Tamamsız Evren: Enerji & Entropi, Tamamlık & Tamamsızlık — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Çifte zaman teorisi ve bildiği-varsayılan-yüzey)

Beliriş zamanını (henüz belirmemiş zaman bölgesini) S(Ⱥ) ile ilişkilendirdik, çekim zamanını (belirmiş zaman bölgesini) ise S1 ile ilişkilendirdik. Yine Lacancı terimlerle bunlar sırayla imkansız ve gerekliye tekabül eder [1].

0) Beliriş zamanı imkansızdır, zira pratikte onu asla tespit edemeyiz. Aynı bednam “karanlık madde” gibi beliriş zamanının da ancak semptomatik bir varoluşu olabilir. Evrenin belirişi “durmadan atlanır (hiç yazılmaz)”.

1) Çekim zamanı gereklidir, zira pratikte hep onu yaşarız: Madde hep maddeyi çeker, nesneler hep yere düşer, Ay hep Dünya etrafında döner, vb. Evrensel çekim “durmadan yazılır”.

Bunlar ayrıca sırayla “İğdişten muaf hiçbirşey yoktur” ve “İğdişten muaf bir şey vardır”a tekabül eder:

0) Beliriş zamanı istisnasız evrendeki her bir şeyi iğdiş eder, zira evrendeki hiç bir şey bağımsızca varolduğunu iddia edemez. Her bir şeyin gözlenen makrokozmik varoluşu onun görünmez mikrokozmik belirişine bağlı kalır. Bu bir meseledir ve konuşmaya (converse) vesiledir.

1) Yine de çekim zamanı bu evrensel iğdişten muaf kaldığını iddia eder ve Fiziğin tamamı makrokozmik gözlemler yapıp onları matematiksel terimlerle açıklamaya dayanır. Şayet bu muafiyeti koruyamasaydık (conserve) evren hakkında bilinebilecek herşeyi kaybedecektik. Korunma (conserve) olmazsa konuşma da (converse) olamaz.

Bu iki yan Entropi ve Enerji mefhumlarını tözlendirir. Enerjinin Korunumu Yasası bir şeyi iğdişten muaf tutmaya dayanır ama bu durum Entropi Yasasının (termodinamiğin ikinci yasasının) o Enerjinin bir lokmasını koparıp ısı halinde salmasına engel değildir, bu ikincisi de aslında iğdişten muaf hiçbirşey olmadığını açığa vurur.

Şimdi aşağıdaki şemayı inceleyerek iki uzay bölgesini tanımlayalım [2]:

verlinde

Bombeli yüzeyin içinde kalan hacim beliriş uzayıdır (henüz belirmemiş uzay bölgesidir), bombenin etrafındaki uzay ise çekim uzayıdır (belirmiş uzay bölgesidir). Erik Verlinde’nin bu iki uzayı sınırlayan bildiği-varsayılan-yüzeyi Φ ile simgelemesi talihli olmuştur zira biz bu holografi perdesini “fallik işlev” (Lacan) ile özdeştireceğiz, yani doğayı “ontolojik tamamsızlığa” (Žižek) tabi kılan iğdiş işleviyle.

Şimdi bu iki uzayı geri kalan iki terimle ilişkilendirelim:

2) Çekim uzayı enerji korunumu ile sağlanan Tamamlıktır. Varolan bütün parçacıklar S2 bilgisiyle belirlenen bu mümkünat uzayında barınırlar. “Yazılıp duran” fiziki ölçüm işte burada yapılır. Orası toplaşma (concertion) yeridir.

3) Beliriş uzayı entropiye evrensel tabiyet anlamında Tamamsızlıktır. Olumsal objet petit a rolünü oynar ve varolan parçacıkları kendine çeker. Şaşırtan kaza ve krizlerin “atlanıp (yazılmayıp) durdukları” yer işte burasıdır. Yani orası semptomların tezahür ettiği yerdir. Orası çeviri (conversion) yeridir.

Böylece bir tanım ve iki sonuç elde ederiz: Özne ($) beliriş zamanının (S(Ⱥ)) çekim zamanının (S1) içine gömülüşüdür [3]. Çekim zamanı (S1) özneyi ($) çekim uzayına (S2) temsil eder; ama özneyi ($) sahneleyen asıl sebep beliriş uzayıdır (objet a).

converse2

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bu tekabüliyetler konusunda: “Resolving the Žižekian Indecision by Settling the Location of the Fantasy”, “Turing Makinesi ve Lacan: Yazma ve Durma”, “Lacancı Özne: Kök Salma ve Uzanım: Sütur ve Südur”

[2] Verlinde, E. (2011). On the origin of gravity and the laws of Newton. Journal of High Energy Physics, 2011(4).

[3] Bkz “Uzamsallığın Bileşimsel Zemini”

uzançlıyız

13 Yorum

Filed under Şey