Cihat Duman’ın Punctum’da süperegoyu el frenine benzetmesini biraz işleyelim [1].
Süperego, sansür, otosansür, elinizin altında değildir, dilinizin altındadır [2], o halde süperegoya el freni yerine ‘dil freni’ demek daha isabetlidir, süperego susturucudur, sükut füzesidir, ve sizin denetiminiz dışında tetiklenir.
Zevki gazlayan dürtü ile zevki frenleyen sansür mekanik-basit-düz bir karşıtlık oluşturmaz, çünkü zevklerden feragat etme sonucunda feragatlerden ‘bir zevk daha’ alınır (surplus-enjoyment: keyif fazlası); dürtü ile sansür arasında diyalektik bir ilişki vardır.
Mesela bir fıkra anlatımı biterken dinleyenleri güldüren şey fıkranın son cümlesinde bir şeylerin açıkça söylenmeden bırakılmasıdır, denetim dışında tetiklenen ‘dil freniyle’ süperegonun suskunluğuna emanet edilmesidir.
Dil freniyle feragat zevkinin tetiklenmesini kaygan zeminde frene basınca arabanın kontrolden çıkıp sürüklenmesine benzetebiliriz.
Espri, adı üstünde ruhlu ve ruh veren bir şeydir, denetim dışına çıksa dahi ‘insanların kalbini söküp yiyen eleştirel yıkıcılığa’ veya ‘dünyadaki bütün insanlarla yatma isteğine’ indirgenemez, yani bir bağlam dahilinde esprilere başvurarak isabetli hamleler yapmanız mümkündür.
Esprilerle bağlamsal hamleler yapmayı frene basarak viraj dönme tekniği ‘drift’e benzetebiliriz. İngilizce ‘I get your drift: derdini anladım’ deyimi de bu kavrama isabet eder.
‘Drift’in kelime anlamı ‘sürüklenmek’tir ama denetim dışı olmadığı anlaşılsın diye bu sürüş tekniğine Türkçede ‘yanlama’ denmiş.
‘Yanlama’ bizde hemen ‘yandaşlığı’ (henchman: yardakçı) çağrıştırsa da esprilerdeki yanlama tekniğini ayrı tutmamızda yarar var.
‘Hakikat yanlıdır / truth is partisan’ sloganıyla birlikte düşünebiliriz bunu: Hakikat virajı keskindir, onu ancak yanlama tekniğiyle dönebilirsiniz [3].
Lacan’ın yirminci seminerde dürtüleri kastederek başvurduğu Fransızca ‘dérive’ terimi tam olarak ‘drift/sürüklenme’ anlamına gelir.
İngilizcede ‘türetmek’ anlamına gelen ‘derive’ın bununla dolaylı alakası vardır, tabi ikisi karıştırılmamalı.
Türkçede ‘anxiety’ anlamında başvurduğumuz ‘kaygı’ terimindeki kayganlık ve kaypaklık da yine ‘dil freniyle’ sürüklenme ve yanlamayı çağrıştırır.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Edebiyat Eleştirisi ve Mizah” Cihat Duman
[2] Bkz “Dil Altın, El Altın, Bel Altın”
[3] Bkz “Doğru Doğrudan Yanlışa Yanlar”
Böylece Aziz Yardımlı’nın kullandığı kitap kapağının anlam ve önemini de kavramış olduk:































Geri bildirim: Öğrenç — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Punctum Contra Punctum — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Punctus Contra Punctum — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ne hakla yanlar | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Stalker: Her Meyve Kendi Sapına Dönmeyi Arzular — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER