Ne Münasebet? Bön Vivant! (abartılı bir karikatür) — Işık Barış Fidaner

Kadın şöyle der:
— Ben vinyet değil vivant’ım!

Vinyet gereksiz kenar süsüdür, vivant hayatın kendisidir.

Bu sözün tercümesi şöyledir:
— Ben dışkı değil memeyim!
Kadın gerekli olacaksa ihtiyacı belirlemelidir.

Kenar süsleri silinen hayat çırılçıplak kalacağına göre memelikle göze giren kadın yine de biraz dışkılıkla göze batar.

Erkek ise şöyle der:
— Ben bön değil bonne’üm!

Bön salaklıktır, bonne iyiliktir. Bön ayrıca iyilik edenin enayiliğidir (bonne hizmetçi anlamına da gelir).

Erkeğin sözünün tercümesi şöyledir:
— Ben nazar değil sedayım!
Erkek bönlükten sıyrılacaksa göze değil söze girmelidir.

Yani “ayağı yere basan” kadın bedensel nesnelerle dertlenmiş olur (dışkı, meme), “aklı havada” erkek ruhsal nesnelerle dertlenmiş olur (nazar, seda).

Sonuçta kadın memeliğini kabul ettirip dışkılığını bastırır ama erkek sedalığını kabul ettiremez ve nazarlık halinde havada asılı kalır.

Böylece nazar-meme bileşimi oluşur: Bön Vivant!

Ruh-beden bütünlüğünü oluşturan cinsel münasebet işte budur:

Meme görünce boyu uzayan bön bakış.
(internette mem gören bön bakış da dahil)

Ezeli bir “Ne münasebet!” yankısı da bu abes sahneye eşlik eder.

Bön Vivant, insanlığın ‘iyi yaşam’ ülküsüdür (eudaimonia).

Yani erkeğin kadını:
1) İyi yaşatması ve
2) İyiyse yaşatmasıdır.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Bkz “İki Tip Ahmak (Budala, Bön) ve Aptal/Abdal” Slavoj Žižek, “Hızlıca kurtulma: Nazarın dışkıdan hazzetmemesi, Memenin nazarı ayıplaması, Sedanın memeyi adlandırması”, “Nesneler” Jacques Lacan, “Göze batınca geniş anlama nazar değdiren punctum”, “Gözüme batan güneş, Gün eşe değen nazar” ~ René Magritte

4 Yorum

Filed under Şey