Yabancılaştıran Velev Ki: Ölümcül Etmen — Jacques Lacan

paracan

Ya paranı ya canını!

Velev ki parayı seçtim, ikisini de kaybederim. Yok eğer canımı seçersem meteliksiz bir hayat sürerim, yoksunlaşmış bir ömrüm olur. Böyle söyleyince net oldu herhalde.

Yabancılaştıran velev ki (vel) teriminin meşru gerekçesini Hegel’de buldum. Hegel bununla ne kasteder? Velev ki, uzun lafın kısası, öncül yabancılaşmayı üretir, insanı köleleşme yoluna sokar:

Ya özgürlüğünü ya canını!

Velev ki özgürlüğü seçerseniz derhal ikisini birden kaybedersiniz. Yok eğer canınızı seçerseniz özgürlükten mahrum bir ömür geçirirsiniz. Bu işin arkasında özel bir unsur olmalı, buna ölümcül etmen diyelim.

Bizzat hayatın kalbinde işleyen imleyen oyunlarında görülen kimi bölünmelerde bu etmene rastlanır. Kromozom denen öğelerden biri bazen ölümcül bir işlev görür.

Daha acayip bir beyanda bunun koşut işlevini bulacağız, iki kefeden birine ölümü koyarak, diyelim ki:

Ya özgürlük ya ölüm!

Ölüm işe karışınca beyanın etkisi farklı bir yapıya bürünür: Neyi seçersem seçeyim, ikisi de elimde kalır.

Bu pek şanlı özgürlük sonuçta bildiğiniz gibi çalışma özgürlüğüdür, Fransız Devrimcileri de bu uğurda savaşmış olsa gerek.

Bazen de açlıktan ölme özgürlüğü olur, ondokuzuncu yüzyılın çoğunda böyleydi, o yüzden de o günden bu güne kimi ilkelerin revize edilmesi gerekti.

Velev ki özgürlüğü seçtiniz. Peki öyle olsun! Artık özgürce ölebilirsiniz.

İlginçtir ki birinin gelip size “ya özgürlük ya ölüm!” dediği şartlarda özgür olduğunuzu ispatlamanın tek yolu tam da ölümü seçmektir, böylece tercihi özgürce yaptığınızı belli edersiniz.

İşte bu an Hegelci bir andır, Terör de denir. Yabancılaştıran velev ki’de işleyen ölümcül etmenin özünü netleştirmek için size bu bölünmeyi anlattım.

Seminer 11’den

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

12 Yorum

Filed under Çeviri