Yıldızlararası Babanın-Adı — Işık Barış Fidaner

vlcsnap-2021-01-22-22h20m33s028

(Dikkat: Spoiler)

Christopher Nolan’ın Yıldızlararası (2014) filminde küçük bir kız (Murph) babasıyla (Joseph Cooper) insanlığın geleceğine dair umutların tükendiği kıyametengiz bir Dünya’da yaşarlar. Hikayenin başında Murph’ün “hayaletim” dediği görünmez bir varlık yerçekimi kuvvetiyle oynayarak ve uzay-zamanı büküp nesneleri ittirerek ona mesajlar vermektedir, bu hayalet kitaplıktan kitap düşürür ve yerdeki tozları dağıtarak desenli şekiller çizer.

Hayaletin mesajlarını dinleyen baba-kız gizli bir NASA karargahına ulaşırlar, oradaki bilimciler Joseph’in pilotluk yapmasını ve insanlığın geleceğini kurtaracak bir vazifeyi üstlenip uzak bir gezegene gitmesini isterler. İlginçtir ki bu NASA görevini mümkün kılan solucan deliğinin kaynağı yine uzay-zaman ötesi bilinmez bir varlıktır (Murph’ün hayaleti gibi). NASA bilimcileri bu varlığa “Onlar” der.

İki varlık da bilinmez olmasına rağmen Murph’ün hayaleti ile “Onlar” arasında bilmediğini-bilmek düzeyinde gizemli bir süreklilik bulunur (bilmediğini-bilmek, bilinçdışının düşlemi katederek vardığı düzeydir [1]; Joseph Murph’e şöyle der: “bilim bilmediğimiz şeyleri kabullenmekle ilgilidir”). Bilinmediği-bilinen gizemli varlık, olağan 4B uzay-zamanın ötesinde yerçekimi kuvvetleri yoluyla tezahür etmektedir. NASA bilimcileri bu aşkınlığı şöyle izah ederler: “‘Onlar’ beş boyutlu oluşlardır.”

Ziyaret ettiği gezegenlerin etrafındaki uzay-zamanın izafiyeti nedeniyle Joseph görev boyunca hiç yaşlanmaz ama kızı Murph büyüyüp genç bir kadın olur. Yaşlanmayan baba görevin sonunda sonsuz koridorlardan müteşekkil acayip bir yapılaşmaya ulaşır, orada Murph’ün geçmiş benliğinin yaşadığı odaya bakabilmektedir: Murph’ün kitaplığının arkasına saklanan beş boyutlu hayaletin Joseph olduğu açığa çıkar. Kızın geçmiş benliğine gelecekten şifreli [encrypted] mesajlar gönderen aslında babasıdır.

Yani şimdilerin çokluğundan oluşan olağan uzay-zamanın ötesinde geçmişi geleceğe bağlayan kısa-devre, bizzat babadan müteşekkildir. Bu kısa-devrenin simgesel önemi filmin sonunda vurgulanır: Murph’ün yaşlı benliği babasına şöyle der: “Senin geri geleceğini biliyordum çünkü babam bana söz vermişti.” Bunu söylerken doğrudan babasına seslendiği halde “sen bana söz vermiştin” demez; onun yerine “babam bana söz vermişti” der, bu da simgesel anlamda Murph’ün geçmişini geleceğine bağlayan sözü tutturan esas öğenin Babanın-Adı olduğunu açığa vurur.

Kadının babasının sözü, olağan uzay-zamanın ötesindeki simgesel “beşinci” boyutu teşkil eder (ben bu boyuta bileşimsel diyorum [2]). Bu öteliğin temsilcisi, yararlı malumatı şifreleyip [encrypt] ileten yerçekimi kuvvetleridir. Beşinci boyutla yararlı iletişimi sahneleyen bir örnek, “onlar”ın bir astronotla yerçekimsel yoldan el sıkışmalarıdır. Beşinci boyuttan gelen yararlı malumatı sahneleyen bir başka örnek ise mors kodunu deşifre [decrypt] ederek Murph’ün aradığı karmaşık bilimsel formülü elde etmesidir. Böylesi sahneler adeta “gravity“nin (yerçekimi) ikili anlamıyla oynar, bir vaziyetin trajik ciddiyetine de bu ad verilir. O halde filmin son bölümünde açığa vurulan büyük sır şöyledir: Olağan 4B uzay-zamanın ötesinde simgesel düzeni duyarız, konuştuğumuz dil ile yapılanan bilinçdışını duyarız.

Peki film ne der? Şöyle der adeta: Babanın-Adı, gerçekliğimizin simgesel temelini teşkil eder; hem Murph hem de insanlığın kaderi tamamen babanın verdiği söze bağlıdır (yani bir anne oğluna söz vermiş olsaydı aynı senaryo işlemezdi, gerçi onu da denemeye değer). Öte yandan, baba olan kişi ile üstlendiği simgesel işlev arasında bir kopukluk vardır; babanın bedenlenişi ile yetkilenişi arasındaki bu derin ayrıklık Murph’ün “sen bana söz vermiştin” yerine “babam bana söz vermişti” dediği an açığa vurulur. Yani baba olan kişi aslında kontrol sahibi değildir, babanın sözünü yorumlayan ve gerçekleştiren kişi onun kızıdır, demek ki Murph’ün kitaplığının arkasında Joseph’in beşinci boyuttan şifreli [encrypted] mesajlar gönderdiği sahneler aslında Murph’ün kendi düşlemini sahnelemektedir. Yararlı malumatları şifreleyen [encrypt] hayaleti hayalinde tuttuğu sürece Murph düşlemsel anlamı “deşifre” [decrypt] eden bir kimliği var edecektir ve baba olan kişiye bağlı kalacaktır. Oysa düşlemini katedebilseydi, anlamsız imletimi “deşifre” [decipher] eden bir kimliği var edebilirdi [3], bu da onu baba olan kişiden serbest kılardı [4]. İşte bu yüzden filmde Babanın-Adı’nın vurgulanması ataerkil bir mesaj barındırmaz.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Bilinçdışının bileşimsel dünyadışını geçirgen kılmak”

[2] Bkz “Uzamsal ile Bileşimsel”, “Fallus’un Saçmantığı”

[3] Bkz “Sahi sahiliğin anlamsız imletimi”

[4] Bkz “Dekripsiyon ile Deşifreleme”

(Behiç Ak, Ben Yapmadım Öğretmenim, 1990)

5 Yorum

Filed under Şey