Merhum niceliklerin hayaletleri — George Berkeley

Geometrinin nesnesi ve amacının tam olarak ne olduğu daha iyi anlaşılmadıkça ve hız, momentum vb. öğretilerden kaçınıldıkça geometrik karmaşa ve incelikleri doğru temele oturtma girişimlerinin başarısız olacağı bellidir.

Fluksiyon yöntemlerinin büyük yazarı [Newton] bu zorluğu hissettiği için yerleşik ilkelerle bu işi beceremeyeceğini anlayınca hoş soyutlamalara ve geometrik metafiziğe teslim olmuştur; bunları kullanarak neyi kanıtlayabildiğine okur karar versin.

Yazarın fluksiyonları inşaat iskelesi gibi kullandığını, yani onlarla orantılı sonlu çizgiler çizdikten sonra onları bir kenara kaldırdığını ikrar etmeliyiz. Ama daha sonraki sonlu çarpanlar da fluksiyon yardımıyla bulunmuştur. O halde o çarpanlar ve orantılardan çıkan herşey aslında fluksiyonlardan kaynaklanmıştır: O zaman önce fluksiyonlar anlaşılmalıdır.

Nedir bu fluksiyonlar? Uçucu ardışık adımların hızları mı? Peki ya o uçucu ardışık adımlar ne ola ki? Onlar ne sonlu niceliklerdir, ne sonsuz küçük niceliklerdir, ne de başka bir şey. Belki de onlara merhum niceliklerin hayaletleri demeliyiz!

De Motu ve Analist’ten

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Behey
Berkley,
Behey Allahın Cebrail şeklindeki Ezraili,
Behey on sekizinci asrın en filozof katili!
Hâlâ geziyor İskoçya [Écosse] köylerinde adımlarının sesi.
Hâlâ uluyor adımlarının sesine tüyleri kanlı bir köpek.
Hâlâ her gece titreyerek görüyor gölgeni
İskoçya [Écosse] köylüleri evlerinin camlarında!
(Nazım Hikmet)

Ekhosen: Echo(s)cene

Bkz “Dilmeden (lalangue), Dilmedeni (ekholog), Dilmedeniyet (ekhosen)”, “Şofar: Erbaba’nın katlini müteakip Kanun koyan kurucu jest” Slavoj Žižek, “Magdalen Berns, Kadınlar Arasında Bir Kahraman” Madeleine Kearns

3 Yorum

Filed under Çeviri