Bilgi yapılandırılmış malumattır; yeni malumata kendini açık tutuyorsa dinamiktir (elastik veya plastik), kapalı tutuyorsa statiktir (kazık çakmış: fiksasyon). İnsanın bilgisini dinamik tutmasına Türkçede ‘meraklı olmak’ diyoruz ama aslında ‘meraklandım’ demek ‘endişelendim’ demektir, endişe hep meraka dahildir. O halde ‘merak’ terimi bilginin statikliğini geçirecek temel bir dinamizmi adlandıramaz, olsa olsa bilginin statizmine hizmet eden ikincil dinamikleri adlandırabilir.
Merak hep endişe katkılı olduğu için en fazla dinamik imajlı bir statizm olabilir, gerçek bir dinamizm olamaz. Evham/malihulya (hipokondri/melankoli) hastalıklarına verilen eski adlar da inatçı bir statizme/fiksasyona delalet eder: İllet-i merakiyye, sevda-yı merakiyye.
Meraklı her haberleşme endişe rengine boyanmıştır:
1) Merak edilen sebep, bir illettir [1].
2) Meraklı bir konuşma, illetler üzerine illetişimdir.
3) İlletişim ‘ille illetişim!’dir; kendini ayrı tutanlar sorgulanır.
4) Merak endişeli olunca meraksızlığa da kabahat muamelesi yapacaktır.
Merak dellendikçe gece gündüz şunu diyendir:
İlletler üzerine ille herkes illetişim kuracak ve her öz irdellenecek / her özür dillenecek! (her zaaf yalvartılacak)
Bilginin statizme hizmet etmeyen endişesiz gerçek dinamizmine İngilizce’de Wonder denir. Birkaç formül yazalım:
Merak = Wonder + Worry
Worry = Endişe
Wonder = Merak – Endişe
Merak’tan Endişe’yi eksilterek Wonder’a varılabilir. Pratikte:
Wonder = Merak – Endişe = Sorak
Bu eksiltme işleminin sonucu Wonder = Sorak olmalıdır çünkü:
1) Wonder endişe yükü taşımayan saf bir soru işaretidir.
2) Sorak eski dilde haber/malumat demektir.
3) Sormak eski dilde meme emmek demektir (malumat almanın eşdeğeridir).
4) Soruşmak eski dilde öpüşmek demektir (birbirine malum olmanın eşdeğeridir) [2].
5) ‘Sorutma!’ eski dilde ‘hava basma!’ yerel dilde ‘bön bön durma!’ demektir (soruşmanın tersi).
Wonder’ın biraz garipseyen versiyonu olan Curious da Soraklı diye karşılanabilir. Küçük bir örnek çeviriyle yazıyı bitirelim:
“Soraklandıkça soraklanıyor!” diye feryat etti Alice (öylesine şaşırmıştı ki güzel Türkçemizi unutuverdi); “Dünyanın en büyük teleskobuymuş gibi açılıyorum şimdi de! Hoşçakalın ayaklarım!” (zira baktı ki ayakları ondan iyice uzaklaşıp görüş alanından çıkıyordu). “Ah benim gariban minik ayaklarım, size sorarım: Artık kim takacak ayakkabınızı ve çorabınızı ha gençler? Benim takamayacağım besbelli! (Lewis Carroll, 1865, Alice’in Harikalar Diyarındaki Maceraları)
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Arzuyu yönelten nesne-sebep (objet a) ve arzuyu bulandıran iğret-illet (abject)” Slavoj Žižek, “Merak ve Bilmezlik Tutkusu”, “Doğruyu Bilme İsteği ve Sahiyi Bilebilme Arzusu”
[2] Bkz “Bay ve Bayan Deli Dumrul tatlı damak/damag/dimağ verip yürüşür/yoruşur/yorumlaşırken”






























Geri bildirim: Bön Vivant — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dürtüsel montaj — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sinem Atik — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hayırsız Oğul Gaia Kuyusunda Ne Arıyor? Histeriye Obsesyonel Freakshow Bakışı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İlim ve fennin nurlara müstağrak kıldığı hakikî medeniyet âlemi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Eppur si muove: Bir teori çevirdim hâlâ dönüyor — Slavoj Žižek | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sine Mat — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER