Siyah Meryem: Sema’nın Umman Sandığı Zaten Açıktı — Judit Molnar

Meryem’in kaderi de bir çözüme varır. Annesinin hayaleti her gelişinde biraz daha uysallaşır. Bir seferinde kızın canı İtalyan Noel yemeği çekiyordur, bir başkasında “Anne ben seni tanımıyorum ki!” sözleri dökülür ağzından.

Kimliği dönüşüm sürecindedir ve bu metamorfozdan bir başka kişilik çıkacaktır. Meryem aile bağlarında çekingen kalır ve İtalyan evveliyatla mesafeli durur. Annesi Sema’nın ölümü onu kendine getirmiştir. Hep Sema’nın Umman Sandığı‘nın anahtarını bulmak istemiştir, İtalya’dan gelen ve evlenecek kıza verilecek hediyeleri içeren bu sandık nesilden nesile aktarılmıştır.

Bu sandık Meryem’i zamanla daha çok cezbeden İtalyan geçmişini simgeler. Umman Sandığı’nın aslında açık olduğunu fark eder; içinde saklanmış eşyaları titizlikle katman katman elden geçirir, farklı nesnelerin temsil ettiği tarihsel katmanları yaşadığını hisseder. Eşyalar onda derin duygular uyandırır ve kendi köklerini daha yakından tanımak istemesine yol açar.

Umman Sandığı zaten açıktı; annesinin İtalyan evveliyatını gizlemeye niyeti yoktu. Aile tarihi bir alem gibi Meryem’in gözlerinin önüne serilir. Farklı nesillerden akrabalar fotoğraflarda görülür. Sandığın içindekiler bittikten sonra Meryem birkaç mum yakar, bir arılaşma ritüelinden geçer ve şöyle seslenir: “Anne özür dilerim!”

Paci not düşer: “Anababamızı geride bırakmadıkça kendimiz olamayız ama onlara geri dönmezsek de sahiden hiçkimse olamayız.” Meryem’in Sema’yı andıran fiziki görünüşü artık şaşırtıcı gelmez. Bir yas elbisesi bulur ve onu giyindiği zaman “üzerine eldiven gibi oturur.” O bizzat Siyah Meryem olmuştur.

F. G. Paci’nin Siyah Meryem romanı hakkında “Birdenbire Geçmişi Bilme Arzusu” makalesinden

Terminoloji:
Meryem = Marie
Sema = Assunta
Umman Sandığı = Hope Chest (çeyiz)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

deli kızın çeyizi gibi!

4 Yorum

Filed under Çeviri