Telekineziyi Neden Onaylamıyorum — Işık Barış Fidaner

telek

Twitter’da açılan mühim bir konuyu buraya taşımaya karar verdim:

1) Acı entelektüel kaybımız Ulus Baker’in doğumgünü vesilesiyle “Bakeryen duygular teorisi” dolaşıma girdi:

Ama bir duygunun ne olduğunu gerçekten anlamak gerekiyor, anlamadan da geçmemek gerekiyor, bir duygu her zaman varoluş gücümüzde bir artış ya da azalıştır ve bundan başka da bir şey değildir. (link)

2) Bu mantığın bilgisayar oyunlarında medikit alarak veya iksir içerek sağlık veya mana çubuklarını doldurmaya benzediğini ifade ettim.

3) Anonim bir hesap Ulus Baker’i eleştirmekle materyalizmden saptığıma işaret ederek böyle giderse telekineziyi onaylamamın yanlış olacağını bildirdi.

“Duygular nicelliğe indirgenebilir mi?” sorusunun “Telekineziyi onaylamalı mıyız?” sorusuna hangi potansiyel veya kinetik enerjiyle dönüştüğünü hiç anlayamamış olsam da gereksiz yanlış anlamalara mahal vermemek adına bu mühim konuda benimsediğim görüşü kamuoyuna bildirmeye karar verdim.

Telekineziyi hiçbir zaman onaylamadım, önceden de onaylamazdım, bugün de onaylamıyorum, ileride de onaylayacağımı zannetmiyorum. Öyle birçokları gibi telekinetik gençlik heveslerim dahi olmamıştır.

Arkadaşlarım arasında bugün bile telekinetik süpergüçleri olanlar ne zaman bana karşı yerli yersiz telekinezi yapmaya kalkıştılarsa her defasında onları ikaz ettim, “Tabiatla oyun olmaz” dedim. Bende bu hassasiyet hep vardı ve yıllar içinde de gevşemiş değildir.

Peki neden telekineziyi onaylamıyorum?

1) Süpergüçlerin işleyiş yönü her an tersine dönebilir. Ötelerden bilinmez ruhlar gelip bir cismi bugün sola doğru oynattılarsa yarın öbürgün gelip aynı cismi sağa doğru oynatmayacaklarının hiçbir garantisi yoktur.

2) Bir cismi masaya koymuşsam bıraktığım yerde öylece durmasını beklerim. Ötelerden bilinmez ruhlar gelip onu titretirse veya devirirse ve hatta yere düşürürse kim olursa olsun o ruhları hiç hoş karşılamam. İsterse Merlin veya Gandalf olsun, mutlaka geri gitmesini rica ederim. Önce nazikçe söylerim, olmazsa usturuplu bir şekilde onu kovarım.

3) Ötelerden bilinmez ruhların gelip insanlarda bedensel telekinetik etkilere yol açması daha da beterdir. Birdenbire burnunuzu kaşındıran veya başınızı ağrıtan veya durup dururken Ulus Baker’in deyişiyle “varoluş gücünüzde artış ya da azalışa” yol açan telekinetik ruhların pek hayırlı neticeleri olduğu görülmemiştir, o nedenle onlara mümkünse hiç bulaşmamak en iyisidir.

Siz okurlar arasında telekinetik süpergüçleri olanlar varsa da lütfen kendilerine saklasınlar, hele ki halk önünde ortalık yerde telekinezi yapılmasını hiç tasvip etmiyorum. Siz sağda solda telekinezi yapınca bizim hakkımızda da “materyalizmi terk etmiş, telekineziyi onaylayacakmış” falan diye laf çıkıyor. Lütfen biraz daha özenli olalım, çok zor değil.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

telkin eziyetti
telekinezi yetti

3 Yorum

Filed under Şey

3 responses to “Telekineziyi Neden Onaylamıyorum — Işık Barış Fidaner”

  1. Geri bildirim: Antikarz — derleme | YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: Ekhona — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER

  3. Geri bildirim: Sinem Atik — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER