Kaplan ve Yunus — Alice Phoebe Lou

Kaplansın sen
Dünyalar dolaşırsın
Alevlerden sıçrarsın
Ama hayvanat bahçesine koymuşlar seni
Ormanda süzülürsün hâlâ rüyalarda
Ama ayıldığında
Kilitli kapılar ardında

Bön bön bakanlara çıkıştın sen de
Dedin ki:
“Ne baktın birader? Kaplanız işte
Alevim burada yakışıksız, sen de inkarcısın
Beni dert ettiğini zannediyorsan”

Sen de rüya alemine gidiyorsun
Oraya meylediyorsun çünkü orada
Ormanların kralıydın
Ama bönlerin kafesinde
Kızdın ve kaygılandın
Firar günü belki de hiç gelmeyecekti

Dedin ki:
“Sen kimsin ki beni hayvanat bahçesine koyarsın?
Alevli bir kaplanım ben yemişim senin suratını
Sen kimsin ki beni hayvanat bahçesine koyarsın?
Alevli bir kaplanım ben yemişim senin suratını”

Yunussun sen, ummanın kraliçesi
Zihni gizemli, ruhu özgür esinti
Sonra bir gün oynarken seni yakaladılar
Ve çok çok uzaklara koydular

Orada seni eğittiler
İnsanları eğlendiresin diye
Sen de dedin ki:
“İçerilmem sizi memnun ettiyse ne ala!”
Denizde süzülürsün hâlâ rüyalarda
Ama ayıldığında
Kilitli kapılar ardında

Dedin ki:
“Niye burada sizin bön vivant kahkahanızı dinliyorum?
Yunusum ben ummandan gelmişim
Ben oraya aitim
Niye burada sizin bön vivant kahkahanızı dinliyorum?
Yunusum ben ummandan gelmişim
Senin beni eğlendirmen lazım”

(The Tiger And The Dolphin)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bkz “kaplan”, “umman”, “İki Tip Ahmak (Budala, Bön) ve Aptal/Abdal” Slavoj Žižek, “Dişleri Sökülmüş Yazar: İçerik Üreticisi”, “Ne Münasebet? Bön Vivant! (abartılı bir karikatür)”

8 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı