Hakikat ve Yoruma Dair İrdelemeler kitabında Donald Davidson Anlayış İlkesi (Principle of Charity) dediği kıstası geliştirdi, “insan aklına dair bu anlayışlı varsayım boşa da düşebilir”: “uzlaşma gibi uzlaşmazlık da ancak arkaplanda muazzam bir uzlaşı varsa akla uygun olabilir” – yani: “herhangi bir şeyi yorumlamamızı mümkün kılan olgu, muazzam hatalar işlenmesi ihtimalini önsel olarak dışlayabilmemizdir.” Davidson’un vurguladığı gibi bu varsayım bizim seçtiğimiz veya seçmediğimiz bir şey değildir, konuşmanın önsel bir ilkesidir, başkalarını muhatap aldığımızda sessizce benimseyip riayet ettiğimiz bir önkoşuldur:
Anlayış bir seçenek olmayıp işleyen bir teorinin önkoşulu olduğuna göre, onu benimsemenin muazzam bir hata riski getirdiğini telkin etmek anlamsızdır… Anlayış bize dayatılır; istesek de istemesek de, başkalarını anlamak istiyorsak birçok konuda onları haklı saymaya mecburuz. (Davidson)
Davidson’un Anlayış İlkesi o halde Hakikatin nihai güvencesi olan Lacancı “büyük Öteki”nin bir başka adıdır, yalan söylenirken veya muhataplar aldatılmak istenirken dahi ona atıf yapılması şarttır, tam da yapılan numaranın işlemesi için.
(Kırılgan Mutlak’tan)
Donald Davidson’un ‘anlayış ilkesi’nin yanısıra bir de psikanalitik muamelenin temel aldığı Freudcu anlayış ilkesi olduğu öne sürülebilir: Hastanın söyleyeceği herşey, en karmaşık serbest çağrışımlar bile, anlamlıdır, yorumlanabilirdir.
(Gerçek Gözyaşı Korkusu’ndan)
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























Geri bildirim: Edinilmezyum — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: LEGOLUGAT 🧩🧱📖 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: LEGOLUGAT 🧩🧱📖 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER