Unutmayalım ki konuşanlara keyfiyet yasaklıdır (interdite) ya saklıdır ya saklıdır: Kanuna tabi olanlar keyfiyeti ancak satır aralarında dile getirebilir (inter-dit) zira bu yasaklama Kanunun dayandığı temeldir [1].
Kanun şayet “zevk al!” (Jouis!) diye buyurursa özne onu ancak “duydum” (J’ouïs) diyerek karşılayabilir ve keyfiyet o andan itibaren olsa olsa ima edilmiştir [im-ağ].
Öznenin keyfiyete erişimini engelleyen aslında Kanun değildir – engelli özne zaten doğalımsı bir engelden türer. Zira keyfiyet hazla sınırlanmıştır, tutarsız hayat hazla tutturulmuştur, derken bir başka –sorgulanamaz– yasak belirir, o da Freud’un birincil süreç ve ilgili haz kanunu olarak keşfettiği nizama aittir.
Bunları keşfederken Freud’un kendi çağındaki bilimcilerin araştırma yollarını –hatta klasik bir geleneği– izlemekle yetindiği söylenmiştir. Bu adımı atarken Freud’un gösterdiği cüretin hakkını vereceksek hemen ardından aldığı ödülü takdir etmeliyiz: İğdiş karmaşasının başına buyruk doğasından gelen bir yenişmezlik hali [pat].
Keyfiyetin sonsuzluğunun tek belirtisi işte bu yenişmezliktir, bu hal keyfiyeti yasaklayan bir iz taşır ve şayet bu iz bırakılacaksa bir kurban sunulacağı ima edilmelidir: İşte bu feda eylemi keyfiyet simgesi olarak fallusu seçme eylemiyle aynı şeydir.
Bu seçim izinlidir çünkü yansı imgesi üzerinde fallusa –yani penis hayaline– yer açılan bölgenin negatifi alınır. Arzu diyalektiği kapsamında fallusu keyfiyeti tözlendirmeye eryazgılayan vaziyet işte böyleyken böyledir.
O halde simgeleyici feda/kurban ilkesini ona ithaf edilen hayalin işlevinden ayırt etmeliyiz, bu hayal simgelemeyi hem örtüler hem de ona araç/aracı olur.
Hayal işlevi Freud’un formülüne göre narsisistik nesne yatırımlarının başındadır. Bedensel libidonun yansı imgesi kanalıyla nesneye nakledildiğini gösterdiğim zaman ben de bu konuya girmiştim. Ama bu gömülmeye ait bir parça muhafaza edilerek otoerotizmin en içten yanını kendi üzerinde yoğuşturdukça, “sivri” biçimsel konumunun onu yatkın kıldığı kopuş düşlemi üzerinden, hem yansı imgesinden dışlanması [dışarılması] hem de nesneler dünyasında teşkil ettiği prototip bitmiş/bitişmiş olur.
[1] ç.n. satırlanmıştır (mıstarlanmış), doğranmıştır (linearized), yaya saklıdır: ayak bastığı toprak (haki-kat) saklıdır. yas-aktır: keyfiyeti kayberek arzuyu kazanırsınız.
“Freudcu Bilinçdışında Arzu Diyalektiği ve Öznenin Devrilmesi”nden
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Twitter’ın “beğen” sinyalinde iki anlam bitişir:
1) Siz de bundan zevk alın! Jouis!
2) Evet dediğinizi duydum! J’ouis.
Bu anlamlardan birincisi hakim oldukça “Beni eğlendirmeyeni ya bloklarım ya da bloklatırım” kanununa dayanan Sanal Ağalık (ve özentileri) sistemi kalıcı olacaktır ve uyduruk günah keçileri etrafında linç kültürü devam edecektir. O yüzden “beğen” sinyalinin ikinci anlamını en kısa sürede birbirimize benimsetmemiz şart! Orada bulunma amacımız birbirimizi eğlendirmek değil (“Sanal Ağam bizimle eğleniy!”), birbirimizi duymak ve duyurmak! Önemli olan hesabınızı Twitter’dan çıkarmak değil (üyelik sonlandırma), Twitter’ı hesabınızdan çıkarmak (onları eğlendirmek için burada olduğunuzu sananların nazarından kurtulmak). Bir sürü gereksiz kavga ettik ama en önemli kavgayı unuttuk: Hakikat sonrası yolcusu kalmasın!






























Geri bildirim: Doğur-ussal lüzum: Matrix’in rahmini kapsayarak aşmak — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saklı Yüksük Dünya: Hakikat sonrası yolcusu kalmasın! — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hiçpekora — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dürtü: İtim, Amaç, Nesne, Kaynak — Sigmund Freud | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dur Geç ve Durugeç: Es Pas ve Espas — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fedakar anneyle ağlaşan aile — Slavoj Žižek | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER