ilksel bir şey vardır – bilinçdışı oluşumda üretildiğinde ve özgül karakteriyle özneyi şaşkınlığa uğrattığında da böyledir, şaşırma duygusunun örtüsünü kaldırarak öznede onu tetiklediğinizde de böyledir. Freud birçok vesileyle bunu söyler, Düşlerin Yorumu‘nda da, Günlük Yaşamın Psikopatolojisi‘nde de, Şakalar ve Bilinçdışıyla İlişkileri metninde de her an bunu söyler. Şaşırma boyutu bilinçdışı düzeye geçtiğinden itibaren arzunun özsel varlığı ile tözdeş olur.

Bu boyut arzunun arzu halinde belirmesinin özgül koşulu olarak kendi üzerinde taşıdığı bir boyuttur. Arzunun bilinçdışına girmesine elveren boyut tam olarak budur. Her arzu fiilen bilinçdışına girebilir değildir. Bilinçdışına giren arzular yalnızca simgelenmiş olarak bilinçdışına girerken simgesel biçim altında yani yok edilemez bir iz şeklinde muhafaza edilebilen arzulardır, Freud Şakalar kitabında bu biçimlere örnekler verir. O arzular asla solmaz, tatminsizlik biçimlerinin hepsinde bulunan geçicilik karakteri o arzularda yoktur, onlar aksine simgesel yapı ile desteklenir, imleyenlerin belli bir dolaşım düzeyinde devam ettirilirler, şemada bu düzeyin mesaj ve Öteki arasındaki devreye konması gerektiğini gösterdim; böylesi bir arzu, belirdiği noktada yaptığı etkilere göre değişik işlevler görebilir. Yine aynı yolları kullanarak bilinçdışının döngüsel devresini de kavramlaştırmalıyız zira o arzu oradadır ve her zaman yeniden belirmeye hazırdır.

Yeni anlam bir metafor eylemi yoluyla belirir: metafor ilksel devrelerden geçerek günlük, bayağı ve kabul edilmiş devre olan metonimiye girer. Bir şakada mesaj ve Öteki arasında gidip gelen pinpon topunun şakanın karakterinde bulunan özgünlük etkisini ürettiğini herkes görebilir.

Seminer 5’ten

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

1 Yorum

Filed under Çeviri

One response to “Şaşırma üzerine — Jacques Lacan”

  1. Geri bildirim: Amayurt — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER