Kızılderili Masalı: Ölüp ölüp dirilen Çakal — Yaslı Kumru

Çakal yolculuğa çıkıp yeni ülkeler görmek istediği için eşi Köstebek ve çocuklarını yoldaşı Porsuk’un evine bıraktı, Porsuk da onlarla ilgilenmeyi kabul etti.

“Düşman avına çıkıyorum yoldaş Porsuk,” dedi Çakal. “Gideceğim yerler çok tehlikeli. Bak bu çuval benim. Onu çadırın direğine as. Eğer bir gün direkten düşerse öldüğümü anlarsın. Astığın yerde durduğu sürece sağ olduğumu bil.”

Porsuk çuvalı çadırın direğine astı ve Çakal yola çıktı.

(Çakal şarkı söyleyen Rüzgar’ı öldürdü ve diriltti, Kenevir kızkardeşlere su verdi, Kurbağa Hanım onu öldürdü, Kılıç Dişli Panter onu diriltti)

Çakal yorulana kadar avlandı. Sonunda eve dönmeye karar verdi.

Çadıra gelince Porsuk’un ağladığını duydu. Yaklaşıp kapı arasından bakınca genç oğlu bağırdı:

“Baba!”

“Senin baban öldü yavrum,” dedi Porsuk çocuğa. “Ah canım kurbağan olurum! Baban artık sana geri dönemez.”

“Yok ya!” dedi çocuk. “Babam gözümün önünde! Baksana kapı arasında.” Çocuk eliyle gösterince Porsuk Çakal’la göz göze geldi.

“Allah allah! Sen ölmemiş miydin?” dedi Porsuk. “Bıraktığın çuval direkten düşeli aylar oldu.”

“O gün çok yorulmuştum da,” dedi Çakal. “Akarsu kıyısında uyuyakalmışım. Ok Gölleri ahalisi [Kurbağaanım öncülüğünde] peşimden gelip beni uyurken öldürmüşler. Sonra Kılıç Dişli Panter kemiklerimi bulup beni yeniden diriltti.”

Çakal eve döndüğüne sevindi, Köstebek ve çocuklar da sevindi. Porsuk da.

Yaslı Kumru (1984) Çakal Öyküleri s. 99

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

“Doğa ve Fikir: Üçgen ve Daire” dördüncü dipnot: Hegel’in “Tin kemiktir” spekülatif yargısında Žižek’in sergilediği paradoks “Kemiklere şarkı söyleyen Vahşi Kadın” efsanesiyle öyküleştirilmiş olur.

Hoş çakalsın ama yetmez
Eşik hoş aftan ne anlar
Huyunu içerir tam esini bırakır

Bkz “Eşik Başı: Geçemezsin! Nayır, nolamaz!” Michael F. Haspil, “Kurbağan olurum!” Slavoj Žižek, “Ah, Es, Es Piri, Haseki ve Esas: a, $, S1, S2, S(Ⱥ)”

FU9Vas6XoAA7NKH

3 Yorum

Filed under Çeviri