Erkek sahiden ava çıkar! Gülünecek bir şey yok gençler. Çok önemli bir konu bu.
Tahrikinize uyup eğlenmeye devam edeyim. Yazık olacak çünkü bugün size Birerlik konusunda anlatacaklarım vardı. Bu av meselesi sizi güldürdüğüne göre, avcılıkta erkeğin erdemi/görcesini (virtue) bulmamız çok da fuzuli olmayabilir. Ava çıkan erkek en hoş yanını erdemle/görceyle sergiler, yani edilgen oluşunu [1].
Bunun farkında mısınız bilmiyorum, zira buradaki herkes aylak insanlar tabi. Aramızda köylüler yok. Ava çıkanınız yoktur. Gerçi köylülerin avcılığı da avcılık sayılmaz. Köylülerin –ki erkek olmayabilir, ne denirse densin– avlayacağı hayvanlar açık alanda dolaşır. Bam bam! Hayvan avcının kucağına koşuyor. Öyle avcılık mı olur?
Avcılığın avcılık olduğu zamanlarda insanları nasıl esrikleştirdiğine bakmanız yeter. O şeyi yatıştırmak için sundukları herşeyin soluk izleri elimizde, ve o şey artık namevcut olsa da bunları sunuyorlardı [2]. Onların bizden daha manyak olmadıklarını biliyorsunuz. Avlanmış bir hayvan avlanmış bir hayvandır. Onların bizden tek farkı hayvanı avlamak için onun hareketlerinden, izinden, sınırından, hududundan, cinsel uğraşlarından oluşan bütün herşeye kendilerini teslim etmeleriydi ve böylece o bütünlüğe ait olmayan [yersiz] öğenin yerine kendilerini ikame etmeleriydi; o [yersiz] öğe açıklık ve genişlikti, hayvanın kapatılmamış ve sınırsız olmasıydı. Adlı adınca, hayvanın hayatıydı/canıydı. Ve avcı bütünüyle bu cana dönüştükten sonra onu almaya mecburdu, tabi bu durum ava çıkanı huzursuz ediyordu ve ona tehlikeli görünüyordu, zira kendisi de aynı duruma düşebilirdi [3].
Bu mesele bazılarını düşündürmüş olabilir, çünkü bize hâlâ anlamlı geliyor. Orantısız zekalı bir matematikçi buna ilginç/soraklı bir formül bulmuştu. Dedi ki:
Bir organizmanın sinir sistemi belki de onun avıyla özdeşim [öz-deşim, empati] kurmasının sonucundan ibarettir.
Yoldaşımız sadece tahmin ediyor olsa da ufuk açıcı olduğu için size bunu söyledim. Bu fikri sizin aklınıza bırakıverdim, bana ait olmadığı için pek zor olmadı. Zaten bana da aktarılmıştı. Siz de bu fikirle ne yaparsanız yapın. Bu temele dayanarak öncekinden daha eğlenceli yeni bir evrim teorisi montajlanabilir. Bu işin ontolojik gri maddeyi canlandıracağından eminim.
Balıkçılık da aynen böyledir, erkeğin kadın olduğu bütün işler böyledir. Balıkçının kayanın altındaki alabalığın karnını ovmasını hatırlayın. Alabalık gıdıklayanlarınız vardır herhalde [4]. Çok muhtemel. Onlar neyden söz ettiğimi bilir. Fevkaladedir.
Sonuçta bütün bunlara baktığımız zaman etkin/edilgen diye net bir üleşim yapamıyoruz. Çok uzatmayacağım çünkü bu tip geleneksel ikililere bakıp iki cinsiyeti üleştirme girişimleri epey gülünç sonuçlara varıyor.
Peki o zaman ne yapabiliyoruz?
[1] ç.n. Böylece avcı dişilleşmiş olur çünkü “eril etkindir, dişil edilgendir” (Freud). Ayrıca bkz “Virtue, Erdem, Görce”
[2] ç.n. “O şey” yemle tuzağa düşürülen hayvan da olabilir, hayvanları kurban ederek gönlü hoş tutulan Tanrı da olabilir, zaten Tanrı da totem hayvanında cisimleşiyordu.
[3] ç.n. Ava çıkan adam avlanabilir olduğunu fark eder. Avcının avıyla kurduğu özdeşimin/empatinin sonuçlarından birisi budur (krş. theory of mind). “Ben de avlanabilirmişim” düşüncesi şuna da dönüşebilir: Yoksa çoktan avlanmış mıyım? Görünmez bir kafeste/simülasyonda/Matrix’te mi yaşıyorum? [esrik → zom → zombi].
[4] ç.n. Alabalık gıdıklama (trout tickling) tekniğinde balıkçı balığın sinir sistemini uyuşturup kovasına atar, günümüzde kalabalık gıdıklama teknikleri uygulayan menfezler (influencer) gibi.
Seminer 19, s. 164
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























Geri bildirim: Bitirmek başlandırmaktır: Spor olsun diye yaşama egzersizleri veya saadet zincirinin prangasını sökmek — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Turing Makinesi ve Lacan: Yazma ve Durma — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Arafta Türbülans ve Nüfuzculuk Oyunu: Tribüne Seslenenler ve Türbine Ses Verenler — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Umman için — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dürtüsel Ettirgenlik (se faire) — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dürtüsel montaj — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: annetöz/ammetöz | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Balık Ömrü Boyunca Koç’tan Korkar Ama Sonunda Kova’ya Düşer — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Mine Goth — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: LEGOLUGAT 🧩🧱📖 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER